Mustafa Kemal Sonrası

Ruhi Türkyılmaz

Ruhi  Türkyılmaz

Mustafa Kemal 1938’ de vefat ettikten sonra ülkemiz, adım adım karanlığa gömüldü. 2. Dünya Savaşı sonrası ABD’ leri Askeri alanda Nato’nun kurulmasını sağladı. Ekonomik alanda Marşal Yardımı adı altında bir yardım kampanyası başlattı. Amaç bir yandan SSCB’ne karşı güçlenmek, diğer taraftan kendine bağımlı gerici ülkeler meydana getirmekti. Yaşımız gereği biz o yıllara tanıklık ediyorduk.

ABD’de Trumann Doktrini yürürlüğe girmişti. Bu dünyaya bakış açısına göre, savaşta enkaz haline gelen Avrupa ülkelerine para ve makine yardımı yapılırken, Türkiye’ye buğday ve süttozu yardımı yapıldı. Bu yardımlar da koşullara bağlanmıştı. “ Size yardım olarak buğday vereceğiz, ancak bu yardımı ABD’leri gemileri taşıyacak, siz de taşıma ücretini ödersiniz” deniyordu. O yıllarda buğdayın dünya piyasalarında kilosu 25 kuruştu, fakir Türkiye bu yardım buğdayının kilosuna 25 kuruş taşıma ücreti ödedi. Eğitim alanındaki koşul ise daha ağırdı, ülkemizi bugünkü karanlığa taşıyordu. Köy Enstitülerini kapatmamız isteniyordu, işgüzar yönetimler bu buyrukları yerine getirmekte gecikmedi.  Ekonomik koşul ise daha da ağırdı, Türkiye’yi tam bağımlı hale getiriyordu. Türk mühendislerinin dizayn ettiği Etimesgut uçak fabrikasının kapatılması isteniyordu, bu istek de yerine getirildi. Bunun karşılığında 2. Dünya Savaşında hurdaya çıkan uçaklar yardım olarak Türkiye’ye hibe edildi.                

Bunları genç kuşaklar bilmeyebilir, Atatürk’ten sonra Türkiye’nin nasıl karanlığa gömüldüğünü hatırlatmak da bizlerin görevidir. Çağdaş düşünme gücüne sahip olmayan insanlar, ya da uluslar hep yaratılan sonuçlarla-gündemlerle oyalanır. Biz yaratılan sonuçlarla uğraşmakla yetinmeyip bugünlerde “Evet-Hayır” kavgasına başladık. Oysa çıkar yolumuz, sonuçlarla uğraşmak değil, bu sonuçları yaratan olayları ortadan kaldırmaktı. Bu da çağdaş düşünme donanımı olan öngörülü insan yetiştirmekle mümkündür. Molla okullarıyla ülkenin başına büyük sorunlar açıldığının görülmesine karşın hala, bu eğitimde ısrar edilmesinin ulusa faydası olmadığı görüldü. Bu faydasızlığa karşın oryantal bir kuralın faydalı olduğu sanılıyor, o da şudur.  ”Ne kadar çok din o kadar çok para, ne kadar çok para o kadar çok iktidar, ne kadar çok iktidar o kadar çok hükümdar” Sonumuz bundan ibarettir, ötesi ayrıntı oltasında çırpınmaktır. 



24 Şubat 2017 Cuma 18:49

http://www.viratrabzon.com/yazar/mustafa-kemal-sonrasi-4275.html