23 Haziran adalet ve demokrasi devrimi!

A. Şefik Mollamehmetoğlu

A. Şefik Mollamehmetoğlu

İstanbul’u kaybetmeyi hazmedemeyen AKP-MHP ittifakı, Yüksek Seçim Kurulu üzerinden belediye başkanlığı seçimlerini yineleme kararı aldı.

Seçmen iradesini, ulusal iradeyi çöpe atan bu karar sadece İstanbullu için değil, tüm ülkenin adalet duygusunda büyük bir travma yarattı.

Seçimin yinelenmesi yetmedi iktidar blokuna. Seçimi kazanmak için her türlü yöntem, karalama, iftira geçerli sayıldı. Devletin her türlü olanağı siyasal amaçlara kullanıldı.

***

Ancak İstanbul seçmeni dün akşam Türkiye demokrasi tarihine altın harflerle yazılacak bir karara imza attı. Tartışmaya ve itiraza yer vermeyecek ölçüde yüzde 54’lük oy desteği ile Ekrem İmamoğlu’nu büyükşehir belediye başkanlığına getirdi.

Ne PKK, ne FETÖ yapıştırmaları tutmadı.

İmamoğlu’nun memleketi Trabzon üzerinden yapılan alçakça Pontus ve Yunan yakıştırmaları, her kesimde büyük bir tepkiye dönüştü.

Ordu Valisi ile yaşanan VİP gerilimi üzerinden İmamoğlu alehine gerçekleştirilen kampanya işlemedi.

Son anda HDP desteğine karşı, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı yardıma çağıran iktidar atakları, geri tepti. Düşünebiliyor musunuz, cezaevinde yatan HDP eski başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan ve Bahçeli tarafından ‘’terör örgütü liderinin tarafsızlık (Cumhur ittifakı adayına dolaylı destek) talimatına uymadığı’’ için suçlandı.

Çirkin sözler, iftiralar, kumpaslar büyük bir çoğunluğun tepkisini aldı.

Muhalefete yönelik ayrımcı nefret siyaseti, AKP ve MHP’li seçmeni dahi rahatsız etti. İktidarın bölücü-ötekileştirici siyasetine sandıkta verilen tepkiyi anlayamayan Erdoğan ve iktidar bloku, 23 Haziran seçimi öncesinde ayrıştırıcı söyleme daha çok sarılınca, daha büyük bir seçim yenilgisi kaçınılmaz oldu.

Ekonomide ve ülkenin temel sorunlarında yaşanan belirsizliklerin de etkisiyle seçmen, iktidar blokuna HAYIR dedi.

Birleştirici, kucaklayıcı, olumlu söyleme destek oldu seçmen.

***

Bu seçimin en büyük kaybedeni AKP Genel Başkanlığı’nı Cumhurbaşkanlığı’nın üzerinde tutan Erdoğan oldu. Eskiden her olaydan siyaseten yarar elde eden Erdoğan, bu seçimde her hareketi ile kaybetti.

Kuşkusuz ikinci büyük kaybeden Bahçeli’ydi.

Üçüncü kaybeden ise son anda iktidar tarafından devreye sokulan terör örgütü lideri Öcalan!

***

Peki kazananlar kim?

Millet İttifakı’nın iki örgütü CHP ve İYİ Parti. Terör örgütü liderinin çağrısına uymayan HDP. Siyasi ve toplumsal muhalefet.

Ama bunlardan daha önemlisi seçmen, bu kadar baskı, kumpas, kirli siyaset içinde öyle bir irade ortaya koydu ki, gerçek kazanan Türkiye ve demokrasi oldu.

***

İstanbul seçimi bir belediye seçimi ötesinde anlamlar taşıyor. Bu kadar bölünmüş bir ortamda, böylesine bir kucaklaşma ve dayanışma çok ama çok değerli.

Sadece İstanbul için değil, Türkiye için yeni bir siyasi umut doğdu.

İmamoğlu bu başarısı ile yepyeni ufuklar açtı. Ülkenin geleceğinde çok daha önemli roller oynanabileceğini ortaya koydu.

***

Bu seçimin kaybedeni ne kadar Erdoğan yönetimi olsa da, gerekli derslerin çıkarılması halinde bundan sonrası için ülkenin geleceği açısından çok olumlu bir ortam ortaya çıkabilir.

Erdoğan yönetimi büyük kentleri alan muhalefetle uzlaşmak zorundadır. Eğer uzlaşmazsa, ortaya çıkacak fatura önemli ölçüde ona kesilecektir.

Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım’ın rakibini kutlayıp gerektiğinde her türlü desteği vadetmesi, Erdoğan’a bir ders olmalıdır.

Ekonomi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda büyük sorun ve tehditlerle karşı karşıya olan Türkiye'nin uzlaşma ve ortak çözümler bulmaktan başka çaresi var mı?

 



24 Haziran 2019 Pazartesi 09:34

http://www.viratrabzon.com/yazar/23-haziran-adalet-ve-demokrasi-devrimi-5144.html