Van, Hakkari ve Ankara'dan acı haber: 6 şehit

Ana Sayfa » Güncel » Türkmenler IŞİD zulmünü anlattı

Türkmenler IŞİD zulmünü anlattı

Türkiye’ye sığınan Türkmenler, dünyaya dehşet salan IŞİD’in kontrolü altındaki yaşamı ilk kez anlattı.

 
12 Mart 2015 Perşembe 06:49 
Yorum YapYazdır
 
 
Türkmenler IŞİD zulmünü anlattı

Sınırımızda 4 yıl önce başlayan savaş, Musul’un Haziran 2014’te IŞİD’in eline geçmesiyle yeni bir hal aldı. Dünya, IŞİD ile birlikte ‘terör devleti’ tanımını tartışmaya başlarken, bu devletin içindeki yaşam ise dışarıya sadece vahşet görüntüleri ile yansıdı. Biz onları uzun sakalları, kara çarşafları, turuncu tulum içindekilerin kafasını kesen görüntüleriyle tanıdık. Ama ilan ettikleri devletin sokaklarını, okullarını, kurallarını onlarla 8 ay boyunca yaşayanlar ilk defa anlattı.

Kimya yasak Okullarda yasaklanan kimya dersinden, her türlü teknolojiyi kullanan IŞİD militanlarının “bir kadın ekrana çıkar” diye televizyonu sadece dinlediğine; IŞİD pazarlarında “domates ve salatalığı” aynı poşete koymanın yasak olduğundan; Türk tavuklarının “helal”, İran tavuklarının “haram” ilan edildiğine; Kuran üzerine yeminle başlayan hukuk sistemlerinden, verilen cezaların ağırlığına göre işleyen Küçük ve Büyük Mahkemeye; “dipsiz infaz kuyularından”, Türkiye’ye kaçış için IŞİD’in de haberdar olduğu kaçakçıların rotasına; maaliyeti kişi başı 1200-1300 dolara varan “kaçış yolculuğuna” kadar o zorlu yolculuğu savaştan son kaçanlar anlattı...

 

Operasyon bekleniyor

Sığınmacı Suriyeli ve Iraklılara her geçen gün yeni Kürtler ve Ezidiler eklenirken, Türkiye’ye son günlerde en çok Türkmenler geliyor. Çünkü artık Musul’da IŞİD’i yok edecek büyük operasyon için gün sayılıyor. Ve o kaçışın tanıkları, Türkmenler, IŞİD’li yaşamı, zorlu kaçışı anlatıyor.

Türkmenleri, yemek, sağlık ve giyim yardımlarını aldıkları, zaman zaman 1-2 gece konakladıkları, Türkmen vakıf ve derneklerinde bulduk. Ankara’da sayıları çok, her geçen gün de artıyor. Başkentteki Türkmen nüfusunun 16-20 bin olduğu tahmin ediliyor.

 

Akrabaları hâlâ orada

Konuştuğumuz Türkmenler isimlerini ve yüzlerini gizliyor. Bir “mülteci” olarak korkuyorlar. Çünkü birçoğunun yakın ve uzak akrabaları hala IŞİD’in kontrolü altındaki kentlerde yaşamaya çalışıyor. Bir de bir şekilde tekrar dönmeleri gerekirse IŞİD yönetiminin devamı halinde IŞİD tarafından, son bulması halinde de rejim tarafından cezalandırılmaktan endişeleniyorlar.

 

Bir sigara bir parmak

IŞİD’in işgalinin hemen ardından ilk kural 5 vakit namaz. Namaz vakitlerinde Musul, Tel Afer ve Rakka sokaklarında hareket kalmıyor. Tüm dükkânlar mecburen kapanıyor. Tüm Iraklılar, camilerde toplanıyor. Camiler, IŞİD kurallarının ilk tebliğ edildiği asıl mekân. IŞİD ile “kelleyi kaybetmeden, kırbaç veya sopa yemeden ya da elini kestirmeden” yaşamanın altın kuralları camilerde duyuruluyor. Tel Afer’den bir hafta önce gelen Türkmen bir ailenin ortanca oğlu, IŞİD sokaklarında internet kafeye gidebildiğini dile getiriyor. Annesi, “Çocuklara okullarda ya da sokaklarda, pazarda CD dağıtıyorlar, o CD’lerde nasıl yaşanacağı, cezalar anlatılıyor. CD’lerin bazılarında kafa kesme görüntüleri de var ama ben hiç görmedim” diyor.

Anne, “Her yerde, hastanede, pazarda, sokaklarda asılı ilanlar var. Kitaba vuruyorlar. Orada yazıyor” derken, baba söze giriyor: “Elden ve dizden ötesinin görünmeyeceği bir kıyafet giyileceğini getirip gösterdiler. Terzilere de örnek kıyafetleri gösterdiler”.

 

Dar pantolonun diyeti 80 ‘celde’

Kadınlar gibi erkekler için de giyim - kuşam kuralları var. Kot yasak. Kumaş pantalon için “bolluk sınırı var.” Erkek Iraklıların, sokaklarda dar bir kumaş pantolonla gezmeleri yasak. Bir Iraklının dar bir pantolonla yakalanmasının cezası ise “80 celde.” Celde, dini yönetimlerde cezalandırmak için kullanılan kırbaç veya sopa. Darlığın ölçüsünü, pantolonlarını çekip yeterince tutulacak yer olması gerektiğini göstererek anlatıyorlar. Ama üstlerine giydikleri dar montlara bir kısıtlama yok!

 

IŞİD’e katılım ‘kafa yıkamayla’

Mahalleden IŞİD’e katılım oldu mu? Evet, diyor bir elektrik teknisyeni. “14-15 yaşlarında çocukların kafalarını yıkıyorlar. Sonra onlar örgüte katılıyor. Ayda 500- 600 lira para veriyorlar” diye anlatıyor. Yani isteyenler için IŞİD’e katılım kapısı açık!

Yanıt, IŞİD egemenliğinin sınırlarını gösteriyor. “Sokakta rahat rahat yürünebiliyor. Taksilere binebiliyoruz. Ama akşam saat 8’den, 9’dan sonra çıkılmaz. Kadının tek başına sokağa çıkması gündüz de yasak. Yanında bir erkek şart” diyorlar. Kara çarşaf kadınlar için zorunlu. Ama IŞİD’lilerin pantolonları üzerine giydiği siyah entariler onları diğerlerinden ayıran bir forma.

 

Sakal keyfiyet

IŞİD’in en bilinen yasağı sigara. “Sigara ile yakalananın işaret parmağı kesiliyor. İlk yakalanışta ceza, sokakları temizlemek. Belki kırbaç veya sopa. İkinci defa yakalanınca parmak gidiyor.”

Yerli halk IŞİD’liler gibi sakal bırakmak zorunda değil. “Berberler kapalıydı” diyen ailelerin yanı sıra “Sakal keyfiyet. İstersen sakal bırakabiliyorsun. Ama ben tıraş oluyordum” diyenler çoğunlukta. “Sinek kaydı” traş ile IŞİD egemenliğinde yaşamak da mümkün. Elektrik teknisyeni olduğunu söyleyen sığınmacı, “1 adamı yakaladılar. Hırsızlık yapmış. 80 celde ceza verildi. 40’ı milletin önünde yapıldı. Dergizliye Meydanı’nda. Kalan 40’ı kendi evlerinde” diyor, IŞİD’in kaçanların evlerine el koyduğunu ve kendi evinin de onların elinde olduğuna işaret ediyor.

 

Ya kadın çıkarsa...

Elektrik teknisyeni IŞİD’li yaşamadan kesitler anlatmayı sürdürüyor: “IŞİD’den sonra işime devam ettim. Bir televizyon ya da elektrik sorunu çıktığında çağırıyorlardı. Evlerine girdim. Aynı bizim evlerimiz gibi. Evlerinde televizyon var. Uydu yayını alıyorlar. Ama izlemiyorlar, dinliyorlar. ‘Ya kadın çıkarsa’ diye....

Türkmen ailenin, annesi ve çocuğu ile sohbetimizde, televizyon izlediklerini ve tercihlerinin de Türk kanalları olduğunu anlatıyor. Anne “Samanyolu, Kanal 7, Kanal D, Star TV... hepsini izleyebiliyorduk...” diyor. Ama televizyon sadece evlerde, tıpkı IŞİD’in yasakladığı müzik gibi. IŞİD’in hâkimiyetiyle birlikte düğünlerde müzikler son bulmuş, yerini sadece yemek yenen toplantılara bırakmış.

 

Domates dişi hıyar erkekmiş!

Enerji jeneratör uyanıklarından IŞİD sokaklarının bir kuralı, artık ayrıntının ayrıntısı olduğu için gülerek anlatıyorlar, ama sistemi gösteriyor: “Pazara gittiğimizde 1 kilo domates ile 1 kilo salatalığın aynı poşete girmesi yasak, çünkü biri dişi, biri erkek. Ayrı ayrı konulacak poşete. Sözde domates kadın, hıyar erkektir.” Musul’u işgalinin ardından ilk günlerde fiyatların ucuzladığını hep bir ağızdan anlatıyorlar: “Çünkü IŞİD, kaçan Musulluların evleri ile birlikte hayvanlarına da el koydu. Bir kilo et 14 dinardı, IŞİD gelmeden önce, sonra 6 dinara kadar düştü. Ekmek çok ucuzladı” diyor Teknisyen ve ekliyor: “IŞİD ile birlikte 6 ay yaşadım. Her akşam et yiyebiliyordum. Burada yok...”

Değişimi anlatmak için söze arkadaşı giriyor: “Ama ilk günlerdeki bolluk son buldu. Şimdi artık sıkıntı başladı. Özellikle de ilaç bulunmuyor. Zaten doktorlar, hemşireler de birer birer kaçtı.”

Abisi bir zamanlar Musul’da doktorluk yapan Emir ekliyor: “Doktor bir hata yapsa, azıcık gecikse kırbaçlıyorlardı, onlar da kaçtı tabii.”

 

Türkiye'de tedavi ediliyorlar

IŞİD’e dair bilgi almanın en sağlam yolu, örgüte katılmayan ama onların birlikte çalıştığı uzmanlar. O devlet memurlarından biri “IŞİD militanı yaralıysa tedavi nasıl oluyor” sorusuna yanıt veriyor: “Türkiye sınırına kadar arabayla getiriyorlar. Bu sırada Türkiye’den de birilerine haber veriliyor. Arabalar sınırda bir araya geliyor. Yaralı Türkiye tarafının arabasına bindiriliyor. Sınırın neresinde birleşildiyse, en yakın hastaneye götürülüyor.”

 

Enerji jeneratör uyanıklarından

Bazı Türkmen Sünni aileler IŞİD’den değil, hava saldırılarından kaçıp Türkiye’ye geldiğini ısrarla vurguluyor. Koalisyon güçlerinin müdahalesi biterse döneceğini ekliyor. Konuştuğumuz bir Musullu aile, IŞİD üzerindeki olumlu düşüncelerini, örgüt ile Saddam dönemini karşılaştırmaya kadar götürüyor. Sünnilerin IŞİD ile problemlerinin olmadığını dile getiren baba, “Saddam dönemi gibi yaşıyorduk” diyor. Ama o günlerden bu yana değişmeyen tek şey, Musul’da, Tel Afer’de yaşanan elektrik sıkıntısı. IŞİD hâkimiyetindeki hayat, jeneratör elektriği ile destekleniyor. Ama “jeneratör uyanıkları” da var. “Zengin olanların jeneratörleri var. Amper başı fiyatla satıyorlar” diyorlar.

 

Çocuktan cellat yaptılar

Kapana kısılan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), yenilgilerini propagandayla çevirme geleneğini dehşetengiz bir infaza imza atarak sürdürdü. Son infaz videosunda, İsrail istihbarat servisinin casusu olmakla itham edilen genç bir İsrail vatandaşı Arap militan, 12 yaşlarındaki bir çocuğun kurşunlarıyla can verdi.

13 dakikalık video, Doğu Kudüs’ten 19 yaşındaki kurban Muhammed Said İsmail Musallam’ın İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet tarafından eğitilip IŞİD’in silahları, üsleri ve Filistinli militanları hakkında istihbarat toplaması için gönderildiği “itirafıyla” başlıyor. Turuncu tulum giydirilmiş olan kurban, üniformalı küçük bir çocuğun açtığı dört el ateşin hedefi oluyor.

 

Yine Türkiye bağlantısı

Genç militanın Doğu Kudüs’te Yahudi yerleşimi Neve Yaakov’da yaşayan babası Muhammed Musallam konu ilk gündeme taşındığında oğlunun masum olduğunu söylemişti. Baba, oğlunun 4 ay önce Türkiye’ye gittiğini daha sonra erkek kardeşine IŞİD’e katılmak üzere Suriye’ye gitmeyi planladığını söylediğini aktardı. Baba, Rakka’dan kendilerine son telefonu açtığında ise eve dönmek istediğini söylediğini belirtti.

İsrail yönetimi, söz konusu militan için casusluk iddiasına yorum yapmazken Şin Bet sözcüsü Musallam’ın “kendi arzusuyla” evinden ayrılarak Türkiye’den Suriye’ye geçip IŞİD’e katıldığını söylemekle yetindi.

 

Kameraman Türk

IŞİD’den Türkiye’ye firar eden bir militan,“Cihatçı John” lakaplı Muhammed Emwazi’nin Batılı esirlerin kafasını kestiği videoları bir Türk’ün çektiğini söyledi. Sky News’a konuşan “Salih” kod adlı eski cihatçı, yabancı esirleri “Endişelenmeyin, sadece video çekiyoruz, hükümetiniz Suriye’ye saldırmasın istiyoruz, siz misafirimizsiniz” diyerek sakinleştirdiklerini anlattı.

Duygu Güvenç/Sinan Tartanoğlu/Cumhuriyet

 
12 Mart 2015 Perşembe 06:49 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık