Rejim değişti, CHP değişimi tartışıyor!
Prof. Dr. Kemal Üçüncü

Filarmoni konser salonunda diz vurarak davulla horon oynamaya çalışıyoruz

Prof. Dr. Kemal Üçüncü

 
9 Ocak 2018 Salı 08:35 
Yorum YapYazdır
 
 

Garip bir yer oldu Türkiye. Gerçeklikle bütün düzeylerde bağını koparmış bir görüntü veriyor. Epistemolojik bir körlük yaşanıyor. “Bir varlığı tarif çabası, hangi epistemolojik evrenden baktığınızla ilgilidir. Epistemolojik evreninizin görmediği özelliği, deney de yapsanız görme imkanınız yok. Zira zihni evreninizi hangi epistemoloji ile kurmuşsanız, onunla bir ufuk oluşturmuşsunuzdur, o ufkun dışında kalan hiçbir şeyi görme imkanınız yoktur, gözünüzün önünde olsa da… Zihni-epistemolojik evren, renk körlüğü gibidir, gözünüzün önündekini göremezsiniz. Varlık yekununu, fizik evrenden ibaret görmek, metafizik evreni reddetmek, epistemolojik körlük oluşturuyor.[i]

Batlamyus evren modeli ile yapacağınız açıklamalar, Newton modeli ile, Einstein modeli ile yapacağınız açıklamalar farklı farklıdır. Öklid geometrisi ile başka Öklid dışı geometriler ile bambaşka açıklamalara ulaşırız.

Teo, Onto, Logos kavrayışınız, metafizik kabullerinizin birbiriyle tutarlılığı ve uyumu , başlangıç ilkeleriniz burada tayin edicidir. Bu ahengi kaybettik. Filarmoni konser salonunda diz vurarak davulla horon oynamaya çalışıyoruz.

Türkler son 400 yıl hariç bulundukları bütün coğrafyalarda çağlarının bilgi gelenekleri ile eklemlenerek sorunlarını ve anlam evrenlerini yorarak/yorumlayarak çok güçlü ve yaratıcı bir yetkinlikle inşa edebildikleri için zamana ve mekâna yön ve şekil verebilmişlerdir. Gerçeklik evrenimiz ve evimiz yıkıldı son zamanlarda bu sorunu çok ağır ve sancılı bir biçimde yaşıyoruz. Nesneler alemine miyop bir gözle bakarak gördüğümüz şeyin nesneye realiteye uygunolduğunu umarsızca şüphe duymaksızın iddia ediyoruz. Miyop görüntünün verisi ile bilgi ve yorum, kanaat oluşturuyoruz.

Bu kültürel şizofreniyi anlamak için TRT1 Televizyonunu bir gün boyunca izlemek yeterli [üstünüzü çıkarıp dereye, denize koşabilirsiniz ya da kafayı yakıp ağlayabilirsiniz ikaz edeyim]. Sadece Nuh’un Cep telefonu ile konuşması değil sorun, tarih ve ilahiyat programlarının artık sadece TRT’ de değil bütün tv’lerde şirazesi dağıldı. Garip ve tuhaf bir bilgi evreninin çarpık ve hasarlı bilgileri ile hüküm kurmaya çıkarım yapmaya çalışan bir siyasal akıl ve büyük bir kamuoyu ile karşı karşıyayız. TRT’de gün görmemiş Abdulhamit Han geyikleri, İttihat ve Terakki düşmanlıklarını pehlivan tefrikası gibi izleyebilirsiniz. Garip uzmanlar, garip sözler, cemaat kanallarında bile söylemekten teenni edilen şeyler artık güpegündüz ortalığa boca ediliyor. Birinci sınıf mizah!

Büyük medya bundan farklı değil İran gibi çok önemli bir konuyu gazeteci kızlar, oğlanlar kendi aralarında çay, kayfe içerek tartışıyorlar kimse yadırgamıyor, dehşete düşüyor dünyayı izleyebilen az sayıdaki akl-ı selim insanlar.

 

TARİH ÖLÜMCÜL VİRÜS İŞLEVİ GÖRÜYOR

Sözüm ona tarih ve ilahiyat programları artık “kamu ruh sağlığını" tehdit eder durumda. Bilindiği gibi, İranlı düşünür DaryushShayegan, köklü bir medeniyete sahip olmakla beraber modernitenin ani atakları karşısında şaşkınlığa uğramış, gelişmelere ayak uydurabilmek için acele ederken üst üste yanlışlar yapan toplumlarda özellikle aydınların yaşadığı “kültürel şizofreni”yi işaret eder. Bu gibi toplumlarda, en moderninden en muhafazakârına kadar, bütün aydınların ayırıcı vasfı, duygu ve düşünce dünyalarında iki farklı kültürün sürekli itişip kakışmasından doğan zihin çarpıklıklarıdır. Bir yanda tarihin dışına düşme (anakronizm) kaygısı, diğer yanda “köksüzleşme” (yabancılaşma) korkusudur.

“Bu gibi toplumlarda bilinç bir hard diskin ikiye bölünmesi gibi birbirine zıt iki düzlemdedir. Tespitler tahliller tutarsız çelişkili, söylemler afaziktir. Beynin bir tarafının iyi, dost dediğine öbür tarafı kötü, düşman der, özetle bir cinnet hali.”

“Eleştirellikten yoksunluk, ve bunu perçinleyen kutsallaştırma, dahası dikkatini sorulardan çok yanıtlara odaklayan bu yaralı bilincin var ettiği nesneler hemen her yanımızı kaplamış ve hatta benliğimizi dahi işgal etmiş durumdadır. Tuhaf denemeyecek kadar vahim, acınası düşünce yapıları var eden bu bilinç, olur olmaz verileri harmanlamada, birbiriyle hiçbir ilişkisi olmayan tutumları birleştirmede, öncelik ve sonralık ilişkisini altüst etmede ve her şeyi birbirine karıştırmada derhal işe koşulur. Ve neticede anlamdan yoksun, çarpık ve hatta çarpık olmaktan öte kelimenin tam anlamıyla boş, bomboş fikirler birbirine kenetlenerek, sürekli bir melezlemenin sonucunda her şey birbiriyle ilişkilendirilmeye çalışıldığından ortaya darmadağınık fırça darbelerinden oluşan berbat bir tablo çıkar Shayegan ‘bunu gerçek-altı dünya” şeklinde tanımlar.

Çok değerli hocam ve dostum tarih filozofumuz Prof. Dr. Şahin Uçar'a göre;

"beşeri şuur, sanat ile, yani yüz binlerce yıl önce, daha taş balta vb "artifact"ları yaparken başladı faaliyetine. Tahminlere göre belki 50 bin yıl önce ruhlara inanç şamanizm, ölüleri gömme ve benzeri haller ile, yani dini anlayış ile devam etti yoluna. Felsefe belki 3000 yıl önce eski Yunan'da başlamadı amma, nihayet bilinen kadarıyla en fazla 5-6 bin yıl kadar bir geçmişi olabilir. Gerçek müspet ilimlerin geçmişi de bilemedin 7- 8 asır. Tarih şuuru ise en zor olanı ve en son gelişen beşeri şuur biçimidir" der Colingwoood "speculummentis" adlı eserinde ve batıda ancak 18'inci asırda zuhur eder. Bize ise henüz teşrif etmedi bile. zira, bir tarihçi olarak tarih felsefesi ile sadece ben meşgul oldum ve ben de milletin kaale alacağı kadar fazla bir şey yazamadım bu vadide bilindiği üzere. Bu yüzden bizde tarih şuuru henüz yoktur. İslam alemine de henüz teşrif etmemiştir. Hakeza 20. yüzyıl başında Tolstoy ile teşrif eden gerçek kozmik ve dini şuurdan da eser yoktur Türkiye'de. Tarihçiliğin ise ismi var amma müsemması meçhul. Tarihi ahbar rivayetini tarihçilik zannediyor insanlar. Tarihi hadiseleri/olayları öğrenerek tarih öğrenilebilir zannediyor tarihçiler bile. Velhasıl raviya- ı ahbar ve nakilan- ı asar şöyle rivayet ederler; kim bizim milletin tarih deyince anladığı -haşa benim gibi diyeceğim nerdeyse- bir mağribi anka kuşudur ki gerçekte onu da gören bilen tanıyan anlayan yoktur vesselam...

Burada herkes tarih uzmanı, dohtorlar! ve [bir makaleyi 7 kişi yazan] fencilerin , emeklilerin yan dalı adeta.

Kamacı siyasilerin ve tarih bilincinden yoksun kitlelerin elinde tarih ölümcül bir virüsü gibi işlev görüyor, halüsünasyonlar gördürüyor, gölgelerle süngü harbi yaptırıyor, kamacı kültürü besliyor. Bunların temelinde hep o Kamacı kültür vardır.

BAHÇELİ BEY JEOPOLİTİK BİLİMİNİ ŞALGAM SUYUYNAN YUĞDU

Weber sosyal olayları ve süreçleri tipler üzerinden açıklamayı/yorumlamayı  önerir. Mehmet Kaplan, Türk Edebiyatı Üzerine Araştırmaları 3 kitabında Türk sözlü ve epik geleneğini Alp, Gazi, Veli ,Ahivb tipler etrafında inceler.

Biz de  yeni dönemdeki tipolojiye bu yöntemle "KAMACI" diyoruz. Her ideolojide ve felsefi kanaatte var kamacılar. Anakronikler, düşünce ve sözlerinde nedensellik ilgisi yok, afazik, daha çok muhayyel, mitolojik kayıp bir cennete, geçmişe referansları var, öğretmen okulu,Ocak, kimi örgüt evi, kimi cemaat evi, tekke fark etmez. Herkes geri kalanlara bu cenneti kılıç/ kama zoruyla kabul ettirmek derdinde. Her ne olsa çekerler kamaları, kama şakırtısından ne olup bittiğini anlayamazsınız çoğu zaman.

O çağ çoktan geçti ama olsun. Sazına vuran eline kurban emmoğlu, keçeye pala, testiye kurşun Yeniçeri talimi eskimez.

Devletlülerimiztümden bu Kamacı tarih anlayışı ile maluldür.

Kardeniz’de türküsü bile var Kamacının

“Çektin hağukamayi/nereye vuruyisin diye”.

Odun , ben sana k.dum.Uydu mu? Uyduysa da k..dum uymadıysa da anlayışı.

Tarihçilerin ekseriyetinin tarihin, tarih bilgisinin neliği hakkında fikri olmadığı bir yerde tarih bilinci nereden olsun. Açın milli kültür şurasının videolarının dinleyin kocaman ulemanın ortaokul seviyesinde bile makul göremeyeceğimiz doğaçlama ve yardırmalarını. Politik kimliklerin bu kadar baskın olması her şeyin politik kimliklerle ifade ediliyor olması esasen kültürel köksüzlüğün ve tarih dışılığın bir neticesidir.

Eskiden birlikte tarih programlarında Celal Şengör Beyle tarihi konuları tartışan  Sivil Korg. Prof. Dr. Erhan Afyoncu Celal hocanın kamacı tarzı nahoş çıkışına "Herkes işini yapsın " diye itiraz etti. Haklıdır, velakin bu ilke hepimiz için kendileri için de geçerlidir.

Ellahhhdiyelüm aşk ile.

***

Ana muhalefet partisi lideri Abdullah Beyin tarafsız Cumhurbaşkanlığı yaptığını söylüyor.

Bu bakış açısı karşısında İnsan derin bir ürperti ve hayal kırıklığı duyuyor. Biz Sayın Kılıçdaroğlu ile aynı yerde mi yaşadık şüphesine düşüyorsunuz.

Görevlerinden alınan gülümseyen rektörleri ben atadım Kemal Bey, patır patır görevden alınan FETÖCÜ bürokratların kararnamesinde , soruşturmasında, referansında benim imzam var! 1280 bylock girişi olduğu basında yazılan danişmenti de ben buldum!

Bahçeli Bey milli beka sitratecisiyle jeopolitik bilimini şalgam suyuynan yuğdu. AKP ve Saray bile artık bu kadar fazla tanışıklık vermeyelim doğu güneydoğu oylarında tehlüke var demeye getiriyor ama millüğübeğa dinlemez!

İyi partiden yansıyan garip “istratecik” bilgiler var. [Bu kadar asker ve uzmanın olduğu bir yapı S 400 ve F16 konularında , Kıbrıs konusunda genel başkanına eksik bilgiye dayalı yorum yaptırması yeni ve farklı iddiası açısından zaaftır. Toplumun büyük beklentisi karşılanmalı,dikkat edilmeli, nitelikli bilgi en büyük güçtür. Bu konular genişçe açıklanmalıdır. Parlak çeketve büyük telefon çay ocağı ve çarşıda ehaliynensöhbet aparırken işe yarar, o özgüvenle aynen devam ederse realiteye gelir güm diye toslar].Bu durum tüm partilerimiz için geçerli.

YANLIŞ KİŞİLERE ENDEKSLİ YAKLAŞIMDA NEDEN HALA ISRAR EDİLİR

Partilerin arge birimleri Vatan Partisi hariç çok kötü ve vasat altı. Batıda her partinin vakıfları ve enstitüleri sürekli olarak proje ve değerlendirmeler hazırlarlar. Aynı zamanda bu vakıflar o ülkenin dış politikasına yurt dışında devletin temas kuramadığı kesimlerle diyalog yürüterek ülke politikasına katkı sunarlar. Bizde böyle şeylere ihtiyaç yok siyasetçilerimiz sert şut çekmeden, sertleşmeye, ekonomiye, eğitime kadar her konuyu bilirler, gazetecilerimiz de böyledir her konuda tartışma yapabilenleri her akşam izliyoruz.

Cumhuriyeti kuran parti seçmenin %65 kısmının siyasal değerler itibarıyla Müdaf’a-yi Hukuk bloğunda olmasına rağmen [bunlar bilimsel çalışmalarla tevsik edilmiştir yorum değildir] bu konjonktürde vatan ve bayrak, Atatürk, Müdafa’a-yiHukuk diyerek yürüse başka şeye gerek kalmadan iktidar olacağını öngöremeyen siyasetçilerin, sosyoloji allamelerinin epistemolojik körlüğünü başka nasıl izah etmeli?

Kimse gücenmesin, gelin burada ıhlamur içip geyik çevirelim devlet ve siyaset ciddi bir iştir, farklı bir  fikir, çözümü ve projesi olmayan insanların ahalinin cehaletine yaslanarak buraya hücum etmesi vatanperverliğe sığmaz.

CHP kendini milli seçmenden, Müdafa’a-yi Hukuktan yalıtarak bile isteye seçmen tabanını daraltıyor ve Türkiye’yi çözümsüzlüğe ve çaresizliğe sürüklüyor, siyasal sistemi tıkıyor. Sağa açılma diye ortaya konan plansız , programsız, yanlış kişilere endeksli yaklaşımda neden hala ısrar edilir.

Bu konjonktürde CHP’nin gümbür gümbür iktidara gelememesi kimse kusura bakmasın CHP siyasal elitinin ve aklının yetkinlikle kullanılamaması ile alakalıdır.

Siyasi partilerimizin A kadroların bilgi, birikim ve donanımı Türkiye’nin ve ait oldukları siyasal geleneğin temel iddialarını nitelikli bir biçimde temsile ve takdime yetersiz. Bu konu çok kritiktir bütün aydınların ve yurttaşların dikkatlerine sunuyorum. Seçim liyakatliler arasında yapıldığı takdirde bir anlam ifade eder, liyakati ,birikimi olmayan insanları aynı skalada değerlendirerek onlara kaldıramayacakları yükleri yükleyerek sonuç alınamaz.

Türkiye öncelikli olarak bu paradoksu aşabilmesi için Siyasi Partiler Kanununu ve Siyasi Partilerin işleyişini tartışarak reforma tabi tutmalıdır.Türkiye’nin nitelikli birikimi hiçbir siyasi kanaat alanında siyasete yansımıyor.

Bu konuda en yenilikçi arayışların ve araştırmaların, farklı profil ve birikimleri siyasete taşıma gayretinin AKP’den yansıdığını not etmeliyiz.

KİMSE MAVAL OKUMASIN

Yüz defa söyledim tekrar söyleyeyim. Türkiye'de il ve ilçe belediyelerinde imar değişiklikleri neticesinde oluşan rantı uzmanlar yıllıkasgari 100 milyar dolar olarak hesaplıyor. Hepimiz tertemiziz o zamanın bu paranın nerede olduğuna cevap vermek zorundayız.

Kimseyi zan altında bırakmak istemeyiz lakin tablo ortadadır. Biz bir genel bilimsel tahlili ortaya koyuyoruz.Her partinin belediyesi, yerel iktidarı var, devasa rantlar kontrol ediliyor . Gocuklu siyaseti cari partiler sistemini bu yapı finanse eder. Kimse maval okumasın. Bu oligarşik yapıya nitelikli siyasi kadroların girebilmesinin imkanı var mıdır?

Siyasi partiler kendi içlerinde aşiret düzeninin demokratik ve yasal! modelini kurdular. Yasaların ve kavramların anlamı burada başka türlü. İtaat ve sadakate dayalı bir otarşi ve hiyerarşi bu yapıdan çıkıyor. Vejeteryen Kızılderili aç kalmış gözüne geyiği kestirmiş ama tabu hayvan ne yapsın? Hemen geyiğe dağ balığı ismini takıp halletmiş. Bizde seçim, liyakat, temsil, özgür irade, tartışma ve istişare dağ balığı anlamına geliyor maalesef

Ekonomipolitik sistemin özüne ilişkin bir eleştiri ve teklif yoksa esasen sizler siyasi anlamda mugalata yapıyorsunuz mevcudu tekrar ediyorsunuzdur.

Yeni bir şey söylediğini iddia eden de yok zaten.

Ah rezil kapitalist düzen güvecin adı "dagggva olmuş, İslam birliği olmuş,devrim olmuş". Kimse de çaktırmıyor hiç anlaşılmıyor!

Bu fikirlerin samimi kitleleri tabanda birbiriyle didişedursunlar!

Avanağı gıdıklayım derdi rahmetli Mevlüt emmi.

Yersen!

Ben güveci bıraktım sağlık sebepleri ile balık ızgaraya geçtim yeni davam artık bu.

Palukçular partisindenim,Izgara Sen de dağıldı ama bir tedbir alacağız.

***

[i]http://www. fikirteknesi. com/higgs-bozonu-etrafindaki-dusunce-harmani/

Kemal Üçüncü

 
9 Ocak 2018 Salı 08:35 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
0
0
0
0
0
2
Alanyaspor
0
0
0
0
0
3
Ankaragücü
0
0
0
0
0
4
Antalyaspor
0
0
0
0
0
5
Erzurum BB
0
0
0
0
0
6
Beşiktaş
0
0
0
0
0
7
Bursaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
19.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu192027313753
 
On Numara
16.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03050810111213151617212434374146515657636667
 
Sayısal Loto
21.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041520242746
 
Şans Topu
18.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu081416283110
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:46
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık