Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Öne Çıkanlar » Yandaş yargı hukuk devletine İhanettir!

Yandaş yargı hukuk devletine İhanettir!

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu'nun Karadeniz Gazetesi'nde ''Yandaş yargı hukuk devletine İhanettir!'' başlıklı yazısı şöyle:

 
19 Ocak 2014 Pazar 14:28 
Yorum YapYazdır
 
 
Yandaş yargı hukuk devletine İhanettir!

AKP Hükümeti içinde devlet ve iktidarı ele geçirme savaşında taraflar birbirlerine karşı hukukdışı, kuraldışı, gayrı ahlaki ve gayrı meşru yollarla saldırınca, ortada ne adalet kaldı, ne hukuk, ne kural, ne de vicdan!

 

Yüz milyarlarca liralık kara para aklama, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları… Ayakkabı kutularında, yatak odalarında milyonlarca Dolar, Euro, TL …  Bakanlar hakkında 41 ayrı suçlama..  Başbakana, Bakanlara ve çocuklarına, bürokratlara, iktidar çevresindeki iş kesimlerin dayanan çok ağır iddialar… Tutuklu sanıklar..

 

Devletin her noktasına yayılan çıkar ilişkileri.. Kamusal olanakların aile bireylerine yandaşlara, cemaatlere, vakıflara yönlendirilmesi..

 

Bütün bunlar önemli değil mi yani?

 

BİRBİRİNE PARALELLER!

 

AKP içindeki bu kavga, 12 yıla yaklaşan Erdoğan-cemaat koalisyonu boyunca ülkenin nasıl yağmalandığını, nasıl bir kadrolaşmaya maruz bırakıldığını, kurumlarının nasıl tuz buz edildiğini tartışılmaz biçimde ortaya koydu. Başbakan Erdoğan’ın ‘’çete’’, ‘’paralel devlet’’ dediği cemaat de, AKP içindeki diğer cemaat, dini, siyasi ve ekonomik çıkar gruplarının da hedefleri paraleldi; iktidar gücüyle ülkeyi ele geçirme, kurumlarına yerleşme, yağma ve talan!

 

Ama bu işe kim liderlik yapacaktı ve parsayı asıl kim toplayacaktı; birbirine paralel yapıların savaş nedeni buydu.

 

REFERANDUM KAZIĞI!

 

AKP için HSYK değişikliği, 12 Eylül 2010’daki halkoylamasının olmazsa olmazlarındandı.  Hükümete göre bu değişiklik, ileri demokrasi ve hukuk devleti için bir zorunluluktu. Çok uyarılarda bulundu muhalefet ve uzmanlar. Mecliste çok kavga çıktı. Ama Erdoğan ve AKP kimseyi dinlemedi, değişiklik geçti. Anayasa değişikliği sayesinde hükümet değil ama cemaat, yargıda etkin hale geldi. Ancak cemaatle ayrışma yaşanınca, bu durum en çok da Erdoğan’ın AKP’sini vurdu.

 

CEMAATİN YAPTIĞI BİR DARBE Mİ?

 

Evet, yasadışı elde edilmiş kanıtlar, kasetler, dinlemeler…  Suç tabi ki.. Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda alası yapıldı bu işlerin. Ama  Erdoğan ve arkadaşlarının kılı kıpırdamadı.. Vurun abalıya dediler.. Bugün varsa bunu yapanlar hukuk karşısında hesap vermeli. . .. Evet, yasa ve yetkiler kullanılarak hükümete yönelik bir hareket söz konusu olabilir. ..  Bu da soruşturulmalı..

 

Ama darbe, komplo, ihanet söylemleri bu pisliğin üzerini örtebilir mi? Görevden almalar, sürgünler, yasa değişiklikleri, tehdit ve baskılar bütün bunları bize unutturabilir mi

 

CEMAAT HAİNSE, SİZ NECİSİNİZ?

 

Erdoğan Gülen Cemaati’ne ‘’komplocu’’ dedi, ‘’çeteci’’ dedi, ‘’darbeci’’ dedi.  Olmadı, 11. Yüzyılda Büyük Selçuklu devlet içinde oluşturulan suikast örgütü Haşhaşiler’e benzetti. Büyükelçiler toplantısında manşeti attı: ‘’İhanet şebekeleri’’; yani ‘’hain’’ler! Ama biliyoruz ki, Erdoğan kendisine karşı olan ya da eleştiren herkesi ‘’darbeci’’ ve ‘’hain’’ ilan ediyor!

 

Eğer cemaat komplocu, darbeci, çeteci, haşhaşi ve hatta hain ise, onlarla 12 yıl ortaklık yapan Erdoğancılar neci oluyor? İşbirlikçi mi, yoksa yatakçı mı?

 

‘’Kucağınızda beslediğiniz yılanı’’ anlayamayacak kadar saf, kör ve yeteneksizseniz, bu memleketi bu işlerden nasıl çıkaracaksınız? Başbakan’ın deyimiyle ‘’çete ve ihanet odakları’’yla ittifak ve işbirliği yapan sizlerin, verecek bir hesabı yok mu? Sadece suçlu olan cemaat mi? Haksızlık değil mi bu?

 

SİYASETE BAĞIMLI YARGI OLMAZ!

 

Bu bir darbe ya da komplo olmaktan, ülkeye karşı bir ihanet olarak gösterilmekten çok, ’’iktidar içindeki güç savaşı ya da birbirine ihanet’’ olarak görülebilir.

 

Sorun kullanılan yöntemlerse eğer; delil elde etmede yasa ve ahlak dışılık, senaryo yazma, suç üretme ise, bununla mücadelenin yolu bütün yargıyı askıya almak mı olmalı?

 

Ne dedi Adalet Bakanı? Bir egemenliği sona erdirirken başka bir egemenlik kuruldu. Kurulan başka egemenlik cemaatin polis ve yargıdaki kadrolaşması.  Yani eğer bir grubun, zümrenin polis ya da yargı ya da devlette bir egemenlik kurmasına karşıysanız, sizin yaptığınız ne? Adalet Bakanı’na ya da Başbakan’a bağlı bir yargı bağımsız olabilir mi?

 

YARGIYA DARBE YAPILIYOR!

 

Bugün memlekette olan basitçe şudur: Çok ağır yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları ile karşı karşıya olan hükümet, yargıdan kaçmak, hukuk içinde hesap vermemek için, kendisine ‘’darbe yapılıyor’’ iddiasına sığınarak yargıya karşı ‘’darbe yapmakta’’dır. Referandum ile yargıyı cemaate kaptıran AKP, şimdi kendi vesayetine almak istiyor!

 

200 milyar TL’yi aşan ikinci yolsuzluk operasyonu yarım kaldı. Polis ve jandarma gözaltıları uygulamadı. Tutukluluk kararları kaldırıldı. Bilgi ve belgeler kaçırıldı. 3. büyük dalga ise hiç yapılamadı. Birçok yolsuzluk ve rüşvet iddiası soruşturulamıyor.  Gerçekleşen operasyonlarda görev alan polis ve savcılar cezalandırılıyor.

 

TEDBİR ÇELİŞKİSİ

 

Bu arada, yandaş işadamlarına yönelik suçlamalar çerçevesinde mallarına koyulan tedbir kaldırılırken, CHP İstanbul Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün 17 yıl bekleyen dosyası nedeniyle hükümete bağlı olan TMSF’nin tedbir koyması çok ‘’mandar’’ değil mi? İşte hükümetimin hukuk devleti samimiyet!

 

ASIL İHANET!

 

Hükümetin öngördüğü yeni düzende, Başbakan, Adalet Bakanı ya da genel olarak siyasetin onay vermediği hiçbir ciddi dava açılamaz, soruşturma yapılamaz.

 

Bu ne demek? Yasama, yürütme ve yargı gibi üç temel ayağa, bu egemenlik alanlarının birbirini denetlemesine dayanan çağdaş-modern demokrasi ve hukuk devletinin ortadan kalkması demek.

 

Bundan ala darbe, komplo; demokrasiye ve hukuk devletine ihanet olur mu?

 

GERÇEK BİR HUKUK DEVLETİ

 

Oysa olması gereken ne? Her alan iktidarın ‘’emirkulu’’, yargı iktidarın memuru yapılmak isteniyor.

 

Oysa ‘’gerçekten bağımsız yargı’’, ‘’gerçek adalet’’, ‘’gerçek hukuk devleti’’ birilerine bağlı olan değil, sadece anayasada belirtilen temel ilkelere bağlı bir yapıdır.

 

Güvenilir bir yargı her kesin olduğu gibi suçlananların da, iktidarın da, muhalefetin de, sıradan yurttaşın da en büyük güvencesidir.

 
19 Ocak 2014 Pazar 14:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık