Dünyanın en mutsuz ülkeleri.. Türkiye kaçıncı?
Sami KOÇ

KARADENİZ’DE ‘’YEŞİL YOL’’ MUAMMASI

Sami KOÇ

 
1 Ağustos 2015 Cumartesi 12:52 
Yorum YapYazdır
 
 

 Turizm Bakanlığı 2007 yılında hazırladığı Türkiye Turizm Stratejisi Raporu’nda ilk olarak ‘’Yeşil Yol’’,’’Yeşil Yolculuk’’tan söz ediyor.

  Yeşil Yol ile ilgili olarak bilgi alma amaçlı başvurulardan sonuç alınamamıştır. İlgili kurumların veya kişilerin başvuruları ısrarla yanıtsız bırakılıyor.

  Bilgi kaynakları DOKAP, il özel idareleri, il genel meclisleri, büyükşehir belediyeleri ve karayolları idareleridir.

  Doğu Karadeniz’de yerli ve yabancı kaynaklı turizmi canlandırmanın bir aracı olarak gösterilmek isteniyor. Yeşil Yol Artvin’den Çarşamba Samsun’a kadar 11 turizm merkezi Karadeniz’e paralel olarak örümcek ağı şeklinde birbirine bağlanması hedefleniyor. Ege’de deniz üzerinden mavi yolculuğun karşılığı Karadeniz’de yüksek dağlar üzerinden ‘Yeşil Yolculuk ‘ oluyor!!! Toplamda 2600 km’nin %26’sını yani yaklaşık olarak 4’te 1’ini karayolları bölge müdürlükleri (Trabzon-Samsun) üstlenecek, kalan %74’ünü il özel idareleri ve büyükşehir belediyeleri (Trabzon-Ordu-Samsun) üstlenecek.

  Yine ‘’uzman’’ların söylemlerine göre 2600 km’lik yol güzergâhında yeni yapılacak yol uzunluğu %2 yani 2600*%2=52 km’lik bölüm yeni yol olarak inşa edilecek.  Bu açıklama kanaatimizce hiçbir şekilde inandırıcı değildir ve kamuoyunu yanıltmaya, kandırmaya, yatıştırmaya yöneliktir.

  Karadeniz’i gözlerimizin önünde oldubittilerle acımasızlık örnekleri ile planlama ilkelerine tamamen zıt anlayışlarla ‘KAYADENİZ’e çevirenler, Karadeniz ekolojisini zulüm ve yıkıma uğratanlara, gözlerden uzak yüksek yayla ve mera alanlarında nasıl ve ne kadar güvenebiliriz?

    Ormancılığı. Turizmi, ekolojiyi iyi bilen, bu konuda yetkin ve yeterli bilim insanları ‘’yayla turizmi’’ diye bir kavramın olmadığını ısrarla vurguluyorlar.

  Betonlaşmada İspanya ve Akdeniz örnekleri üzerinde duruluyor, Antalya merkezli Akdeniz turizmine eleştirel bakılması önemseniyor. Benzer yanlışların bölgemizde tekrarlanmaması gerektiği üzerinde duruluyor.

  Antalya’da turizm sektörünün içinde olan bir tecrübeli arkadaşımızın söylemi şöyle:

 ‘’Akdeniz ile Karadeniz farklı çevreler. Çin, Kore, Japonya gibi ülkeler Doğu Karadeniz’i tercih edebilirler, çünkü güneşli ve sıcak iklimlerle barışık değiller.  Turizm sektörü, kendi sektörü dışında diğer 50 sektörü harekete geçirebilir. Antalya örneğinde yerel halkın her şeye rağmen zenginleşmesi gerçekleşmedi. Akdeniz insanı komi oldu, garson oldu, bekçi oldu. Arkadaşımız son olarak Turgut Özal’ın bir sözünü hatırlattı; ‘’zengin kaynakların fakir bekçiliğini yapmayalım’’.

  Sayın Özal’ın kaynak dediği doğal ve kültürel varlıklarımızın bütünüdür. Turizmi çekici yapan ülke güzellikleridir ve bu güzelliklerin geleceğe yönelik korunmasıdır.

   Deneyimlerimizden, yaşadıklarımızdan biliyoruz. Yol, otoyol 7-8-12 m genişliklerinde yapılan her türlü yol yapılaşmayı, betonlaşmayı beraberinde getirir. Bugün var olan doğal kaynaklarımız, ormanlarımız yarın betonlaşmış yokluklara dönüştürülme riski taşımaktadır. Dünden bugüne yayla ve mera alanlarımızın kontrol edilemeyen bir betonlaşma ile karşı karşıya olduğunu hem vatandaşımız hem yöneticilerimiz üniversitelerimiz bilmekte fakat mevcut yasa ve yönetmeliklere rağmen kontrolsüz yapılanmaların önü kesilememektedir. Bugün yaylalarımızda betonlaşma artmış ve doğal özelliklerinin yerine gri yapılar gözlemlenmektedir.

  Diğer bir açıdan da işin ehli insanlar turizm sektörünün 20-30 sene içinde ciddi bir çöküşe geçebileceğini belirtmekte ve uyarmaktadır. Elde kalan betonlaşmış Karadeniz coğrafyası olacaktır.

  Yine turizmi, yaylacılığı ve yayla kültürünü bilen insanlarımızın ısrarla vurguladıkları şudur: Her obaya her yaylaya her güzelliğe illa da yol gerekmiyor. Kadimden beri kullanılan bilinen patika yollarımız doğal yürüyüş güzergâhlarıdır. Ekosistem bütünü içinde ele alınmalı ve korunmalıdırlar. Artvin’de Kaçkar Dağları’nın güneyinde ve kuzeyinde onlarca oba ve mera alanları üzerinde yerel turizmcilerin ‘’katırlı, yatmalı, 3 günlük, haftalık yürüyüşler’’ kazanç kapılarıdır. Sadece bu bile önemli ve üzerinde durulması, düşünülmesi gereken bir örnektir.

  Doğa ile bu kadar uyumluluk ve birlikte yaşam varken, bu uyumsuzluk çabası üzerinde düşünülmelidir. Doğa uyumludur ama insan uyumsuz olabilmektedir. Doğa bütün vahşiliğine rağmen kutuplarda, okyanuslarda, yanardağ alanlarında ve çöllerde bile yaşam şansı verirken hiçbir canlı hemcinslerini kitleler halinde yok etmemektedir.

  Doğu Karadeniz dünya üzerinde 34 sıcak noktadan biri ve önemli kuş yaşam alanları, önemli bitki alanları ve farklı hayvan habitatlarını içinde barındırmaktadır. Burada kendimize şunu sormalıyız; 5 yıldızlı otel mi, 5 yıldızlı doğa mı tercihimizdir?

  Yazının sonuna yaklaşırken Karayolları Genel Müdürlüğü’nde, DOKAP’ta, belediyelerde çalışan mimar ve mühendis arkadaşlarıma seslenmek istiyorum;

   ‘’Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.’’   Kapitalist Modernite insanları kullanıyor ve yalnızlaştırıp birbirine yabancılaştırıyor.

  Karadeniz sahil yolunda bunca hukuki demokratik, doğa ve insan odaklı 90’lı yıllardan bugüne verilen mücadele bizlere çok şey öğretti.

  Samsun’dan Sinop’a giderken Yakakent’i geçince Dikmen’e ulaşan Güzelceçay üzerinden Yakakent-Dikmen yol bağlantısını bunca tecrübeye rağmen nasıl yaptınız ve 1 yıl sonra Güzelceçay’da oluşan sel yaptıklarınızı 1-2 saat içersinde çökertti ve yol tamamen işlev dışı kaldı.

  İşte eleştirdiğim devlet aklı burada Karayolları aklı olarak karşımıza çıkıyor. Ekolojiyi, ekosistemi, doğanın vahşi ama kendi içinde uyumlu özelliklerini dikkate alıp doğru bir projelendirme yapsaydınız (hız, konfor, güzergâh tercihinin doğru yapılması) milyarlar dere içerisine gömülmezdi. Vatandaşın gözüyle bakıldığında bu küçük ama anlamlı örnek Kara Yolları’nın aynası ve acı gerçekliğidir.

  Yazımı sonuçlandırırken meslek odalarına, üniversitelere, yatırımcı kurum ve kuruluşlara, DOKAP’ta, büyük şehir belediyelerinde görev yapan teknik “çalışanlara buradan bir çağrı yapmak istiyorum.

  Hep birlikte DOKAP ve Karayolları yetkililerinin kamuoyuna Yeşil Yol hakkında gerçekliği yalın ve tarafsızca açıklamasını talep edelim. Kamuoyunun beklentisi de bu doğrultudadır.

Sami KOÇ

İnşaat Yüksek Mühendisi

 
1 Ağustos 2015 Cumartesi 12:52 
Yorum YapYazdır
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>TEVFİK TERZİ</p> <p>2015-08-21 16:54:29</p> <p>SAMİCİM ELİNE KOLUNA YÜREĞİNE SAĞLIK. YETER ARTIK BU BETON VE İNŞAAT SEVİCİLİĞİ. BUNALDIK. ÇEKİN PİS ELLERİNİZİ YEŞİLDEN DOĞADAN.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1575 - Padişah III. Murat'ın görevlendirdiği Müneccimbaşı Takiyüddin Efendi'nin öncülüğünde kurulan İstanbul Rasathanesi, açıldı. Rasathane, devrin Şeyhülislamı tarafından 1580'de yıktırıldı. Araştırmacılar, rasathanenin Galatasaray Lisesi civarında kuruldu
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu. Bu atılımın öncüsü, 1866'da kadın hareketini başlatan Kate Sheppard idi.
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışmasını yasaklandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Alman kuvvetleri Kiev'i işgal etti.
1944 - Finlandiya ile Sovyetler Birliği ateşkes imzaladı.
1951 - Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.
1955 - Arjantin Cumhurbaşkanı Juan Peron, askeri darbeyle devrildi ve Paraguay'a sürüldü.
1970 - Türk Hava Yollarının Antalya adlı uçağı Isparta yakınlarında düştü: 154 kişi öldü.
1979 - TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
1982 - İsveç'te seçimleri Sosyal Demokratlar kazandı; Olof Palme başbakan oldu.
1985 - Meksika'nın başkenti Meksiko'da meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde, 10.000 ila 40.000 kişi hayatını kaybetti.
1987 - 10. Akdeniz Oyunlarında Serbest Güreş Milli Takımı, 6 altın, 1 gümüş madalya ile takım halinde şampiyon oldu.
2002 - Tel Aviv'de bir otobüse düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail tankları yeniden Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat`ın Ramallah'taki karargahına girdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
0
1
12
2
Başakşehir
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Beşiktaş
5
3
1
1
10
5
Konyaspor
5
2
2
1
8
6
Kayserispor
5
2
2
1
8
7
Trabzonspor
5
2
1
2
7
8
Malatyaspor
5
2
1
2
7
9
Ankaragücü
5
2
1
2
7
10
Antalyaspor
5
2
1
2
7
11
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
12
Göztepe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Sivasspor
5
1
2
2
5
15
Bursaspor
5
0
4
1
4
16
Çaykur Rizespor
5
0
3
2
3
17
Erzurum BB
5
0
2
3
2
18
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
13.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu121721404143
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
15.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042025304344
 
Şans Topu
12.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu082024252603
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:15
  • Güneş05:57
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:54
  • Akşam18:33
  • Yatsı20:02
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık