Van, Hakkari ve Ankara'dan acı haber: 6 şehit

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Uzungöl'de HES'e protesto

Uzungöl'de HES'e protesto

Çoğunluğunu Uzungöllülerin oluşturduğu bir grup vatandaş, Trabzonspor Kulübü'nün bölgenin önemli turizm merkezlerinden Uzungöl beldesi sınırları içerisinde Hidroelektrik Santrali (HES) yapma kararına tepki gösterdi.

 
15 Mart 2013 Cuma 14:23 
Yorum YapYazdır
 
 
Uzungöl'de HES'e protesto

Haber: Uzung%C3%B6l'e Yap%C4%B1lacak Hes'e Protesto

 

 

Trabzon Valiliği önünde toplanan grup adına açıklama yapan İhsan Özkan, Uzungöl'ün sadece toplumsal hayatının değil, bütün değerlerinin tehdit altında olduğunu savundu. Küresel ısınmaya bağlı gelişmelerden dolayı derelerin ekolojik değerlerinin korunması gerektiğini ifade eden Özkan, suyun satılmasına karşı olduklarını belirtti. HES inşaatları ile Uzungöl'ün doğasının katledileceğini öne süren İhsan, Trabzonspor'un kurmayı planladığı HES'in sporun doğası ve ruhuna aykırı olduğunu iddia etti. Derelere 'HES kelepçesi' takılmasına izin vermeyeceklerini ifade eden Özkan, Trabzonspor yönetiminin kendi kafasına göre davranması halinde taraftarını da kaybedeceğini ileri sürdü.

Grup, HES'leri protesto eden çeşitli sloganlar attıktan sonra olaysız şekilde dağıldı.

 

 

İŞTE AÇIKLAMANIN TAM METNİ

Dünya da eşi benzeri olamayan  floraya sahip. Uluslararası  milli parkları ihtiva eden turizm cenneti Uzungölümüzün sadece toplumsal hayatı değil, hayatı var eden bütün değerleri tehlike altındadır. Küresel ısınmanın gittikçe etkilerini artırdığı, su rejimi düzensizliklerinin her geçen gün,sel,kuraklık,su baskını ve çölleşme olarak envai biçimlerde gözümüzün önüne geldi dünyada, derelerimizin ekolojik değerlerinin korunmamasının sadece bize değil memlekete hatta dünyaya büyük zararları olacaktır. Gittikçe yok olan sularımızın özel kurum veya kişilere devri ise memleketin çoğunluğu için yeni sorunlar yaratmaya gebedir. Doğamızı tahrip ederek parasal zenginliğini artırmayı düşünenlere, onlara destek olanlara, yok olmuş bir tabiatta hayatın mümkün olmadığını, parayla saadet olmayacağını anımsatmayı da vazifemiz sayıyoruz.

Biz bu duygu ve düşüncelerle doğdumuz, büyüdüğümüz, babamızı, dedemizi gömdüğümüz, içinde yaşadığımız toprakların yok oluşu, o topraklarda büyük bir uyumla binlerce yıldır devam eden doğal, tarihsel, kültürel değerlerin sonlanması, anlamına gelecek Hidroelektrik Santralleri yaptırmayacağımızı, memleketin her neresinde olursa olsun Hidroelektrik Santrale, köyünde maden çıkarılmasına, termik santrale ve diğer hayatı gözetmeyen, sadece zenginleri daha da zenginleştirmeyi hedefleyen projelere karşı hayatı savunanların Artvin,Rize,Çayeli,Şavşat,Tonya,ve sayamadığımız  Türkiyemizin birçok bölgesinde bulunan kişilerin kardeşimiz olduğunu duyuruyoruz. Bugünden sonra da kendi topraklarımız başta olmak üzere memleketin yaşanmaz hale gelmesine neden olacak projelerle ellerinden geleni artlarına koymayanların karşısında; anayasamızdan,uluslararası sözleşmelerden hepsinden önemlisi hayatın varlığına karşı yapılan her türlü saldırıya direnişin meşruiyetinden aldığımız güçle, kadim insanlık değerlerini yarına taşımayı vazife sayarak; bizler de tüm kardeşlerimizle elbirliği içerisinde elimizden geleni ardımıza koymayacağız.

 Siz basın emekçileri vasıtasıyla bütün kamu yöneticilerini kendi varlık koşullarını anımsamaya,doğaya karşı açılan savaşı durdurmaya çağırıyoruz. Hayatı ve doğayı savunanlara tüm gücümüzle yanlarında olduğumuzu duyuruyor, halkımızı da memleket yaşanmaz hale gelmeden bu mücadelelere sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Solaklı derelerin üzerinde şu anda 34 adet Hidro-elektrik Santrali projesi planlanmıştır.Ve bunların üç taneside Uzungöl’den yukarı düşünülmüştür. Düşünün ki! yıllardır içme suyu olarak kullandığımız kaynaklar bile artık bize yasak hale getirilecektir.

Zaten öyle sanıldığı gibi çok suyu olan derelerimiz de yoktur. Bizim Uzungöl’de yaşamamızın tek nedeni bu dereler, sular vadilerdir ve turizmdir. Zaten HES’ler sadece bulundukları alanı değil, derenin tüm suyunu, vadisini kapsayacak şekilde 49 yıllığına su kullanım hakkını da alarak adeta elimizi kolumuzu bağlıyorlar. Biz suyun temel insan hakkı olduğunu düşünüyoruz. Satılmasına bu yüzden de karşıyız. Can suyu´ diye tabir edilen ama aslında ´can çekiştirme suyuna´ dönüşecek olan derelerimiz kendi suyuna hasret bırakılacaktır.
Bugün gelinen noktada endüstriyelleşen futbolun gereklerine ayak uydurmakta zorlanan kulüp yönetimleri gelir kaynağı yaratmak için çeşitli yöntemler geliştirmektedir. Bunun son örneği olan HES projesi ise Trabzonspor’un devrimci ruhuna taban tabana zıt bir durumdur. Doğanın enerji adı altında ‘futbolda olduğu gibi ekonomideki baronlarına’ peşkeş çekilmesi Uzungöl ve bölge halkını derinden yaralamıştır.


Trabzonspor Bordo Mavi Elektrik Üretim Şirketi’nin Uzungöl’de kurmayı düşündüğü HES projesi ,Sporun doğasına ruhuna, aykırıdır.Bu projenin renklerine gönül verdiğimiz takımla yan yana anılması güvenimizi zedelemiştir.

Trabzonspor, Türk futbolunda her zaman devrimleri yapan kulüptür ve bu yönüyle diğer Anadolu kulüplerinin yanı sıra İstanbul’a da örnek olmuştur. Futbolun emperyalist güçleri olan İstanbul’un 3 büyükleri, Trabzonspor’un devrimine kadar sömürü düzenlerini kurmuş ve sürdürmüştür. Futbolda Anadolu devrimini yapan Trabzonspor bugüne kadar bu devrimi gerçekleştirdiğindeki ilkelerine sadık kaldığı müddetçe başarılı olmuş, uzaklaştığı sürece de İstanbul’un üç büyüklerinin dümen suyuna girince başarıdan uzaklaşmıştır. Bizleri daha da yaralayan ise Vahşi kapitalist baronların Karadeniz’in derelerine saldırısına Trabzonspor’u da meşrulaştırma aracı olarak kullanmasıdır. Ülke genelin de 2500’in üzerinde HES inşaatı ile Uzungölümüzün de muhteşem doğası katledilirken, yöre halkının kutsallaştırdığı Trabzonspor’un ağzına da bir parmak bal çalarak kendi vurgunlarını örtbas etmeye çalışanların bu taktiği aşikardır. Trabzonspor’un doğayı katledilmesine alet-hatta kalkan edilmesi bizlerin asla kabul edebileceği bir durum değildir. Bizler HES’ten aldığı parayla milyonlarca euroluk futbolcu transfer eden Trabzonspor’u değil,Şenoları,Turgayları, Cemilleri yetiştiren Trabzonspor’u sevdik. Öyle sevmeye de devam edeceğiz. Kurulduğu günden bu yana endüstriyel futbola karşı,çevreci bakış açısı ve ilkeleri doğrultusunda hareket eden Bölge ve Uzungöl halkı,futbolun endüstrileşmesine her zaman karşı çıkmıştır. Bizler futbolu bir amatör aidiyet olarak gören kişiler olarak,
Anadolu devrimini yapan Trabzonspor’umuzu da bu ilkelerimizin bir sembolü olarak gördük ve görmeye de devam edeceğiz.

Siz Sayın Yöneticilerimiz;
İncelemeleri yaptırın. İncelemelerde enerjiden elde edeceğiniz değerden daha fazlasını sağlayacağınız önemli materyaller bulacaksınız. Bugün üretilen elektrik enerjisinin yüzde 15'i dağıtım sırasında kaybedildiği, sadece mevcut iletim hatlarına gerekli bakımı yapılarak ve kaçak elektriğin önüne geçerek, tüm HES'lerin üreteceği toplam enerjinin üç katını tasarruf etmek mümkünken, böylesine küçük bir oran için Uzungölümüzü ve doğamızın ve canlıların yaşam alanının geri dönülmez biçimde tahrip edilmesi kabul edilemez bir gerçektir.Yine Almanya'nın yaptığı yatırımlar sonucunda güneş santrallerinden 20 nükleer santrale eşdeğer elektrik ürettiğini ve bir dünya rekoruna imza atmasına, Bölge İdare Mahkemelerince  HES projelerinin iptali talepli davada mahkemenin verdiği yürütmenin durdurulması kararına rağmen,ne yazık ki kamu yöneticilerini ve yöremize göz dikenleri durdurmaya yetmiyor. Bir taraftan mahkeme kararlarının uygulanması savsaklanırken diğer taraftan yeni HES projeleri ile çıkıyorlar halkın karşısına.

Bizleri daha da yaralayan ise Vahşi kapitalist baronların Karadeniz’in derelerine saldırısına Trabzonspor’u da meşrulaştırma aracı olarak kullanmasıdır. Trabzonspor yönetiminin kendi kafasına göre davranması halinde taraftarını da kaybedecektir. “Trabzonspor Kulübünün yöre halkının isyanını, şehrin doğasını,taraftarın tepkisini hiçe sayarak kendi kasasına girecek olan para üzerinden yaptığı hesap günü gelip tersine döner ve kazandığını sananlar kaybetmeye mahkum olacaklardır.

Güneş bir gün bile boşa doğmuyorsa, milyonlarca yıldır özgürce akmaya devam eden sularımızın da asla boşa akmadığını biliyoruz. O yüzden derelerimize HES kelepçesinin takılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz
 

 

 
15 Mart 2013 Cuma 14:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık