Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Siyaset » Tutuklu Enis Berberoğlu’ndan çok önemli açıklamalar

Tutuklu Enis Berberoğlu’ndan çok önemli açıklamalar

Tutuklu bulunan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu avukatları aracılığıyla bir açıklama yayınladı.

 
30 Haziran 2017 Cuma 18:28 
Yorum YapYazdır
 
 
Tutuklu Enis Berberoğlu’ndan çok önemli açıklamalar

Maltepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararına ilişkin, avukatları Murat Ergün ve Yiğit Acar aracılığıyla bir açıklama yayınladı:

14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hakkımda verdiği ceza ile ilgili gerekçeli kararını okudum.
Sayısız hukuki kara deliğe, çarpıtma ve mantık hatasına rastlanan bu karara karşı, avukatlarım üst mahkemelerde gerekli itiraz yollarına başvuracak. Adalet umarım er veya geç yerini bulacak.
Ben ise sadece adil yargılanma ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığını gerekçeli karardan birkaç alıntı ve örnekle ortaya koyacağım.

CUMHURBAŞKANI'NI ULUSLARARASI SAVAŞ MAHKEMESİ'NDE YARGILATMA KASTI İFTİRASI:

Mahkeme diyor ki, ben casusluk yapmışım. Çünkü Cumhurbaşkanı'nı Uluslararası Savaş Mahkemesi'nde yargılatma kastım varmış.
Bu deli saçması cümleyi kararda ve yandaş medyada okuduğumda, inanın, yazanlar ve yayımlayanlar adına utandım.
Ama cezamın ağırlığı ve tutukluluğum bu kasta bağlanıyor.

Ve herkesin anlayacağı dilden açıkça soruyorum:

Cumhurbaşkanı'nı savaş suçuyla yargılatma kastı Mahkeme'nin aklına ilk kez gerekçeli karar yazılırken mi geldi?

Neden bu kadar ağır bir itham son güne kadar ve suç icadı amacıyla tarafımdan saklandı?

– Daha dokunulmazlığım kalkmadan hazırlanan, 18 Nisan 2016 tarihli fezlekede bu ifade yoktu,

– 1 Ağustos 2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekiline talimatla verdiğim ifademde bu kast iddiasıyla ilgili tek soru sorulmadı,

– 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31 Ağustos 2016 tarihinde kabul ettiği iddianamede yine bu konudan söz edilmedi,

– Yine 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hakkımda açılan davayı Can Dündar ve Erdem Gül'ün davasının görüldüğü 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosya ile birleştirme yönündeki gerekçeli kararında bu husus tek kelime ile geçmedi,

– 16 Kasım 2016 tarihli ilk duruşmamda gerçekleştirilen hâkim sorgusunda yine bu kastımla ilgili yakın uzak bir soru veya imaya muhatap kalmadım,

– Hatta Başkanı dahil 3 defa üyesi değişen, içinden bir FETÖ'cü çıkan Mahkeme heyeti bir yana, Cumhurbaşkanı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın müdahil/katılan avukatları da tek bir suçlama yöneltmedi,
Özetle, 8 duruşmada hiç gündeme gelmeyen ve dolayısıyla bana, karşısında hiçbir savunma hakkı bırakılmayan bu iddia, ne yazık ki hakkımdaki cezanın sözde hukuki omurgasını oluşturdu.

Mahkeme sormadığı (sormak istemediği) için, bu iddiaya hak ettiği yanıtı kamuoyu aracılığıyla vermek zorundayım:

“Hayır, Cumhurbaşkanı'nı veya herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını yabancı yargıçlara yargılatma gibi bir kastım ve niyetim asla yok, hiç de olmadı.
Türkiye'de görüş ve üslup farklılıkları nedeni ile ayrı düşebilir, sorun yaşayabiliriz. Ama bu sorunların çözümünde yabancı güce asla yer yoktur. Yabancı hukukun topraklarımızda egemenliği ancak ülkenin işgali ile mümkündür.
Ülkenin bağımsızlığını savaş alanında kazanan kurucu kadroların partisinde siyaset yapıyorum. Logosunda Atatürk resmi olan ve “Türkiye Türklerindir” ibaresini taşıyan bir gazeteyi yıllarca yönettim. Ülkemin işgale uğrama tehlikesi sadece ihtimal olarak belirdiğinde bile tarafsız, kayıtsız kalamam, mücadelemi, gücüm yettiğince savaşımı veririm.”

MAHKEME DELİL KARARTTI

Mahkeme'nin gerekçeli kararında, MİT Tırları haberinin Cumhuriyet'ten önce çıktığı tek yayın organı olarak Aydınlık Gazetesi gösterildi, gerçek saklandı.

Çünkü ben, TBMM'deki 21 Temmuz 2014 tarihli MİT Tırları konulu basın toplantısını ve ertesi gün bu haberin fotoğraflı olarak ayrıntılı şekilde çıktığı 12 ayrı gazeteyi (Aydınlık, Birgün, Bugün, Cumhuriyet, Sözcü, Evrensel, Habertürk, Milliyet, Hürriyet Daily News, Özgür Gündem, Taraf, Zaman) Mahkeme'ye kanıt olarak sundum. Hem de 2 kez. 16 Kasım tarihli ilk ve 14 Haziran tarihli son duruşmada.
Ayrıca gerekçeli kararda, haberi daha önce basan Aydınlık Gazetesi hakkında açılan soruşturma ve bu nedenle Aydınlık Gazetesi'nin yöneticisinin alınan ifadesinde geçen “Haberi Suriye politikasını eleştiri amacıyla bastık. Cumhuriyet Gazetesi bizden 1.5 yıl sonra yayınladı.” diye özetlenebilecek açıklamasına hiç değinilmedi.
Mahkeme bu tutumuyla delil karartmış oldu.

SİYASİ SORUMLULUK NE DEMEKTİR?

Hakkımda fezleke hazırlandığına dair haberler medyaya sızdırılınca, bir soru üzerine, meseleyi “Medya Özgürlüğü” davası olarak gördüğümü söyledim ve ekledim, “Eski bir gazeteci ve yeni bir siyasetçi sıfatıyla bu haberin siyasi sorumluluğunu üstleniyorum.”

16 Kasım'daki ilk duruşmada kıdemli üye hakim bu ifadeyi ayrıntılı şekilde hatırlattı ve “Hukuki kastınız var mı?” diye sordu. Aynen şu yanıtı verdim.
“Can Dündar’ın ya da Erdem Gül’ün davasında bu meselenin bir medya özgürlüğü davası olduğunu düşünüyorum, bir ifade özgürlüğü davası olduğunu düşünüyorum, halen de efendim öyle düşünüyorum. Benim şüpheli sıfatıyla karşınıza çıkmam bu konudaki tavrımı değiştirmiş değil. Bunun ötesinde bir amacı yoktur bu söylediklerimin, bir anlamı yoktur.”
Mahkemedeki bu açık ifademe rağmen sözlerim gerekçeli karara, kısaltılıp çarpıtılarak tek cümle şeklinde girdi:
“31 Mart 2016 tarihli Cumhuriyet’in internet sitesine verdiği bir demeçle, haberin tüm sorumluluğunu almaya hazır olduğunu ifade etmiştir”

Sonuç olarak, sadece bu birkaç örnek bile Mahkeme'nin siyasi kastına kanıttır. Her kumpas gibi hakkımda verilen karar da bir gün gerçekler karşısında çökecektir.

Saygılarımla,
Enis Berberoğlu

 
30 Haziran 2017 Cuma 18:28 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık