SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Medya Kritik » Yeni Şafak yazarından Başbakan'a çağrı..

Yeni Şafak yazarından Başbakan'a çağrı..

Yeni Şafak gazetesi yazarı Murat Menteş'in bugünkü köşe yazısı internetin en çok paylaşılan yazılarından biri oldu.

 
7 Haziran 2013 Cuma 12:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Yeni Şafak yazarından Başbakan'a çağrı..



İşte Menteş'in çok konuşulan o yazısı;


'Mustafa Keser'in askerleriyiz!'

Dalkavuklar seni boş kaşıkla besler.

[ÇİN ATASÖZÜ]

'Başbakanı yedirmeyiz' sözü bir danışman tarafından telaffuz edildikten sonra, elinizdeki gazetede dün bir köşe yazısına başlık oldu. Bu söz, başbakanı tezyif eder niteliktedir. Erdoğan'ın birileri tarafından avlanacağı halde kendini koruyamayacak durumda olduğu anlamına geliyor. 'Yedirmeyiz' diyenler, kendilerini nerede görüyorlar, insan merak ediyor. Dahası, saygın bir kişi hakkında mecaz kastıyla 'yedirmek' gibi kaba bir tabirin kullanılması çok tuhaf.

Başbakan'ı kendi ülkesinin gençlerinden, uzaydan gelecek tehlikelerden, hatta bizzat kendisinden korumaya çalışanlara; TDK'nın sitesinde 'Çapulcu' kelimesinin karşılığına 'Düzeni bozan' ifadesini ekleyenlere artık ne diyebiliriz? Geçelim.

'DOKUNMA'

Gezi Parkı eylemleri hiç kuşkusuz makul bir talebin ifadesidir.

'Yaşam tarzımıza, mahremiyetimize, onurumuza dokunulmasın.'

Bu kadar basit, açık, net, kesin, aşikar.

İşin özü, bağlamı, doğrultusu budur.

***

Eylemlerde provokasyon yok mu? Var.

Küfürler uçuşuyor mu? Evet, uçuşuyor.

Yabancı siyasi odakların dahli söz konusu mu? Mümkündür.

Kaos yaşanıyor mu? Yaşanıyor.

Sermaye gruplarının gizli müdahalesi? Olabilir.

Yabancı basında abartı veya kritik çarpıtmalar? Belki.

İnternette dezenformasyon? Gırla.

Kamu malına zarar? Verildi.

Ajanlar? Şurada…

Can kaybı? Ne yazık ki…

Yaralı? Sayılamıyor bile.

Eee?

Yazının devamında açıklayacağım, azıcık sabır lütfen.

MEVZUYU ANLAMAMAKTA ISRAR EDENLER

Bunlara rağmen, Gezi Parkı eylemlerini…

'Başbakan yanlıları ile düşmanlarının çatışması' şeklinde algılayanlar…

'Türkiye'yi kaosa sürüklemek istiyorlar' diye yorumlayanlar…

'28 Şubat dönemini, Cumhuriyet mitinglerini hatırlatıyor' sözleriyle niteleyenler…

'Provokasyon bu. Büyük bir facia yaşanacak' türünden felaket kehanetleriyle taçlandıranlar…

'İdeolojik grupların, marjinallerin, CHP'nin kontrolü altında' sananlar…

Tamamiyle yanılıyorlar.

DOLUDİZGİN DALKAVUKLUK DESTANI

Gezi Parkı eylemcileri…

Türkiye'yi seviyorlar ve memlekete millete unutulmaz hizmetler sunan Başbakan Erdoğan'dan da büyük ölçüde memnunlar.

Ona gıcık olanlar bile asla düşmanlık veya tiksinti duymuyor.

Bundan eminim.

En azından, danışmanlarının veya yardakçılıkta sınır tanımayan köşe yazarlarının sevdiğinden kesinlikle daha çok seviyorlar.

[Zira yalakalık obsesyonu artık patalojik bir evreye ulaştı. Doludizgin dalkavuklukla kepazelik destanı yazıldı.]

Başbakanla bir çıkar ilişkisi kurmuyorlar.

Başbakan'dan bir avanta, kayırma, ayrıcalık ummuyorlar.

Sadece ve sadece saygı istiyorlar.

Peki neden o kadar alay edip küfür sallıyorlar?

Çünkü dertlerinin anlaşılmadığını düşünüyorlar.

Ve ne yazık ki hükümet üyeleri 1980 ile 2013 yılı arasında 33 sene değil, 400 sene geçtiğini, devrin değiştiğini fark edemiyor.

Dahası, Başbakan 'İdeolojik gruplar' diyor, 'Alkolikler…' diyor, 'Çapulcu' diyor.

Resmi ve gayri resmi danışmanlar ise bir türlü 'Artık devir değişti, bu insanlar ideolojik şablonlarla düşünmüyor, kavgacı değiller, bakın bin türlü espri yapıyorlar… Duvarlara 'Mustafa keser'in askerleriyiz!' yazıyorlar' demeyi akıl edemiyor! Başbakan ile halkın arasına giriyorlar. 'Yedirmeyiz'miş! Bu saçma sapan, bayağı lakırdıyla gerilimi tırmandırıyorlar. Çünkü onlar da demode siyasetin bir parçası. Ve çatışma sayesinde varlık kazanıyorlar.

KAMU MALINDAN DEĞERLİ BİR ŞEY…

Eylemlerde provokasyon var. Normaldir. Her eylemde olur. Kaçınamazsınız. Çünkü bu nizam, intizam işi değil.

Küfürler uçuşuyor. Maalesef. Lakin hakaretten ibaret olmayan küfürlerin ortak mesajı şudur: 'Beni anlamıyorsun.'

Yabancı siyasi odakların dahli söz konusu. Çünkü Türkiye daha 90 yıl önce işgal edilmişti. Bu topraklarda gözü olan çoktur.

Sermaye grupları? Kapitalizm; savaşı, terörü, çatışmayı ekonomik bir çerçevede algılar.

Kaos yaşanıyor. Çünkü sokağa dökülmek tek sıra halinde yapılan bir yürüyüş değildir.

Kamu malına zarar verildi. Kamu, maldan çok daha önemli bir şeyden, gururdan, onurdan söz ediyor.

Can kaybı ve yaralıların varlığı ise, bir şiddet çemberine sıkıştığımızın acıklı işaretidir.

***

Başbakanın yapabileceği, hakikaten çok önemli iki iş var:

1- Gezi Parkı eylemlerinin özünü teşkil eden özgürlük ve saygı taleplerinin samimiyetini, ciddiyetini, haklılığını kabul edip, bu yönde beyanat vermek.

2- Zeka ve espri dolu Gezi Parkı eylemlerine katılanları dışlamayıp, onları birlikte hareket etmeye çağırmak. Hakikaten tüm ülkenin lideri olmak.

'BENİM HÂLÂ UMUDUM VAR'

İdam edilen Menderes, zehirlenen Özal ile Erdoğan arasında paralellikler kurmak, 'Aynı oyunun tekrar edildiğini' söylemek ise hem Erdoğan'a, hem eylemcilere haksızlık. Üstelik aptalca.

Biliyoruz, Erdoğan 'Dindar nesil' istiyor. Fakat umuyorum ki 'Evet efendimci' yalaka bir dindar nesildense; duasını, şükrünü, tövbesini, zikrini kendince ifa eden onurlu bir nesli tercih edecektir.

Özgür ruhlu, vicdanlı, barışçı bir nesle ahret sualleri sormakta, onları hizaya getirmeye uğraşmakta ısrar etmeyecektir.

Cinselliğin masumane görünümlerini doğallıkla yansıtan şehirli gençlere hoşgörüyle bakacak, en azından onları hor görmeyecektir.

Velhasıl, Türkiye; Erdoğan ile haysiyet sahibi, zeki ve enerjik halkın barışıp kucaklaşmasına sahne olabilir.

Bu da paha biçilmez bir kazanç olur.

Hepimiz için.

Zira herkes biliyor Erdoğan'ın çok çalıştığını.

Erdoğan hakikaten 'Gitsin ve bir daha geri dönmesin' denilecek bir lider değil.

[Mazhar Alanson bu nedenle Twitter'a 'Benim hâlâ umudum var' şarkısını yüklüyor.]

Yarın bir gün Erdoğan haksızlığa uğratılacak olsa, onu da yine bu gençler savunacaktır. 'Yedirmemek' gibi hantal kelimeler de kullanmayacaklardır.

BLÖFLÜ TAFRA, TIRIŞKA CAKA

'Başbakan'ı yedirmemek' bence asıl bu büyük imkanı kendi çıkarlarıyla zıt sayanların stratejisidir.

Sizin yalanlarınıza ve basmakalıp zırvalarınıza inanan bir başbakan istiyorsunuz.

Gerçeği gören ve harbiden 'Yeni Türkiye'yi inşa edebilecek bir lider işinize gelmiyor.

Utanmadan bir de 'Sizin bilmediğiniz fakat tabii ki bizim bildiğimiz şeyler var' gibisinden blöflü tafra yapıyorsunuz.

Edepten bahsederken ahlakı, komplodan bahsederken zekayı ıskalıyorsunuz.

 
7 Haziran 2013 Cuma 12:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:16
  • Güneş06:57
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:48
  • Akşam18:12
  • Yatsı19:43
 
Tarihte Bugün
1653 - Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.
1660 - XI. Karl, İsveç kralı oldu.
1893 - Rudolf Diesel, dizel motorun patentini aldı.
1898 - Émile Zola, Fransız hükümetini anti-semitist tutumundan dolayı eleştirdiği için hapse girdi.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini ABD'ye kiraladı.
1904 - ABD 10 milyon dolar karşılığında Panama Kanalı bölgesinin kontrolünü aldı.
1919 - Benito Mussolini İtalya'da Faşist Partisini kurdu.
1921 - Ardahan'ın Kurtuluşu.
1934 - III. Léopold, Belçika kralı oldu.
1940 - "Pinokyo" adlı animasyon filmi gösterime girdi.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'da karsıyla birlikte intihar etti.
1944 - Büyük Çeçen Sürgünü bu sürgünle 500 bin Çeçen-İnguş insan Anavatanlarından Orta Asya'ya sürüldü.
1945 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1945 - Türkiye-ABD ikili yardım antlaşması imzalandı.
1945 - Sevr Antlaşmasının değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans (23 Şubat-12 Mart), bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı Doğu Cephesi'nde Posen'deki Alman garnizonu teslim oldu.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Manila ABD'nin eline geçti.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Iwo Jima Muharebesi sırasında Suribachi Tepesine ABD bayrağı dikildi.
1947 - Uluslararası standardizasyon organizasyonu (ISO) kuruldu.
1954 - Çocuk felci enfeksiyonuna karşı Salk aşısıyla yapılan ilk kitlesel aşılama programı Pittsburgh'da başlatıldı (Sabin aşısı ise 1962'de gelecektir)
1955 - Edgar Faure, Fransa başbakanı seçildi.
1966 - Suriye'de askeri darbe oldu, hükümet devrildi.
1978 - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.
1980 - Ayetullah Humeyni, ABD elçiliğindeki rehinelerin akıbetine İran parlamentosunun karar vereceğini belirtti.
1981 - Yaklaşık 200 kişilik isyancı ordu mensubu paramilis güçler, Antonio Tejero Molina liderliğinde İspanya parlamentosunu bastı ve milletvekillerini rehin aldı.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.
1991 - Körfez Savaşı: ABD kara kuvvetleri Suudi Arabistan sınırını geçerek Irak topraklarına girdiler.
1991 - Tayland'da general Sunthorn Kongsompong, kansız bir darbe ile başbakan Chatichai Choonhavan'ı görevden alarak yönetimi ele geçirdi.
1994 - Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.
1997 - Genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen Dolly adlı koyunun, İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde klonlandığı duyuruldu.
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak bütün yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
1998 - İstanbul Üniversitesi rektörlüğü; sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.
632 - Muhammed Peygamber'in Veda Hutbesi
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık