Karakter Boyutu :
MHP'de hayır kampanyası
MHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Çakır, Trabon'da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, ''Tayyip Erdoğan'a dur demk için hayır'' diyeceklerini açıkladı.
Untitled document

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Osman Çakır, Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın ve Trabzon Milletvekili S. Latif Yunusoğlu’nun da katılımıyla Park restoranda yapılan basın toplantısında, MHP'nin hayır gerekçeleri anlatıldı.

Çok sayıda partilinin katıldığı basın toplantısında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Çakır, "Milliyetçi Hareket’in hiçbir mensubu, aziz milletimizin helal süt emmiş hiçbir ferdi, Habur'da terörist karşılarken ve kucaklarken gördüğü, başımıza çuval geçirilirken suskunluğuna şahit olduğu, katile sayın, şehide kelle diyen bir zihniyetin yanında kesinlikle yer almayacaktır. Erdoğan'ın önce başbakan, sonra eş başkan, şimdi ise baş yargıç olma hezeyanlarına, bu dünyada hesaptan kurtulma arayışlarına asla ve asla destek olmayacaktır" ifadelerine yer verdi.
Çakır, anayasanın vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini koruyan, siyasi rejimin ve devlet organlarının görev ve yetkilerini belirleyen temel kanun olduğunu belirterek, "Anayasa bir toplumsal sözleşmedir. Toplumsal mutabakat esas alınarak düzenlenir. Mevcut anayasa ile ilgili köklü değişiklikler de ancak toplumsal uzlaşma ile sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilebilir. AKP iktidarının TBMM’de gerçekleştirdiği ve referanduma sunduğu anayasa değişikliği bu kurallara uymadan muhalefeti ve toplumun diğer kesimlerini hiç dikkate almadan hazırlanan bir anayasa değişikliğidir. Zaten bizzat Başbakan bu konuyu televizyonda "anayasa değişiklik önerimiz açılım projemizin önemli bir parçasıdır, atacağımız adımların önünü açıyor, alt yapısını hazırlıyor" şeklinde ifade etmiştir. AKP referanduma sunulan bu teklifle kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter sistemin denge ve denetim mekanizmalarını kendi lehine bozmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak başta parti kapatma, yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatı ile hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri zarar görmektedir. Parlamenter sistem yerine ucu diktaya açık bir başkanlık sistemi için zemin hazırlanmaktadır. Bu anayasa değişiklik teklifi millet için değil, AKP’nin kendi ihtiyaçları için hazırlanmış ve AKP tarafından muhalefet partilerine ve milletimize dayatılmıştır. AKP ‘bu benim anayasam, bunu ben hazırlıyorum, ister kabul edin ister etmeyin, sonunda referandum için millete gideceğim, millet karar verecek, siz kim oluyorsunuz’ stratejisi ile hareket etmiştir. Sadece önümüzdeki seçimleri nasıl kazanırımın düşüncesi ile hareket etmiş, muhalefet partilerini de bu stratejisine bir malzeme olarak görmüştür. AKP oyununu öyle sinsi ve kurnazca planlamış ki asıl yapmak istediklerini, yani Yüce Divan'dan kaçış yollarını, partilerinin kapatılmasını engellemeyi, yargıyı da diğer bazı kurumlar gibi kendilerine bağımlı duruma getirme amacını topluma hoş gelebilecek birkaç değişiklik maddesinin arkasına saklamıştır. Bu maddeler tabiri caizse 'yemlik' ve ‘vitrinliktir.’ Maalesef referandumda da bütün maddeler aynı pakette birlikte oylanacaktır" şeklinde konuştu.

TAYYİP ERDOĞAN’A ‘DUR’ DEMEK İÇİN HAYIR DİYECEĞİZ
Anayasa değişikliğinin amaçlarından birinin de AKP’nin beceriksizliklerini ve başarısızlıklarını gizlemek olduğunu ifade eden Çakır, "Vatandaşın ekonomik sıkıntılarını siyasi tartışmaların içinde örtmek, toplumun gözünde itibar ve güven kaybetmeye başlayan AKP’nin iktidardan gitmesini engellemek, olumsuzlukları gizlemek ve gündemi değiştirmektir. AKP bu teklifle daha fazla demokrasi, insan hakları ve kişisel hak ve özgürlük getireceğini iddia ederek her zaman olduğu gibi yine halkımızın içinde bulunduğu çaresizliği ve perişanlığı örtmeye, gizlemeye çalışmaktadır. AKP 8 yıldır uyguladığı yıkım politikalarını hala sürdürmekte ve sürekli olarak toplumu siyasi gerginliğe itmeyi, sizden bizden ayırımları oluşturmayı kendi çıkarları açısından yararlı bulmaktadır. Hepimize ait olan manevi değerleri istismar ederek hiç de hak etmedikleri şekilde kendilerine oy devşirmektedirler. Sonuçta aldıkları bu oylar da kendilerine, ailelerine, çocuklarına ve yandaşlarına maddi çıkar olarak geri dönmektedir. Yani çıkar üreten çeşitli ince döngüler sonunda AKP kadroları giderek daha da zenginleşirken vatandaşlarımız ise her gün daha fazla açlık, sefillik ve yoksullukla boğuşmaktadır. Anayasa değişikliği adı altında gerçekleştirilmek istenilenlerin gerçekte demokratikleşme adımları ile ilgisi yoktur. Bu değişikliklerin ne demokrasi ile, ne insan hakları ile, ne de kişisel hak ve özgürlüklerle ilişkisi vardır. Gerçek amaç buradan siyasi rant elde etmek ve yandaşlara daha fazla imkân ve çıkar üretmeye devam etmektir. Ortaya çıkan güçlük ve engeller tamamıyla AKP’nin gerginlik stratejisinden ve kamuoyundan sakladığı gizli amaç ve hedeflerinden, aldatma ve kandırma projelerinden kaynaklanmaktadır. Samimiyetle ve dikkatlice bakanlar bunu hemen fark edebilmektedir. 12 Eylülcülerin yargılanmasının yolunu açacağı iddia edilen bu değişiklik, geçici 15. maddenin tamamen kaldırılmasını öngörmektedir ve AKP’nin aldatma, kandırma politikaları sonucunda bunların yargılanacağı iddiası büyük bir aldatmacadır. Çünkü bu asla mümkün değildir" dedi.

 
İLETİŞİM | KÜNYE | YAYIN İLKELERİ | EDİTÖRE YAZ | SİTENE EKLE
www.viratrabzon.com 2009 © Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken izinsiz ve kaynakgösterilemeden alıntı yapılamaz