Dindar gençlik oranında dikkat çeken düşüş
Türker Ertürk

KADINLAR BİRİNCİ LİGE NE ZAMAN ÇIKTI?

Türker Ertürk

 
8 Mart 2019 Cuma 22:02 
Yorum YapYazdır
 
 

Beşeriyetin çok uzun soluklu tarihinde, kadınlar için iki büyük kırılma noktası vardır. Birincisi; günümüzden yaklaşık olarak 12 bin yıl önce “Tarım Devrimi”, ikincisi ise 18.Yüzyılda gerçekleşen “Akılcı ve Bilimsel Düşünce Dönemi”. Tarım Devrimi öncesinde, insanlık “avcı-yiyecek toplayıcı” düzende yaşardı ve kadın erkek ilişkileri ortak, paylaşımcı ve eşitti. Tarım Devrimi sonrası, yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte, kadın-erkek eşitliği hızla bozulmaya başladı. Çok zor şartlar altında yapılan tarım ve savaşlar için erkeğin kol gücüne daha çok ihtiyaç vardı.

Bugün çağdışı olan, geçmişte ise normal olan bu düzene göre; kadın ve erkek eşit olamazdı. Kadın, ancak erkeğini cinsel olarak memnun ederek, çocuk doğurarak, aşçılık, hizmetçilik ve çocuk bakıcılığı yaparak bir karşılık ve değer bulabilirdi. İnsanlığın tarihi gelişimi içinde, yapılan savaşlarda ve mücadelelerde kadının genel olarak ne değeri olabilirdi ki! Geçmişin savaşlarında, savaş meydanlarında ve cephelerde erkekler cenk eder, kılıç sallar, ok atar ve tüfek tutardı. 

Erkeğin Egemenliği Sınırsızdı 

Bu nedenle erkekler kutsandı, kutsal kitaplar bile erkeği muhatap aldı, erkek doğuramayan kadınlar eksik sayıldı, hiç doğuramayanlar ise insan yerine dahi konmadı. Ortaçağ’dan sonra bile bu durum devam etti; kadınlar nüfus sayımlarında kale alınmadı, seçme ve seçilme hakkı tanınmadı. Çünkü; geçmişin üretim ve mücadele şekli kol ve adale gücü üzerineydi. Ayrıca; bitmez tükenmez savaşlarda erkekler birbirini kırıyor, erkek nüfusu azalıyor, bozulan bu arz talep dengesi erkekleri daha da değerli kılıyordu. 

Geçmişte, kadınlar ve çocuklar erkeğin, yani babanın veya kocanın sınırsız bir tasarrufu ve egemenliği altındaydı. Buna cezalandırmak, dövmek, şiddet, öldürmek ve Tanrılara kurban etmek de dahildi. İnsanlığın beşerî çizgisi geliştikçe, erkeğin bu sınırsız egemenliği yine Tanrısal referanslarla sınırlandırıldı ama hiçbir zaman ortadan kaldırılmadı. 

Kadından Haham, Papaz ve İmam da Olmazdı!

Üç aşağı beş yukarı, geçmişin birbirini etkileyen tüm uygarlıklarında da erkek ve kadın eşit değildi. Buna; Antik Mezopotamya, Antik Mısır, Antik Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı da dahildi. Yahudilerin ikinci kutsal kitabı sayılan Talmud’da kadının açık saçı ve sesi, çıplaklıkla eşdeğer sayılırdı. Hristiyanlığın önemli ismi Tarsuslu Aziz Pavlus, örtüsüz kiliseye giden kadının kafasının kazıtılmasını önerir. Yani tek Tanrılı dinlerin, Roma’nın, Bizans’ın ve Osmanlı’nın kadına bakış açısı ve toplumdaki yeri birbirine benzerdi. Kadından Haham, Papaz ve İmam da olmazdı. Bizans’ta da kız çocukları küçük yaşta evlendirilir, bakire olması şartı aranır, İmparatoriçeler bile başını örtmeden sokağa çıkamazdı. 

Akad diliyle yazılmış 4 bin yıllık şiirde ilk iki mısra şöyle diyor; 

“Gerçekten bir kadından ciddi bir şey beklemektense

Rüzgâr toplamaya çalışmak daha iyidir” 

Antik Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen Hesiodos kadını şöyle tarif ediyor; 

“Takıp takıştırıp kıçını sallayan

Aklını çelmesin kadının biri

Gözü ambardadır diller döker sana

Ha bir kadına güvenmişsin ha bir hırsıza” 

Mevlâna da “Kadının bakışı fitnedir. Bu fitne sesi de duyuldu mu bir katken yüz kat olur” diyor. 

Güç Koldan Kafaya Geçince, Durum Değişti! 

Kadına bakış açısını gösteren bu sözler, sadece bu sözlerin söylendiği dönemlerinin ürünü değildir. Tarım Devrimi sonrası, yerleşik düzene geçilmesi ile birlikte, insanın 10 bin yılı aşkın bir süre ile erkeğin ve erkek egemen hemen hemen tüm toplumların kadına ikinci sınıf bakan, küçümseyen, güvenilmez bulan ve cinsel bir obje olarak gören bakış açısının ürünüdür. 

Ne zaman ki insanlık Aydınlanma ile birlikte Akılcı ve Bilimsel Düşünce Dönemine girmiş ve güç koldan kafaya geçmiş, erkek egemenliğinin de sonu

gelmeye başlamıştır. Bugün kadının hala itilip kakıldığı, fıtraten eşit sayılmadığı coğrafyalara bakınız; hala güç koldan kafaya geçmemiş, Aydınlanma gerçekleşmemiş ve çağdaş değillerdir. 

Kadının Makûs Talihi Değişiyor 

İşte bu nedenle Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydınlanma Devrimleri ile birlikte toplumu Akılcı ve Bilimsel Düşünce Dönemine geçirecek atılımları yapmış ve kadının 10 bin yıllık makûs talihini değiştirecek girişimlerin peşinde olmuştur. İlahiyatçı ve sosyal bilimci olan Prof. Dr. Niyazi Kahveci; “Çağımızın ürünü kavram, kurum, kuram, sistem ve değerler, kutsal kitaplar dahil, daha önce yazılmış eserlerde bulunmazlar. Mesela; demokrasi, eşitlik, insan hakları, kadın-erkek eşitliği gibi kavramlar bile çağımızdan önce mevcut değildi. Bu nedenle; bu gibi kavramları çağımız öncesi yazılmış eserlerde ve kitaplarda aramak gereksizdir” diyor. 

Birinci Meclis’te, kadın hakları konusunu gündeme getiren yalnızca iki isim vardır. Birisi Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey, diğeri de Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey’dir. Özellikle Tunalı Hilmi Bey, ilericiliğin, işçi, köylü ve kadın haklarının ateşli bir savunucusudur. Bu nedenle Meclis içerisindeki tutucuların ve bağnazların boy hedefi haline gelmiştir. 

Kadın İçin Hak İsteyen Akıl Hastası İlan Ediliyor! Tunalı Hilmi Bey, bir gün Meclis kürsüsünden kadınlar için en azından seçme hakkının verilmesini ister. Bu sözlerin Meclis sıralarından karşılığı "Tımarhaneye git!" şeklinde olur. Tunalı Hilmi Bey’in 3 Nisan 1923’de kadınların da nüfus sayımında yer almasını istemesi üzerine, Meclis’te büyük bir gürültü kopar. Hakaret çizgisindeki eleştirilerin hedefi haline gelir ve konuşmasına müsaade edilmez. Ancak, ayak patırtıları ve gürültüler arasında yalnızca; "Ayaklarınızı vurmayınız beyefendiler, benim mukaddes analarımın, benim mukaddes bacılarımın başına vuruyorsunuz. Benim anam, babamdan yüksektir." sözlerini söyleyebilmiştir. Nisan 1923’te, kadınların vatandaş olarak sayılması düşüncesine bile tahammül gösteremeyen milletin vekilleri, bu tarihten yedi yıl sonra Atatürk’ün kadın

hakları alanında yaptığı reformlar çerçevesinde kadınlarımızı siyasi haklara kavuşturacak adımları atacaklardır. Türk kadınları, önce 1930’da yerel yönetimlerde seçme ve seçilme imkanını elde edecek, daha sonra 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşacaktır. 

Atatürk, Kadın-Erkek Eşitliği Demektir! Bugün (8 Mart 2019), Dünya Emekçi Kadınlar Gününü idrak ediyoruz. Bu maksatla mesajlar veriliyor, etkinlikler yapılıyor, kutlamalar düzenleniyor ve nutuklar atılıyor ama kadın hakları konusunda geriye doğru gidişimiz sürüyor. Belki kadın hakları bakımından 1923’teki durumumuzda değiliz ama Aydınlanma Devrimleri vasıtası ile sağlanan kazanımlar, özellikle AKP döneminde hızla ve bilinçli olarak aşındırılmakta ve yok edilmektedir. 

Atatürk; herhangi bir insanın, bir askerin, bir tarihi şahsiyetin, bir kahramanın, geçmişi başarılarla dolu bir vatanseverin ve bir Cumhurbaşkanının adı değil. Atatürk; yaşadığımız topraklarda ve İslam dünyasında Aydınlanmanın, Akılcı ve Bilimsel Düşüncenin ve kadın-erkek eşitliğinin adıdır. Atatürk’e düşmanlık, kadına düşmanlıktır; geçmişin kadına bakış açısını hortlatmaya, tarihi geriye çevirmeye ve kadını tekrar ikinci lige göndermeye çalışan hastalıklı bakış açısıdır. 

Yaşadığımız coğrafyada kadın olmak, emekçi olmakla eş anlamlıdır. Bu bilinçle, tüm kadınlarımızın dünya kadınlar gününü yürekten kutlarım. 

10 Mart 2019 Pazar günü saat 14:00’de, başkanlığını Sayın Fatoş Kayacan Hataylı’nın yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği Beşiktaş Şubesi tarafından düzenlenen, “Atatürk ve Çağdaşlık” konulu konferansa konuşmacı olarak katılacağım.

 
8 Mart 2019 Cuma 22:02 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1590 - Osmanlı Devleti ve İran arasında İstanbul Antlaşması imzalandı.
1779 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Aynalıkavak Antlaşması imzalandı.
1788 - ABD'nin Louisiana eyaletinin New Orleans kenti yangında tamamen yandı.
1851 - Çin imparatoru Tu Duc bütün Hıristiyan rahiplerin öldürülmesini emretti.
1857 - Tokyo'da meydana gelen depremde 100.000'den fazla kişi öldü.
1871 - Otto von Bismarck prens ünvanını aldı.
1914 - Başyazarlığını Nigar Hanım'ın yaptığı "Kadınlık" adlı dergi haftalık olarak yayımlanmaya başladı.
1919 - Macaristan Sovyet Cumhuriyeti kuruldu.
1921 - Askerî Polis Teşkilâtı'nın faaliyetlerine son verildi.
1928 - Charles Lindbergh'e ilk trans-atlantik uçuşu gerçekleştiren kişi olması dolayısıyla şeref madalyası verildi.
1935 - Şah Rıza Pehlevi, uluslararası topluluğa seslenerek ülkesinin Persia olarak değil, "Aryanların ülkesi" anlamına gelen İran olarak adlandırılmasını istedi.
1937 - Tunceli'de Dersim İsyanı başladı.
1941 - Ankara radyosu yeniden Rumca yayına başladı.
1952 - 950 grostonluk Galatasaray şilebi, Karadeniz'de Kefken açıklarında battı, 15 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.
1960 - Apartheid: Sharpeville katliamı: Güney Afrika'da polis, silahsız bir grup siyah göstericinin üzerine ateş açtı: 69 siyah öldü, 180'i yaralandı.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.
1964 - Boulanger Müzik Ödülü'nü Türk piyanist İdil Biret kazandı.
1965 - Ranger 9 Ay'da araştırma yapmak üzere fırlatıldı.
1965 - Martin Luther King 3.200 kişilik bir grupla, insan hakları yürüyüşü için Selma, Alabama'dan Montgomery, Alabama'ya doğru yola çıktı.
1978 - Rodezya'da beyaz ırkın egemenliği sona erdi, üç siyah bakan göreve başladı.
1979 - Atina Yüksek Mahkemesi aldığı kararla Türkiye'nin Kıbrıs'a yaptığı müdahalenin, Zürih Antlaşması'nın IV. maddesine göre yasal olduğunu onayladı.
1980 - Jimmy Carter, ABD'nin, Sovyetlerin Afganistan'ı işgalini protesto ettiğini ve Moskova'da düzenlenen 1980 Yaz Olimpiyatları'na katılmayacağını açıkladı.
1990 - Namibya, Güney Afrika'dan bağımsızlığını ilan etti.
1990 - Moğolistan'da çok partili siyasi hayata geçildi.
1991 - Ankara'nın eski belediye başkanlarından, mimar ve yazar Vedat Dalokay ile eşi trafik kazasında öldü.
1991 - Nevruz kutlamalarında birçok il ve ilçede olaylar çıktı.
1992 - Van, Şırnak, Cizre ve Adana'da Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda 38 kişi öldü.
1993 - Nevruz kutlamaları olaysız geçti. Aynı gün Antalya'da yapılan Türklük Kurultayı kutlamalarına Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel de katıldı.
2008 - Ergenekon Çetesi suçlamasıyla İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındılar.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
26
17
7
2
58
2
Galatasaray
26
15
7
4
52
3
Beşiktaş
26
13
8
5
47
4
Trabzonspor
26
12
7
7
43
5
Malatyaspor
26
10
7
9
37
6
Konyaspor
26
8
11
7
35
7
Antalyaspor
26
10
5
11
35
8
Çaykur Rizespor
26
8
10
8
34
9
Sivasspor
26
9
7
10
34
10
Kasımpaşa
26
10
4
12
34
11
Alanyaspor
26
10
4
12
34
12
Kayserispor
26
8
9
9
33
13
Fenerbahçe
26
7
10
9
31
14
Ankaragücü
26
9
4
13
31
15
Bursaspor
26
5
13
8
28
16
Göztepe
26
8
3
15
27
17
Erzurum BB
26
4
10
12
22
18
Akhisar Bld.Spor
26
5
6
15
21
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu043241424353
 
On Numara
18.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02040607091114161927344146515562656668697577
 
Sayısal Loto
20.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010522264049
 
Şans Topu
20.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu021228323402
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:35
  • Güneş06:16
  • Öğlen12:40
  • İkindi16:06
  • Akşam18:43
  • Yatsı20:12
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık