Türkiye'nin itibarını ayaklar altına alan sözler
Kazım DEMİR

Himmet, fıtrat ve şükretmesini bilmek!

Kazım DEMİR

 
21 Aralık 2017 Perşembe 22:18 
Yorum YapYazdır
 
 

Tarihsel olarak dinsel olaylara ve dini inançlara ilgimiz oldukça fazladır. Özellikle Ortodoks veya bir başka deyişle, fundamentalist anlayış İslam ülkelerinde varlığını hep korumuştur. Emperyalizm, 1980’li yıllardan itibaren, ”ılımlı İslam” projesi ve daha sonra “Büyük Orta Doğu Projesi, BOP” ile bu Ortodoks dini inançları kullanmaya başladı.  Afganistan ile başlayan ve son olarak Suriye ile devam eden bu süreçte olan hep mazlum, ezilen, horlanan insanlara olmuştur.

Ortodoks inancın emperyalistlerle iş tutması sonucu,  girdiği ülkeler kan gölüne döndü.  Bu proje ile bazı kavramları öğrenmiş olduk. Himmet, fıtrat ve şükretmek... Emperyalizmin yerli işbirlikçilerle bir olup işgal ettiği ülkede ve diğer ülkelerde gelişen Ortodoks akımlar, himmet ile yardım toplamaya başladılar. Emperyalistlerin işgal ettiği ülkelerde yaptıkları katliamlar fıtrat olarak kabul edildi. Sağ kalanlara da şükretmesini bilmeleri salık verildi.

Himmet, fıtrat ve şükretme olgusu ülkemizde de yer edinmeye başladı. Türkiye diğer Müslüman ülkeler yanında, az da olsa demokrasisini geliştirmeye çalışan, demokratik kurumları olan, batı ile entegre olmuş bir ülke idi. Cumhuriyet Devrimi ile dini kimliğini terk etmiş, laik, sosyal hukuk devleti kimliğini benimsemişti. Bu kimlik kimilerine göre sorunlu, halkına tepeden bakan, jakobenist bir yaklaşım olarak kabul edildi.

Çok partili sürece geçiş ile birlikte başlayan dinselleşme süreci, darbelerle desteklenerek 2002 yılında iktidarı ele geçirdi. İktidarın dinci partinin eline geçmesi ile birlikte, laik sistem çatırdamaya başladı.

BOP Eşbaşkanlığı ve küresel sermaye ile işbirliği anlayışı sonucu içeride bir takım değişimleri zorunlu hale getirdi. Özelleştirme adı altında kamunun ürettiği tüm değerler yabancı ve yerli “bizden” olanlara satıldı. İçeride üretim sıfırlanırken, kısa dönemde gelir getirecek, rant sağlayacak ve belediyeler eli ile yürütülecek yeni yaklaşım benimsendi.

Bu yeni yaklaşımı birlikte yapabilecek vakıflar, sendikalar, işadamları, dernekler ortaya çıktı. Alabildiğine denetimsiz, alabildiğine kuralsız ve alabildiğine etik ve estetikten yoksun yeni bir yapı kuruldu.

Bu yapının en temel özelliği, tek kişiye dayalı, onun dediğinin dışına çıkmayan, adeta saadet zinciri olmasıdır.

Bu yaklaşım ilk başlarda halk kitlelerine umut verdi. Mağduriyetleri kullanarak, sosyal devlet yaklaşımını baz alıp kırsal kesimde ve şehirlerin varoşlarında yaşayanlara yardım ederek güven sağladı. Bu yaklaşım, bir yanına devleti alarak onu vatandaşın ayağına götürdüğü tezini savundu. Diğer taraftan alabildiğine özgürlüklere düşman, demokrasi karşıtı, yeni bir vesayetçi yapının kurulması ile daha da güçlendi.

İçeride olabildiğine güçlenen bu yapı, dışarıya kafa tutmaya, dışarıda hep “kıskanan alçaklar” bulmaya çalıştı. Zor olmadı. Güçlendiğinde ve içerisini temizlediğini anladığında, işbirliği yaptıklarını harcamada hiç tereddüt etmedi. “Aynı menzile farklı yollardan” giderken yol kazasına uğradı.

Bu yol kazasından kazançlı çıktı. İçeride kendisine engel olabilecek tüm yapılar tasfiye edilmişti.

İçeride güç toplama aracı olarak kullanılan himmet sistemi ile okullar, yurtlar, vakıflar kuruldu. Dışarıda küresel sermaye alabildiğine emeği sömürürken, bu sömürü içeride de baş tacı edildi. İçeride yaratacağı tahribatı toplumun belli kesimlerine kanalize etmesini engellemek için himmet ile toplananlar bu kesimlere aktarıldı. Bu kesimlere aktarılan bu himmetin şüphesiz çok küçük bir kısmıydı. Büyük bölümü ile siyasetin finansmanı sağlandı.

Yoksulluğun derinleşmesi, himmet ile geçinmek zorunda kalanların kurtuluş ümitlerini yitirmeleri sorun olmadı. İnsan fıtratında bu hep vardır. Şükretmeyi bilmek gerekir. Yaşadığın koşullar ne kadar zorlu olursa olsun, bu dünyanın bir sınav olduğu, esas yaşanılasın yerin öte dünya olduğu ve bu öte dünyacı anlayışın şükredilerek kazanılabileceği topluma empoz edildi.

Bunu yapmak o kadar da zor olmadı. Ortodoks dini anlayış burada devreye sokuldu. İçeride kendi yandaşları ile birlikte kotardıkları bu himmetçi soygun, fıtrata uygun yaklaşım ile elde ettiklerini dışarıya aktarmaya başladılar. Vergiden muaf, nereden buldun sorusunun sorulmadığı, adını dahi bilmediğimiz adacıklarda paraları stoklarken, içeride bize şükretmesini bilmeyi salık verdiler.

Öte dünyacı anlayışı terk edip, himmetçi yaklaşıma teslim olmadan, emeğinin karşılığı için mücadele edip, fıtratı sorguladığımızda kazanan biz olacağız.

 
21 Aralık 2017 Perşembe 22:18 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1793 - Fransa kraliçesi Marie Antoinette giyotinle idam edildi.
1924 - Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.
1940 - Varşova gettosu Nazi SS birlikleri tarafından kuruldu.
1951 - Pakistan başbakanı Ali Han öldürüldü.
1964 - Çin, ilk atom bombasını patlatarak dünyanın 4. nükleer gücü oldu.
1966 - CHP genel başkanı İsmet İnönü, cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e yazdığı mektubu kamuoyuna açıkladı. İnönü, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamlarının durdurulmasını istedi.
1970 - Enver Sedat, Mısır devlet başkanı oldu.
1978 - Polonyalı kardinal Karol Wojtla, II. Jean Paul olarak Papa seçildi.
1981 - Isparta cezaevinden izinli çıkan Yılmaz Güney'in yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı.
1984 - 3 bin imzalı Gökova'da Santrale Hayır dilekçesi cumhurbaşkanı Kenan Evren'e iletildi.
1990 - Sovyetler Birliği cumhurbaşkanı Gorbaçov, serbest piyasa ekonomisine geçileceğini açıkladı.
1992 - Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde sınır ötesi harekat başlattı.
1994 - Türk asıllı Alman vatandaşları Leyla Onur ile Cem Özdemir, Almanya parlamentosuna milletvekili seçildi.
2002 - Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin, 7 yıllık yeni görev süresi için düzenlenen halk oylamasında oyların tamamını aldı.
2002 - ABD başkanı George Bush, ABD kongresinin onayladığı, Irak'a savaş açma yetkisi veren kararı imzaladı.
2007 - MacGyver adlı Amerikan dizisinin 7 sezonluk bütün bölümlerini içeren DVD'si çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
6
0
2
18
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
8
2
3
3
9
13
Kayserispor
8
2
3
3
9
14
Bursaspor
8
1
5
2
8
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071324353944
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
13.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu181928303639
 
Şans Topu
10.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011117263401
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:45
  • Güneş06:26
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:22
  • Akşam17:48
  • Yatsı19:17
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık