Erdoğan'dan çok önemli Irak ve Suriye açıklaması

Ana Sayfa » Medya Kritik » Yaşar Kemal ve bellek siliciler!

Yaşar Kemal ve bellek siliciler!

Aynı oyunu bu kez Yaşar Kemal için oynuyorlar: Bellek siliciler İşte Soner Yalçın'ın Sözcü'deki yazısı

 
3 Mart 2015 Salı 12:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Yaşar Kemal ve bellek siliciler!

Yazının başlığını açıklayacağım…
Önce size Yaşar Kemal’i anlatmalıyım…
Yaşar Kemal’in “Demirciler Çarşısı Cinayeti”; “o iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler” cümlesiyle başlar ve aynı cümleyle biter!..
Dünyayı dolaşan genç bir adam günün birinde güzel bir şehre gelir. Bu şehrin insanları dünyanın en konuksever insanlarıdır.Atları da dünyanın en güzel atlarıdır. Tüm şehir halkı mutludur. İnsanlara ve atlara hayran kalan genç adam bir süre sonra  bu mutluluk şehrinden ayrılır. Yıllar sonra,  yaşlılığında yine o şehre gelir ve gördüklerine inanamaz. Her şey değişmiştir; o iyi insanlardan ve güzel atlardan eser kalmamıştır. Ovalar, çayırlar, ahırlar bomboştur. Herkes mutsuzdur; selamını bile alan yoktur. Gezgin adam yaşlı bir adama yaklaşıp sorar; “ne oldu?” Yaşlı adam şöyle der: “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler.”
Evet…
Adaletin, eşitliğin, özgürlüğün olduğu altın çağ geride kalmıştır; mert, yiğit, onurlu, çalışkan, yardımsever insanlar çekip gitmişlerdir. Geride kalan, kokuşmuş bir düzendir..!
Evet…
Yaşar Kemal kimine göre, natüralist köy romanı yazarı.
Yaşar Kemal kimine göre, Çağdaş Türk Edebiyatı’nın en büyük yazarı.
Yaşar Kemal kimine göre, Anadolu’yu tüm folkloruyla dünyaya taşıyan evrensel yazar.
Yaşar Kemal tüm eserlerinde bozulmayı/yozlaşmayı/çöküşü ve itibarıyla güzelliğin, iyiliğin, sevginin nasıl yitip gittiğini yazdı.
“Akçasaz’ın Ağaları” ya da “Binboğalar Efsanesi”ne açıp bakın; kapitalist düzenin başlamasıyla yitirilen değerler çırılçıplak karşınıza çıkar.
Yaşar Kemal; kapitalizmin, insanı ve doğayı nasıl yok ettiğini hayatın tüm gerçekliğiyle gözler önüne serdi. En büyük değer; para’ydı artık…
Yaşar Kemal’in bu bakış açısı gözardı edilebilir mi?

Kimdir İnce Memed?

Yaşar Kemal sadece insanın, kurumların çürümesini/yozlaşmasını yazmadı. Herhalde Türk Edebiyatı’nda; dağları, ovaları, bataklıkları, ağaçları, otları, böcekleri, kuşları, köpekleri yani tüm doğayı romanlarında şiirsel bir dille anlatan bir başka yazar yok.
(Hiç unutmam; bir “tarihçi-gazeteci” televizyon ekranında, “adam sayfalarca bir yaprağın düşüşünü yazıyor, böyle roman olur mu” diye isim vermeden Yaşar Kemal’i eleştirmişti! Zavallı sanıyordu ki, roman sadece konu’dur! Geçelim. Türkiye’nin kalite çıtası maalesef bu derece düştü!)
Evet….
Yaşar Kemal’in romanlarında bozulan sadece insan değildir; “temiz, yabanıl, el değmemiş büyük bir Tanrı bahçesi” doğa’nın yok edilişi de anlatılır. Çukurova’nın simgesi artık ulu kartal değil, sivri sinektir!
Romandaki ilerici Derviş Bey sanki bugünleri görmüştü; “yakında bir kuru toprak kalacak bir de bomboş bir gökyüzü. Ne ot, ne çiçek, ne çalı, ne kurt, ne börtü böcek…”
Evet…
Yaşar Kemal, kapitalizmin Türkiye’deki gelişmesinde çok büyük katkısı olan Çukur- ova bölgesindeki bu zorunlu dönüşü tüm ideolojik yönleriyle destancı bir dille yazdı.
Bugün Türkiye kadın mücadelesine tanık oluyor. Yaşar Kemal’in romanlarındaki kadın kahramanlar unutulabilir mi?
“Gizli kahramanları” yörük/Türkmen/Alevi kadınlardır! Ağaların evlerini basan, beyleri yok eden ve İnce Memed gibi eşkıyalara sahip çıkan hep bu yiğit kadınlardır.
Ve evet…
“İnce Memed”siz Yaşar Kemal anlatılabilir mi?
“İnce Memed”siz Yaşar Kemal anlaşılabilir mi?
Bugün AKP ile “gerdeğe girerek” Yaşar Kemal övgüsü yapılabilir mi?
O çelimsiz görünümlü, başkaldırının sembolü “İnce Memed”, sadece sömürüye karşı çıkmaz, ortaçağ ideolojisiyle/hurafesiyle de kavga etmez mi?
İçinde “mücadele” sözcüğü geçmeden, düzen eleştirisi yapılmadan Yaşar Kemal anlatılabilir mi?

Yaşar Kemal’in daveti

Yaşar Kemal’e göre İnce Memed,  “mecbur adam”dır!
Mücadeleye mecbur kalmıştır: Haksızlığı sessizce kabul edemez; kadere boyun eğmez! Bu nedenle Battal Ağa, İnce Memed’e şöyle der; “İnsanoğlunun içinde bu kurt oldukça, insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek.”
Bir Köroğlu’dur ya da bir Dadaloğlu’dur “İnce Memed”…
Yaşar Kemal, tüm eserlerinde sömürüye-yozlaşmaya karşı insanları mücadeleye çağırır: “Ne olursa olsun, her biçim sanatın birinci işi başkaldırmaktır. İşte kökeninde başkaldırı olan sanat, çağımızın ilerici insanlığı ile başkaldırdıkça kalıcılığını gerçekleştirecektir.”
Romanlarında şu gerçeği yazdı: Feodal şiddet; daha vahşi, fakat bireysel; kapitalist şiddet; dolaylı, fakat kitleseldir. Bu canavarı alt etmenin (örneğin “Akçasaz’ın Ağaları” romanında olduğu gibi) iki türlü yolu vardı:
Birincisi, Pir Sultan Abdal ve Dadaloğlu şiirleri okuyan Arzuhalci Ali Efendi’nin gelenekçi direnme yolu. İkincisi, Traktör İşçileri Sendikası Başkanı Habip Usta’nın çağdaş devrimci yolu.
Yaşar Kemal birlik’ten yanadır.
Yaşar Kemal yoksullardan yanadır.
Yaşar Kemal mücadeleden yanadır.
Yaşar Kemal devrimden yanadır.
Şimdi… Bugün…
Yine aynı oyun…Yine aynı plan…
Yine aynı imaj çalışması sahneye kondu:
İçini boşaltarak yüceltme!
Nazım Hikmet mi dediniz; bunlara sorarsanız, romantik bir şairdir. Sanırsınız, aşk nedeniyle 13 yıl hapis yattı!
Aziz Nesin mi dediniz; bunlara sorarsanız salt bir gülmece yazarıdır!
Şimdi aynı sözleri Yaşar Kemal için sarf ediyorlar! Övgü yarışındalar ama içini boşaltarak yapıyorlar bunu.
Kim mi yapıyor bunu:
Bellek siliciler!..
Diyoruz ki, unutturamazsınız:
Yaşar Kemal toplumcu/ sosyalist yazardır.

 
3 Mart 2015 Salı 12:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:04
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:47
  • Akşam18:22
  • Yatsı19:51
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık