Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Yılmaz Özdil, kendisine sürüngen diyen Başbakan'a yanıt verdi ve "Sürüngenler omurgalı hayvanlardır Allah insanı omurgasız olmaktan korusun" dedi.

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 11:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Partisinin dünkü grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın hakaret ettiği gazeteci Yılmaz Özdil cevap verdi. Aynı üslupla Başbakan’a yanıt veren usta gazeteci çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Özdil, sürüngenlerin omurgalı hayvanlar olduğunu kaydederek “Sürüngenler omurgalı hayvanlardır. Allah insanı omurgasız olmaktan korusun. Dolayısıyla bir sürüngen olmaktan kişisel olarak ben rahatsız olmam.” yanıtını verdi. Erdoğan’ın Hikmet Yar’ın dizinin dibinde çekildiği fotoğrafa göndermede de bulunan Özdil, “Taliban’ın dizinin dibinde mi diz çökseydik yani?” ifadelerini kullandı.

 

ÖZDİL'İN O SÖZLERİ

 

Hürriyet gazete yazarı Yılmaz Özdil, Halk TV'de katıldığı bir programda Soma'daki maden katliamında hayatını kaybeden maden işçileri için, "O işçiler için bu kaza normaldir hatta müstehaktır, Türkiye layığını buldu" dedi.

Özdil, Somalı işçilerin Başbakan Erdoğan'ın Manisa ve İzmir'deki mitinglerine para karşılığı katıldıklarını ve Başbakan Erdoğan'a sevgi gösterilerinde bulunduklarını bu sebepten dolayı da bu kazanın onlara müstahak olduğunu söyledi.

 

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın hedefinde yine köşe yazarları Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan vardı.

Başbakan Erdoğan, “Cenazelerimizi toprağa vermeden, sinsice pusuda bekleyenler, kendilerine yakışanı yapmaya başladı” dedi ve dün patronlarına çağrı yaptığı Hürriyet Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil’e ve Posta Gazetesi Yazarı Yazgülü Aldoğan’a yüklendi.

Erdoğan’ın o sözleri şöyle:

Çıkmış bir insan müsvettesi, Soma’daki işçiler baretleriyle mitinge geldiler diye “Bunlar müstehaktır” diyor.  Zeybek oynarken kendisi diz çökermiş. Önce sen patronunun önünde diz çöktüğünü söyle. Paranın, şöhretin, seviyesizliğin önünde nasıl diz çöktüğünü söyle. Sürüngen, sürüngendir. Ayağa kalkamaz ki diz çökebilsin.”

YAZGÜLÜ ALDOĞAN’A: DALKAVUK

Bir başkası aynı patronun dalkavuuklarından. “Ne şehit ne gazi… Niyazi” diyor.

 

İşte Özdil'in Başbakan'a ilişkin geniş açıklamaları:

 

Gazeteci Özdil, Erdoğan’ın ‘sürüngen’ benzetmesine böyle yanıt verdi ve ekledi: Gündem değiştiriyor. Yoksa Başbakan’a soracağız ‘O insanları kim öldürdü?’ diye
BAŞ­BA­KAN Tay­yip Er­do­ğan, ga­ze­te­ci Yıl­maz Öz­di­l’­i he­def tah­ta­sı­na koy­du. Ön­ce “Bun­la­rın pat­ro­nu bun­la­rı na­sıl ba­rın­dı­rı­yor?” di­ye­rek ça­lış­tı­ğı ga­ze­te­den ko­vul­ma­sı­nı is­te­di. Ar­dın­dan da ‘sü­rün­ge­n’ ben­zet­me­si yap­tı. Öz­dil, Baş­ba­ka­n’­ın bu söz­le­ri­ne ön­ce­ki ak­şam ka­tıl­dı­ğı bir can­lı ya­yın­da ce­vap ver­di. İş­te Öz­di­l’­in o açık­la­ma­la­rı:

 

Başbakan’ı dinlemem

Pren­sip ola­rak Baş­ba­ka­n’­ı din­le­mem. Kü­çüm­se­mek ve ki­na­ye­li ta­vır­la söy­le­mi­yo­rum. Baş­ba­kan bi­ri­ne ha­ka­ret edi­yor. Mem­le­ke­te da­ir bir şey söy­le­mi­yor. Baş­ba­-
ka­n’­ı me­rak et­mem, din­le­mem.
TE­LE­FON­LA ar­ka­daş­lar ara­dı. De­di­ler ki, “Baş­ba­kan sa­na sü­rün­gen de­miş.” De­dim ki, “Sü­rün­gen­ler omur­ga­lı hay­van­lar­dır. Al­lah in­sa­nı omur­ga­sız ol­mak­tan ko­ru­sun.” Do­la­yı­sıy­la bir sü­rün­gen ol­mak be­ni ra­hat­sız et­mez.

Kişisel olarak almıyorum

BU olan bi­te­ni ki­şi­sel ola­rak al­mı­yo­rum. Da­ha ön­ce de söy­le­dim, if­ti­ra kam­pan­ya­sı­nın bir par­ça­sı. Baş­ba­ka­n’­ın if­ti­ra ve ya­lan ol­du­ğu­nu bil­di­ği bir şe­yi ko­nuş­ma­sı as­lın­da da­ha ön­ce­den ken­di­si­nin söy­le­di­ği cüm­le­de ya­tı­yor. Der ki Baş­ba­kan, “Ben Baş­ba­ka­nım. Be­nim işim gün­dem be­lir­le­mek.”
301 in­sa­nı­mı­zı ma­den oca­ğın­da göz gö­re gö­re öl­dür­müş­ler. Öbür in­san­la­rın da kor­ku­ta­rak, yok­sul­lu­ğa mah­kum ede­rek se­si­ni kes­miş­ler. Ora­ya gi­den avu­kat­la­rı
gö­zal­tı­na ala­rak, po­lis­le­ri ora­ya di­ze­rek in­san­la­rın Soma’ya gir­me­si­ni en­gel­le­miş­ler. İş­te şim­di ne yap­sın Baş­ba­kan? Ma­den oca­ğı­nı mı ko­nuş­sun? Ma­den oca­ğı­nı ko­nu­şur­sa Baş­ba­ka­n’­a so­ra­ca­ğız; ‘Bu in­san­la­rı kim öl­dür­dü?’ di­ye.
BAŞ­BA­KA­N’­ın gün­dem be­lir­le­me ça­lış­maların­dan bi­ri ola­rak gö­rü­yo­rum.
Bir gün Ana­ya­sa Mah­ke­me­si Baş­ka­nı gay­rı mil­li, bir gün Ba­ro­lar Bir­li­ği Baş­ka­nı edep­siz, öbür gün TÜ­Sİ­AD va­tan hai­ni. Söylemleri her gün bir gün­dem­den di­ğer gün­de­me sav­ru­lan bir di­zi filme dönümüş hal­de.

Hikmetyar’ın önünde ya da siperde mi diz çökseydik?

YIL­MAZ Öz­dil, Baş­ba­ka­n’­ın ken­di­si­ne yö­ne­lik eleş­ti­ri­le­ri­ne iki fo­toğ­ra­fı ha­tır­la­ta­rak ce­vap ver­di. İş­te o söz­ler:
KÖ­ŞEM­DE de­miş­tim “Biz sa­de­ce zey­bek oy­nar­ken diz çö­ke­riz.” Bu­na da kız­mış Baş­ba­kan. Ne yap­say­dık? Ta­li­ba­n’­ın di­zi­nin di­bin­de mi diz çök­sey­dik? Ve­ya si­per­de mi diz çök­sey­dik? Diz çök­me­yen va­tan­da­şıy­la Baş­ba­ka­n’­ın gu­rur duy­ma­sı la­zım di­ye dü­şü­nü­yo­rum.
Bİ­Z ­sa­de­ce, ora­da­ki iş­çi ar­ka­daş­lar­la ko­nu­şa­rak bu işi çöz­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz. Şu so­ru­nun ya­nı­tı hâ­lâ ve­ril­me­di; Bu adam­la­ra bu ma­de­ni kim ver­di? Ne­yin kar­şı­lı­ğın­da ve­ril­di bu ma­den?
BAŞ­BA­KAN di­yor ki “Ben bun­la­rı ta­nı­mam.” Baş­ba­ka­n’­ın ta­nı­ma­dı­ğı kim­se­ye bu mem­le­ket­te iha­le ve­ri­lir mi? Cik­let bi­le ve­ril­mez. Köp­rü­nün ne­re­de ya­pı­la­ca­ğı­na, han­gi işa­da­mı­na iha­le ve­ri­le­ce­ği­ne ka­rı­şan bir baş­ba­ka­nın ma­de­nin ki­me ve­ri­le­ce­ği­ni bil­me­me­si müm­kün mü?
cumhurbaşkanı ­me­se­le­si­ni de son gü­ne öte­le­mek is­ti­yor Tay­yip Er­do­ğan su­ni tar­tış­ma­lar­la. Kendisinin aday ola­ca­ğı ke­sin. Kar­şı­sı­na çı­ka­cak ada­yın ken­di der­di­ni an­lat­ma sü­re­si­ni kı­salt­ma­ya ça­lı­şı­yor. CHP ve MHP’­nin bu ko­nu­da bi­raz da­ha atik ol­ma­sın­da fay­da var di­ye dü­şü­nü­yo­rum.

‘Erdoğan bölünmüş bir ülkeye başkanlık edecek’

DÜN­YA ba­sı­nı­nın gö­zü Tür­ki­ye­’de. Gün­dem­le­rin­de ise So­ma­’da­ki ma­den ka­za­sı son­ra­sı Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­ın tu­tu­mu var. İn­gi­liz ba­sı­nı, fa­ci­a son­ra­sı git­ti­ği So­ma­’da bir va­tan­da­şı to­kat­la­yan ve baş­ka bir va­tan­da­şa tehdit eden Er­do­ğa­n’­ı sert dil­le eleş­tir­di. Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın, Tür­ki­ye­’de­ki ku­tup­laş­ma­yı ar­tır­dı­ğı­na vur­gu yap­tı. O yo­rum­lar­dan bi­ri, dün­ya­nın ta­kip et­ti­ği Fi­nan­ci­al Ti­mes ga­ze­te­sin­de ya­yın­lan­dı.

‘Türkiye için çok acı’

Ma­ka­le­de, Erdoğan’ın Soma ziyareti hatırlatıldı ve şu eleş­ti­ri­le­re yer ve­ril­di: “Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­ri­ni ka­za­na­cak gi­bi gö­rü­nü­yor. Ama bö­lün­müş bir ül­ke­ye baş­kan­lık ede­cek. Hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü il­ke­si al­tın­da de­mok­ra­tik, Müs­lü­man kim­li­ğiy­le müs­te­rih, uzun za­man­dır sü­re ge­len NA­TO üye­li­ği­ni AB’­ye gi­re­rek ta­mam­la­ma­ya ça­lı­şa­cak bir Tür­ki­ye için ye­ni bir top­lum­sal söz­leş­me ya­rat­ma fır­sa­tı­nı çar­çur et­ti. Bu Tür­ki­ye için çok acı.”

‘Başbakan ülkeyi bir iç savaşa doğru sürüklüyor’

AL­MAN­YA­’da ya­şa­yan ün­lü şa­ir ve ya­zar Za­fer Şe­no­çak, Di­e Welt Der­gi­si için ka­le­me al­dı­ğı ya­zı­da Tür­ki­ye­’de ya­şa­nan­la­ra de­ğin­di. “Kur­ta­rı­cı mı, des­pot mu?” baş­lık­lı ya­zı­da, Er­do­ğa­n’­ın Tür­ki­ye­’yi “bir iç sa­va­şa sü­rük­le­di­ği­” id­di­a edil­di. Şe­no­çak, ya­zı­sın­da “Er­do­ğan, Tür­ki­ye­’yi de­rin­den böl­dü­” di­ye yaz­dı. Di­e Wel­t’­de­ki ya­zı­da özet­le şöy­le de­nil­di:

‘Sevenleri de kızdı’

“301 can alan ma­den fa­ci­ası bi­le, de­rin­den par­ça­la­nan bu ül­ke­nin in­san­la­rı­nı duy­gu­sal an­lam­da bir ara­ya ge­ti­re­me­di. Ka­ğıt üze­rin­de öz­gür olan bir ül­ke­de Baş­ba­kan, her eleş­ti­ri­ye ka­pa­lı bi­ri­si… Onun ma­den fa­ci­asın­da­ki duy­gu­suz ve umur­sa­maz tav­rı, ilk kez ken­di­si ve se­ven­le­ri ara­sın­da bir me­sa­fe oluş­tur­du.­” Er­do­ğa­n’­ın kul­lan­dı­ğı pro­pa­gan­da yön­tem­le­ri­nin to­ta­li­ter re­jim­ler­e ben­ze­til­di­ği ya­zı­da, “Tüm dün­ya ile sa­va­şan li­der gö­rün­tü­sü, to­ta­li­ter re­jim­ler­de­ki pro­pa­gan­da mal­ze­me­si­dir. İnanç hem in­sa­nı bir­leş­ti­rir, hem ay­rış­tı­rır. Tür­ki­ye­’de ise İs­lam, yol­suz­luk ba­ta­ğın­da olan si­ya­set­çi­le­rin gü­cü­nü ko­ru­mak için kul­la­nı­lı­yo­r” denildi.

 

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 11:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık