Karakter Boyutu :
Mustafa Balbay-Cumhuriyet
Davalar Altüst Olurken
Untitled document

Türkiye’nin onlarca yıllık hukuk birikimi son yıllarda büyük erozyona uğradı. Şimdi tam bir çölleşme tehdidi altında.

Ana ekseni Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) üye yapısını, üye kaynaklarını değiştirmek olan “anayasa paketi” 12 Eylül’de halkoyuna sunulacak.

Neden AYM’nin ve HSYK’nin yapısını değiştirmek için olağanüstü bir enerji harcanıyor da örneğin YÖK’ü kaldırma ya da yenileme gereği duyulmuyor?

Yanıt son derece basit; çünkü YÖK tümüyle ele geçirildi, AKP’nin üniversite kolları başkanlığı haline getirildi de ondan.

Öyle olmasaydı, demokratikleşme şampiyonasına YÖK de katılacaktı.

Gerçi son dönemde Anayasa Mahkemesi “Ama”yasa Mahkemesi oldu ama, tümüyle söz geçirmek gerekiyor.

HSYK’nin açılımını da şuna getirmek istiyorlar:

Halim Selim Yüksek Kurulu!

***

Referandumun ruhunu “hukuk devletinin geleceği” oluşturuyor. Bu alandaki tehlikenin altını girişte çizdik.

Gündemdeki davaların hukuki durumu ile devam edelim.

Bir futbol maçının 70. dakikasına gelindiğinde hakem, “Şimdi 40. dakikaya dönüyoruz, yeniden başlıyoruz. 90. dakikaya kaç saat sonra ulaşacağımızı şimdiden söyleyemem” diyebilir mi?

Bir sınavın ortasında salon sorumlusu, “Öğrenciler sürpriz; 50 soru daha ekledim. Az sonra dağıtacaklar” diyebilir mi?

Bir binayı inşa etmekte olan mühendis, “Önce katları çıkacağım. Binayı görünür hale getireceğim, sonra temel direklerini dökeceğim. Çatının üstüne de su basmanı çıkacağım” diyebilir mi?

Ergenekon ve sonrasında açılan benzer davalar bu mantıkla açıldı ve yürüyor!

Ergenekon adlı bir terör örgütünün varlığını ilgili hiçbir devlet kurumu kabul etmiyor.

Ama savcılar neredeyse kendileri kurmuş kadar emin.

Ergenekon iddianamesini hazırlayanlar, 2002 – 2004 arası darbe zincirlerinin tümünü kırdıklarını iddia ediyor.

Ama olayın tarafları “belgeler sahteydi, iddialar gayri ciddiydi” diyor.

Balyoz soruşturmasında tüm tutuklular serbest bırakıldıktan sonra medyaya yeni bir belge servisi yapılıyor:

“Mevcut planların yanında altı tane daha vardı… Bu planlar yeterli gelmezse üstüne El Kaide konduracağız…”

Poyrazköy davası başlıyor. Savunmalar yapılıyor. Sanıkların gömdükleri silahlarla eylem yapıp darbeye zemin hazırlayacağı iddia ediliyor. Ardından bir yıl önceki polis raporu geliyor:

“Gömülen silahlar kullanıma elverişli değil.”

Islak imza davası öyle bir sulandı ki; düne kadar Dursun Çiçek’i darbelerin efendisi ilan edenler, Çiçek’in söylediklerinin altına imza atmaya girişti.

***

Bütün bu davalar neden altüst oldu?

Soruşturma, koğuşturma, yargılama aşamaları iç içe geçtiği, bu aşamalar hukuk zemininden çıktığı için.

Hükümet bütün bu hukuk cinayetlerini demokrasinin güçlenmesi olarak sunuyor. AYM’nin ve HSYK’nin başkalaştırılmasını başarırlarsa sıra öteki hukuk kurumlarına gelecek.

Bu karmaşanın tanımı şu olabilir:

Kim kime dum duma.

Haydi referanduma!

Bakalım halkımız gerçeğin hayırdına varabilecek mi?

 
İLETİŞİM | KÜNYE | YAYIN İLKELERİ | EDİTÖRE YAZ | SİTENE EKLE
www.viratrabzon.com 2009 © Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken izinsiz ve kaynakgösterilemeden alıntı yapılamaz