Trump’ın en büyük sorunu: 20 trilyon dolarlık borcu yönetmek

Ana Sayfa » Medya Kritik » Zaman yazarından flaş iddia

Zaman yazarından flaş iddia

Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Başbakan'ın yakın çevresindeki pek çok ismin saflardan ayrılmak için fırsat kolladığını, kimsenin 'yaklaşan seçim mağlubiyetinin faturasını ödemek istemediğini' yazdı.

 
24 Mart 2014 Pazartesi 07:48 
Yorum YapYazdır
 
 
Zaman yazarından flaş iddia

Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, AKP’nin 30 Mart seçimlerinde ağır bir yenilgi alacağını ve nisan ayının ilk haftasından itibaren partiden kopmaların başlayacağını öne süren ilginç bir yazı kaleme aldı. Zaman gazetesinde Pazar günü yayınlanan yazıda Türköne, Başbakan’ın yakın çevresindeki pek çok ismin saflardan ayrılmak için fırsat kolladığını, kimsenin ‘yaklaşan seçim mağlubiyetinin faturasını ödemek istemediğini’ yazdı.

“Yağıp gürlemesine, öfkesine, hiddetine aldırmayın. Başbakan’ı artık ciddiye almaktan vazgeçin” telkininde bulunan Türköne, “Başbakan, sağı solu oynayan, cepheden tüymek için fırsat kollayan ‘yakın çalışma arkadaşları’nı, kanuna karşı racon keserek mevzilerinde tutmaya çalışıyor. Bugüne kadar bu baştan kaybedilmiş savaş için tek mermi atmayan bakanlarını, milletvekillerini alt alta yazmaya kalkınca durum daha da netlik kazanıyor. Asıl muharebe sandıkta verilecek. Kimse yaklaşan seçim mağlubiyetinin faturasını ödemek istemiyor, bu yüzden zamanın dolması bekleniyor. Nisan ayının ilk haftasında ipin kopmasına ve dağılmaya tanıklık edeceğiz” diye yazdı.

Türköne’nin ‘Mesele bitmiştir!’ başlıklı yazısı şöyle:

Öyle rivayet olunur: İnsan öldüğünü uzun süre anlayamazmış. Siyasî sonların idraki daha zor olmalı. Erdoğan “çıkmamış candan umut kesilmez” havasında hâlâ akla zarar işlerin peşinde olduğuna göre, demek ki durumun farkında değil. O kadar güç, o kadar insan hâlâ emrinde.

12 yıl her günü bir ülkeyi yönetmenin yorgunluğu ile bitirip, her sabah uyandığında yeni güne ‘başbakan’ olarak başlayan biri için yolun bittiğinin idrak edilmesi gerçekten zor olmalı. Aristo insanı ‘zoon politikon’ olarak tanımlar; içgüdüsel olarak siyasî bir yaratık olduğumuzu vurgulamak için. Erdoğan’ın siyasî içgüdüleri kuvvetli. Söylediklerinde bir akıl bulmak zor; sadece ‘panik atak’ hali, iyi tarafından bakılırsa içgüdüleri ile durumu hiç olmazsa hissettiğini gösteriyor.

Ya yakın çevresindekiler?

Bugünlerde en zor durumda olanlar, Başbakan’ın yakın çevresinde bulunanlar; özellikle bu “ex” durumunu hâlâ kavrayamayanlar. Başbakan kim bilir her Allah’ın günü kaçını fırçadan geçiriyordur. 17 Aralık’tan bu yana hukuk askıya alınmış durumda. Sistematik ve sürekli olarak suç işleniyor. Güneşin mecburen doğması gibi eninde sonunda hukuk yeniden ortalığı aydınlattığında, yukardan gelen talimatlarla suç işleyenler tek tek yargı önünde hesap verecek. Kimse için sürpriz olmamalı: Koca orduyu yöneten genelkurmay başkanının, iki yılını cezaevinde geçirmesi gibi bugünün muktedirlerinin benzer haberlerini yakın gelecekte takip edeceğiz. Hukuk mutlaka avdet edecek ve işlenen suçların hiçbiri takipsiz kalmayacak.

Ne zaman?

Benim cevabım: Bir hafta sonra hukuk, yerkürenin Türkiye bölümünü yeniden ısıtmaya başlayacak.

İlk işareti Cumhurbaşkanı verdi. Erdoğan’ın bütün siyasî sermayesini yüklediği ‘dış komplo’ argümanını bir cümle ile balon gibi söndürdü. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler’in Batı’ya açtığı ideolojik savaş gibi, Cemaat’e karşı yürüttüğü ‘halı bombardımanı’nı, yurtdışındaki Türk okullarına sahip çıkarak etkisiz hale getirdi. Bir yargı organı olan Yüksek Seçim Kurulu’nun koyduğu yasağı Başbakan’ın ‘yasaklaması’ külhanî bir racondan ibaret değil. Başbakan, sağı solu oynayan, cepheden tüymek için fırsat kollayan ‘yakın çalışma arkadaşları’nı, kanuna karşı racon keserek mevzilerinde tutmaya çalışıyor. Bugüne kadar bu baştan kaybedilmiş savaş için tek mermi atmayan bakanlarını, milletvekillerini alt alta yazmaya kalkınca durum daha da netlik kazanıyor. Asıl muharebe sandıkta verilecek. Kimse yaklaşan seçim mağlubiyetinin faturasını ödemek istemiyor, bu yüzden zamanın dolması bekleniyor. Nisan ayının ilk haftasında ipin kopmasına ve dağılmaya tanıklık edeceğiz. Güç kullananlar her zaman korkak olur; çünkü kendilerini ezecek gücü kullanarak yakından tanımışlardır. Kendini emniyete almaya çalışanların arasında hızla yalnızlaşan bir liderin acıklı haline hepimiz tanık olmaktayız. Neyse ki Hocaefendi; “Musibetler gelir geçer, kimseye gönül koymayın” diyerek, bu acıklı hali peşinen yumuşatıyor.

Nedir beklediğiniz? Sosyal medyanın, arkasından emrine girmeyen gazetelerin ve televizyonların kökünü kazıyıp, sadece talimatlarına uyanların konuştuğu ve yazabildiği bir Türkiye mümkün mü? Bence hiç canınızı sıkmayın. Yağıp gürlemesine, öfkesine, hiddetine aldırmayın. Başbakan’ı artık ciddiye almaktan vazgeçin. Operasyon, yani geniş bir tutuklama furyası için seçim sonrasını mı bekliyormuş? Sadece “niye?” diye sorun. Madem elinde kanıtlar var, tezlerini ispatlayıp sandığa daha inandırıcı gitmek dururken neden seçimden sonra? Tersine niyeti, bu tehditlerle sandık üzerinde baskı kurmak olmasın? Politikacılar yalandan ölmüyor; ama sandık bir sandukaya dönüşebiliyor.

Başbakan’ın hal-i pür melâli artık siyasî analiz konusu yapılamaz. Panik atak durumu, psikologların uzmanlık alanı. Başbakan’ın stratejisi yok; sadece içgüdülerini takip ediyor. AB’nin dijital stratejiler başkan yardımcısı Kroes’in, Twitter’ın yasaklanması üzerine Başbakanımız için söylediği ‘ödlek’ lafını, bu psikolojik ortamda bir millî onur meselesi yapacak birinin çıkmamasına da üzülmeyin. Hüküm verilmiş, mesele bitmiş; zamanın tükenmesini bekleyin.

 
24 Mart 2014 Pazartesi 07:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık