Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Yaylalarındaki yapılaşmadan Araplar bile şikayetçi!

Yaylalarındaki yapılaşmadan Araplar bile şikayetçi!

Trabzon’da üç tane daha Uzungöl inşa etme projesi için doğal sit alanı olan Kadıralak Yaylası’nın koruma niteliğinin değiştirildiği ortaya çıktı. Kontrolsüz yapılaşmaya Araplar bile isyan etti. Konu, bu tür çevre yazılarının tanınmış imzası Odatv'den Yusuf Yavuz'un köşesine konu oldu. İşte Yavuz'un ''Araplar için yapılan betonlaşma, Arapları bile çileden çıkardı'' başlıklı yazısı

 
27 Eylül 2017 Çarşamba 17:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Yaylalarındaki yapılaşmadan Araplar bile şikayetçi!

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Trabzon’da yaptığı açıklamada, son yıllarda yoğun betonlaşmaya maruz kalan Uzungöl’e gelen zengin turistlerin yer bulamadığına dikkat çekerek, “Bu bölgeye bir değil, en az üç tane Uzungöl gibi muhteşem turizm merkezi kuracağız” dedi. Ancak Bakan Eroğlu’nun Türkiye’nin 223. Tabiat Parkı olarak ilan ettiği Kadıralak Yaylasının, yeni ‘Uzungöl’ yapılmaya aday bölgelerden biri olduğu ortaya çıktı. Bakan Eroğlu’nun bu açıklamasından bir hafta önce ise Kadıralak Yaylası’nın 3. Derece doğal sit alanı olan koruma statüsü değiştirilerek, bir kısmı ‘Nitelikli Doğal Doruma Alanı’, geri kalanı ise ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak değiştirildiği ortaya çıktı. Bir süredir bölgeye yoğun ilgi gösteren Arap turistlere yönelik atılan bu adımların zaten plansız yapılaşmaya kurban edilen Trabzon yaylalarının sonunu getireceği belirtiliyor.

Trabzon’daki toplu temel atma törenine katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Uzungöl'e şu anda zengin turistler geliyor, yer bulamıyor. İçişleri Bakanımız eşliğinde bir toplantı yapacağız. Bu bölgeye bir değil, en az üç tane Uzungöl gibi muhteşem turizm merkezi kuracağız. Hatta bir tanesinin imzasını da attım, bir tabiat parkı daha bu bölge kazandı. Zengin turistlerin gelip döviz bırakacağı, yöresel ürünler, eşya alacağı turizm sektörünü hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

Bakan Eroğlu’nun bu açıklamasının ardından gözler yeniden uzun süredir ‘Yeşil Yol’ tartışmalarıyla gündeme gelen Karadeniz yaylalarına çevrildi.

BİR HAFTA ÖNCE YAYLANIN KORUMA STATÜSÜ DEĞİŞTİRİLMİŞ

 

Bakan Eroğlu’nun ‘tabiat parkı’ ilan ettiği Tonya ilçesindeki Kadıralak Yaylası’nın 3. derece doğal sit alanı olan koruma statüsü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından geçtiğimiz hafta değiştirildi. Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 18 Eylül tarihinde yaptığı duyuruda, “İlimiz Tonya İlçesi Kadıralak Yaylasında mevcut sit statüsü 3. Derece Doğal Sit alanı olan 205 hektar, koruma sınırları daha da genişletilerek bir kısmı ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ bir kısmı ise ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak toplamda 785 hektar olarak, 17.07.2017 tarih ve 8220 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylanarak tescil edilmiştir” bilgisine yer verildi.

 

 

YAYLADA HAYVANCILIK YAPAN KÖYLÜLER KARARA DAVA AÇTI

 

Bu değişikliğin ardından ise Kadıralak Yaylasını mera ve yaylak olarak kullanan köylüler, kararın iptal edilmesi talebiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı Trabzon İdare Mahkemesi’nde dava açtı. ‘Vira Trabzon’ sitesinin haberine göre, köylülerin avukatı Ozan Karagöz, Kadıralak Yaylasıyla ilgili yapılan statü değişikliği kararında kamu yararı bulunmadığını belirtti.

 


 

‘VATANDAŞIN ARAZİSİ ELİNDEN ALINABİLİR, YAYLA BETONLAŞIR’

 

Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere de aykırı olan bu durumun ileride telafisi mümkün olmayan tahribatlar yaratabileceği görüşünü savunan Karagöz, ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kullanım Alanı’ olan yerlerin, en çok doğa tahribatı yaşanan yerler olduğuna dikkat çekerek, “Bu statü, para kazanılması en kolay olan statü. Kadıralak Yaylası rahatlıkla ranta açılabilir. Beton bina yapılabilir, taş ocağı açılabilir, maden ve benzeri malzeme alınabilir, sanayi tesisleri kurulabilir. Vatandaşın tapusu yok, bu durumda işgalci sayılabilir ve kullandığı arazi elinden alınabilir. Önemli olan Tonya halkının çıkarları doğrultusunda turizm yatırımlarına yer verilmesidir’’ diye konuştu.

 

 

BU KARARLAR ALINIRKEN KİMSE HALKA SORMUYOR

 

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği yetkilileri, turizmi geliştirmek uğruna bölge turizminin esas kaynağı olan doğal alanların yok edilmemesi gerektiği görüşünü savunuyor. Kadıralak Yaylası’nın tabiat parkı ilan edildiğini basından öğrendiklerini anlatan dernek yetkilileri, bu tür kararların alınmasında yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınmadığını, bilgi verilmediğini söylüyor.

 

 

ARAP TURİZMCİLERDEN YAYLALARDA BETONLAŞMA UYARISI

 

Trabzon’da yapılması planlanan yeni Uzungöller ve benzeri yayla turizmi projelerine inşaat sektörü açısından bakıldığında bir yatırım olduğunu dile getiren dernek yetkileri, ancak yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınmadan projelendirilen bu yatırımların bölgenin doğasına yönelik ciddi tehditler içerdiğini savunuyor. Geçtiğimiz günlerde Rize’de yapılan bir turizm toplantısında, bir Arap turizm acentesi yetkilisinin ilgilileri uyararak, “Trabzon yaylaları gibi betonlaştırmayın yoksa kimse gelmez” sözleriyle bölgedeki betonlaşmaya tepki gösterdiğini aktaran dernek yetkilileri, “Uzungöl’e ne yaptık ki de yenilerini yapacağız. Yapay göletler, parklar oluşturarak insanların buralara ilgi göstereceğini sanıyorlar. İnsanlar o göletlerden su içmesi gereken hayvanlar değil ki. Bu bölge sürekli yeşil kalan bir kuşakta yer alıyor. İhtiyaç olan şey onu korumak. Örneğin İsviçre’nin doğal peyzajı olağanüstü ama insanlar oraya özgün bir türü, özenle korunmuş bir doğal alanı görmeye gidiyor. İnsanı etkileyen şey bu doğallık” görüşünü dile getiriyor.

 

 

‘KORUMACI OLMASI GEREKEN BAKANLIK YATIRIMCI OLDU’

 

Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun iki gün önce Trabzon’da yaptığı açıklamada, dere ıslahlarını da içeren 147 milyon liralık yatırım yapılacağını duyurduğuna değinen dernek temsilcileri, bölgede yaşananlara ilişkin şu görüşleri dile getirdi: “Sayın Bakan’ın dere ıslahı yapacaklarını duyurduğu gün Arhavi’de ıslah edilmiş dereler taştı, sel baskınları oldu. Çünkü inanılmaz paralar harcanarak yapılan ıslah çalışmalarıyla dere yatakları daraltılıyor ve yoğun yağışlarda sel baskınları yaşanıyor. Ormanların ve milli parkların bağlı olduğu Orman ve Su İşleri Bakanlığı korumacı bir kuruluş olması gerekirken, neredeyse Ulaştırma Bakanlığı ile yarışır halde yatırımcı bir kurum haline geldi.

 

 

‘KADIRALAK DA ÇAMBURNU GİBİ OLACAK’

 

Sürmene Çamburnu Tabiat parkında şu anda 30 tane orman köşkü, 25 tane çardak ve restoran, kafeterya gibi günübirlik tesisler yapılıyor. Burası dünyada sarıçam türünün denize kadar indiği nadir alanlardan biriydi. Ama şimdi neredeyse sarıçam kalmadı. Çünkü aşırı kullanım baskısı yok ediyor. Şimdi ‘tabiat parkı’ ilan edilen Kadıralak Yaylasının akıbeti de da korkarız Sürmene Çamburnu gibi olacak. Kadıralak Yaylası, mavi yıldız çiçekleri başta olmak üzere pek çok endemik bitki ve canlı türünü barındıran doğal sit alanı statüsündeki bir bölgeydi. Ancak burada yıllar içerisinde zaten bir kullanım baskısı oluştu. Plansız yapılaşma en büyük sorundu. Bu sorunu çözmek yerine şimdi 2017’de yapılan binalarla ilgili yıkım kararı çıkartıldı. Öncekiler ne olacak peki?

 


(Kadıralak Yaylası’nın konumu)

 

‘AYAKLAR ALTINDA KORUMA OLMAZ’

 

Şimdi buraya binlerce insan gelecek. Binlerce kişi yaylada konaklayacak, yiyecek içecek, piknik yapacak. Yeni yollar, altyapı tesisleri için büyük bir doğa tahribatı yapılacak. Önceden sadece Mayıs ayında oluşan yoğun talep, yılın her dönemine yayıldığında büyük bir ekosistem tahribatı yaşanacak. Zaten kaçak yapılaşmayla tahribata uğramış olan yaylayı tamamen kaybedeceğiz. Ayaklar altında bir koruma olmaz. Buralar mera ve orman statüsündeyken hiçbir yapılaşmaya gidilemiyordu ama şimdi ‘tabiat parkı’ statüsü verilerek yapılaşmanın önü açıldı. Tabiat parkı olan yerleri kaybediyoruz. Çamburnu da öyle oldu.

 

‘TALEP OLMADIĞI HALDE GÖLET YAPILDI’

 

Biz Kadıralak Yaylası’nın tabiat parkı ilan edildiğini basından öğrendik. Bu planlamalar yapılırken yerel halka, sivil toplum örgütlerine ve ilgi gruplarına hiç bilgi verilmiyor, görüşleri alınmıyor. Ancak bu alanları kaybettikten sonra öğrenmiş olmak da bir anlam ifade etmiyor. Artık geçmiş olsun. Bakanlık bir yatırım yapacağında onlarca ilgili kamu kuruluşuna görüş soruluyor. Hemen hepsi de ‘sakınca yoktur’ yazısıyla yatırımları onaylıyor. Örneğin burada bir gölet yaptılar. Turizmciler ve hayvancılık için yapıldığını açıkladılar ancak bundan ne turizmcilerin ne de hayvancılıkla uğraşan halkın haberi yok. Her iki grup da bizim bu yönde bir talebimiz olmadı diyor.”

 

Trabzon yaylaları turizm adı altında sermayeye açılıyor

 

 

 

 

 

 

 

 
27 Eylül 2017 Çarşamba 17:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık