Erdoğan'dan çok önemli Irak ve Suriye açıklaması

Ana Sayfa » Medya Kritik » Türkiye'nin bugün yaşadıklarını 48 yıl önce başka bir ülke de yaşamıştı

Türkiye'nin bugün yaşadıklarını 48 yıl önce başka bir ülke de yaşamıştı

Odatv'den Müztaz İdil'in yazısı

 
21 Mart 2016 Pazartesi 23:03 
Yorum YapYazdır
 
 
Türkiye'nin bugün yaşadıklarını 48 yıl önce başka bir ülke de yaşamıştı

Bugün doğal olarak tüm gazeteler, sosyal ve diğer medya dün İstanbul’un merkezi sayılan İstiklal Caddesi’ndeki patlamayı yazdı.

Artık terörden şaşkın hale gelmiş halde bir birimize olayın analizini yapmaya, bazı çıkarsamalarda bulunmaya çalışacağız. Okur konumundaki insanların çoğu da son iki-üç aydır durmaksızın yükselen terör şiddetinin arkasında ne olduğunu, daha da önemlisi ne zaman sonlanacağını öğrenmeye çalışacak.

Müthiş bir depresyon içinde insanlar ve umutsuzluk her yanı sarmış durumda.



Belki de sırf bu nedenle, bu yazımda İstanbul’daki patlamaya hiç değinmeyip, bambaşka, ama günümüzle doğrudan ilişkisi olan bir başka konuyu anlatmaya çalışacağım.

2. DÜNYA SAVAŞI SONRASI FRANSA

1 Haziran 1958’de Fransa’nın efsanevi II. Dünya Savaşı kahramanı De Gaulle’ü, “Bakanlar Kurulu”nu oluşturmakla görevlendirdi. Bu aynı zamanda 4. Cumhuriyet’in bitişi, 5. Cumhuriyet’in de başlangıcı oluyordu.

5. Cumhuriyet hemen yeni bir anayasa hazırlamaya koyuldu ve yeni anayasa aynı yıl içinde Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe girdi. Ancak yeni anayasanın sakıncaları kısa süre sonra ortaya çıkacaktı, zira yasa Cumhurbaşkanı’na olağanüstü yetkiler veriyordu. De Gaulle, yeni anayasa mecliste kabul edildiğinde henüz cumhurbaşkanı değildi, ama aklından geçen elbette sınırsız-sorumsuz, olağanüstü yetkilerle donanmış bir cumhurbaşkanlığına oturmaktı. Yeni anayasa Cumhurbaşkanı’na sınırsız yetkiler verirken, parlamentonun yetkilerini de sınırlıyordu. Yeni seçim yasası da hazırlanarak, iki türlü seçim sistemi getirildi. Bir aday, ilk turda oyların yüzde ellisinden bir oy fazla alamazsa eğer, en çok oy alan iki aday yeniden yarışacaktı.

İkinci Dünya Savaşı sonrası biraz olsun palazlanmış haldeki Fransız sol ve komünist partileri, 1950’li yılların sonlarına doğru sönmüş bir yıldız halindeydiler. Nitekim, De Gaulle 1958 yılının Aralık ayında Fransa Cumhurbaşkanı seçildi.

1966 yılında yeniden Cumhurbaşkanı seçilecek olan De Gaulle zamanında Fransa’da neler oldu? İşin bizi ilgilendiren asıl yönü de bu:

İkinci Dünya Savaşı başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada aşılması zor bir depresyon yaratmıştı. Umutsuzluk bütün toplumlarda kangren gibi yayılıyor, tüm organları kemiriyor ve bundan kurtulmanın tek yolu ise “kapitalist” model olarak görülüyordu.

DE GAULLE’ÜN ETKİSİ

Hakkını vermek gerekirse, De Gaulle zamanında sanayi Fransa’da umulandan hızlı gelişti. Bu ülke için bir şans ve başarı olarak görülüyorsa da, aslında tarımdaki yüzde otuz azalış ve köy nüfusundaki aşırı düşüş, yalnızca sanayi ile kalkınmanın veya sorunları aşmanın mümkün olmadığı gerçeğini gözler önüne seriyordu. Zira başta gıda maddeleri olmak üzere enflasyon önüne geçilemeyecek hızda artarken, işçi ücretleri de buna paralel olarak sürekli kan kaybediyordu.

Nitekim, De Gaulle’nin ikinci kez Cumhurbaşkanı seçildiği 1966 yılının Mayıs ve Ekim aylarında genel grevler başladı. Bu Fransa için ağır bir ekonomik darbe anlamına geliyordu. Ancak, koşullar ne kadar ağırlaşsa da, ekonomik durum ne kadar bozulsa da, De Gaulle ve hükümetini görevinden alacak kapasitede bir sosyalist veya sosyal demokrat cephe oluşturulamıyordu.

“SOL” İLK KEZ BAŞARI KAZANIYOR

Sonunda Fransa solu bir yolunu buldu ve Fransız Komünist Partisi ile Sol Federasyon, Mart 1967’de yapılacak genel seçimlerde ittifak yapma kararı aldı. Bu ittifak kararı, Fransa’da “sol”un müthiş güçlenmesine neden oldu. Fransız Komünist Partisi oylarını bir milyon artırarak, parlamentodaki sandalye sayısına 32 kişi daha eklemeyi başardı. Böylece hükümet ile muhalefet arasındaki parlamenter sayısı birkaç kişiye kadar geriledi.

1968 OLAYLARI

Fransa içinde giderek büyüyen huzursuzluk ve tıpkı bugün Türkiye’de yaşanana benzer “depresif” durum, 1968 ilkbaharı ve yazıyla birlikte “öğrenci olaylarının” patlak vermesine neden oldu. Tarihe “1968 olayları” olarak geçen eylemler, Sorbonne üniversitesinde okuyan öğrencilerin hayat pahalılığından ve eğitimdeki yetersizlikten şikayetleriyle başladı. Aynı yılın Mayıs ayında işçiler de öğrencileri destekleme kararı aldı ve genel grev ilan ettiler.

16 Mayıs 1968’de Renault fabrikalarında başlayan grev, diğer fabrikalara da sıçradı ve bir anda tüm Fransa bir genel grev dalgası içinde çalkalanmaya başladı. Greve katılan işçi sayısının o sıralarda on milyondan fazla olduğu söylenir. Şiddete başvurulmadan fabrikalar işgal edildi, işçiler istedikleri emekli aylıklarının yükseltilmesi, sosyal sigortalar konusunda hükümetin aldığı olumsuz kararların geri çekilmesi ve çalışma saatlerinin yeniden ayarlanması maddelerini hükümete kabul ettirmeyi başardılar.

Genel grev, Fransa’daki tüm yaşamı altüst etmişti. Bu da bir gerginlik oluşmasına yol açtı. Hükümet şaşkındı. De Gaulle’ün ilk tepkisi reformların en kısa sürede yapılarak aynı yılın Haziran ayında halk oyuna sunulacağı şeklinde oldu. Ama askerlere de danışan De Gaulle bu fikrinden çabucak vazgeçti ve 23 Haziran’da erken genel seçim yapılacağını açıkladı.

Ancak Fransa “sol”u De Gaulle ve hükümetinin bu zayıf konumundan yararlanamadı. Beceriksizce atılmış birkaç adım nedeniyle de ellerinde bulunan sandalyeleri de kaybettiler. Seçim sistemi de değişmişti bu arada... Bu sol partilerin kan kaybetmesine neden olmuştu. Örneğin Fransız Komünist Partisi 1968 seçimlerinde 4,5 milyona yakın oy almasına karşın, sandalye sayısı 73’ten 34’e düşmüştü.

KİM KAZANDI?

Aslında kazanan De Gaulle ve hükümeti gibi görünse de, asıl kazanan Fransız halkıydı. Zira, 1968 seçimlerinden sonra Fransa parlamentosu işçi ücretlerinde ortalama yüzde 12 artışa gitti, işçi haklarında rahatlama oldu.

İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın genel durumu ve umutsuzlukların, depresyonların en üst noktaya çıkması savaşın ve sonrasının getirdiği yıkımlardı. Bunu en hızlı aşan ülkelerden biri Fransa olmuştu, ama bir süre sonra “varoluşçuları” da harekete geçirecek olumsuzluklar bu ülkede de başladı.

Demem şu ki, her zaman için umut var. Bu depresyondan, olumsuzluklardan ve mutsuzluklardan bu ülkenin insanları da en kısa süre içinde kurtulacaklar. Fransa hikayesini anlatmamın tek nedeni de budur.

 
21 Mart 2016 Pazartesi 23:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık