Son ankette flaş sonuçlar

Ana Sayfa » Siyaset » Üç anketçiden halkoylaması değerlendirmesi

Üç anketçiden halkoylaması değerlendirmesi

Türkiye, otoriterliğin kalıcılaşmasını hedefleyen anayasa değişikliği ile ilgili tercihini bir hafta sonra yapacak. Anketlerin büyük çoğunluğu evet ve hayır oylarının başa baş olduğunu ve sonucu kararsızların belirleyeceğini söylüyor. 1 Kasım seçimlerinde büyük bir başarısızlık sergileseler de herkesin gözü kulağı anketlerde. Peki Türkiye'nin üç önemli araştırmacısı referandum kampanyasını nasıl değerlendirdi.

 
10 Nisan 2017 Pazartesi 06:53 
Yorum YapYazdır
 
 
Üç anketçiden halkoylaması değerlendirmesi

GEZİCİ ARAŞTIRMA GENEL MÜDÜRÜ MURAT GEZİCİ:

- Referandum sonucuna ilişkin bir tahmininiz var mı?

Yaptığımız araştırmada yüzde 53.3 evet, 46.7 hayır görünüyor. Aslında evetçilerin sayısı hemen hemen aynı ama sandığa gitmeyenlerin oldukça yüksek olduğu görünüyor. Türkiye’de 15 Temmuz sonrası milliyetçilik arttı. Muhalefet toplumu konsolide etmekte zayıf kaldı. Merkez sağ seçmen yüzde 70 görünüyor. Referandum sonucunu belirleyecek seçmen kitlesi AKP ve MHP’ye oy vermiş merkez sağ seçmen kitlesi. Muhalefet merkez sağ seçmenin kaygılarını giderecek tutum geliştirmekte başarılı olmadı. MHP tabanının yüzde 55’i, HDP seçmeninin de yüzde 15’i evet veriyor. Sandığa gitmeyen yüzde 15- 17 oranında bir kitle var. Bu seçmen öğrenilmiş çaresizlik yaşıyor, bu seçmene muhalefet umut olamadı. 14 yıllık AKP iktidarının her seçimi kazanması, Erdoğan’ın karizması, muhalefet liderlerine güvenin azalması, kendilerini iktidara taşıyacaklarını ummadıkları için ‘bir oyumla bir şeyi değiştiremem’ dedirtiyor. Sandığa gitmeyenlerin yüzde 55.9 ‘bir oyumla bir şeyi değiştiremem’ diyor. Sandığa gitmeyenlerin yüzde 44’ü genç. Bu gençlerin eğitim, kültür, gelir seviyesi azaldıkça sandığa sahip çıkma, liberal demokrasiye sahip çıkma artıyor. Eğitim, kültür, gelir arttıkça sandığa ve liberal demokrasiye güven azalıyor. Halk Erdoğan’dan korkmuyor. Aksine toplumun çoğunluğunda 15 Temmuz’dan sonra Erdoğan’a güven arttı. Onu doğal bir lider gibi görmeye başladıklarını görüyoruz. 15 Temmuz olmasaydı hayırlar yüzde 60-65 bandındaydı. 15 Temmuz öncesi başkanlığa destek 35, maksimum 37 civarındaydı. Son dönemde ülkenin bekası için, ülkenin daha iyi bir ekonomiye sahip olması için seçmenin ‘evet’ dediği görüyor. Özellikle MHP’nin ‘hem devlet için hem millet için evet’ söyleminin etkili olduğu görülüyor. Özellikle iktidar mensuplarının haç ile hilalin karşı karşıya geldiği, ülkemize haçlı seferinin cephe aldığı söylemi, Papa ve Avrupa liderlerinin bir araya geldiği görüntüleri etkili oluyor. Erdoğan ayrıca 14 yıllık AKP iktidarının hizmetlerini anlatıyor. Yaş yükseldikçe bu propagandaya kabul artıyor. Zaten orta yaş üstü kararsızlık fazlaydı. Bu da o seçmenleri evete itiyor. Seçmenin referandumda oylanacak değişikliği bilme oranı sadece yüzde 55. Yüzde 45’i bilmiyor. AKP’lilerin ise yüzde 80’i referandum içeriğini asla bilmiyor. Erdoğan’ın karizmasından ötürü, ‘o yapıyorsa bir bildiği vardır’ diye oy verenler yüksek bir oranda.

Erdoğan tekrar doğdu

- Kampanyanın yıldızı kim oldu sizce?

Erdoğan, tekrar doğdu. Çünkü MHP’yle ve MHP tabanı ile barıştı. 14 yıllık iktidarı boyunca Türk milliyetçileriyle, ülkücülerle arasına mesafe girmişti. Bunu kapatmış oldu. Referandumun kazananı Erdoğan olacak. Hayır çıksa bile kazanan o olacak. Çünkü milliyetçilerin ona oy verdiği görülüyor. Yüzde 55’inin desteğini alıyor.

- ‘Evet’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

İlk etaplarda sert, kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı söylemler içerdiği oldu. Bu kampanya toplumun 80’i için değil, kararsız olan yüzde 20’si için yapılıyor. Her iki taraf da bu kararsızları sandığa yönlendirmede zayıf kaldı. Sandığa gitmeyenlerin yüzde 75’i hayırcı, yüzde 25’i evetçi.

- ‘Hayır’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

Merkez sağa dokunamayan bir kampanya yürütüldü. Bu kitlenin endişe ve korkularını hayırcılar cevaplayamadı. Hayır kampanyasının başarısı denilebilecek şey, değişikliğin içeriğini anlatması oldu. Ama bunun yanında iktidarın 14 yıllık süreçteki hatalarını hatırlatmaları gerekiyordu. İktidar 14 yıllık hizmetleri hatırlatıyor ama muhalefet hataları hatırlatmaktan kaçındı. Referandumu güvenoylamasına da dönüştürebilirdi, muhalefet bunu beceremedi.

- Kampanya süresince oylarda anlamlı bir değişikliğe neden olan gelişme oldu mu?

Erdoğan’ın Batı’yla yaşadığı kriz sonrasında seçmeni ülkenin bekası için tek çatı altında toplama çağrısı çok etkili oldu. MHP seçmeninin en fazla evet gerekçesi, ülkenin bekası söylemi. İdeoloji ile değil, ‘ülke sevdası’ olarak gördükleri için evet dedikleri görülüyor.

- Erdoğan faktörü nasıl işledi?

Evet ve hayır kampanyalarında liderin olduğu tek afiş Erdoğan’a ait. Hayır afişlerinde hiçbir liderin fotoğrafı yok. Evet kampanyasında Erdoğan faktörü, karizması kullanıldı. Evet logoları ile birlikte taşınarak seçmene mesaj verildi. Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi başarısının bir anlamda PR’ı kullanılarak ivme kazanmasını sağladılar.

 

‘Tek adam tehlikesi seçmeni etkiledi, hayır önde’

SONAR BAŞKANI HAKAN BAYRAKÇI:

- Referandum sonucuna ilişkin bir tahmininiz var mı?

[Haber görseli]

Ben 51 küsur oranında hayır bekliyorum. Sonar’ın yayımladığı raporlarda bu çıktı. Burada 1.7 hata 

payı var. Bu hata payının tamamının evet lehine işlemesi lazım evet çıkması için. Olsa olsa 50.3 hayır çıkabilir. Ben ‘hata payı var, evet lehine de bitebilir’ diye bir şeyin arkasına saklanmak istemiyorum. Bu araştırma 20 gün kadar oldu ama şöyle söyleyeyim: 5 günde bir tekrarlasanız, 10 firmaya da tekrarlatsanız ham sonuç birkaç puan farkla evet önde çıkacaktır. Yüzde 12-15 oranında ‘kararsızım, fikrim yok, cevap yok’ diye görüş belirtmeyen bir kitle var. Biz mesleki olarak bunu orantısal olarak dağıtırız. Diyelim ki 44 evet, 42 hayır çıktı. Orantısal dağıtırsak 53 evet 47 hayır çıkar, matematiksel olarak. Ben neden matematiksel olarak yapmıyorum. Kişisel olarak 1 Kasım seçimlerindeki başarısızlığımızı tekrarlamak istemem. Ben onu orantısal dağıtmıyorum. Çünkü konuşmayan kitle, hatta konuşanların bir kısmı çekindikleri için konuşmuyorlar. Telefonla yapılan anketlerin birçoğunu dinledim. Düşünün 2.5 milyon civarında memur var. Bunların hiçbiri ankette ‘hayır’ demiyor. 5 bin kişiyle yaptığınız bir ankette 250 memur olmalı. Düşünün bunların hiçbirinde hayır çıkmıyor nedense. Bu arkadaşlar bunu göze alamıyorlar. Ben olayı başa baş görüyorum. 49.9’da da kalabilir hayır. 55’lere çıkarsa şaşırırım. 40 yıllık tecrübem bu işin kafa kafaya biteceğini söylüyor.

Tek adam cümlesi

- Kampanyanın yıldızı kim oldu sizce?

Tayyip Erdoğan, her zamanki gibi... Erdoğan kendini dinleten bir siyasetçi. Fakat bu kampanyada Kemal Kılıçdaroğlu’nu da beğendim. Konsept olarak da, tarz olarak da hakikaten başarılıydı. Bazı AKP’lileri muhalif seçmenlerin görmeye bile tahammülü yok ama birçoğu Binali Yıldırım’a sempatik bakıyor. Samimi, sıcak bir siyasetçi.

- ‘Evet’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

Yapabilecek en doğru hedefleri ve konseptleri kullandılar. Ben zaten 6 ay önce referandum gündeme geldiğinde iktidarın hayırcıları PKK ve FETÖ ile bir arada göstereceğini söylemiştim. Doğru yerlerden hamle yaptılar. Bütün bunlara rağmen neden hayır çıkıyor? Hayırcılar başarısız olsaydı bile tek cümleleri insanları çok etkiliyor. “Türkiye’yi tek kişiye teslim etmemek gerek.” Bu söylem bütün konseptleri, reklamları tuşa getirecek, insanları tedirgin edebilecek bir cümle. Muhalefetin en büyük avantajı bu. MHP’lilerin de yüzde 90’ı hayır diyecek. Genel merkezi destekleyen, örgütlü MHP’liler bile hayır diyor.

- ‘Hayır’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

Etkinlikleri fazla olmadı. Medya da yer vermedi. Ben HDP’nin planını çok başarılı buldum. HDP aktif hayır kampanyası yapsaydı, yüzde 57 evet çıkardı. HDP’nin bulunduğu taraf, kaybetmeye mahkûmdu. HDP’nin yapması gereken kendi kitlesine hâkim olmaktı ve bunu yaptı. HDP seçmeninin yüzde 90’ı hayır diyecek.

Denize dökme tepti

- Kampanya süresince oylarda anlamlı bir değişikliğe neden olan gelişme oldu mu?

‘Kontrollü darbe’ hayır kampanyası yapanlara zarar veren bir söylem. Ben de seçmenin çoğu gibi gerçek bir darbe olduğunu düşünüyorum. Yanlış bir söylemdi ama Allah’tan çabuk söndü. “Denize dökme” de benzer şekilde zarar verdi. Ama bütün bunların ötesinde seçmeni etkileyecek olan şey ekonomik durumdur. Turizm bu anlamda çok önemli. Hollanda ve Almanya’yla yaşanan kriz de ekonomik açıdan olumsuz etkileri olacağı için seçmeni tedirgin etti.

- Tayyip Erdoğan faktörü nasıl işledi?

Tayyip Erdoğan faktörü seçmen üzerinde daima olumlu olur. AKP dediğiniz partiden de 15 yıllık bu iktidarın da bir numaralı imza sahibi Erdoğan’dır. Erdoğan’ın üslubu, tarzı, yetenekleri olmasa ne öyle bir iktidar, ne öyle bir AKP ne de öyle bir 15 sene olurdu. Erdoğan kampanyada konuşmasaydı hayır çok daha fazla çıkabilirdi.

 

‘Hayır’cıların performansı yüksekti’

ANAR GENEL MÜDÜRÜ İBRAHİM USLU:

[Haber görseli]

- Referandum sonucuna ilişkin bir tahmininiz var mı?

Başından itibaren düzenli araştırmalar yaptık. Son olarak mart sonu- nisan başı itibarıyla yaptığımız araştırmanın sonuçlarını gelecek hafta alacağız. Ondan önce mart başına ait bir araştırmamız var. Onda evet ile hayırı birbirine çok yakın gördük. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Kararsızlar yüzde 10’lara düşmüştü. Ancak mart başından itibaren birçok hadise yaşandı. Onların etkilerini hafta başında bitecek olan çalışmamızda göreceğiz.

- Kampanyanın yıldızı kim oldu sizce?

Bu kampanyada, diğer kampanyalarda olduğu gibi bir yıldız çıkmadı. Herkes kendisinden bekleneni yaptı. Bir tek şey var: Hayır bloku kendi performanslarının üzerinde bir performans gösterdi.

- ‘Evet’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

MHP’nin birkaç miting dışında kampanya yürüttüğünü söylemek zor. Özellikle bir önceki referandumda gösterdiği performansla mukayese ettiğimizde bu görülüyor. AK Parti’nin birinci başarısı, ocak başında ölçtüğümüzde yüzde 15 seviyesinde olan halkın anayasa değişiklik teklifi ile ilgili bilgi seviyesini yüzde 85’lere yükseltti. Bilgi sahibi olanları artırdı. Bu çok önemli bir başarı, çünkü teklif teknik bir metin. İkincisi, çok tartışmalı olan anayasa değişikliği konusunda seçmeninin büyük çoğunluğunu konsolide etmeyi başardı. Mart başındaki araştırmamızda bunu gördük. O yüzden AK Parti’nin kampanyası amaçlarına uygun yürüdü.

Olumlu dil etkiledi

- ‘Hayır’ kampanyasını nasıl değerlendirirsiniz?

Hayır blokunun performansı yüksekti. İkisinin, yani CHP ve HDP’nin toplam oyu yüzde 35 iken mart başında hayıra destek yüzde 50’ler civarındaydı. Bugüne kadar alışkın olduğumuz negatif kampanya dilinden uzaklaşmaları büyük bir yenilikti. Gerçi HDP, 7 Haziran’da da olumlu kampanya dilini kullanmıştı ama CHP ilk kez bu dili kullandı. Son günlerde açtığı tartışmalara kadar başarılı geldi. Ancak son birkaç gündür, ‘kontrollü darbe’ gibi ‘denize dökme’ gibi açıklamalar şimdiye kadar yaptıklarına tersti. Kampanya tutarlılığı açısından bu söylemlerin yanlış olduğunu düşünüyorum. İki açıklama dışında bir hata görmedim. Kampanya baştan düşündükleri gibi doğru bir stratejiyle yürüdü. Hedef kitle tespiti çok iyiydi. Hangi hedef kitleye nasıl ulaşacaklarını iyi planladılar. Kampanya disiplini içinde son bir haftaya girdiler. Polemiğe girmediler ama son bir haftadaki açıklamalar, bugüne kadarki kampanyayı unutturacak bir durum yarattı. Bunu da anlamak mümkün değil.

Avrupa krizi şanssızlık

- Kampanya süresince oylarda anlamlı bir değişikliğe neden olan gelişme oldu mu?

Ocak - Mart arasında yaşananlar, gelişmeler evet ya da hayır yönünde bir etkiye neden olmadı. Avrupa ile yaşanan gerilimler şanssız gelişmelerdi. Sonuçları nasıl etkileyecek onu yeni çalışmada göreceğiz ama kampanya disiplininden uzaklaşılmasına, konsantrasyon dağılmasına neden oldu. Birkaç hafta ülke anayasayı bırakıp Avrupa ülkeleri ile yaşanan gerilimleri konuştu. Kampanya tutarlılığı yüksek, enformatik tarafı yüksek bir kampanyada odak noktasının dağılması gibi bir etkiye neden oldu. Bunun oylara nasıl etki ettiğini göreceğiz.

- İktidarın ‘FETÖ ve PKK’nin hayır tarafında olduğu’ söyleminin oylarda bir etkisi oldu mu?

Mart başına kadar olmamıştı. O dönemde de o dil kullanılmıştı. Seçmenler kampanya nedeniyle kullanılan ifadeleri ya görmezden geliyorlar ya da hoş görüyorlar. Kampanya nedeniyle öyle söylendiğini biliyorlar.

- Erdoğan faktörü nasıl işledi?

Erdoğan’ın meydanlarda olmasının 7 Haziran’da oyları olumsuz etkilediği kanaatine katılmıyorum. Cumhurbaşkanı referandum için meydana çıkmasaydı ne olurdu? Bu farazi bir değerlendirme olur. Bunu kestirmek çok güç. Kampanyalar başlamadan önce oy dengesi vardı, yüzde 50 yüzde 50 idi. Kampanyaların genel performansı ortalamaların tutunması sağladı. Ben zararı olduğunu düşünmüyorum ama mart başına kadar umulan kadar etkisi de olmadı. Şunu da dikkate almak lazım: Mart başına kadar az sayıda miting vardı. Kampanya henüz başlamamıştı. Ondan önce sahaya inilecek bir ortam da yoktu, kış koşulları vardı. Etkisini yeni çalışmamızda göreceğiz.

 
10 Nisan 2017 Pazartesi 06:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık