Erdoğan'dan çok önemli Irak ve Suriye açıklaması

Ana Sayfa » Siyaset » ''Türkiye'de devlet krizi yaşanıyor''

''Türkiye'de devlet krizi yaşanıyor''

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Geldiğimiz noktada daha önce yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun bir şekilde kapatılmasına yönelik yürütme organının çabasını görüyoruz.

 
25 Aralık 2013 Çarşamba 22:33 
Yorum YapYazdır
 
 
''Türkiye'de devlet krizi yaşanıyor''

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CNNTürk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:
“Bunu bir devlet krizi olarak tanımlayabiliriz. Anayasada güçler ayrılığı ilkesi var. Yasama ve yürütmenin kavgasını görüyoruz burada. Geldiğimiz noktada daha önce yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun bir şekilde kapatılmasına yönelik yürütme organının çabasını görüyoruz.”
“Yürütme organı ucu kendisine dokunduğu için bu konuyu kapatmaya çalışıyor. Ben bunu ilk duyduğumda Allah kimsenin başına vermesin dedim. Gerçekten acı bir olay. Ben 27,5 yıl kamuda çalıştım, böyle bir olaya hiç tanık olmadım. Yolsuzluk olaylarına tanık oldum ama böylesi bir olaya tanık olmadım. Cumhuriyet tarihinde de bir ilk olabilir. Ben olayı iki parçalı görüyorum. Bir ortada bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu var. Operasyon kime karşı yapılır? Çeteye karşı. Yasadışı bir örgüte karşı polisin yaptığı yargı destekli bir operasyon. Bu birinci aşama. Bu aşama sayın başbakana ulaştığında ben başbakandan kimse olaya müdahale etmesin, gerçekler ortaya çıksın, istersen benim oğlum, isterse babam olsun yolsuzluk ortaya çıksın demesini beklerdim. Bunu deseydi hiç kimse bir şey söyleyemezdi.”
"EVDE BU KADAR PARA BULUNMAZ"
“Kendisinden, çocuklarından, bakanlarından kaygı duymaya bir başbakan benim dediğim gibi davranırdı. Olay ortaya çıktığı gün üç bakan programını iptal etti ve Ankara’dan ayrılmadı. Eğer bir bakan endişe duymuyorsa programına devam ederdi. Ardından polisler görevden alınmaya başladı. 11 yıldır siz görevdesiniz. Bu polisleri kim atadı, siz atadınız. Biz yolsuzluk çıktı diye sevinmiyoruz, tam tersine üzülüyoruz. Neden devlette bu oluyor, olmaması gerekiyordu. Ben sayın başbakana sordum, bir bankanın genel müdürünün evinden milyonlarca euronun ortaya çıkması çetenin işi mi? Ben kamuya Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı aylıktan çok daha fazlasını alarak başladım. Benim çocuklarım da ortada. Efendim her evde para bulunur. Hayır efendim evde bu kadar para bulunmaz. Bu halkın aklıyla alay etmektir. Ben soruyorum kimin evinde bu kadar para bulunuyor.”
O İHBAR MEKTUBU MASAK’A DA GİTMİŞ
“Bir bankanın genel müdürü bu para kara para değilse gidip evinde ayakkabı kutusunda mı saklar. Gidip bankaya yatırır. Halkbank imam hatip okulu yapacaksa gider resmi olarak yapar. İMKB pek çok yerde okul yaptı. Kimse de itiraz etmedi. Adli Kolluk bizim ülkemizde yok. Adli Kolluk kurulmalı. Bir üste haber vermek demek bir kere güçler ayrılığına aykırıdır. Bu operasyon 14 ay önceye dayanıyor. O ihbar mektubu MASAK’a da gitmiş. Ben buradan soruyorum, hırsıza haber verilip operasyon mu yapılır? Kamuda çalışan herkes  şunu çok iyi bilir, bu tür operasyonlar gizlidir. Savcı yargıçtan izni alır. Polis bile nereye gideceğini, kimi alacağını son anda öğrenir. Bu süreci, içişleri bakanının oğlu da işin içinde, haber verirseniz operasyon çöker. Deniz Feneri davasında bunu gördük. Çıkış yolu yine yargıya düşüyor. Danıştay’a yönetmelik değişikliğiyle ilgili dava açıldı. Savcı yasaya bakıyor, polis yönetmeliğe bakıyor. Yargının süratle yürütmeyi durdurma kararı alması lazım. Bir gün bile geciktirmemesi gerek. Cumhurbaşkanına düşen çok görev var. Sayın cumhurbaşkanı devletin uyumlu çalışmasından sorumludur. Eğer güçler ayrılığı ilkesi çatışıyorsa, sorunu çözecek olanlardan birisi de cumhurbaşkanıdır. Sayın cumhurbaşkanının daha net bir tavır takınması ve yargının üzerine gölge düşürmeyin, savcının emrindeki polise müdahale etmeyin demesi gerekiyor.”
OLAY BÜTÜN AYDINLIĞIYLA ORTAYA ÇIKMALI
“Bu operasyonla ilgili olarak bizim bilgimiz tümüyle medyadan. Aşağı yukarı aynı yerlerden bize bilgiler geliyor. Bakın bakanları suçlamadık, sadece neden ayrılmadınız dedik. Çocuğu tutuklanmış hala yerinde duruyor. Bu saatten sonra hiç önemi yok. Olay bütün aydınlığıyla ortaya çıkmalı, siyasi müdahale olmamalı. Geçmişteki aynı hukuk ihlalleri burada olunca biz yine karşı çıkıyoruz. Sabah 5’te ev basılması örneğin. Hükümete karşı bir şey yapıldığı yok. Yolsuzluk yapanlara karşı operasyon yapılıyor. Yolsuzluk yapanlar hükümetteyse orada yapacak bir şey yok. Eğer bu çapta soruşturmaları bir yerde tutalım, günü gelince vuralım denildiyse bu da yanlış.”

 
25 Aralık 2013 Çarşamba 22:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık