3 bin 224 gözaltı kararı.. İl il gözaltılar..

Ana Sayfa » Medya Kritik » Zaman yazarından tehdit gibi yazı

Zaman yazarından tehdit gibi yazı

Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Cemaat'i Haşhaşiler"e benzeten Başbakan'a oldukça sert çıktı.

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 10:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Zaman  yazarından tehdit gibi yazı

"Derdi Cemaat değil, yolsuzluk soruşturmasından sıyrılmaya çalışıyor. Dosyalar “sağlam” olmasa, bu kadar “sağlam irade” ortaya çıkmaz." Diyen Türköne, yargılamalar ile ilgili ise şöyle dedi:

"Başbakan’ın siyasî geleceğini belirleyecek hesaplar savaş alanlarında veya bataklıkta değil, hukukun buz gibi sakin aklının egemen olduğu yargı alanında verilecek. Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek."

İşte Türköne'nin o yazısı:

Bu tür benzetmeler, siyasetin kuru dilini renklendirir. Benzetme aşırıya kaçtıkça, siyasetçinin sıkıştığı dar alanla ilgili fikir verir. Siyasetçinin silahı dilidir; yaralayıcı ve öldürücü bir şekilde kullanmaya başlamışsa çareler tükenmiş demektir.

“Haşhaşin” lafı, onur kırıcı, ağır bir niteleme. Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’ni siyasî alanda inşa etmek ve bu hayalî kaleye savaş açmak, öldüresiye bir düşmanlığın ilan edilmesi demek. Kim kullanırsa kullansın, bu deyimi tedavüle sokan, kirli bir siyasetin tarafı haline gelir. Haşhaşînler, uyuşturucu ve kadın ile gençlerin beynini esir alan ve onları suikastçı olarak kullanan bir örgüt. Dehşet salmak için tenhada kıstırmak yerine cuma vakti gibi kalabalık mekânlarda devlet büyüklerini öldürüyorlar. Suikastçı yakın mesafeden, hançer kullanarak işini bitiriyor ve sonrasında kesin olarak kaçmıyor. Dehşeti büyütmek için yakalanmasına ve paramparça edilmesine karşı koymuyor. Yaydıkları dehşet o kadar büyük ve kalıcı ki, Batı dünyası hâlâ suikast deyimini “assasin” yani “haşhaşin” kelimesi ile karşılıyor.

Siyasetçinin söyledikleri, çoğu zaman maksadı hakkında sadece bir ipucu verebilir. Anlamak için bakmamız gereken başka yerler var. Başbakan neden bu ağır hakaretleri ediyor, onur kırıcı benzetmeleri yapıyor? Kavgayı tırmandırmaya, Cemaat ile arasındaki kutuplaşmayı keskinleştirmeye niyetli. Peki neden?

YOLSUZLUK ALTINDA EZİLİYOR

Sorunun cevabını sebeplerde aramamız lâzım. Hükümet, kendisini hedef alan ve Türkiye’yi sarsan ağır bir yolsuzluk suçlaması altında eziliyor. Elindeki bütün imkânları seferber ederek, dört taraftan kıstırıldığı bu bataklık alandan çıkmaya çalışıyor. Yargıya “topyekûn” bir savaş açıyor. Savcıların ve soruşturma yürüten polislerin üzerinden buldozerle geçiyor. Kendisini yargılayamayacak bir adalet düzeni oluşturmak için Anayasa’yı yok sayarak yasa çıkartıp, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmaya niyet ediyor. Daha önce çok çektiği düşmanları ile uzlaşmaya ve eski cellâtları olan darbecilerle ittifak kurmaya çalışıyor. Elinin altındaki medyayı ve kalemleri sağa sola saldırıp-yıldıran, taciz müfrezeleri gibi kullanıyor. Ve bütün bunları yaparken, yolsuzluk soruşturmasını soğutmak için bir düşman kadrosu oluşturup, bütün günahları onların sırtına yıkıp, dikkatleri başka yöne çekmeye ve rahatlamaya çalışıyor.

Kadroda eksik bir düşman var mı? Dış güçler, devlet içindeki çeteler, paralel devlet, kirli ittifaklar, ajanlar, vatan hainleri... Liste uzayıp gidiyor. Yolsuzluk soruşturmasının üstü ancak bu düşmanların listesi arttıkça ve “ihanet ve komplo kapasiteleri” inandırıcı hale geldikçe kapanacak. Böyle bir kapasite ise ancak Haşhaşinler türünden örgütlerde olabilir. Kesmiyorsa, yenileri gelebilir. Tapınak Şövalyeleri veya Hospitalierler, Rozenbergler, Farmasonlar, İlluminatiler diye ilerleyen bir liste ile yakın bir zamanda karşılaşmak hiçbirimizi şaşırtmamalı. Her bir örgüt, siyasetin keskinleşen dilinde sadece yolsuzluk soruşturmasının üstünü örtmek üzere görev alacak. Peki bu zorlu görevi başarabilirler mi?

BAZI BAŞLAR YERE İNECEK

Hiç şansları yok. Haçlı Seferleri çok gerilerde kaldı. Alamut Kalesi de, suikastlarla yürüyen siyaset de çökmüş vaziyette. Başbakan’ın siyasî geleceğini belirleyecek hesaplar savaş alanlarında veya bataklıkta değil, hukukun buz gibi sakin aklının egemen olduğu yargı alanında verilecek. Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek. Başbakan’ın geçtiğimiz günlerde gönderme yaptığı Anayasa’nın 138. maddesi, bu sefer sadece son bendi ile kimin kazandığını ve kimin kaybettiğini belirleyecek. “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” Uygulanmayan mahkeme kararları var. Türkiye, hukukun askıya alındığı bu garip duruma daha ne kadar tahammül edebilir?

Siyasetçi üslubunu keskinleştiriyorsa; toplumu kutuplaştırarak, birbirine düşman ederek girdiği badireden çıkmaya çalışıyorsa herkes dikkatli olmalı. Başbakan’ın Cemaat’e düşman olmaktan bir çıkarı olamaz. Önümüz seçim, tam tersine muhafazakâr toplumun güçlü kanaat önderleri ile iyi geçinmek ve sempati mesajları vermek işine daha çok gelmez mi? Demek seçimi ve alacağı oyu bile tali hale getirecek çapta başı çok fena dertte. O zaman insanları incitme ve yaralama sebebini başka yerde aramalı. Derdi Cemaat değil, yolsuzluk soruşturmasından sıyrılmaya çalışıyor. Dosyalar “sağlam” olmasa, bu kadar “sağlam irade” ortaya çıkmaz.

Haşhaşin hakaretini kimse üzerine alınmamalı. Bin yıl öncesinin terör örgütü bile tam kadrosu ile bugün avdet etse, Başbakan’ın emrine girse bu yolsuzluk soruşturmasının üstünü örtemez.

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 10:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:21
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık