3 bin 224 gözaltı kararı.. İl il gözaltılar..

Ana Sayfa » Medya Kritik » Türkiye yeni bir döneme girdi

Türkiye yeni bir döneme girdi

Yurt Gazetsi'nen Cüneyt Ülsever, Türkiye'de yaşanan iktidar mücadeleleri bağlamında modernite ve muhafazakarlık üzerinden bir tartışma yapıyor. İlgi çekici bir yazı.

 
8 Aralık 2013 Pazar 08:47 
Yorum YapYazdır
 
 
Türkiye yeni bir döneme girdi

Perşembe günü yazdığım yazının başlığı “Türkiye Bağırsaklarını Temizliyor” idi. Bu yazıda Türkiye’nin kabaca her 10 yılda bir “yeni dönem”e girdiği, yeni dönemin bir yandan faydalı gıdalarla bedene (ülkeye) faydalı yüklemeler yapıp bedeni beslerken öte yanda faydalı gıdaların posa ve artıklarının zaman içinde bağırsaklarda şişkinlik ve gaz yaptığını, posa ve artıkların bedenden atılması ile bedenin (ülkenin) bir süreliğine de olsa rahata kavuştuğunu yazdım.

İçinde bulunduğumuz, ancak artık sonuna geldiğini düşündüğüm son 10 yıllık dönem askeri vesayeti, hukuku yok sayarak da olsa, bitirirkenmuhafazakar hayat tarzını benimseyenlere “siyasi güç(iktidar)”tattırarak bedene ihtiyaç duyduğu yenilikleri sundu.

Özünde AKP liderliği; Türkiye ve Ortadoğu’da (özellikle Mısır’da) “laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi” deneyi ile siyasi İslamı şeklen de olsa demokratik yöntemlerle ve ABD ile çatışmadan iktidara taşıdı.

***

Ancak, “laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi” modeli hem Türkiye’de, hem Mısır’da “muhafazakar hayat tarzını” iktidara taşırken “modern hayat tarzını” dışladı, yok saydı, ona kendi hayat tarzını dayattı.

İşte bu dayatma ve Silivri Davalarında hukuka attırılan taklalar bu dönemin posa ve artıkları oldu, bağırsaklarda birikti, sonunda ağır gaz yaptı.

Sonunda bağırsaklar Gezi Meydanı ve Tahrir Meydanı direnişleri ile boşalmaya başladı. Artık kimse bağırsakların bir kez daha boşalmasına engel olamaz. Bedeni beslemenin yöntemleri ile ülkeleri beslemenin yöntemleri metaforik olarak aynı.

Önce bedene (ülkeye) faydalı gıdalar veriliyor, sonra faydalı gıdaların yarattığı posa ve artıklar bağırsaklar vasıtası ile boşaltılıyor!

İyi kötüyü, doğru yanlışı kendi içinde taşıyor!

***

Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden beri insanı insan yapan, onu diğer canlılardan ayırt eden “hayatı algılama, yaşama ve yorumlama modelleri” (paradigmalar) Türkiye’de iki ana akım olarak çatışıyor:

1)Modern hayat tarzı

2)Muhafazakar hayat tarzı.

Ancak:

Muhafazakarlar referans noktalarını “geçmiş” üzerine inşa ederken,“geleceğe” de “geçmişin” yön vermesi konusunda dirençliler.

Modernler referans noktalarını “gelecek” üzerine inşa ederken“geçmiş”i yok saymayı hüner addediyorlar.

Cumhurun bir türlü ergenlik dönemini atlatamadığı ülkemizde iki ana akım hayat tarzı birbirini dışlayarak, birbirine dayatarak yaşamaya çalışıyor.

28 Şubat dönemi muhafazakarlara dayatmanın şahikasını yaratırken, şimdi RTE modernlere dayatmanın şahikasını yaratıyor.

Ancak, Cumhuriyet tarihinde defalarca gördüğümüz gibi biri diğerini yok edecek/saf dışı bırakacak güçte değil!

İki hayat tarzı da bu ülkenin köklerini sarmış vaziyette! Kimse diğerini bu topraklardan söküp atamıyor, atamayacak da!

***

Dört yazılık bir seri olarak düşündüğüm bu yazılarımda cevabını aramaya çalıştığım soru:

“Acaba Cumhuriyetin 90. Yılından sonra bugüne dek birbirine sadece eziyet çektiren ama bir türlü birbirini yok edemeyen modernite ve muhafazakarlık nihayet bir ittifak yapabilir mi?”

Modernite ile muhafazakarlığın esasında bir bütün olduğu, birinin diğerini inşa ettiği nihayet bu topraklarda anlaşılabilir mi?

“Ne harabiyim (alemci) ne harabati (maddeye önem vermeyen) / Kökü mazide (geçmiş) olan atiyim (gelecek)” (Yahya Kemal)

“Ne içindeyim zamanın /Ne de büsbütün dışında; /Yekpare, geniş bir anın /Parçalanmaz akışında.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Acaba Gezi Parkı Nümayişlerinde yaşanan işbirliği bizlere; Müslümanı-laik olanı, Türkü-Kürdü, Alevisi-Sunnisi, Solcusu-Sağcısı, Atesi-gayri Müslümü v.b. ile hep birlikte kökü mazide ancak arzu ve hedefleri atide olan, zamanın geçmiş ve gelecek olarak birbirinden kopmayan yekpare bir bütün olduğununun bilincine varan yeni bir neslin yetişmekte olduğunu gösteriyor mu?

***

Eğer Muhafazakar-Modern ittifakı doğacaksa bu ittifaktamuhafazakarları temsil edenler kökü milli görüşe dayanan, bağnaz, geleceği tamamen geçmiş üzerine inşa etmekte inatçı, gelecek ile ilgili tek kaygısı cebini doldurmak olan, tümden reddiyeci, kin ve nefreti siyasetin ana malzemesi yapan RTE ve efradı olmayacaktır!

Eğer Muhafazakar-Modern ittifakı doğacaksa bu ittifakta modernleri temsil edenler modernite anlayışı 1940’larda dondurulmuş, 28 Şubatlarda türbanlı öğrencileri “ikna odalarına” çekmiş, kendisini elit, muhafazakarları avam addeden, kendi gibi olanın dışında kimseye tahammül edemeyen dinazor CHP’liler de olamaz!

Eğer ittifak yapılacaksa bu ittifak müspet bilimlerin kanunlarını ayetseviyesinde gören, din anlayışını yeniden sorgulamaya açık, dünyanın sadece Sunni Müslümanlardan ibaret olmadığını hazmeden, cumhuriyetin (dolayısı ile laikliğin) artık genlerimize işlediğini kabullenen, soru sormayı öğrenmiş, dünyadaki değişimi takip eden,modern-muhafazakarlarla yapılacaktır.

Eğer ittifak yapılacaksa, bu ittifak muhafazakarlığın bu ülkenin genlerinde 600 yıldır var olduğunu kabullenen, bu kabulün laikliğe birtehdit teşkil edemeyeceğine dair özgüvene sahip, kendisinecumhuriyetin namusunu korumak gibi özel bir misyon biçmeyen modern-modernlerle yapılacaktır!

***

Bu pirinç daha çok su kaldırır. Haftaya Salı ve Perşembe hayati gördüğüm bu konuda yazmaya devam edeceğim.

Kimdir bu modern-muhafazakarlar ve modern-modernler?

 
8 Aralık 2013 Pazar 08:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:21
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık