700 kişinin ölüm emrini veren IŞİD'lı yakalandı

Ana Sayfa » Siyaset » ÜNLÜ NÖROPSİKOLOĞUN ERDOĞAN ÇÖZÜMLEMELERİ

ÜNLÜ NÖROPSİKOLOĞUN ERDOĞAN ÇÖZÜMLEMELERİ

İrlandalı nöropsikoloji uzmanı Prof. Dr. Ian Robertson*, güçlü bir kişisel yayım platformu olan WordPress'te yayımladığı "Türkiye Başbakanı Erdoğan 10 Yıllık Bir Hastalığın Etkisi Altında mı?" başlıklı makalesinde, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 11 yıllık iktidarı süresince ele geçirdiği gücün, beyninde tahribat yaratmış olabileceğine işaret ediyor.

 
21 Haziran 2013 Cuma 11:05 
Yorum YapYazdır
 
 
ÜNLÜ NÖROPSİKOLOĞUN ERDOĞAN ÇÖZÜMLEMELERİ

Robertson yazısında şöyle diyor:

 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 10 yılı aşkın bir süredir iktidarda. Bu süre içinde ülke ekonomisi güçlendi ve uluslararası alanda prestij kazandı.

Güç ve başarı. Bu ikisi, insanlık tarihi boyunca beyinde değişiklik yaptığı bilinen en güçlü haplarıdır. Kaldı ki hiçbir insanın beyni, bu iki ilacın yarattığı değişikliğe karşı direnemez ve bir daha eskisi gibi kalamaz.
Erdoğan’ın Gezi Parkı eylemlerine karşı sergilediği tepkilere bakınca onun da direnemediğini ve beYninin sakatlandığını görüyoruz.

İktidar kokaine benzer

Gücün beyin üzerindeki etkileri kokain benzeri uyuşturucularla benzerlikler taşır: ikisi de beynin ödül ağında dopamin faaliyetlerini arttırarak beynin işlevini belirgin şekilde değiştirir. Bu değişiklikler aynı şekilde korteksi de etkiler ve düşünce şeklinde devasa farklılıklar yaratır. (Ian Robertson’ın kitabı: The Winner Effect: The Science of Success and How to Use It).

 

Kazanma Etkisi, biyolojide güçsüz düşmanlar karşısında birkaç kez galibiyet alan hayvanların, ileride karşılaşacakları daha güçlü hasımları ile girişecekleri mücadeleden büyük bir olasılıkla galip çıkacaklarını ifade eden bir terimdir. Aynı kavram insanlar için de geçerlidir. Başarı beynin kimyasını değiştirir. İnsanların daha iyi odaklanmasına, kurnaz davranmasına, kendine duyduğu güvenin artmasına ve daha saldırgan olmasına yol açar. Ne kadar çok kazanırsanız, sonrasında kazanma şansınız o kadar artar. Ancak bunun olumsuz yönleri de vardır; kazanma alışkanlığı bir süre sonra bağımlılık yaratabilir.
Fakat bu değişiklikler aynı zamanda insanları daha ben merkezci, öz eleştiriye kapalı, daha az kaygılı hale getirir. Ayrıca hata ve yanlışlıkları görme becerisini köreltir. Bütün bunların bir araya gelmesi bir lideri muhaliflerine ve eleştirilere karşı tahammülsüz kılar. İşte Erdoğan’ın eylemcilere karşı sergilemekte olduğu uzlaşmaz ve saldırgan tutumunun altına bu yatıyor. Sosyal medyanın bir “baş belası” olduğu yönündeki görüşlerinin de nedeni büyük bir olasılıkla budur.

Sınırsız gücün nörolojik etkileri

Sınırsız gücün beyin üzerindeki nörolojik etkileri, öz farkındalıktan sorumlu beyin bölgesinin baskılanmasında kendini belli eder. Erdoğan’da bu, muhakeme yetisinin 10 yıllık iktidarı boyunca bozulması şeklinde ortaya çıkıyor.

Genel kanıya göre hiçbir liderin muhakeme yetisi iktidarda bulunduğu 10 yılın sonunda aynı kalmaz; tam tersi büyük ölçüde bozulur. Bunun en güzel örneği Erdoğan’ın son Gezi Parkı eylemlerine karşı gösterdiği tepkidir. Kimse, ama hiç kimse bu nörolojik bozulmaya karşı koyamaz. İşte bu nedenle pek çok ülkede liderlerin iktidarda kalma sürelerinin maksimum 10 yıl ile sınırlandırılmış olması bir tesadüf değildir. ABD ve hatta Çin Cumhuriyeti’nde de bu böyledir.

‘Benden sonrası tufan’

Bu nörolojik değişikliğin güçlü liderler üzerinde yarattığı”kibir”, Fransa’da XV. Louis’nin “apre moi le deluge- benden sonra tufan” sözlerinde vücut bulmuştur. Gücün beslediği bir başka yanılgı da vazgeçilmez olduğu inancıdır. Pek çok siyasi lider, bu hayalin etkisi ile koltuğu bırakmamak adına ülkede büyük bir karmaşayı, hatta iç savaşı bile göze alabilir. Bu liderler ülkelerinin bekası için kendilerine ihtiyaç duyulduğuna içten inanırlar ve bu işi de kendilerinden başka kimsenin yapamayacağını düşünürler.

Hubris Senrdomu ve belirtileri

İngiltere eski Dışişleri Bakanı Lord David Owen, iktidarda uzun süre kalan liderlerin beyinlerinde ortaya çıkan kişilik bozukluğuna işaret eden Hubris Sendromu-Kibir Sendromu () denilen nörolojik bozukluğa dikkat çekiyordu. Bu bozukluğa İngiliz eski başbakanlarından Tony Blair ve Margaret Thatcher’ın da yakalanmış olduğunu iddia ediyordu. Bu ikisi de 10 yıl başbakanlık yapmışlardı.
Owen’in ortaya attığı Kibir Sendromu’nun belirtileri şöyle:
• Dünyayı gücünü göstereceği ve başarı kazanacağı bir arena olarak görme eğilimine yol açan narsisistik yapı
• İmajına ve görüntüsüne aşırı önem verme
• Ülkesinin çıkarlarıyla kendininkileri bir görme
• Konuşurken kendisini “biz” sözcüğü ile tanımlama
• Kendi karar ve yargılarına aşırı güvenme; başkalarının önerilerine veya eleştirilerine katlanamama, küçümseme
• Kendisinin yalnızca Tarihe’e veya Tanrı’ya karşı sorumlu olduğunu düşünme; yargıya hesap verme zorunluluğundan muaf olduğuna inanma
• Gerçeklerden kopma eğilimi ve giderek yalnızlaşma.
• Hubristik Yetersizlik olarak nitelendirilen durumun ortaya çıkması. Bunun nedeni liderin kendine aşırı güvenmesi ve aldığı yanlış kararlar sonucu işlerin sarpa sarması

Böyle bir liderin önderliği ülkeye zarar verir

Robertson yazısını şöyle bitiriyor: “Türkiye Batılı devletler ve Ortadoğu için kritik öneme sahip bir ülkedir. Bu nedenle ülke istikrarının, gücün sakatladığı bir beyin tarafından tehdit edilmesine izin vermemek gerekir. Türkiye’nin çevresi, bu nöropsikolojik hastalığa yakalanmış liderler tarafından yönetildikleri için zayıf düşmüş ülkelerle sarılıdır. Bu nedenle dünyanın bunlara benzer başka bir ülkeye artık tahammülü yoktur..”


*Bilişsel sinirbilimci, klinik psikolog olan Profesör Ian Robertson, nöropsikoloji konusunda uluslararası saygınlığı olan bir uzmandır. Dublin’deki Trinity College’da psikoloji anabilim dalı öğretim üyesi ve Trinity College Sinirbilim Enstitüsü Kurucusudur. Robertson ayrıca İrlanda Bilimler Akademisi’ne seçilen ilk psikologdur.



Kibir sendromuna karşı önlem alınabilir mi?

Kibir sendromu’na yakalanmış insanların tedavi talebinde bulundukları görülmemiştir. Buna karşın depresyon, alkol ile ilgili sorunlar veya aile sorunlarıyla ilgili yardım talebinde bulunabilirler.

Zaman içinde kişilik bozukluklarının tedavisinden olumlu sonuçların alındığını gören kibir sendoromlu narsisistik kişiler, çevrelerinden daha yakın ilgi görebilmek umuduyla psikolojik destek arayışlarına girebilirler.

Aynı zamanda toplumda demokratik beklentiler arttıkça, siyasi liderler toplumun anayasa ile belirlenmiş demokratik sınırlarına çekilmek zorunda kalabilirler. Örneğin ABD liderleri 8 yıllık ile sınırlanmış başkanlık süresi karşısında bir dönem daha aday olma talebinde bulunamazlar.

Gücünün etkisiyle kibir sendromuna yakalanmış siyasi liderlerin ülkelerine verecekleri geri dönüşü olmayan hasarları önlemek için, bunların yaptıklarının hesabını verebilecekleri bir ortamın yaratılması gereklidir. Bu önlemlerden en önemlisi liderin yeniden seçilmesinin önünü kesmektir. Bir diğeri ise iktidarda kalma süresinin sabitlenmesidir. Örneğin ABD liderinin görev süresinin 4 yılla sınırlandırılmasıdır.
Bakanlar kurulunun kibir sendromunu baskılamakta çok da başarılı olmadıkları gözleniyor; bunun en önemli nedeni başbakan tarafından atanmış olmalarıdır. Ancak kuruldan tek bir kişinin istifası bile soruna dikkat çekip, kapalı kapılar ardında neler döndüğünü kamuoyunun bilgisine sunabilir.

Türkçesi: Reyhan Oksay

 
21 Haziran 2013 Cuma 11:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Arslan Bulut
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Beşiktaş
30
18
8
4
62
3
Başakşehir
30
19
5
6
62
4
Fenerbahçe
30
17
9
4
60
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Göztepe
30
12
8
10
44
7
Sivasspor
30
13
5
12
44
8
Kayserispor
30
12
8
10
44
9
Kasımpaşa
30
11
7
12
40
10
Malatyaspor
30
10
8
12
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Akhisar Bld.Spor
30
9
8
13
35
13
Antalyaspor
30
9
8
13
35
14
Konyaspor
30
8
8
14
32
15
Alanyaspor
30
9
5
16
32
16
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
17
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
26.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu081819303345
 
On Numara
23.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02060811171824262933363940434652575960687278
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
25.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu051418263012
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:22
  • Yatsı21:02
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık