Akşener liderliğindeki parti kuruluşunu açıklıyor

Ana Sayfa » Güncel » Türkiye'nin önüne ne koyulacak?

Türkiye'nin önüne ne koyulacak?

Türkiye ve ABD arasında yaşanan vize krizi ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. ABD'den bir heyetin vize krizinin çözümü için Türkiye'ye geleceği iddia edildi. Bu arada Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Türkiye ile ABD'nin vize işlemlerini karşılıklı olarak askıya almasıyla ilgili, "İki ülke arasında, temsilcilerin bir araya gelip bu konu üzerinde çalışmaları kararı alındı ve bu karar gereği önümüzdeki günlerde bir araya gelinecek, çalışılacak ve sonucuna göre de bir adım atılacaktır" dedi.

 
12 Ekim 2017 Perşembe 08:51 
Yorum YapYazdır
 
 
Türkiye'nin önüne ne koyulacak?

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet, vize kriziyle ilgili görüşmeler için önümüzdeki hafta Türkiye'ye gelecek. NTV'nin aktardığına göre, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgilere göre heyete Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Johnathan Cohen başkanlık edecek. Krizin çözümü için Türkiye'nin ABD'ye ortak bir komisyon kurulmasını teklif ettiği belirtildi.

KRİZ PERDE ARKASI

Ankara ile Washington ilişkileri tarihindeki en sıkıntılı dönemlerinden birinden geçerken patlak veren vize restleşmesinin arkasındaki detaylar ortaya çıkmaya başladı.

BAŞBAKAN YARDIMCISININ AÇIKLAMALARI

 

Bekir Bozdağ'ın konuşmasının satır başları şöyle:

 

Dün Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı bir telefon görüşmesi yaptılar. Ve son gelişmeleri değerlendirdiler. Ve bakanımızdan benim aldığım bilgiye göre oldukça yapıcı bir karşılıklı görüşme gerçekleşmiş oldu.

 

'ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ADIM ATILACAK'

 

Bundan sonraki süreç, görüşmede planlandığı gibi işleyeceğini tahmin ediyorum. İki ülke arasında temsilcilerin bir araya gelip bu konuda çalışma kararı alındığı ve önümüzdeki günlerde bir araya gelinecek. Çalışılacak ve önümüzdeki günlerde adım atılacak.

 

Bizim beklentimiz bu krizin hem Türkiye'nin hem de ABD'nin lehine olmadığı yönündedir. İki ülkeye de bu kriz zarar vermektedir.

 

İlişkiler daha önce de pek çok sınamadan geçti. İki ülke birlikte çalışma kararı alındı.

 

'AVUKATIYLA GÖRÜŞTÜRÜLDÜ'

 


Bizim hukuk sistemimizde bir kişi gözaltına alındıktan sonra, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildiğinde avukat bulundurulması kanunen zorunludur. OHAL olduğu için belli süre görüştürülmüyor. Ama sonra görüştürülüyor.

 

25 Eylül'de gözaltına alınıyor, 4 Ekim'de tutuklanıyor. Ve 8 Ekim'de vizeyle ilgili karar çıkıyor. 25 Eylül'de ABD elçiliğinin haberi var. 4 Ekim'de de haberi var.

 

İkincisi, bizim hukukumuzda savcı ve kolluk avukat olmadan herhangi bir kişinin ifadesini alamaz. Hem polisteki ifade avukat huzurunda, hem de savcılıktaki ifadesi avukatı huzurunda alınmıştır. Sulh cezadaki ifadesi de avukat huzurunda yapılmıştır.

 

'İSTEDİĞİ ZAMAN GÖRÜŞEBİLİR'

 

Zannedersem bu konuda bir bilgi eksikliği var. İkincisi de avukatlarıyla istediği zaman görüşebilir. Kendi özel avukatı da olabilir. O avukat da istediği zaman müvekkiliyle görüşebilir. Buna engel yok. Ama bugüne kadar herhangi bir avukat görüşme talebi, ifadede hazır bulunan avukat dışında görüşme talebi olmamış. Ailesinden de bir talep olmamış. Ailesine de bu bildirilmiştir.

 

Büyükelçi çalışanının avukatı ve ailesiyle görüşmesine herhangi bir engel yoktur.

 

İfade sırasında avukat var, sulh ceza hakiminde avukat var. Ama bu ifade sırasındaki avukat dışında ayrıca bir avukatın görüşme talebi olmamış. Ailesinin de bir görüşme talebi olmamış. Savcılık ailesine de 'sizin görüşme hakkınız var' diye bilgilendirme yapılmış.

 

'BİLGİ SAHİBİ OLMANIN YOLU BELLİDİR'

 

Bu kişi bir Türk vatandaşı. ABD Büyükelçiliği'nin bildirdiği diplomatik kişiler arasında ismi de geçmemektedir. Diplomatik bir bağışıklığı da bunun yok. Herhangi bir Türk vatandaşına suç isnadı yapıldığında, aynı usule göre soruşturma yapılmıştır. ABD Büyükelçiliği'nde çalıştığı için negatif ayrımcılık yapılması söz konusu değil. Yürütülmesi gereken soruşturma yürütülmüştür.

 


Kaldı ki bu konuda bilgi sahibi olmak istediğinde Sayın Büyükelçinin bunun yolu bellidir. Gazetecileri toplayıp açıklama yapmak değil. Yapılması gereken nedir? Dışişleri kanalıyla müracaat edilir. Ziyaret talep edilebilir. Avukat gönderebilirler, avukatı onlarla konuşabilir, dosyaya bakabilir. Bunun yolu, diplomatik usulüyle de bellidir. Bunları işletmesi lazım.

 

Yani medyayı toplayıp burada bir intikam düşüncesi var gibi açıklama yapmak değil. Dışişleri üzerinden, Adalet Bakanlığı üzerinden talep de bulunabilir. İlgili yerel çalışanla görüşebildiği gibi, büyükelçilik kendi avukatını gönderebilir. Avukat da bu bilgileri, dosyadaki delilleri alabilir. Yani bizim hukukumuz bunların hepsine izin veriliyor. Normal olan bu izinlerin büyükelçilik tarafından takip edilmesidir.

 

'SAYGI SINIRLARINI AŞAN BİR DİL KULLANAMAZ'

 

Bir büyükelçi, hükümet ve bakanlar hakkında böyle bir üslupla saygı sınırların aşan bir dil kullanamaz. O ülkenin içişlerine karışma amacı taşır. Diplomatik nezaketle de bağdaşması mümkün değildir. 'İntikam' düşüncesi hükümette veya herhangi bir bakanda olması mümkün değildir. Büyük bir saygısızlıktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

 

'SAKLAMIYORUZ' DİYE AÇIKLAMA YAPTI. BU BEYANA İTİBAR ETMEMİZ GEREKİYOR

 

(İfadeye çağırılan bir kişi daha var. ''Amerika misyonlarında değil'' açıklaması geldi. Bu kişinin nerede olduğuna ilişkin bilgi var mı sorusuna) Bu sorunun esas muhatabı biz değiliz. Bunun asıl muhatabı büyükelçidir. Yani başkonsoloslukta veya herhangi bir yerde böyle bir kişinin olup olmadığına ilişkin bir soruyu oraya sormak lazım. O da 'saklamıyoruz' diye açıklama yaptı. Biz bu beyana itibar etmemiz gerekir. Onların açıklaması bu yönde...

 

Tabi güvenlik güçlerimiz hakkında yakalama kararı bulunan kişiler için Türkiye'nin her yerinde arama görevini yerine getirecektir.

 

 

 

 
12 Ekim 2017 Perşembe 08:51 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1853 - Kırım Savaşı başladı.
1911 - Trablusgarp savaşında İtalyan yüzbaşı Carlo Piazza, Bingazi'deki Osmanlı siperleri üstünde tarihin ilk askeri keşif uçuşunu gerçekleştirdi. Piazza daha sonra ilk askeri amaçlı hava fotoğrafını da çekti.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi başladı.
1915 - New York'ta 25-30.000 kadın oy hakları için 5. ci caddede yürüyüş yaptı.
1926 - Sovyetler Birliği'nde Leon Troçki ve Grigoriy Zinoviyev, Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden çıkarıldı.
1929 - New York Borsasında hisse senetlerinin değerindeki sürekli düşüş yavaş yavaş paniğe yol açmaya başladı (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ilk işaretleri)
1940 - Efsane futbolcu Pele, Brezilya'da dünyaya geldi
1946 - Birleşmiş Milletler, ilk genel toplantısını New York'ta yaptı.
1954 - Almanya'nın NATO'ya girişiyle ilgili Paris Antlaşması imzalandı.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı. Bütün ülkeye yayılan gösterilerde, isyancılar Sovyet birliklerinin çekilmesini istediler.
1960 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 27.754.820
1965 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hükümeti kurma görevini Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verdi.
1972 - Zonguldak'ta iki ayrı kömür ocağında grizu patlamasında 20 işçi öldü, 76 işçi yaralandı.
1973 - ABD başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı ile ilgili Oval Ofis ses kayıtlarını mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.
1981 - Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı.
1983 - Beyrut'ta Amerikan ve Fransız barış gücü karargahlarına patlayıcı yüklü kamyonlarla intihar saldırısı yapıldı. 241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.
1993 - Karun Hazinesi, 28 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:14
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:07
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık