ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Ekonomi » Vahim sonuç: Yolsuzluk artacak!

Vahim sonuç: Yolsuzluk artacak!

TÜSİAD’ın araştırmasına göre her iki iş insanından biri gelecekte yolsuzluğun yükseleceğini düşünüyor.

 
27 Kasım 2014 Perşembe 08:12 
Yorum YapYazdır
 
 
Vahim sonuç: Yolsuzluk artacak!

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından hazırlanan yolsuzluk araştırmasına göre, su götürmez yolsuzluk içeren ifadelere ilişkin dahi iş dünyası temsilcileri kesinlikle yolsuzluktur diyemiyor. Kanuna uymayan bir iş yaptırmak için kamu yetkililerine menfaat sağlanmasını iş dünyasının yüzde 5’i kesinlikle yolsuzluk değildir derken yüzde 10 da pek yolsuzluk sayılmaz diye niteliyor.

TÜSİAD tarafından İstanbul’da iş dünyasını temsil eden 801 kişilik örneklem grubu üzerinden hazırlanan ‘İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye’de Yolsuzluk’ araştırmasına göre iş dünyasının yüzde 46’sı önümüzdeki dönemde yolsuzluğun artacağını düşünüyor. Yolsuzluğun bugün itibariyle sık ve boyutunun yüksek olduğunu düşünenlerin yüzde 57’si yolsuzluğun artacığını da vurguluyor. Yolsuzluğu en fazla sorun olarak algılayan sektör ulaştırma, en az sorun olarak algılayan sektör ise inşaat oldu.

Proje Lideri ve TÜSİAD Üyesi Avukat Gönenç Gürkaynak tarafından açıklanan araştırmada şu tesbitlere yer verildi:

* Vergilerin yüksekliği, işgücü maliyetleri ve kayıtdışı ekonomiyi daha önemli sorunlar olarak sıralayan iş dünyası, rüşvet ve yolsuzluğu orta derecede önemli bir sorun olarak nitelendiriyor. Ancak katılımcıların yüzde 37’si yolsuzluğun sektöründe sık veya yüksek boyutta olduğunu düşünüyor. Bu ürkütücü bir orandır. Bugünkü durumdan o kadar da rahatsız olmayanlar dahi geleceğe daha karamsar bakıyor.

* Yolsuzluğun nedenleri olarak gelir dağılımında eşitsizlik, kamu görevlilerinin kazanç ve güç elde etme istekleri ile yasal mevzuatın uygulanmaması öne çıkarken; katılımcıların yüzde 60’ı karşı karşıya kaldığı bir yolsuzluğu ihbar etmeyeceğini belirtiyor.

* Katılımcılar buna gerekçe olarak ise, yasal bir ihbar mekanizması bulunmaması, ihbarın sonuç vermeyeceğini düşünmesi, kimliğinin ifşa edileceğinden çekinmesi ve bir ödüllendirme sistemi olmamasını gösteriyor.

 

Ciroların yüzde 15’i rüşvete gidiyor

* Katılımcıların yüzde 20’si kamu görevlilerinin yaptıkları bir iş karşılığında belirli bir vakfa ya da derneğe bağışta bulunmayı, sevap algısıyla yolsuzluk olarak görmezken; yüzde 17’lik kesim de kamu ihalesinde hakedişten kamu görevlilerine pay vermeyi de yolsuzluk olarak nitelendirmiyor.

* Uluslararası araştırmalar şirket cirolarından yüzde 8-15 oranında kaynağın yolsuzluklara gidebileceğini ortaya koyuyor.

* İş dünyasının kafası yolsuzluğun tanımı hakkında kesinlikle karışık. Kanunlara uygun olduğu halde bir iş yaptırabilmek için kamu yetkililerine menfaat sağlanmasını yüzde 4’lük kesim kesinlikle yolsuzluk değildir derken yüzde 10’luk kesim ise pek yolsuzluk sayılmaz diye açıklıyor.

* Türkiye mevzuat açısından yolsuzlukla mücadele edebilecek çerçeveye ve kurumlara ve yapılara sahiptir. Sorun kanunların yetersiz olması değil, uygulamanın eksikliği ve denetimin yetersizliği.

* Ankete katılanlar yolsuzlukla mücadele konusunda yüzde 67-77 oranında dört farklı ortaklaşa eylem türünün yolsuzluğu engelleyebileceğini veya farkındalığı artırabileceğini belirtirken, yüzde 54’lük kısım ise hukuki bağlayıcılık, denetim ve yaptırımının olmasını önemli görüyor.

* Araştırmada özel sektörün kendi içinde hala yapması gerekenler olduğu belirtilirken, şirketlerin yüzde 46’sında etik kurallar belgesi bulunmadığına dikkat çekiliyor.

* Yolsuzluk haksız rekabet ve yatırımcı güvenini sarsıyor. Buna karşılık toplumsal etkisi ise güvensizlik. Ayrıca yolsuzluğun hukuk devletinde uzaklaşılmasına inananların oranı yüzde 63

I

İçselleştirilme ihtimalinden büyük kaygı duyuyoruz

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer “ Anket bize bir kez daha teyit etti, Türkiye’de yolsuzluk var ve yolsuzluk algısı artma eğiliminde” dedi. Yolsuzluğun sadece dönemsel değil, çok uzun zamandır var olduğunu vurgulayan Dinçer, ancak sistematikleştirme ve içleştirilme ihtimalinden de büyük rahatsızlık duyduklarını söyledi. Bugün gelinen durumun tüm toplum kesimlerininin doğrudan veya dolaylı payı olabileceğini düşündüklerini aktaran Dinçer’in konuşmasının satır başları şöyle:

* Siyasi rant veya kişisel çıkar için kamu kaynaklarını kötüye kullanan bazı siyasetçilerin, kendi menfaatleri için adil rekabeti, çevreyi ve içinde bulundukları toplumu hiçe sayan bazı iş insanlarının, etik değerler ile bağdaşmayan ve yolsuzluğu ve rüşveti belirli koşullarda mazur gören anlayışın, bu süreçte payı olsa gerek.

* Bu nedenle bireylerden kurumlara, özel sektör, kamu ve sivil toplumdan toplumun tüm kesimlerine herkes yolsuzlukla mücadelede gerekli iradeyi göstermedikçe ve elini taşın altına koymadıkça başarıyla ulaşmak mümkün gözükmüyor.

* İş dünyası özelinde rüşvet ve yolsuzluk, bir yandan piyasada rekabeti bozarak verimliliği düşürürken, diğer yandan sosyal yapıda uzun süreli hasarlara, hukuk devleti güveninde erozyona ve elbette ülkelerin itibar kayıplarına neden oluyor. Yolsuzluğun neden olduğu bu tür finansal, hukuki ve itibar riskleri yatırımları da olumsuz etkiliyor.

 

OECD: Endişe verici

TÜSAD’ın toplantısına katılan OECD Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu Başkanı Drago Kos,Türkiye’nin 11 yıldır OECD’ye üye olduğunu ancak bu süre içerisinde yolsuzluk ve rüşvetle ilgili tek bir davanın açılmadığını sadece 2 olayla ilgili mahkeme sürecinin başladığını ancak bunların da kısa sürede kapandığını söşledi. Bu durumu endişe verici olarak değerlendiren Kos, “Yüksek devlet yetkililerine getirilen suçlamalar var. Kolluk kuvvetlerinden görevden alınmalar oldu. Bu alanda yeni kanun düzenlemeleri gördük. Herkes bize ne oluyor diye soruyor. özel kişilerin çıkarları ön planda tutulamaz. Bu yargılamaların açık yapılması gerekiyor. Bu durum bizde kaygı uyandırmaya devam ediyor. Yolsuzlukla mücadelede etkin mekanizmalar kurulmalı”dedi.

Kos, ‘4 eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu’nun çalışmalarıyla ilgili yayın yasağı kararı ile ilgili de

“Özellikle bir yolsuzluk araştırma komitesi soruşturmayı yürütürken eğer gizlilik ilkesi varsa... Farklı sebepleri olabilir. Örneğin; dışarıda bunu soruşturmanın veya o soruşturmaya dahil edilen kişilerin imajını ya da prestijini korumak için yapabiliyorlar. Ama bu yapılan araştırma komisyonu çalışmaları neticesinde belli bir sonuç ortaya çıktığında, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Medyanın soruşturmayı yayınlamasının, ele almasının yasaklanması başka bir şey, bir de bunun hiç bir zaman paylaşılmaması başka bir şey” açıklamasını yaptı.

 
27 Kasım 2014 Perşembe 08:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık