AKP-MHP başkanlıkta anlaştı; Yıldırım ve Bahçeli açıklama yaptı

Ana Sayfa » Güncel » Yüzyılın soygununda paralar kime gitmiş

Yüzyılın soygununda paralar kime gitmiş

Deniz Feneri e.V’nin eski muhasebecisi Ermiş’in ‘yüzyılın soygunu’nu anlattığı gizli ifadesi ortaya çıktı.

 
15 Ocak 2013 Salı 10:02 
Yorum YapYazdır
 
 
Yüzyılın soygununda paralar kime gitmiş

Almanya ve Türkiye’deki Deniz Feneri davalarının sanığı, Deniz Feneri e.V’nin eski muhasebecisi Firdevsi Ermiş’in Ankara’daki soruşturmada verdiği gizli ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Üç savcıya, Deniz Feneri vurgunuyla ilgili çarpıcı itiraflarda bulunan Ermiş, dernek parasının Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve ekibinin şirketlerine nasıl aktarıldığını anlattı. İstanbul’a götürülen dernek parasının bizzat Karaman’a teslim edildiğini söyleyen Ermiş, “Almanya’daki dernek üzerinde
başta Karaman olmak üzere ayrıca Harun Kapıyoldaş (Kanal 7 Mali İşler Daire Başkanı) nüfuz etmektedir” dedi.


Almanya’daki davada mahkûm olan
ve bir süre hapis yatan Ermiş, cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye’de yürütülen
soruşturmada “şüpheli” sıfatıyla ifade vermişti. Ermiş’in, soruşturmayı yürüten
savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’e, 6-7 Kasım 2009’da
verdiği ifadede çarpıcı itiraflarda bulunduğu anlaşıldı. Ermiş’in yarın
İstanbul’da başlayacak olan dava dosyasından çıkan ve Cumhuriyet gazetesinden
Alican Uludağ'ın ulaştığı 36 sayfalık ifadesi özetle şöyle:

• 2007 yılı
nisan ayında tutuklanana kadar Deniz Feneri e.V ve o
tarihte mevcut olan 2 şirket ile daha sonra kurulan şirketlerin gayri resmi
muhasebesini yürüttüm. Gayri resmi muhasebeye başlamamdan sonra yapılan tüm
sermaye artışları ve kurulan şirket sermayelerinin paraları Deniz Feneri parasıdır. Almanya’daki dernek
üzerinde başta Karaman olmak üzere
ayrıca Harun Kapıyoldaş nüfuz etmektedir. Yani Almanya’daki derneğin yardım
faaliyetlerinin yapılması, ne tür organizasyonların yapılacağına bu ikisi,
Mehmet Gürhan (Derneğin ve Almanya’daki şirketlerin
müdürü) üzerinden karar vermektedir.

• 2005 yılının ortalarında Almanya basınında Deniz Feneri
hakkında olumsuz yazılar çıktı. Bunun üzerine Gürhan bana yine Kanal 7
Türkiye’de çalışan Cüneyt Kavasoğlu isimli kişinin burada güvenlik için uzak
masaüstü bağlantısı kuracağını söyledi. Kavasoğlu, benim bilgisayarım ile
İstanbul Kanal 7’deki server arasında uzak masaüstü bağlantısı kurdu. Asıl amaç
gayri resmi muhasebe bilgilerinin İstanbul’daki server’de bulunması, Almanya’da yapılacak bir
operasyonda ele geçmesinin önlenmesi ve yine İstanbul’dan görülebilmesi olduğunu
düşünüyorum.

• Toplanan yardım paraları Türkiye’ye geldikten sonra
bunların yardımda kullanıldığını göstermek üzere alındı belgeleri Türkiye’den Almanya’ya gelirdi. Sonradan
tutuklandığımda yardım belgelerinin miktarının yüksekliği yanında, yardım alan
kişi imzalarının aynılığı yardım alınma tarihlerinin olmadığını fark ettim.
Türkiye’ye gönderilen paraların tamamının yardım amacıyla kullanılmadığını,
hatta sermaye artışlarındaki kısmın kapatılmasından da öteye giderek
Türkiye’deki kişiler tarafından şahsi olarak kullanıldığı düşüncesine ulaştım.
Bence düzenlenmiş olan bu alındı belgeleri tamamen sahtedir. Bu da Türkiye’de
yapılan yardımların sahte olduğunu göstermiştir.

• Alındı belgeleri ya
Türkiye’ye gelindiğinde Kapıyoldaş’tan alınır ya da Almanya’ya gönderilirdi.
Türkiye’deki Kanal 7 televizyon kanalının yayın aracı sık sık Almanya’ya gelirdi. Bu amaçla
da Almanya’ya yardım alındı
belgesi getirildiğini biliyorum. Yine bu amaçla Seyyar Kutun sık sık gelir
giderdi. Kutun Türkiye’ye para getiren kişidir. Tahminime göre Seyyar, bu yayın
aracılığıyla da para taşımıştır.

• Yardım paraları ya Türkiye’ye
getirilerek Karaman’a veriliyor ya da Almanya’da veriliyordu. 2004’te
Türkiye’ye gelirken Gürhan hatırladığım kadarıyla 50 bin Avro civarında para
verdi ve bunu Karaman’a vermemi söyledi. Karaman’ın yanına giderek zarf
içinde parayı kendisine verdim. Bu şekilde ben Türkiye’ye birkaç kez para
getirerek Karaman’a teslim ettim. (...)
Almanya’ya geldiklerinde Karaman, Zahid Akman gibi
kişiler Türkiye’ye elden para götürüyorlardı. Bu kişilerin adını resmi
muhasebeye yazamazdım. Zira o zaman bu kişiler Deniz Feneri ile
ilişkilendirilmiş olurdu.

• Atlas 1 adlı geminin alımında kullanılan ve
esasen Deniz Feneri’nin parası
olan 1 milyon 100 bin Avro derneğin gayri resmi muhasebesinde kayıtlıdır. Yapmış
olduğum muhasebeleştirmeye göre arsa alımı için gönderilen 1 milyon 859 bin 993
Avro’nun 900 bin Avro’su Deniz Feneri’nin
parasıdır.

• (Deniz Feneri e.V ve diğer
şirketler ile Yimpaş ve Aytaç şirketleri arasındaki ilişki ya da bağ olup
olmadığı sorusu üzerine) Yimpaş’ın bir yöneticisinin Deniz Feneri e.V’de kurucu
ya da üye olduğunu duymuştum. Almanya’daki Yimpaş’ın bir
dönem Media 7’de yüzde 99.5 oranında hissedar olduğunu ve Aytaç şirketinin, Deniz Feneri ile kurban
organizasyonunda bir ticari ilişkisi olduğunu biliyorum.

Üç savcı,
Ermiş’e “Deniz Feneri e.V’nin
Türkiye’ye getirilen ve Karaman’a teslim edilen paralar
herhangi bir siyasi parti için ya da bir siyasi amaçla kullanıldı mı” diye
sorarken Ermiş, “Benim bu yönde bir bilgim yoktur” karşılığını verdi. Savcılar,
devamında “İfadelerinizde Türkiye’ye Deniz Feneri e.V’nin
parasının bavullarla getirilip diğer şüphelilere teslimi esnasında, gümrük
işlemlerinden kurtulmak amacıyla ‘Türkiye’de bulunan yardıma muhtaç insanlara
verilmek üzere Deniz Feneri’ne …….
tutarın teslimi’ hususunu Türkçe ve Almanca yazdığınız görülmektedir. Ancak bir
tutanakta da; Türkçe olarak ‘Başbakanlığa’ verilmek üzere, Almanca metinde ise
‘Başbakana’ verilmek üzere yazdığınız görülmüştür. Bunu niye bu şekilde
yazdınız, parayı bu kuruma mı götürdünüz? Diğer teslimatlar dışında gümrükten
kolay geçmek amacıyla neden bu sefer bu şekilde yazı yazdınız?” sorularını
sıraladı. Ermiş ise bunu şöyle yanıtladı: “Bu tamamen Mehmet Gürhan’ın fikri ve
talimatıydı. Ben daha önceleri bu şekilde bavullarla para getirildiği zaman
‘Türkiye’de bulunan yardıma muhtaç insanlara verilmek üzere Deniz Feneri’ne teslimi’
şeklinde yazıyı Türkçe yazıyordum. Almanca metnini de Mehmet Taşkan yazıyordu.
Taşkan, benim yazdığım yazıyı yanlış anlayıp Başbakan olarak yazmış. Ben bu
gönderilen paranın da Karaman’a teslim ettiğini
biliyorum.”

 
15 Ocak 2013 Salı 10:02 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:21
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.
1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.
1848 - Fransuva Jozef, Avusturya imparatoru oldu.
1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.
1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.
1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.
1908 - Çin'de çocuk İmparator Pu Yi 2 yaşındayken tahta çıktı.
1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye tepesinden Bulgar Hastanesine indi.
1909 - Leo Baekland ilk yapay plastik bakalitin patentini aldı.
1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.
1918 - Ermenistan, Osmanlı devletinden bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.
1928 - Celal Sahir Bey'in (Erozan) hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.
1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.
1942 - Chicago'lu bilim adamları ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.
1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.
1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.
1956 - Fidel Castro, Grama yatıyla Küba'ya çıktı.
1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.
1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini, Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.
1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.
1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetinin başkanı İsmet İnönü 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği başbakanlık görevinden istifa etti.
1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.
1974 - Keban ve Gökçekaya santralleriyle, Seyitömer termik santralinin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine tüm Türkiye'de her gün 1.5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.
1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.
1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yüksek Öğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.
1983 - Türkan Şoray ile Cihan Ünal evlendi.
1988 - Benazir Butto, Pakistan başbakanı olarak yemin etti.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Meddelin'de güvenlik güçlerince öldürüldü.
2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002'de Siirt'te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt'teki seçimin yenilenmesine oybirliğiyle karar verdi.
2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi kayıp trilyon davasında kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a özel belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını oybirliğiyle onayladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık