İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Medya Kritik » Utanmadan RTE'nin gizli toplantısına giden "gazeteciler"

Utanmadan RTE'nin gizli toplantısına giden "gazeteciler"

Yurt Gazetesi'nden Cüneyt Ülsever, yandaş medya temsilcilerinin Erdoğan'ın çağrısı üzerine biraraya gelmesi, kamuoyuna kapalı toplantı yapmasını yazı konusu yaptı.

 
18 Eylül 2014 Perşembe 15:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Utanmadan RTE'nin gizli toplantısına giden

Anayasa’da cumhurbaşkanının görevi şöyle tarif ediliyor:

“Madde 104 - Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.”

5411 sayılı Bankalar Kanunu der ki:

“BDDK Bankacılık Kanunun ve mevzuatla kendisine verilen düzenleme ve denetlemeyle ilgili görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Kurumun kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi BDDK kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.”

Cumhurbaşkanı RTE de diyor ki:

“Bankacılığın kendine has kuralları var. Ona göre top oynamak zorundasınız. (Bank Asya’dan) İstediği zaman vatandaş parasını çekebilmeli. Eğer vatandaş parasını çekemez hale gelirse, sermaye rasyosunda ciddi bir kapanma var demektir. BDDK’nın atması gereken adımlar var.

Hangi maddeyi uygular bilemem ama benim de ülkemin birliği, dirliği için bir yere kadar işi takip edip gerekli bilgiyi almam lazım. Takipteyiz. BDDK karar vermeli ve buna göre adım atmalı. Aksi takdirde bunun sorumlusu BDDK olur.”

***

1)Cumhurbaşkanı Anayasa’yı ve kanunları korumakla yükümlü.

2)Kanunlara göre herhangi bir organ, makam, merci veya kişi BDDK kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez. Bir devlet organı olarak BDDK’nın düzenli ve uyumlu çalışmasından cumhurbaşkanı sorumlu.

3)Cumhurbaşkanı Bank Asya’nın BDDK tarafından kapatılması için emir de veriyor, talimat da! Yetmiyor, BDDK’yı tehdit ediyor.

***

Ali Babacan özerk bir kurum olan “BDDK’ya karışamayız” diyor. Mehmet Şimşek aynı minvalde sözler sarf ediyor.

Ama Cumhurbaşkanı başka telden çalıyor.

10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da Anayasa emrettiği halde milletvekilliğinden istifa etmedi. Dokunulmazlık zırhını terk edemedi.

18 Ağustos’ta makama oturduktan 1 ay sonra Anayasa’yı bilemem kaçıncı kez ihlal etti.

***

Aynı cumhurbaşkanı ilk bir ay içinde “bağzı” gazeteciler ile “basına kapalı basın toplantısı” da yaptı! Bu durum dünyada bir ilktir. “Bağzı gazeteciler” da utanmadan ve sıkılmadan basına kapalı basın toplantısını gizlenerek izlediler.

***

Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının (Fitch ve Moody’s) Türkiye hakkındaki değerlendirmelerinin siyasi olduğunu ve bu tavırlarını sürdürmeleri halinde Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan bu kurumlarla ilişkinin kesilmesini isteyeceğini de söylüyor.

Bu sözleri ile doğrudan yürütmeye müdahale etmeye kalktığı gibi belli ki finans kuruluşları ile ilişki kesmesinin kendi kendine çalıp kendi kendine oynamaya benzediğini “böyyük” finans uzmanı Yiğit Bulut bile kendisine anlatamamış. İlişkiyi kessen ne yazar, kesmesen ne yazar. Fitch ve Moody’s Türkiye’yi derecelendirmeye her durumda devam eder. Evinde radyoyu kapatınca ülkedeki radyo yayınları sona ermiyor ki!

***

Öte yanda uluslararası etkin ülkeler RTE daha koltuğunu ısıtmadan RTE’yi yaylım ateşine tutmaya başladılar.

Yabancı gazeteler her gün Türkiye-IŞİD ilişkileri ile ilgili yeni iddialarda bulunuyorlar.

RTE de her gün o gazetelere sövüyor.

Ama ABD’nin gayri resmi görüşünü ifade etmeye memur kişiler gazetelerin iddialarını peş peşe doğruluyorlar. (Riccardone, Henri Barkey.)

Yetmiyor, RTE Obama’dan kendisine yönelik darbe girişiminde bulunduğunu iddia ettiği Gülen’i isterken ABD adına konuşan gayri resmi ağızlar:

“Amerika’da Erdoğan’ın medyası için çalışanlar hariç hiç kimse 17 ve 25 Aralık operasyonlarının bir darbe olduğunu düşünmüyor. Hatta gülüyorlar, bir şey de anlamıyorlar”, diyerek RTE ile dalga geçiyor. (Henri Barkey)

Zaten 17-25 Aralık tapelerine “montaj” diyen ama ortaya çıkıp kendi raporlarını savunacak yürekleri olmayan üfürük bilim adamları (TÜBİTAK) bütün dünyaya rezil olmuş durumdalar. Teknik olarak mümkün olmayan heceden kelime ve cümle üretme zırvalarına dünya bilim çevreleri, nereleri ile olduğunu bilmiyorum ama kahkahalarla gülüyorlar.

***

17-25 Aralık tapelerinde yer alan konuşmaların gerçek olduğunu ve bu dinlemeleri “parelelcilerin” çok daha üzerinde güçlerin yaptırdığını, ayrıca yolsuzluk belgelerinin yurt dışında birilerinin elinde olduğunu en iyi RTE biliyor.

Anayasa/kanun tanımayan pervasız tavrının karakteri/bilgi seviyesi kadar psikolojik travmasından kaynaklandığını da ben, siz, o/biz, siz, onlar biliyor.

 
18 Eylül 2014 Perşembe 15:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık