Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Türkiye yeni bir döneme girdi

Türkiye yeni bir döneme girdi

Yurt Gazetsi'nen Cüneyt Ülsever, Türkiye'de yaşanan iktidar mücadeleleri bağlamında modernite ve muhafazakarlık üzerinden bir tartışma yapıyor. İlgi çekici bir yazı.

 
8 Aralık 2013 Pazar 08:47 
Yorum YapYazdır
 
 
Türkiye yeni bir döneme girdi

Perşembe günü yazdığım yazının başlığı “Türkiye Bağırsaklarını Temizliyor” idi. Bu yazıda Türkiye’nin kabaca her 10 yılda bir “yeni dönem”e girdiği, yeni dönemin bir yandan faydalı gıdalarla bedene (ülkeye) faydalı yüklemeler yapıp bedeni beslerken öte yanda faydalı gıdaların posa ve artıklarının zaman içinde bağırsaklarda şişkinlik ve gaz yaptığını, posa ve artıkların bedenden atılması ile bedenin (ülkenin) bir süreliğine de olsa rahata kavuştuğunu yazdım.

İçinde bulunduğumuz, ancak artık sonuna geldiğini düşündüğüm son 10 yıllık dönem askeri vesayeti, hukuku yok sayarak da olsa, bitirirkenmuhafazakar hayat tarzını benimseyenlere “siyasi güç(iktidar)”tattırarak bedene ihtiyaç duyduğu yenilikleri sundu.

Özünde AKP liderliği; Türkiye ve Ortadoğu’da (özellikle Mısır’da) “laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi” deneyi ile siyasi İslamı şeklen de olsa demokratik yöntemlerle ve ABD ile çatışmadan iktidara taşıdı.

***

Ancak, “laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi” modeli hem Türkiye’de, hem Mısır’da “muhafazakar hayat tarzını” iktidara taşırken “modern hayat tarzını” dışladı, yok saydı, ona kendi hayat tarzını dayattı.

İşte bu dayatma ve Silivri Davalarında hukuka attırılan taklalar bu dönemin posa ve artıkları oldu, bağırsaklarda birikti, sonunda ağır gaz yaptı.

Sonunda bağırsaklar Gezi Meydanı ve Tahrir Meydanı direnişleri ile boşalmaya başladı. Artık kimse bağırsakların bir kez daha boşalmasına engel olamaz. Bedeni beslemenin yöntemleri ile ülkeleri beslemenin yöntemleri metaforik olarak aynı.

Önce bedene (ülkeye) faydalı gıdalar veriliyor, sonra faydalı gıdaların yarattığı posa ve artıklar bağırsaklar vasıtası ile boşaltılıyor!

İyi kötüyü, doğru yanlışı kendi içinde taşıyor!

***

Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden beri insanı insan yapan, onu diğer canlılardan ayırt eden “hayatı algılama, yaşama ve yorumlama modelleri” (paradigmalar) Türkiye’de iki ana akım olarak çatışıyor:

1)Modern hayat tarzı

2)Muhafazakar hayat tarzı.

Ancak:

Muhafazakarlar referans noktalarını “geçmiş” üzerine inşa ederken,“geleceğe” de “geçmişin” yön vermesi konusunda dirençliler.

Modernler referans noktalarını “gelecek” üzerine inşa ederken“geçmiş”i yok saymayı hüner addediyorlar.

Cumhurun bir türlü ergenlik dönemini atlatamadığı ülkemizde iki ana akım hayat tarzı birbirini dışlayarak, birbirine dayatarak yaşamaya çalışıyor.

28 Şubat dönemi muhafazakarlara dayatmanın şahikasını yaratırken, şimdi RTE modernlere dayatmanın şahikasını yaratıyor.

Ancak, Cumhuriyet tarihinde defalarca gördüğümüz gibi biri diğerini yok edecek/saf dışı bırakacak güçte değil!

İki hayat tarzı da bu ülkenin köklerini sarmış vaziyette! Kimse diğerini bu topraklardan söküp atamıyor, atamayacak da!

***

Dört yazılık bir seri olarak düşündüğüm bu yazılarımda cevabını aramaya çalıştığım soru:

“Acaba Cumhuriyetin 90. Yılından sonra bugüne dek birbirine sadece eziyet çektiren ama bir türlü birbirini yok edemeyen modernite ve muhafazakarlık nihayet bir ittifak yapabilir mi?”

Modernite ile muhafazakarlığın esasında bir bütün olduğu, birinin diğerini inşa ettiği nihayet bu topraklarda anlaşılabilir mi?

“Ne harabiyim (alemci) ne harabati (maddeye önem vermeyen) / Kökü mazide (geçmiş) olan atiyim (gelecek)” (Yahya Kemal)

“Ne içindeyim zamanın /Ne de büsbütün dışında; /Yekpare, geniş bir anın /Parçalanmaz akışında.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Acaba Gezi Parkı Nümayişlerinde yaşanan işbirliği bizlere; Müslümanı-laik olanı, Türkü-Kürdü, Alevisi-Sunnisi, Solcusu-Sağcısı, Atesi-gayri Müslümü v.b. ile hep birlikte kökü mazide ancak arzu ve hedefleri atide olan, zamanın geçmiş ve gelecek olarak birbirinden kopmayan yekpare bir bütün olduğununun bilincine varan yeni bir neslin yetişmekte olduğunu gösteriyor mu?

***

Eğer Muhafazakar-Modern ittifakı doğacaksa bu ittifaktamuhafazakarları temsil edenler kökü milli görüşe dayanan, bağnaz, geleceği tamamen geçmiş üzerine inşa etmekte inatçı, gelecek ile ilgili tek kaygısı cebini doldurmak olan, tümden reddiyeci, kin ve nefreti siyasetin ana malzemesi yapan RTE ve efradı olmayacaktır!

Eğer Muhafazakar-Modern ittifakı doğacaksa bu ittifakta modernleri temsil edenler modernite anlayışı 1940’larda dondurulmuş, 28 Şubatlarda türbanlı öğrencileri “ikna odalarına” çekmiş, kendisini elit, muhafazakarları avam addeden, kendi gibi olanın dışında kimseye tahammül edemeyen dinazor CHP’liler de olamaz!

Eğer ittifak yapılacaksa bu ittifak müspet bilimlerin kanunlarını ayetseviyesinde gören, din anlayışını yeniden sorgulamaya açık, dünyanın sadece Sunni Müslümanlardan ibaret olmadığını hazmeden, cumhuriyetin (dolayısı ile laikliğin) artık genlerimize işlediğini kabullenen, soru sormayı öğrenmiş, dünyadaki değişimi takip eden,modern-muhafazakarlarla yapılacaktır.

Eğer ittifak yapılacaksa, bu ittifak muhafazakarlığın bu ülkenin genlerinde 600 yıldır var olduğunu kabullenen, bu kabulün laikliğe birtehdit teşkil edemeyeceğine dair özgüvene sahip, kendisinecumhuriyetin namusunu korumak gibi özel bir misyon biçmeyen modern-modernlerle yapılacaktır!

***

Bu pirinç daha çok su kaldırır. Haftaya Salı ve Perşembe hayati gördüğüm bu konuda yazmaya devam edeceğim.

Kimdir bu modern-muhafazakarlar ve modern-modernler?

 
8 Aralık 2013 Pazar 08:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık