Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Medya Kritik » Zaman yazarından tehdit gibi yazı

Zaman yazarından tehdit gibi yazı

Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Cemaat'i Haşhaşiler"e benzeten Başbakan'a oldukça sert çıktı.

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 10:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Zaman  yazarından tehdit gibi yazı

"Derdi Cemaat değil, yolsuzluk soruşturmasından sıyrılmaya çalışıyor. Dosyalar “sağlam” olmasa, bu kadar “sağlam irade” ortaya çıkmaz." Diyen Türköne, yargılamalar ile ilgili ise şöyle dedi:

"Başbakan’ın siyasî geleceğini belirleyecek hesaplar savaş alanlarında veya bataklıkta değil, hukukun buz gibi sakin aklının egemen olduğu yargı alanında verilecek. Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek."

İşte Türköne'nin o yazısı:

Bu tür benzetmeler, siyasetin kuru dilini renklendirir. Benzetme aşırıya kaçtıkça, siyasetçinin sıkıştığı dar alanla ilgili fikir verir. Siyasetçinin silahı dilidir; yaralayıcı ve öldürücü bir şekilde kullanmaya başlamışsa çareler tükenmiş demektir.

“Haşhaşin” lafı, onur kırıcı, ağır bir niteleme. Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’ni siyasî alanda inşa etmek ve bu hayalî kaleye savaş açmak, öldüresiye bir düşmanlığın ilan edilmesi demek. Kim kullanırsa kullansın, bu deyimi tedavüle sokan, kirli bir siyasetin tarafı haline gelir. Haşhaşînler, uyuşturucu ve kadın ile gençlerin beynini esir alan ve onları suikastçı olarak kullanan bir örgüt. Dehşet salmak için tenhada kıstırmak yerine cuma vakti gibi kalabalık mekânlarda devlet büyüklerini öldürüyorlar. Suikastçı yakın mesafeden, hançer kullanarak işini bitiriyor ve sonrasında kesin olarak kaçmıyor. Dehşeti büyütmek için yakalanmasına ve paramparça edilmesine karşı koymuyor. Yaydıkları dehşet o kadar büyük ve kalıcı ki, Batı dünyası hâlâ suikast deyimini “assasin” yani “haşhaşin” kelimesi ile karşılıyor.

Siyasetçinin söyledikleri, çoğu zaman maksadı hakkında sadece bir ipucu verebilir. Anlamak için bakmamız gereken başka yerler var. Başbakan neden bu ağır hakaretleri ediyor, onur kırıcı benzetmeleri yapıyor? Kavgayı tırmandırmaya, Cemaat ile arasındaki kutuplaşmayı keskinleştirmeye niyetli. Peki neden?

YOLSUZLUK ALTINDA EZİLİYOR

Sorunun cevabını sebeplerde aramamız lâzım. Hükümet, kendisini hedef alan ve Türkiye’yi sarsan ağır bir yolsuzluk suçlaması altında eziliyor. Elindeki bütün imkânları seferber ederek, dört taraftan kıstırıldığı bu bataklık alandan çıkmaya çalışıyor. Yargıya “topyekûn” bir savaş açıyor. Savcıların ve soruşturma yürüten polislerin üzerinden buldozerle geçiyor. Kendisini yargılayamayacak bir adalet düzeni oluşturmak için Anayasa’yı yok sayarak yasa çıkartıp, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmaya niyet ediyor. Daha önce çok çektiği düşmanları ile uzlaşmaya ve eski cellâtları olan darbecilerle ittifak kurmaya çalışıyor. Elinin altındaki medyayı ve kalemleri sağa sola saldırıp-yıldıran, taciz müfrezeleri gibi kullanıyor. Ve bütün bunları yaparken, yolsuzluk soruşturmasını soğutmak için bir düşman kadrosu oluşturup, bütün günahları onların sırtına yıkıp, dikkatleri başka yöne çekmeye ve rahatlamaya çalışıyor.

Kadroda eksik bir düşman var mı? Dış güçler, devlet içindeki çeteler, paralel devlet, kirli ittifaklar, ajanlar, vatan hainleri... Liste uzayıp gidiyor. Yolsuzluk soruşturmasının üstü ancak bu düşmanların listesi arttıkça ve “ihanet ve komplo kapasiteleri” inandırıcı hale geldikçe kapanacak. Böyle bir kapasite ise ancak Haşhaşinler türünden örgütlerde olabilir. Kesmiyorsa, yenileri gelebilir. Tapınak Şövalyeleri veya Hospitalierler, Rozenbergler, Farmasonlar, İlluminatiler diye ilerleyen bir liste ile yakın bir zamanda karşılaşmak hiçbirimizi şaşırtmamalı. Her bir örgüt, siyasetin keskinleşen dilinde sadece yolsuzluk soruşturmasının üstünü örtmek üzere görev alacak. Peki bu zorlu görevi başarabilirler mi?

BAZI BAŞLAR YERE İNECEK

Hiç şansları yok. Haçlı Seferleri çok gerilerde kaldı. Alamut Kalesi de, suikastlarla yürüyen siyaset de çökmüş vaziyette. Başbakan’ın siyasî geleceğini belirleyecek hesaplar savaş alanlarında veya bataklıkta değil, hukukun buz gibi sakin aklının egemen olduğu yargı alanında verilecek. Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek. Başbakan’ın geçtiğimiz günlerde gönderme yaptığı Anayasa’nın 138. maddesi, bu sefer sadece son bendi ile kimin kazandığını ve kimin kaybettiğini belirleyecek. “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” Uygulanmayan mahkeme kararları var. Türkiye, hukukun askıya alındığı bu garip duruma daha ne kadar tahammül edebilir?

Siyasetçi üslubunu keskinleştiriyorsa; toplumu kutuplaştırarak, birbirine düşman ederek girdiği badireden çıkmaya çalışıyorsa herkes dikkatli olmalı. Başbakan’ın Cemaat’e düşman olmaktan bir çıkarı olamaz. Önümüz seçim, tam tersine muhafazakâr toplumun güçlü kanaat önderleri ile iyi geçinmek ve sempati mesajları vermek işine daha çok gelmez mi? Demek seçimi ve alacağı oyu bile tali hale getirecek çapta başı çok fena dertte. O zaman insanları incitme ve yaralama sebebini başka yerde aramalı. Derdi Cemaat değil, yolsuzluk soruşturmasından sıyrılmaya çalışıyor. Dosyalar “sağlam” olmasa, bu kadar “sağlam irade” ortaya çıkmaz.

Haşhaşin hakaretini kimse üzerine alınmamalı. Bin yıl öncesinin terör örgütü bile tam kadrosu ile bugün avdet etse, Başbakan’ın emrine girse bu yolsuzluk soruşturmasının üstünü örtemez.

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 10:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık