Son ankete göre muhalefet blokunun oyu yüzde 58

Ana Sayfa » Güncel » Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Yılmaz Özdil, kendisine sürüngen diyen Başbakan'a yanıt verdi ve "Sürüngenler omurgalı hayvanlardır Allah insanı omurgasız olmaktan korusun" dedi.

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 11:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Yılmaz Özdil’den Erdoğan'a cevap!

Partisinin dünkü grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın hakaret ettiği gazeteci Yılmaz Özdil cevap verdi. Aynı üslupla Başbakan’a yanıt veren usta gazeteci çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Özdil, sürüngenlerin omurgalı hayvanlar olduğunu kaydederek “Sürüngenler omurgalı hayvanlardır. Allah insanı omurgasız olmaktan korusun. Dolayısıyla bir sürüngen olmaktan kişisel olarak ben rahatsız olmam.” yanıtını verdi. Erdoğan’ın Hikmet Yar’ın dizinin dibinde çekildiği fotoğrafa göndermede de bulunan Özdil, “Taliban’ın dizinin dibinde mi diz çökseydik yani?” ifadelerini kullandı.

 

ÖZDİL'İN O SÖZLERİ

 

Hürriyet gazete yazarı Yılmaz Özdil, Halk TV'de katıldığı bir programda Soma'daki maden katliamında hayatını kaybeden maden işçileri için, "O işçiler için bu kaza normaldir hatta müstehaktır, Türkiye layığını buldu" dedi.

Özdil, Somalı işçilerin Başbakan Erdoğan'ın Manisa ve İzmir'deki mitinglerine para karşılığı katıldıklarını ve Başbakan Erdoğan'a sevgi gösterilerinde bulunduklarını bu sebepten dolayı da bu kazanın onlara müstahak olduğunu söyledi.

 

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın hedefinde yine köşe yazarları Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan vardı.

Başbakan Erdoğan, “Cenazelerimizi toprağa vermeden, sinsice pusuda bekleyenler, kendilerine yakışanı yapmaya başladı” dedi ve dün patronlarına çağrı yaptığı Hürriyet Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil’e ve Posta Gazetesi Yazarı Yazgülü Aldoğan’a yüklendi.

Erdoğan’ın o sözleri şöyle:

Çıkmış bir insan müsvettesi, Soma’daki işçiler baretleriyle mitinge geldiler diye “Bunlar müstehaktır” diyor.  Zeybek oynarken kendisi diz çökermiş. Önce sen patronunun önünde diz çöktüğünü söyle. Paranın, şöhretin, seviyesizliğin önünde nasıl diz çöktüğünü söyle. Sürüngen, sürüngendir. Ayağa kalkamaz ki diz çökebilsin.”

YAZGÜLÜ ALDOĞAN’A: DALKAVUK

Bir başkası aynı patronun dalkavuuklarından. “Ne şehit ne gazi… Niyazi” diyor.

 

İşte Özdil'in Başbakan'a ilişkin geniş açıklamaları:

 

Gazeteci Özdil, Erdoğan’ın ‘sürüngen’ benzetmesine böyle yanıt verdi ve ekledi: Gündem değiştiriyor. Yoksa Başbakan’a soracağız ‘O insanları kim öldürdü?’ diye
BAŞ­BA­KAN Tay­yip Er­do­ğan, ga­ze­te­ci Yıl­maz Öz­di­l’­i he­def tah­ta­sı­na koy­du. Ön­ce “Bun­la­rın pat­ro­nu bun­la­rı na­sıl ba­rın­dı­rı­yor?” di­ye­rek ça­lış­tı­ğı ga­ze­te­den ko­vul­ma­sı­nı is­te­di. Ar­dın­dan da ‘sü­rün­ge­n’ ben­zet­me­si yap­tı. Öz­dil, Baş­ba­ka­n’­ın bu söz­le­ri­ne ön­ce­ki ak­şam ka­tıl­dı­ğı bir can­lı ya­yın­da ce­vap ver­di. İş­te Öz­di­l’­in o açık­la­ma­la­rı:

 

Başbakan’ı dinlemem

Pren­sip ola­rak Baş­ba­ka­n’­ı din­le­mem. Kü­çüm­se­mek ve ki­na­ye­li ta­vır­la söy­le­mi­yo­rum. Baş­ba­kan bi­ri­ne ha­ka­ret edi­yor. Mem­le­ke­te da­ir bir şey söy­le­mi­yor. Baş­ba­-
ka­n’­ı me­rak et­mem, din­le­mem.
TE­LE­FON­LA ar­ka­daş­lar ara­dı. De­di­ler ki, “Baş­ba­kan sa­na sü­rün­gen de­miş.” De­dim ki, “Sü­rün­gen­ler omur­ga­lı hay­van­lar­dır. Al­lah in­sa­nı omur­ga­sız ol­mak­tan ko­ru­sun.” Do­la­yı­sıy­la bir sü­rün­gen ol­mak be­ni ra­hat­sız et­mez.

Kişisel olarak almıyorum

BU olan bi­te­ni ki­şi­sel ola­rak al­mı­yo­rum. Da­ha ön­ce de söy­le­dim, if­ti­ra kam­pan­ya­sı­nın bir par­ça­sı. Baş­ba­ka­n’­ın if­ti­ra ve ya­lan ol­du­ğu­nu bil­di­ği bir şe­yi ko­nuş­ma­sı as­lın­da da­ha ön­ce­den ken­di­si­nin söy­le­di­ği cüm­le­de ya­tı­yor. Der ki Baş­ba­kan, “Ben Baş­ba­ka­nım. Be­nim işim gün­dem be­lir­le­mek.”
301 in­sa­nı­mı­zı ma­den oca­ğın­da göz gö­re gö­re öl­dür­müş­ler. Öbür in­san­la­rın da kor­ku­ta­rak, yok­sul­lu­ğa mah­kum ede­rek se­si­ni kes­miş­ler. Ora­ya gi­den avu­kat­la­rı
gö­zal­tı­na ala­rak, po­lis­le­ri ora­ya di­ze­rek in­san­la­rın Soma’ya gir­me­si­ni en­gel­le­miş­ler. İş­te şim­di ne yap­sın Baş­ba­kan? Ma­den oca­ğı­nı mı ko­nuş­sun? Ma­den oca­ğı­nı ko­nu­şur­sa Baş­ba­ka­n’­a so­ra­ca­ğız; ‘Bu in­san­la­rı kim öl­dür­dü?’ di­ye.
BAŞ­BA­KA­N’­ın gün­dem be­lir­le­me ça­lış­maların­dan bi­ri ola­rak gö­rü­yo­rum.
Bir gün Ana­ya­sa Mah­ke­me­si Baş­ka­nı gay­rı mil­li, bir gün Ba­ro­lar Bir­li­ği Baş­ka­nı edep­siz, öbür gün TÜ­Sİ­AD va­tan hai­ni. Söylemleri her gün bir gün­dem­den di­ğer gün­de­me sav­ru­lan bir di­zi filme dönümüş hal­de.

Hikmetyar’ın önünde ya da siperde mi diz çökseydik?

YIL­MAZ Öz­dil, Baş­ba­ka­n’­ın ken­di­si­ne yö­ne­lik eleş­ti­ri­le­ri­ne iki fo­toğ­ra­fı ha­tır­la­ta­rak ce­vap ver­di. İş­te o söz­ler:
KÖ­ŞEM­DE de­miş­tim “Biz sa­de­ce zey­bek oy­nar­ken diz çö­ke­riz.” Bu­na da kız­mış Baş­ba­kan. Ne yap­say­dık? Ta­li­ba­n’­ın di­zi­nin di­bin­de mi diz çök­sey­dik? Ve­ya si­per­de mi diz çök­sey­dik? Diz çök­me­yen va­tan­da­şıy­la Baş­ba­ka­n’­ın gu­rur duy­ma­sı la­zım di­ye dü­şü­nü­yo­rum.
Bİ­Z ­sa­de­ce, ora­da­ki iş­çi ar­ka­daş­lar­la ko­nu­şa­rak bu işi çöz­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz. Şu so­ru­nun ya­nı­tı hâ­lâ ve­ril­me­di; Bu adam­la­ra bu ma­de­ni kim ver­di? Ne­yin kar­şı­lı­ğın­da ve­ril­di bu ma­den?
BAŞ­BA­KAN di­yor ki “Ben bun­la­rı ta­nı­mam.” Baş­ba­ka­n’­ın ta­nı­ma­dı­ğı kim­se­ye bu mem­le­ket­te iha­le ve­ri­lir mi? Cik­let bi­le ve­ril­mez. Köp­rü­nün ne­re­de ya­pı­la­ca­ğı­na, han­gi işa­da­mı­na iha­le ve­ri­le­ce­ği­ne ka­rı­şan bir baş­ba­ka­nın ma­de­nin ki­me ve­ri­le­ce­ği­ni bil­me­me­si müm­kün mü?
cumhurbaşkanı ­me­se­le­si­ni de son gü­ne öte­le­mek is­ti­yor Tay­yip Er­do­ğan su­ni tar­tış­ma­lar­la. Kendisinin aday ola­ca­ğı ke­sin. Kar­şı­sı­na çı­ka­cak ada­yın ken­di der­di­ni an­lat­ma sü­re­si­ni kı­salt­ma­ya ça­lı­şı­yor. CHP ve MHP’­nin bu ko­nu­da bi­raz da­ha atik ol­ma­sın­da fay­da var di­ye dü­şü­nü­yo­rum.

‘Erdoğan bölünmüş bir ülkeye başkanlık edecek’

DÜN­YA ba­sı­nı­nın gö­zü Tür­ki­ye­’de. Gün­dem­le­rin­de ise So­ma­’da­ki ma­den ka­za­sı son­ra­sı Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­ın tu­tu­mu var. İn­gi­liz ba­sı­nı, fa­ci­a son­ra­sı git­ti­ği So­ma­’da bir va­tan­da­şı to­kat­la­yan ve baş­ka bir va­tan­da­şa tehdit eden Er­do­ğa­n’­ı sert dil­le eleş­tir­di. Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın, Tür­ki­ye­’de­ki ku­tup­laş­ma­yı ar­tır­dı­ğı­na vur­gu yap­tı. O yo­rum­lar­dan bi­ri, dün­ya­nın ta­kip et­ti­ği Fi­nan­ci­al Ti­mes ga­ze­te­sin­de ya­yın­lan­dı.

‘Türkiye için çok acı’

Ma­ka­le­de, Erdoğan’ın Soma ziyareti hatırlatıldı ve şu eleş­ti­ri­le­re yer ve­ril­di: “Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­ri­ni ka­za­na­cak gi­bi gö­rü­nü­yor. Ama bö­lün­müş bir ül­ke­ye baş­kan­lık ede­cek. Hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü il­ke­si al­tın­da de­mok­ra­tik, Müs­lü­man kim­li­ğiy­le müs­te­rih, uzun za­man­dır sü­re ge­len NA­TO üye­li­ği­ni AB’­ye gi­re­rek ta­mam­la­ma­ya ça­lı­şa­cak bir Tür­ki­ye için ye­ni bir top­lum­sal söz­leş­me ya­rat­ma fır­sa­tı­nı çar­çur et­ti. Bu Tür­ki­ye için çok acı.”

‘Başbakan ülkeyi bir iç savaşa doğru sürüklüyor’

AL­MAN­YA­’da ya­şa­yan ün­lü şa­ir ve ya­zar Za­fer Şe­no­çak, Di­e Welt Der­gi­si için ka­le­me al­dı­ğı ya­zı­da Tür­ki­ye­’de ya­şa­nan­la­ra de­ğin­di. “Kur­ta­rı­cı mı, des­pot mu?” baş­lık­lı ya­zı­da, Er­do­ğa­n’­ın Tür­ki­ye­’yi “bir iç sa­va­şa sü­rük­le­di­ği­” id­di­a edil­di. Şe­no­çak, ya­zı­sın­da “Er­do­ğan, Tür­ki­ye­’yi de­rin­den böl­dü­” di­ye yaz­dı. Di­e Wel­t’­de­ki ya­zı­da özet­le şöy­le de­nil­di:

‘Sevenleri de kızdı’

“301 can alan ma­den fa­ci­ası bi­le, de­rin­den par­ça­la­nan bu ül­ke­nin in­san­la­rı­nı duy­gu­sal an­lam­da bir ara­ya ge­ti­re­me­di. Ka­ğıt üze­rin­de öz­gür olan bir ül­ke­de Baş­ba­kan, her eleş­ti­ri­ye ka­pa­lı bi­ri­si… Onun ma­den fa­ci­asın­da­ki duy­gu­suz ve umur­sa­maz tav­rı, ilk kez ken­di­si ve se­ven­le­ri ara­sın­da bir me­sa­fe oluş­tur­du.­” Er­do­ğa­n’­ın kul­lan­dı­ğı pro­pa­gan­da yön­tem­le­ri­nin to­ta­li­ter re­jim­ler­e ben­ze­til­di­ği ya­zı­da, “Tüm dün­ya ile sa­va­şan li­der gö­rün­tü­sü, to­ta­li­ter re­jim­ler­de­ki pro­pa­gan­da mal­ze­me­si­dir. İnanç hem in­sa­nı bir­leş­ti­rir, hem ay­rış­tı­rır. Tür­ki­ye­’de ise İs­lam, yol­suz­luk ba­ta­ğın­da olan si­ya­set­çi­le­rin gü­cü­nü ko­ru­mak için kul­la­nı­lı­yo­r” denildi.

 

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 11:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Nihat Genç
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1481 - II. Beyazıt, Osmanlı padişahı oldu.
1622 - Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman'ın yerine I. Mustafa, ikinci kez tahta çıkarıldı.
1795 - Fransa'da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
1861 - Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey'e katılacaktır.
1873 - ABD'de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean'in patentini aldılar.
1878 - II. Abdülhamit'i devirmek, Çırağan Sarayı'nda tutulan V. Murat'ı tahta çıkarmak amacıyla Çırağan baskınını düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
1883 - Endonezya'daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos'ta gerçekleşecektir.
1891 - Sinema tarihi: Thomas Edison'un kinetoscope adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
1896 - Paris Operası'nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi seyirci kalabalığının üzerinde düştü, bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux ünlü gotik romanı Operadaki Hayalet'i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk başkanı oldu.
1928 - Türkiye'de uluslararası rakamlar kabul edildi.
1932 - Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu'nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğuna Newfoundland'dan başladı. Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot ünvanını almış oldu.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
1948 - Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
1955 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon'da kuruldu. KTÜ, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
1956 - ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini Pasifik Okyanusu'nda bulunan Bikini Atolünde yaptı.
1963 - Bazı ordu birlikleri, Ankara'da Talat Aydemir'in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
1971 - Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
1974 - THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
1980 - Quebec'te yapılan halk oylamasında, halkın %60'ı eyaletin Kanada'dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde meclise verilen teklifi reddetti.
1983 - AIDS'e yol açan HIV Virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
1983 - Necdet Calp başkanlığında sosyal demokratlar Halkçı Parti'yi kurdular.
1990 - Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Hava Kuvvetleri'nden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
2000 - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi yaralandı.
325 - Roma imparatoru Konstantin, ilk Ekümenik Konsilin İznik'te düzenlenmesini sağladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:44
  • Güneş04:52
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:45
  • Yatsı21:37
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık