3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Siyaset » ''TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 105 YIL GERİYE GİTTİ''

''TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 105 YIL GERİYE GİTTİ''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yeni bir medya süreciyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “İktidarın ve polisin beraber denetlediği, medya patronlarının siyasi otoritenin emrine girdiği bir süreci yaşıyoruz. 105 yıl geriye gittik. 24 Temmuz 1908’de ilk kez bu ülkede sansür memuru görmeden gazeteler özgürce yayınladı, 24 Temmuz 2013; Türkiye’de gazetecilik mesleğine sansür uygulanıyor” dedi.

 
23 Temmuz 2013 Salı 14:12 
Yorum YapYazdır
 
 
''TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 105 YIL GERİYE GİTTİ''

 

CHP’nin “Tutuklu Gazeteciler Raporu”, CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Muğla Milletvekili Nurettin Demir tarafından, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında genel merkezde düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı.
Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada Ramazan ayının sevginin, hoşgörünün egemen olması gereken bir ay olduğunu belirterek, kendisinin de bu ayda olabildiğince siyasal konuşmalar yapmamayı özen gösterdiğini ifade etti. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iftar sofralarını “siyasal şova dönüştürdüğünü” söyleyen Kılıçdaroğlu, “İnsanın biraz inanca, ibadete, oruca, Ramazan ayına saygısı olur. Bırakın bari bu ayda insanlar huzur içinde bir Ramazan geçirsinler” diye konuştu.

“ELİNDE SİLAH, BELİNDE EL BOMBASI MİTİNG YAPACAKSIN, SESİNİ ÇIKARMAYACAKSIN”

Başbakan’ın komşusunu komşuna ihbar ettiren bir noktaya geldiğini ifade eden CHP lideri şunları kaydetti:
“Nasıl bir anlayıştır bu? Gerçekten üzülerek ve biraz da dehşet içine izliyorum. Bizim bir geleneğimiz var, komşu komşunun külüne muhtaçtır. Farklı dünya görüşlerinde olsak bile komşulara her zaman saygı göstermişizdir. Hitler’in Almanyasında olmayan bir süreci nasıl başlatabiliyor, üstelik Ramazan ayında anlamakta zorluk çekiyorum.
Türkiye iyi yönetilmiyor. Bütün dünyadan soyutlanan bir Türkiye gerçeği var karşımızda. Neden, hangi gerekçeyle getiriliyoruz bu hale? Barış içinde, birlik bütünlük içinde yaşamak varken, birbirimize saygı göstermek varken neden komşumuzu ihbar edelim Sayın Başbakan arzu ediyor diye. Üstelik en demokratik hakkını kullanan bir komşuya kalkacağız diyeceğiz ki, ‘niye bunu yaptın ben seni ihbar ediyorum.’ Bu doğru değil. Devlet adamı kimliğiyle bağdaşmaz böyle bir söylem. Devlet adamlığı her şeyden önce eleştiriye tahammül, farklı görüşlere saygı gerektirir. Devlet adamlığı toplumu bizden ve onlardan diye ayırmaz. Benden olanlar benim yanımda, benden olmayanlar benim karşımda’, böyle bir anlayış demokrasilerde olmaz.
Elinde silah, belinde el bombası miting yapacaksın, sesini çıkarmayacaksın ama komşu tencere tava çaldı diye her türlü hakkı polis devleti mantığı içinde yerine getirmeye çalışacaksın. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.”

“GAZETECİLER AÇISINDAN TÜRKİYE YAŞANAMAZ BİR ÜLKE”

Kılıçdaroğlu, 24 Temmuz Gazeteciler Bayramı’nın, gazeteciliğin en fazla sorgulanması gereken bir süreçte yaşandığını ifade ederek, 24 Temmuz 1908’in Türkiye’de ilk kez sansür memurunun denetiminden geçmeden gazetelerin yayınlandığı gün olduğunu belirtti.
Ancak gazetecilerin özgür çalıştığı bir ortamda demokrasiden söz edilebileceğini savunan Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan ülkeyi yarı-açık cezaevine döndürdü, gazeteciler açısından da Türkiye’yi yaşanamaz bir ülke haline getirdi” dedi.

“MEDYASI ÖZGÜR OLMAYAN BİR TOPLUMUN GEZİ PARKI TALEPLERİNE FREN KOYAMAZSINIZ”

Türkiye Gazeteciler Sendikası’na göre Gezi Parkı olayları dolayısıyla 27 Mayıs 2013 tarihinden bu yana 59 basın emekçisinin ya işinden olduğunu ya da zorunlu izne ayrıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Neden? Neden işine son veriyorsunuz gazetecilerin, neden zorunlu izne ayıyorsunuz? Patronların beğenmediği haberleri yazdılar diye. Yeni bir medya süreci karşı karşıyayız, iktidarın ve polisin beraber denetlediği, ağırlık olarak medya patronlarının siyasi otoritenin emrine girdiği, siyasi otoritenin kabul ettiği haberleri yayınlayan kabul etmediği haberleri sansür ve ya otosansür uygulayan bir süreci yaşıyoruz. 105 yıl geriye gittik. 24 Temmuz 1908’de ilk kez bu ülkede sansür memuru görmeden gazeteler özgürce yayınladı, 24 Temmuz 2013 Türkiye’de gazetecilik mesleğine sansür uygulanıyor. İleriye doğru değil, geriye doğru giden bir süreci yaşıyoruz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Eğer siz Türkiye’yi dünyada saygınlığı olan bir ülke konumuna getirmek istiyorsanız ilk yapacağınız iş medyayı özgür bırakmaktır. Medyası özgür olmayan bir toplumun demokrasi taleplerine, Gezi Parkı taleplerine fren koyamazsınız.”
Bu iktidar döneminde kamudan ihale alınca yanında “bonus” olarak bir gazete ve bir televizyonun verildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bana uygun yayınlar yapın diye, benim istediğim yayınları yapın diye, halk gerçekleri görmesin diye. Böyle bir anlayış olmaz” diye konuştu.

“TÜRKİYE 179 ÜLKEDEN 154. SIRADA”

Kılıçdaroğlu, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün 179 ülke arasında gerçekleştirdiği Basın Özgürlüğü Endeksine göre, 2005 yılında Türkiye’nin 98. Sırada, 2012’de 148. sıraya, 2013’te ise 154. sıraya gerilediğini kaydetti. Zimbabve ve Kamboçya’nın Türkiye’den ileride olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sormamız geren soru, neden biz 154. sıradayız? Satın Erdoğan Almanya’ya gittiğinde, Sayın Merkel tutuklu gazetecilerden medyanın önünde şikayet ediyorsa ve Sayın Erdoğan ‘onlar terör suçundan içerdeler, gazetecilik suçundan ötürü bir elin beş parmağı kadar gazeteci ancak içerde’ derse orada inandırıcılık olmaz. Zaten siz yazı yazan adamı, kitap yazdığı diye insanı terörist diye tutuklamıyor musunuz” diye konuştu.

“SAKIN OLA Kİ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ İLE POLİSİ KARŞI KARŞIYA GETİRME”

CHP’li Milletvekilleri Ağbaba, Özel ve Demir’in hapishanedeki gazetecilerle tek tek görüştüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Tutuklu Gazeteciler Raporu”nun İngilizceye de çevrildiğini kaydetti. “Dünya gerçeği CHP’nin kaleminden öğrenecek” diyen Kılıçdaroğlu, “Bu ülkeye demokrasi gelinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkeye özgürlükler gelinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Polis devletinden Türkiye’yi çekip çıkarmak zorundayız. Düşünebiliyor musunuz, şimdi Sayın Erdoğan ‘devlet üniversitelerine de polis sokacağım’ diyor. Hepinizin önünde, kendisini uyarıyorum, sakın ola ki üniversite öğrencisi ile polisi karşı karşıya getirme. Zaten bıçak kemiğe dayanmış durumda. Polis devleti kabul edeceğimiz bir devlet türü değildir. Adım adım polis devletine doğru giden bir Türkiye var” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmaları gerektiğini belirterek, “Hükümet yanaşmacılığı yapan medya patronlarına da açıkça söylüyorum; gazetenin, gazetecilerin mutfağını özgür bırakın. Onlara sansür uyguladığınızda, işlerine son verdiğinizde gün gelir bunun hesabını sorarız. Medya patronu olmak ateşi tutmak gibidir, ya halktan yana olacaksın ya iktidardan yana. Halktan yana oluyorsan zaten sorun yok, iktidardan yana oluyorsan gazeteciliği bırak” diye konuştu.

“AYIP KADIN GAZETECİNİN ZEYİD ASLAN’LA RÖPORTAJ YAPMASI”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı olayları nedeniyle işine son verilen gazetecilerle ilgili de bir araştırma yapmayı düşüp düşünmedikleri konusunda, CHP’nin hangi sorun varsa o sorunla ilgili raporlarının çıkacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, TBMM’de kadın kadın gazetecilere hakaret eden AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın sadece uyarı cezası ile disipline sevk edilmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de, “Orada ayıp olan bir kadın gazetecinin Zeyid Aslan’la röportaj yapmasıdır” yanıtını verdi.

 
23 Temmuz 2013 Salı 14:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık