CHP Lideri: 'Milli irade diyorsunuz, meclisi satıyorsunuz'

Ana Sayfa » Medya Kritik » Ümit Zileli'den Ahmet Hakan'a Tunceli üzerinden flaş bir yazı

Ümit Zileli'den Ahmet Hakan'a Tunceli üzerinden flaş bir yazı

Ümit Zileli'den Ahmet Hakan’a yanıt : Hadi gelin Dersim’i de Tunceli’yi de tartışalım

 
20 Kasım 2014 Perşembe 11:23 
Yorum YapYazdır
 
 
Ümit Zileli'den Ahmet Hakan'a Tunceli üzerinden flaş bir yazı

Ahmet Hakan isimli muhterem Salı günü köşesinde bir yazı kaleme aldı...

-Ama ne yazı!.

Dersim isyanını onun gibi görmeyenlere, her satırında hakaret eden, tarihi ters yüz eden, Kimseye sormadan özür dileme cüreti gösteren “WikiLeaks belgeli” dostunu savunmak adına milyonlarca insana “gözü dönmüş”yaftası yapıştırabilen, cehaletini, kötü niyetini “kabak gibi” açığa vuran bir yazı diyelim...

-Kısacası pek terbiyesizce bir makale...

* * *

Önce, niçin yanıt verdiğimi kısaca anlatayım...

Yanıt vermeye hakkım olduğu için!.. Öncelikle girişine “Tunceli insanına verdiğim sözü tutmanın iç huzuruyla” ibaresini koyarak yayımladığım“Vur Emri- Bir asteğmenin Tunceli hatıraları” kitabının yazarı olduğum için.. Bu kitap, 1988 yılında, terörün en yoğun olduğu zaman diliminde basıldı. Okumayan Tuncelili azdır. Bir asteğmenin gözüyle, yaşananlar son derece dürüst biçimde, her türlü risk göze alınarak yazılmıştır, üstelik belgeleriyle birlikte!..

Tunceli’nin mezraları dahil, dağında, taşında ayak izim bulunduğu için... Tunceli halkının yaşamını, düşüncelerini, hayata bakışını an be an gözlemlediğim için... Dik duruşlarına, cumhuriyete olan sevgi ve bağlılıklarına hayranlıkla tanık olduğum için... Bir Tuncelili ile evlendiğim, aile yaşamlarına karıştığım ve bundan dolayı gurur duyduğum için... Kızımın en az bir yarısının Tunceli’ye ait olduğunu bildiğim, duyumsadığım için...

-Sanırım bu kadarı yeterli...                         

BAYTAR NURİ, ALİŞER VE SEYİT RIZA...

Gelelim Ahmet Hakan’ın suçlama ve hakaretlerine...

Muhterem, “Hay Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz vicdansızlar”girizgahını yaptıktan sonra, aynen şöyle diyor:

-Velev ki Dersim’de isyan çıktı. Velev ki Dersim’de 30 asker şehit edildi. Velev ki Dersim’e harekat yapmak farz oldu.. Velev ki Seyit Rıza haindi...

Burada biraz duralım. Eski Başbakan’a özenip “Velev ki” sözcüğünü savurganca kullanan bu arkadaşa minnacık bir tarih dersi vermek farz oldu:

-Be muhterem, “Velev ki” diye sıraladığın tüm ögeler doğru.. İstediğin kadar yok say, hepsi belgeleriyle varit...

Evet, Dersim’de çook uzun zamandır altyapısı hazırlanan bir isyan çıktı. Dersim isyanı, taa 1919’da Emperyalizmin tezgahı ile çıkarılan Koçgiri isyanının son halkasıydı... O isyanda öne çıkan üç isim kimlerdi biliyor musun?. Baytar Nuri, Alişer ve Seyit Rıza. Yani Dersim isyanının önderleri!.. Yani, neredeeen nereye!.. Kurtuluş Savaşı esnasında ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarında çıkarılan isyanların hemen tümü aynı amaca hizmet eden, dış destekli hain isyanlardı!..

Evet, Dersim’de askerler şehit edildi. Ancak sayı yanlış.. 30 değil, 199 asker şehit edildi!.. İlk olarak da Atatürk’ün açılışını yapacağı Singeç köprüsünü koruyan karakol basıldı, bir teğmen ve 33 asker hunharca katledildi.

Evet, Dersim’e harekat farz olmuştu. Şeyhler, ağalar Dersim’i yüz yıllardır devlet içinde devlet gibi yönetiyor, o yöredeki zavallı köylüyü maraba olarak, eşkıya olarak kullanıyordu. Cumhuriyetin o topraklara götürmek istediği yola da okula da köprüye de sırf bu düzenleri bozulmasın diye karşı çıkıyordu. Buna rağmen isyana çok sayıda aşiret katılmadı. Askeri harekat, isyana katılanAbasan, Haydaran, Demenan, Kureyşan, Yusufan aşiretlerine karşı yapıldı. Tam 6 bin küsur silahlı asiye karşı yapıldı!.. Yani bu bir savaştı...O Mehmetçiklerin canını alan silahların menşei neydi acaba?. Tabii ki İngiliz, Tabii ki Fransız’dı!. Tıpkı Ağrı isyanlarında, Koçgiri isyanında, Bolu-Düzce, Gerede, Yozgat isyanlarında, Şeyh Sait İsyanında olduğu gibi!.. Yeri gelmişken yazayım; sen ve senin gibilerin “özür” hezeyanından sonra Savcı Sayan isimli muhterem de ekrana çıkıp, “Ağrı isyanlarında da insanlar öldü” deyip, özür dilenmesini istemesin mi?! Bu durumda Cumhuriyet, dış destekle canına kasteden tüm isyanlar için özür dilemelidir, hatta bu da yetmez, Cumhuriyeti kurduğu, aydınlanma devrimini hayata geçirdiği için büyük devrimci Mustafa Kemal, mezarından çıkıp özür dilemelidir mantığı da “özel tarihin” başköşesine oturdu.

-Tebrikler!..

Evet, Seyit Rıza düpedüz haindi!. Daha önce yazmıştım, bir kez daha tekrarlayayım. Seyit Rıza’nın İngiltere Dışişleri Bakanına, Fransızca yazdığı 30 Temmuz 1937 tarihli “3 milyon Kürt yardımınızı bekliyor” içerikli mektubunu, Londra’da, “Public Record Office” arşivinden ben çıkarttım. 28 Haziran 1987 tarihli Nokta Dergisi’ne kapak oldu. Mektubunun altındaki imza şöyleydi:

-Dersim Generali seyit Rıza!..

Kürt ayrılıkçı çevreleri bu mektubu önce şiddetle inkar etti. Olmadı!. Bu kez “Seyit Rıza’nın okuma yazması yoktu. Mektubu Baytar Nuri yazdı”dediler. Sanki Baytar Nuri efendi, Seyit Rıza’nın değil de, İRA’nın danışmanı ve ayrılmaz adamıydı!.. Şu soytarılığa bakın...

İşte birader, senin “Velev ki” diye başladığın soruların kısa yanıtı böyle..

TARTIŞMAK İSTİYORLARSA BEN HAZIRIM

Sıra, “bütün bunlar, günahsız, suçsuz insanların hunharca katledilmesini meşru mu kılar” sorusunda...

Bu ülkenin yurtsever milyonları, bir kişinin bile suçsuz, günahsız yere can vermesi karşısında ıstırap duyar, acı çeker... Bunu her zaman, her yerde, sonuna dek ispatlamıştır da... Tıpkı, Alman faşizminden kaçan Yahudileri kucakladığı, tıpkı acımasızca katledilen, asılan, gençlerin ardından ağıt yaktığı gibi.. Dersim isyanında yapılan üç harekat sırasında, ne yazık ki çok sayıda sivil, kadın, çocuk, yaşlı insanın yaşamını yitirdiği, özellikle ikinci dersim harekatının çok kanlı olduğu ve bu nedenle bölge komutanının görevden alındığı bizzat resmi yazışmalarda mevcut. Bu konuda sizlerden çok evvel,Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu başta olmak üzere birçok devrimci, millici kalem yazdı bunları. Arşivler ortada, açıp okuyabilirsin.. Şimdi sen ve savunmak için cansiperane çalıştığın kişi ve çevrelerin bu isimlerden ayrıldığı noktaya gelelim:

-Başta büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyeti kuran kadroyu “soykırımcı, savaş suçlusu” göstermek için, 2008’de Ermeni dostlarıyla Avrupa parlamentosu kanatları altında hiç utanıp sıkılmadan “soykırım toplantısı” düzenleyen emperyalizmin Kürt işbirlikçileri,“isyan filan yoktu, Kürtleri yok etmek için böyle bir şey uyduruldu”yalanını ortaya attı. Geçen haftaki yazımda anlatmıştım. Bu yalan tutmayınca, “oradaki aşiretler kışkırtıldı” rezilliğine savruldular. Tabii o zaman da şu soru ortaya çıktı: “ öyleyse niçin bir çok aşiret isyana katılmadı?!” Hani, nerede yanıt?..

Mustafa Kemal, 1 Kasım 1936’da, TBMM’de yaptığı konuşmada,“Dersim’deki ağalık düzeni sorunu Türkiye’nin en önemli iç sorunudur” diyordu. Bunun için başta, İsmet İnönü ve Celal Bayarolmak üzere raporlar hazırlandı. 1935 yılında Dersim’e Tunceli adı verildi. Hangi yönetim, soykırım yapmayı düşündüğü bir bölge için binlerce sayfadan oluşan, tutanak, yazışma, telgraf, Bakanlar Kurulu kararı düzenler ve bu arşivleri korur acaba?. Hangi soykırım tasarlayan hükümet, Cumhurbaşkanı’nın da imzasıyla 27 şubat 1938’de Ovacık’ta şehit edilen komutan ve 20 erin veresiye aldığı erzakın parasının yöredeki bakkallara ödenmesi için karar çıkartır acaba? (Sağ olasın Yılmaz Özdil)

Madem soykırım denecek denli bir büyük katliam yaşandı, niçin 1935 sayımında 101 bin olan Tunceli nüfusu, 1940 yılında 94 bin 600 idi?. Çarşamba günü Soner Yalçın’ın Sözcü’deki köşesinde “Dersim değil Tunceli” başlıklı yazısını okumanı öğütlüyorum. Bak, Soner orada ne diyor:

-Tunceli, Ağa’nın, Şıh’ın, Şeyhin/ feodalizmin barınamadığı yer demektir... Tunceli, aydınlanmanın kalesi demektir... Tunceli, 1954 ve 57’de herkes DP’ye oy verirken CHP’ye oy vermek demektir... Tunceli, faşist 1982 Anayasa’sına en çok hayır oyu vermek demektir... Tunceli, CHP’ye genel başkan vermiş şehir demektir... Tunceli, İbrahim Kaypakkaya demektir; Ali Haydar demektir... Tunceli, bir komünisti, bir kadını belediye başkanı yapacak kadar uygarlık merkezi demektir...Tunceli, bağımsızlık, özgürlük, eşitlik demektir... Tunceli, kadın-erkek eşitliği demektir... Tunceli, sevgi-hoşgörü-vicdan demektir... Tunceli “yiğit insanların yaşadığı yer” demektir...

Ve soruyor: Tunceli semboldür. Ya Dersim?..

Bak birader; bir CHP’den çok uzak CHP yöneticisi muhteremi korumak / savunmak / yüceltmek uğruna milyonlarca insana hakaret etmeyi kendine görev edinmiş olan sen, git o çevrelere ya da kişilere söyle; yürekleri yetiyorsa ve de hangi televizyonda, hangi konferans ya da panelde tartışmak istiyorlarsa ben hazırım. İsterlerse seni de “bonus” olarak getirebilirler. Kendine de, onlara da söyle:

-Terbiyesizlikle, hakaretle, küfürle olmuyor, olamıyor...

Bak büyük yurtsever devrimci şair Nazım, “Bir provokatör üzerine hiciv denemeleri” şiirinde, bu türden kaypak zemin üzerinde oynamayı marifet bilenler için ne diyor:

ey marka malı kör provokatör,

Yoktur şimşiri kahrını inkâra niyyetim...

Kokla, çek ve iç,

üzülme hiç...

Billahi cihan bilir ki, sen

kahraman, ulusal muhaliflerimizdensin!

Kokla, çek ve iç

üzülme hiç

…

Hemen azıya alıp gemi

Faşisto- demokrato-liberal

bir jurnal

yazıp

delikanlıyı yere çalmak

ve bir miktarı münasip elden almak

istedin !..

Elden alıp, almamana

karışmam ama

biz,

gölgemizi bile çiğnetmeyiz adama !

...

Okuman lazım evlat.

Evirip çevirmeyi, göze girmeyi, falan filan

bırakıp

okuman...

Bir düşün oğlum,

bir düşün ve benden öğren ki son defa:

FİKİR dediğin şeyin

Karabet ustanın uduna benzemez suratı.

O, ne şapırtılarla çiğnen bir sakız,

ne “Vatan – Silistre”de Abdullah çavuşun tiradı,

ne de “Bir akşamdı”da müteverrim bir bayan ilacıdır.

O, şahlanmış bir kavga atı,

kalın kabzalı bir savaş kılıcıdır.

Bu ata atlayacak yürek

ve bu kabzaya bilek gerek...

 
20 Kasım 2014 Perşembe 11:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:19
  • Yatsı20:59
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık