Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Spor » TÜRKİYE'DE SPORUN HER ALANINDA BÜYÜK ÇÖKÜŞ!

TÜRKİYE'DE SPORUN HER ALANINDA BÜYÜK ÇÖKÜŞ!

Doping, futbolda şike ve teşvik gerçeği, ulusal futbol takımındaki çöküş, organizasyonlardaki skandallar spor dünyasını uçurumun kenarına getirdi. Atletizmde doping kullanım yaşı 14'lere düşmüş. Halter, ata sporu güreşe hatta Kırkpınar'a bile sıçramış bu illet!.. Akdeniz Oyunları’nda onlarca sporcu aynı yolun yolcusu. Yeşil sahada dopingin rolünü 'sportif başarısızlık' almış. 2003’te Dünya Kupası üçüncüsü olup FIFA sıralamasında ilk 10 sıradaki yerini hızla kaybetmiş.

 
14 Temmuz 2013 Pazar 18:18 
Yorum YapYazdır
 
 
TÜRKİYE'DE SPORUN HER ALANINDA BÜYÜK ÇÖKÜŞ!

Serin bir Londra akşamında tüm Türkiye’ye sevinç gözyaşları döktüren Aslı Çakır Alptekin, doping kıskacında. Sadece o da değil, iki önceki olimpiyatın madalyalı çekiççisi Eşref Apak da aynı karanlık yolda, madalyasını kaybetmek üzere; atletizmde doping kullanım yaşı 14’lere düşmüş... Halteri hiç saymıyorum, son yıllarda ne kadar şampiyon varsa hemen hepsi ‘yasaklı madde’ ile lekelenmiş; Ata sporu güreşe hatta Kırkpınar er meydanına bile sıçramış bu illet!.. Akdeniz Oyunları’nda onlarca sporcu aynı yolun yolcusu; açılış seremonisine katıldıkları organizasyondan ‘apar topar’ gönderiliyor testleri pozitif çıktığı için. Uluslararası Antidoping Ajansı’nın (WADA) ‘sicili bozuk ülkeler’ sıralamasında ilk üçteyiz. Avrupa ve dünya şampiyonalarından her an men cezası gelebilir.

Futbolda da aynı senaryo!..

Futbolda da durum farklı değil; yeşil sahada dopingin rolünü ‘sportif başarısızlık’ almış. 2003’te Dünya Kupası üçüncüsü olup FIFA sıralamasında ilk 10 sıradaki yerini hızla kaybetmiş. 2008’de Fatih Terim’le yakalanan bir Avrupa Kupası yarıfinali var; sonrasında Hiddink ve Abddulah Avcı ile yaşanan erozyon, Türkiye’yi 57. sıraya kadar geriletmiş. Yeni Zelanda, Yeşil Burun Adaları, Burkina Faso bile Avrupa’nın ‘En pahalı 6. ligi’ diye yutturulan Türkiye’nin önünde... Genç takımlardan (A) takımlara yükselen yıldız futbolcu yok, “Eh işte” diyebileceğiniz 3-4 genç ise ulusal takım teknik direktörlerinin ‘kapris’ine kurban gitmiş. 3 Temmuz 2011’den beri Türkiye’nin başına bela olan ‘şike - teşvik’ soruşturmasıyla bu krizi çözemeyen Türkiye Futbol Federasyonu’nun içler acısı durumu da işin cabası.

Tesisler çürümek üzere

‘Neyse parası verelim, yaptıralım’ düşüncesi ülkeyi ‘tesis çöplüğüne’ çevirmiş durumda. 2011 Üniversiad Kış Oyunları’na harcanan 1 milyar dolara yakın para ‘çürümek’ üzere. Sadece 10 günlük oyunlar için yapılan atlama kuleleri, kayak pistleri, kızak parkurlarının kapısını çalan yok. Yunanistan’ın maddi sıkıntılar nedeniyle “Bırakalım” dediği gün “Biz yaparız” diye devreye giren Gençlik ve Spor Bakanlığı, 200 milyon TL’lik keşif bedelini sırf oyunlar zamanında başlasın diye 600 milyona katlamaktan kaçınmamış.

Stadın yolunu bilen yok

Şimdi Mersin de Erzurum gibi. Kent dışına yapılan stadın yolunu 40 yıllık Mersinliler bulamıyor; keza spor salonları da yerleşim bölgesinin dışında; git gidebilirsen. Oyunlar sırasındaki skandallar ise yüz kızartıcı cinsten. Türkiye’nin 2 branşta şampiyonluğu kaçırması sonrası iptal edilen madalya törenleri, Bakan’ın ‘Milli iradeye saygı’ mitingi nedeniyle günleri değiştirilen törenler, yine politikacı eşlerine verdirilen madalyalar Türkiye’nin değil ama Akdeniz Oyunları organizasyonunun tepkisine neden oluyor. Hele hele sosyal paylaşım sitesinde ‘ırkçı’ söylemler taşıyan ifadeler kullanan güreşçi Rıza Kayaalp’e taşıttırılan ülke bayrağı gerçek bir skandal...


Özbekistan kadar olamadık


FIFA’nın en büyük 2. organizasyonu Dünya 20 yaşaltı Kupası’nın ev sahipliğini elimize yüzümüze bulaştırıyoruz. Hiçbir maç ilgi görmüyor; Irak gibi savaştan yeni çıkmış bir ülke yarıfinale, Özbekistan gibi altyapısını yeni oluşturan bir coğrafya çeyrek finale çıkarken Türkiye 2. turda veda ediyor kupaya. Oysa bu organizasyon geleceğin Messi’lerinin, Ronaldo’larının parladığı bir turnuva... Ama duyurusunu yapamıyor Türkiye Futbol Federasyonu!..

Oran: bunun adı ‘zombi’ demokrasi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Cenk Akyol’un ‘Devlet’ gerekçesiyle Ulusal Takım kadrosuna alınmamasına tepki gösterdi. Oran, “Uluslararası kurumlar boşuna Türkiye’deki demokrasiye ‘zombi demokrasi’ demiyor. Bir sporcunun ifade özgürlüğü çerçevesinde yaptığı hareketi bu noktalara taşımak, Milli Takımı devlet politikası haline getirmek, siyasetin her alana ne kadar müdahil olduğunu gösteriyor. Siyaset takımlara da müdahale ediyor. Bu akıl alır bir şey değil. İnsanların hak ve özgürlüklerine bu kadar müdahale ederseniz; spordan sanata, medyadan meslek odalarına kadar ‘taraf olmayan bertaraf olur’ yaklaşımıyla hareket ederseniz, bunun adı ‘zombi demokrasi’dir” dedi.

Ünlü: Bilim kurgu şart

Fikret Ünlü (Eski Gençlik ve Spor Bakanı): Doping ve Türk sporundaki çöküşü ortadan kaldırabilmek için üniversiteler arası çok yönlü bir bilim kurulunun oluşturulması gerekir. Bu kurulun Türk sporunda yaşanan doping, şiddet ve başarısızlıkların nedenleri üzerinde çalışma yaparak bir çözüm oluşturmasının çok yararlı olacağını düşünüyorum. Sporcular hangi duygular içinde doping kullanıyor ya da kullandırılıyor? Bunların psikolojik, sosyolojik ve maddi temelleri araştırılsın. Tüm bunları araştıracak yönetimdekiler değil, oluşturulacak bilim kurulu. Nedenleri araştırılsın, çözüm önerisi getirilsin, bilimsel temele oturtulsun. Tüm toplumu ilgilendiren bir durum bu.


Atasü: Sistemde çöküş var

Turgay Atasü (Eski TFF Sağlık Kurulu Başkanı): Futbolda 25 yıldır yerine oturmuş bir sistem var. Diğer branşlarda doping oluyor. Dopingle mücadele, polislik yapmak anlamına gelmiyor. Bu bir eğitim meselesi. Sporcunun sağlık açısından danışacağı bir desteğe ihtiyacı var. WADA’yı (Dünya AntiDoping Ajansı) hiçbir kusuru olmayan dünya oluşumu zannetmeyin. ERGO bileşikleri diye bir şey var. Bunlar doping sayılmıyor ama sporcular alıp kullanıyor. İşe yarar mı yaramaz mı diye düşünmüyorlar. Genel olarak sistemde bir çöküş olduğu açık gözüküyor futbolda. Ayrıca kulüpler de huzur içinde değil, görüyorsunuz. Ben yıllarca kulüp idareciliği, kulüp üyeliği yaptım. Huzursuzluğunuz yönetimden başlıyorsa sporculara olumsuz etki eder.

Yaraş: Ödül teşvik etti

Münir Yaraş (Avrupa Atletizm Birliği Yönetim Kurulu üyesi): Müsabakalar haricinde dopingi yakalıyorsanız bu konuda ciddi olduğunuzu gösterir. Dopingli sporcuyu yakalamak federasyonunuzun iyi çalıştığını gösterir. İspanya bu konuda sabıkalıdır. Dopingi örtmeye, gizlemeye çalışır. Biz örtmüyoruz, ortaya çıkartıp mücadele ediyoruz. Şu an 48 sporcu ceza almak üzere. Tabii sayısı biraz fazla ancak bunun nedeni orantısız ödül yönetmeliğidir. Akdeniz Oyunları’nda birinciye 100 altın verilirken bunun gereksiz yere 500’e çıkması ne yazık ki dopingi teşvik etti. Türkiye’de doping ilacı satın almak çok kolay. Doping çıkmaz denilen ilaçları alıyorlar ama maalesef etki ediyor. 2004 Atina Olimpiyatı’ndaki numunelerin 112’sini yeniden açtılar, 6 kişide doping yakaladılar. 8 yıl önce bulamadıkları maddeleri 8 yıl sonra yeni metodlarla yapılan analizlerle buldular. Biyolojik pasaporttan ceza alan sporcularımız var. Aslı Çakır Alptekin de bundan yakalandı. Dopingle mücadele bir bisiklettir. Doping yapanlar ön tekerlek, yakalamak isteyenler arka tekerlek. Ön tekerlek daima biraz daha önde oluyor. Yani yakalamaya çalışsan da doping yapan hep bir adım önde oluyor.

Biçer: Doğru eğitim gerek


Turgay Biçer (Spor yönetimi uzmanı): Doping ahlak dışıdır ve sporda yeri yoktur. Ne yazık ki sporcular bir şekilde bu işe itilmektedir. Spordan üst düzeyde bir kazanç elde etmek istedikleri, sonucunda da ulaşacakları paranın miktarı kişileri doping yapmaya itiyor. Çoğu sporcunun içinde bulunduğu ekonomik durum içler acısı. Sporda başarılı olmak için doğru eğitim ve yetenek lazım. Altyapıda özellikle kişilik eğitimine önem vermek gerekir. Biz sadece yetenek eğitimi yapıyoruz.

Özerkliği sulandırdılar

‘Özerk’ yapıdaki federasyon seçimlerinde ‘bizden biri olsun’ mantığı işletilmiş. Birçok federasyon başkanı Büyükşehir Belediye’nin
aktif çalışanı. Tenisin başına PTT
Genel Müdürü getirilmiş, sporun
içinden gelenler küstürülmüş.
Mahkeme, spor adamı Mahmut
Kulein’in açtığı davayı haklı bulup
özerk federasyon seçimlerindeki ‘devlet’ tekeline “Dur” diyor
ama Spor Bakanlığı oralı
bile değil.

Olimpiyat sonrası tufan!..

Evet, Türk sporu her ne kadar dışarıdan bakıldığında ‘başarılı’ gibi dursa da karanlık bir sürecin başında. Eğer eylülde İstanbul, 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın ev sahipliğini kazanamazsa Türkiye sporda gerçek bir deprem yaşayacak ve birçok taş yerinden oynayacak. Oyunların kazanılması halinde ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) hem tesis hem sportif altyapı anlamında yapacağı uyarılar belki Türk sporunun önümüzdeki 7 yılını kurtarır. Ev sahipliğinin Madrid ya da Tokyo’ya kaptırılması halinde ise birçok federasyon seçime gider, Spor Genel Müdürü koltuğundan olur, en önemlisi ilk kabine değişikliğinde hukuk kökenli iletişimci Bakan Suat Kılıç’ın yerine sporun ruhunu bilen yeni bir isim gelir.

Madalya alıp dopingli çıkan sporcularımız


Atletizm - Alemitu Bekele - 2010 Avrupa Atletizm Şampiyonası (Altın)
Halter: Nurcan Taylan - 2004 Atina Olimpiyatı (Altın), Halil Mutlu - 2004 Atina Olimpiyatı (Altın), Taner Sağır - 2004 Atina Olimpiyatı (Altın), Mete Binay - 2010 Dünya Şampiyonası (Altın), Nurdan Karagöz - 2012 Avrupa Atletizm Şampiyonası (Gümüş), Sedat Artuç - 2004 Atina Olimpiyatı (Bronz)

Son 2 yılda 50 sporcuda doping kuşkusu

2012 ve 2103’te doping ve yasaklı madde kullanımıyla ilgili sorun yaşayan sporcu sayısı 50’ye yaklaştı. 2003 - 2012 yılları arasında 11 sporcu doping nedeniyle lekelenirken son 2 yıldaki artış ürkütücü noktaya vardı. Halter, güreş ve yüzmede doping bulgusuna rastlanan sporcu sayısı şu an için 14. Atletizmde ise 30’un üstünde ismin ya ikinci numune sonuçları bekleniyor ya da biyolojik pasaport sorgusunda sıkıntı yaşanıyor.

 

CUMHURİYET

 
14 Temmuz 2013 Pazar 18:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık