![]() |
|||
|
|
İnegöl’de olan biteni ayrıntılarıyla basına anlatmasına anlatıyor da; Dörtyol olaylarının içyüzünü açıklayan, bırakınız açıklamayı bir yana, o yöremizdeki olaylara değinen tek bir cümlesi yok İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın… Bakana göre İnegöl olayları sıradan bir zabıta (polis) olayı… İnegölspor amigolarının kışkırtması… Siyasal hiçbir yanı yok.. (etnik farklılıklara karşın) yöre halkı kardeş kardeş yaşıyor, yaşamaya devam ediyorlar. Pekâlâ! Fakat bakanın Dörtyol’daki gerilimin gerçek anlamını açıklamaktan özenle kaçınmasındaki neden, nedir acaba? Elbette açıklamaktan kaçınacak; çünkü hükümet etnik ayrım konusundaki tartışmaların artık sokağa indiğini, çatışmalara dönüştüğünü kamuoyuna duyurmak istemiyor. Açılım zırvasıyla ayrışmanın sonucu etnik çatışmaların başladığını biliyor ama halka bu gerçeği hükümet görüşü diye duyurmak, olan bitendeki sorumluluğu üstlendiğini kabul eden duyumlarda bulunmaktan özenle kaçınıyor. *** Bakan Atalay, Dörtyol olaylarını da sıradan bir zabıta (polis) olayı gibi tanımlayabilir mi? Dört polis herhalde Dörtyolspor amigolarının kışkırtmasıyla öldürülmedi. Bu gerçeği bakan da biliyor. PKK Dörtyol’a geldi. Polisleri katletti, gitti. Ne gelişinden ne de gidişlerinden Dörtyol’daki devlet ilgililerinin haberi oldu. İçişleri Bakanı çarşamba günü Türkiye’de değişik etnik grupların kavgasız yaşadıklarını iddia ediyor… … Salıyı çarşambayı bağlayan gece Hatay Valisi.. acaba neden: Kent hoparlörlerinden “Bin yıldır bu topraklarda bir ve beraber yaşayanları birbirine düşman etmek istiyorlar” diye etnik çatışmaların önüne geçmek amacıyla birçok kez halka sesleniyor… …Hatta salı gecesi sokağa çıkmamalarını istemesine karşın binlerce kişi sokakta. Üstelik kahrolsun PKK, Allahuekber diye haykırarak kimi mahallelere doğru yürüyüşe geçiyor. *** Ayrışmanın çatışmaya dönüşerek yaygınlaşması Türkiye’yi ateşe atmak demektir. Hükümet yer yer izlenen, giderek yaygınlaşan etnik çatışmaları halkın gözünden kaçırmaya çalışacağına… …kentlerde sokak çatışmalarına dönüşen PKK terörünün önünü alacak önlemler bulmaya çaba göstermesi gerekmiyor mu? Çatışmalarla ilgili gerçeği görmek istemeyenlerin izlediği politika… Başını kuma sokan devekuşu politikası… Nafile çabaların ürünü. Üstelik Dörtyol’da etnik çatışma eğilimleri veya çatışmaları kışkırttığı söylenen kimi merkezler var demekle.. ne kışkırtma ne de çatışmalar yok oluyor. Hükümet ağlama duvarı değil… Olması istenmeyen olaylara çare üreten, yürüten, önleyen anayasal kurum. *** Bu hükümete gaz veren sadece RTE kafası değil: İçeride açılımın aldığı olumsuz sonuçları görmezlikten gelen Avrupa Birliği de RTE’yi açılıma devam devam diye kışkırtıyor. Türk kamuoyu, medya, muhalefet partileri ne idüğü belirsiz açılımın neler içerdiğini anlamamışlar. Lakin RTE ve AB; açılımın PKK terörünü ortadan kaldıracağına inanıyor. Hatta RTE ve AB; PKK terörünün son aylarda eylemlerini arttırmasını açılımı engelleme çabaları diye yorumluyorlar. AB de etnik tartışmaların çatışmaya dönüştüğünü görmezlikten geliyor. RTE’nin arkasında aslanlar gibi durup destek veren AB ve yandaş medya, yalaka yazarlar olduktan sonra “karanlık senaryolar” dediği içerideki eleştirileri neden dikkate alsın? Üstüne üstlük Başbakanımız, inatla yürümeye devam ettiği yoldan dönmemeye o kadar kararlı ki… …ikide bir, geçmişteki sağcı başbakanların (Menderes’in idamından sonra) kullandıkları bir sözü sık sık yineleyerek… …benden sonra tufan der gibi.. “bu yola kefenle çıktık” diye güvence vermiyor mu? |
İLETİŞİM | KÜNYE | YAYIN İLKELERİ | EDİTÖRE YAZ | SİTENE EKLE
|
||
www.viratrabzon.com 2009 © Tüm hakları saklıdır. Siteden yararlanırken izinsiz ve kaynakgösterilemeden alıntı yapılamaz |
||