Halkbank Genel Müdür Yardımcısı ABD'de tutuklandı!

Ana Sayfa » Medya Kritik » Yarattığı canavar Tayyip’in ümüğünü sıktı

Yarattığı canavar Tayyip’in ümüğünü sıktı

Sözcü Yazarı Emin Çölaşan, son operasyonu yorumladı..

 
18 Aralık 2013 Çarşamba 08:49 
Yorum YapYazdır
 
 
Yarattığı canavar Tayyip’in ümüğünü sıktı

Sevgili okuyucularım, burada sık sık vurguluyorum, “Ülkemizi işte bu kafalar yönetiyor, ne durumlara düştüğümüzü hep birlikte görüyoruz” diyorum.
Bazı yandaşlar kızıyor, “Ne varmış yani, her şey gayet güzel giderken sen bunları yazmaya utanmıyor musun” diye mesajlar atıyor.
Dün olanlar, ülkemizin içinde bulunduğu durumun en güzel ve en somut örneği.
Polis operasyonlarıyla gözaltına alınanlar arasında Ali Ağaoğlu gibi büyük işadamları, Halkbank Genel Müdürü, AKP’li Fatih Belediye Başkanı var.
Ama işin önemli boyutu başka.
Üç bakan oğlu da gözaltında.
İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğulları…
Bu yazıyı yazdığım sırada olayın gerçek yüzü ortaya çıkmamıştı.

* * *

Bu kadar insan niçin gözaltına alındı, niçin götürüldü? Bu, kolay bir operasyon değildir.
Başkalarını götürürsünüz de, üç bakanın çocuklarını, hele İçişleri Bakanı’nın oğlunu apar topar götürmek biraz sıkar.
Demek ki ortada çok ciddi bir durum var.
Ya AKP dönemindeki yeni bir vurgun, çete veya yolsuzluk…
Ya da polis ve onu yönlendiren savcılık siyasi şov yapıyor!
Hangisi doğru olursa olsun iğrençtir, rezalettir, kepazeliktir.

* * *

Siyasi şov!.. Haklı olarak diyeceksiniz ki “Kardeşim bu iş nasıl siyasi şov olabilir? Gözaltına alınanların tamamı iktidar partisinin adamları, yakınları, hatta çocukları. Muhalefetten birileri alınsa anlarız, o zaman siyasi şov olur ama…”
Şimdi size o cümlenin nedenini açıklamak isterim.
Devlet ikiye bölünmüş durumda. Rezalet işte burada başlıyor.
Devletin bir kesiminde AKP, öbür kesiminde Fethullah ekibi egemen.
Birinin sözünün geçtiği yerde ötekinin geçmiyor.
Düşünün ki, yargı bile bu iki kesim arasında parsellenmiş durumda.
Şimdi bunlar dershane kavgasına girişince, araları iyice açıldı.
Öncesinde yoğun söylentiler vardı… Hele de özel yetkili mahkemelerin ve yüksek yargının Fethullah ekibinin eline geçtiği vurgulanıyordu.
Tayyip’in o mahkemeler için söylediği sözleri unutmayalım…
“Bunlar devlet içinde devlet oldu” demişti.
Sonra, Fethullah ekibi vızıldanmaya başlayınca söyledikleri ise Türk siyasi tarihine geçmiş oldu:
“Bizden ne istediniz de vermedik!..”

* * *

Yaşananları unutmayalım, unutursak şimdi olanları anlamak mümkün olmaz.
Fethullahçı olduğu iddia edilen savcılar Tayyip’in elemanı olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında soruşturma açmaya kalkıştılar, apar topar yeni bir yasa çıkarılıp Fidan kurtarıldı.
Sonraki aşamada, Emniyet’in en kritik yerlerinde görev yapmakta olan ve yine Fethullahçı olduğu söylenen polis şefleri görevden alındı, yerlerine Tayyipçiler atandı.
Yandaş yazarlar bu görevden almalara destek verirken, Fethullah ekibi kıyameti kopardı.
Polis Fethullah ekibi tarafından ele geçirilmişti, şimdi AKP yeniden taarruz edip kaybettiği mevzileri kazanma çabasında.
Böyle devlet yönetimi olur mu?

* * *

Az önce de söylemiştim, hele üç bakanın çocuklarının gözaltına alınması biraz zordur ve sıkar.
O zaman akıllara ister istemez şu soru geliyor:
Bu olayı savcılık ve polisteki Fethullah ekibinin arta kalanları mı yarattı? Tayyip’ten bu yolla intikam mı alınıyor?
Bunların gözaltına alınma nedeni nedir?
Ortada büyük bir vurgun, büyük bir yolsuzluk olduğu belli.
Ne olursa olsun, biz şu acı gerçeği artık görmek zorundayız:
Devlet ikiye bölünmüş, parsellenmiş durumda.
Bir bölümünde Tayyip’in, yargı dahil başka önemli bölümlerinde Fethullah ekibinin sözü geçiyor.
Şimdi gözaltına alınan kimseler için yüzlerce iktidar mensubu devreye girecek, el altından “Aman onları hemen bırakın” ricaları edilecek ve özellikle bakan çocuklarının en kısa zamanda, olayın daha fazla dal budak sarmadan bırakılması için baskılar yapılacak.
Belki de dosyalar örtbas edilecek ve birileri “Aaaa çok pardon, yanlışlık olmuş” diyecek!
Şimdi hepimize düşen görev bu ibret tablosunu dikkatle izlemek ve ülkemizin ne durumlara düşürüldüğünü, kimlerin elinde kaldığını bir kez daha anlamaktır.
Yarattığı canavar büyüdükçe büyüdü, Tayyip’in ümüğünü sıktı.
Hayretle, ibretle, ama zevk duyarak izliyoruz.

Hakan Şükür çok şükür!

Sevgili okuyucularım, Tayyip-Fethullah kavgası Meclis’e de yansıdı. Önce Kütahya Milletvekili İdris Bal, şimdi de İstanbul Milletvekili Hakan Şükür AKP’den istifa etti.
Oysa benim futbolcu Hakan için çok güzel düşüncelerim vardı!
Hani Adalet Bakanı, Ulaştırma Bakanı, Aile Bakanı falan belediye başkanlığına aday oldular ya, nasılsa istifa edecekler…
Ben onlardan birinin yerine Hakan’ın getirilmesini rica edecektim!
Örneğin düşünün, Hakan Adalet Bakanı olmuş!.. O engin bilgisi ve becerisiyle yargıyı ne de güzel idare ederdi.
Ulaştırma Bakanı olmuş, seçime kadar üç Marmaray açılışı daha yapar, İstanbul ve Ankara metrolarını bitirirdi!
Tam ben bunları yazacakken hadise bizim gazetecilik deyimiyle elimde patladı ve gerçekleşen çok üzücü istifasıyla kuş kafesten kaçtı!

* * *

Bir milletvekili düşünün, Meclis’in hiçbir çalışmasında olmadı. Kürsüye kendisi veya partisi adına bir kez olsun çıkıp konuşmadı.
Onu hafta sonu maç gecelerinde Maraton programında izlerdik.
Pozisyon ofsayt mı, orada faul var mı, hakem penaltı kararını doğru verdi mi!..
Milletvekili idi, hem Meclis’ten, hem de Maraton’dan maaş alırdı. Maraton’dan aldığı maaşı hep gizledi de, ayda 150 bin Törkiş lira aldığı söylenirdi.
Meclis’te işi olmayan adam futbol programında bülbüller gibi şakır, özel sektörden aldığı paraları cebe indirmeyi başarırdı.

* * *

Fethullahçı Hakan’ın istifa dilekçesi muhteşemdi! “Muhterem Hocaefendi” diyor, seçimden bu yana Meclis’te kime hizmet ettiğini anlatıyordu:
“Hareketin milyonlarca gönüllüsünden biriyim. Dershane olayı vicdanımı derinden yaraladı. Siyasi hayatım boyunca hiçbir dünyevi beklentim olmadı…”
Demek ki Maraton programından oluk gibi aldığı paralar bile “Dünyevi beklentisi” değilmiş!
Eğer yersek!

 
18 Aralık 2013 Çarşamba 08:49 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:37
  • İkindi16:10
  • Akşam18:50
  • Yatsı20:22
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı orduları Selanik ve İyonya'yı fethetti.
1827 - Beethoven, Viyana'da 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi.
1903 - Marconi'nin telsiz sistemi aracılığıyla Londra ve New York arasında düzenli haber akışı başladı.
1938 - Harp Okulu Mahkemesi, Nazım Hikmet'i 28 yıl hapse mahkum etti.
1950 - Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinde açlık grevine başladı.
1957 - Kıbrıs'ta gerginliğin tırmanması üzerine Ada'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1966 - Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği Komünist Partisi birinci sekreterliğine getirildi. Brejnev, ABD'nin Vietnam politikasını kınadı.
1968 - Türkiye'de ilk böbrek nakli, İstanbul'da Doktor Atıf Taykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD'nin son birlikleri de Güney Vietnam'dan ayrıldı.
1979 - Uganda'da İdi Amin rejimi askeri darbeyle devrildi. İdi Amin kaçtı.
1982 - Kanada Yasası ile Kanada bağımsızlığını aldı.
1989 - Londra'da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu.
1989 - DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan, TBMM'de bir tartışma sırasında vurularak öldürüldü. ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan olayın zanlısı olarak tutuklandı.
2004 - Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya NATO'ya kabul edildiler.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.
2009 - Türkiye'de yerel seçimler gerçekleşti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık