BATININ BİLİM VE TEKNİĞİNİ ALIP KÜLTÜRÜNÜ ALMAMAK SORUNU (1)

Abdulkadir TİRYAKİOĞLU

Abdulkadir TİRYAKİOĞLU

Batı’nın yani Avrupa’nın, bilim ve tekniğinin bizden üstün olduğunu kabul ettiğimiz 1718 Pasarofça Antlaşması’ndan itibaren 301 yıl, Batı’yı hemen bütün kurum ve kuruluşlarıyla örnek aldığımız 1839 Tanzimat Fermanı’ndan itibaren ise 180 yıl geçti. Özellikle Tanzimat’tan günümüze kadar Türk toplumunun farklı dünya görüşülerine mensup aydınları arasında şu tartışma hiç bitmedi: Batı’nın neyini alıp, neyini almayalım? Kısacası “Doğu-Batı” sorunu.

Yukarıdaki soruya,Türk aydınları farklı cevaplar verdiler. Aydınların bazısı, Batı’nın yalnızca bilim ve tekniğini alıp, kültürünü almamamız gerektiğini söylerken; bazıları ise Batı’yı her açıdan benimsememizin daha doğru olacağını ifade ettiler.

Yukarıdaki tartışmada hangi cevabın doğru olduğunu değil ama hangi dünya görüşünün ayakta kaldığını zaman gösterdi. Altı yüz yıllık bir imparatorluk 20. Yüzyılın başında çöktü. Onun yerine, her açıdan Batı’yı örnek alan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde Türk-İslâm kültür unsurlarıyla, Batı’nın kültür unsurları arasında bir denge sağlanmaya, özellikle muhafazakâr kesim küstürülmemeye dikkat edildi. Ancak Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan ve Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra iktidarı elinde tutan Mustafa Kemâl ve ekibi yukarıdaki tarihî tartışmada tercihlerini kesin olarak Batı’dan yana koydular. Böylece “Doğu-Batı” çekişmesinde ve tartışmasında ibre Batı’dan yana döndü ve arkasından Atatürk’ün devrim niteliğindeki uygulamaları peş peşe geldi. Türk toplumu tepeden tırnağa, özel yaşamdan kamusal yaşama, dünya görüşünden inanç yapısına, eğitim sisteminden hukuk sistemine, tarımdan sanayiye kadar müthiş bir değişim sürecine girdi.

Atatürk Dönemi’nde gerçekleştirilen devrim uygulamalarının ne oranda başarılı olup olmadığı konusunu burada tartışacak değiliz. Bizim tartışmak istediğimiz konu az önce bahsettiğimiz “Doğu-Batı” sorunu.

Önce şu soru’nun cevabını bulmaya çalışalım: Gerçekten Batı’nın yalnızca bilim ve tekniğini alıp, kültürünü almamak mümkün müdür ve bu ne kadar sağlıklıdır? Kanımca bu soruya cevap verilmesi o kadar da kolay değildir? Bu soruya cevap verilmeden önce başka soruların sorulması ve onlara uygun cevapların verilmesi gerekmektedir: Kültür nedir? Medeniyet (uygarlık)nedir? Bilim ve teknolojiden ne anlıyoruz? Bir kurumun, normun, değerin ya da bir unsurun bir kültüre mi ya da bir medeniyete mi ait olduğunu nasıl anlayacağız? Bir kurum, norm, değer ya da unsur hem kültür hem de medeniyet açısından ortak nitelikler taşıyabilir mi? Türk toplumuyla Batı toplumu arasında kültür açısından mı yoksa medeniyet açısından mı farklılıklar bulunmaktadır?

Görüldüğü gibi konu sanıldığı kadar basit değildir! Biz yukarıdaki soruların cevabını diğer yazımızda vermeye çalışacağız.



13 Şubat 2019 Çarşamba 14:55

http://www.viratrabzon.com/yazar/batinin-bilim-ve-teknigini-alip-kulturunu-almamak-sorunu-1-5097.html