İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Medya Kritik » 'Türkiye 1000 km. Menzilli 'Balistik Füze' Peşinde'

'Türkiye 1000 km. Menzilli 'Balistik Füze' Peşinde'

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, Utku Çakırözer, Türkiye'nin Çin'den balistik füze alma kararı ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdiği yazısı.

 
7 Ekim 2013 Pazartesi 13:20 
Yorum YapYazdır
 
 
'Türkiye 1000 km. Menzilli 'Balistik Füze' Peşinde'
'Türkiye 1000 km. Menzilli 'Balistik Füze' Peşinde'

Sürpriz Çin tercihinin perde arkası:

Türkiye’nin yüksek irtifa hava savunma sistemi ihalesinde Batılı sistemler yerine Çin’den 100 km. menzilli FD-2000 füzesavar füze sistemlerini tercih etmesinin yankıları sürüyor. Sürpriz kararın eylül ayı sonunda açıklanmasının ardından, önce ABD’den ardından da NATO’dan, hem sistemin NATO ile entegrasyonu hem de seçilen şirketin ABD’nin yaptırımlar listesinde yer alması nedeniyle resmi “kaygı” açıklamaları geldi. Bu tepkilere karşı ise Başbakan, Dışişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Müsteşarı hafta içinde verdikleri demeçlerde tercihin iki ana gerekçesini şöyle sıraladı: 
1. En ucuz teklifi verdiler.
2. En büyük ortak üretimi (projede Türk savunma sanayii şirketlerine verilecek pay) vaat ettiler.

Ucuzluk tek tercih olamaz

Batılı diplomatik kaynaklar ise, fiyat ve yerli üretim oranının savunma projelerinde her zaman dikkate alınan kriterler olduğunu teyit etmekle birlikte, hava savunma gibi stratejik öneme sahip silah sistemlerinin temininde sadece bu gerekçelerin yeterli olamayacağı görüşündeler. Ankara’nın öne sürdüğü gerekçelere ise üç temel itirazları var:
a. Çin sistemi alanda denenmiş ve kendini kanıtlamış değil. Avrupa veya ABD sistemlerinin ise birçok kriz bölgesinde başarıları kanıtlandı. 
b. Füzeler ucuz olsa bile bittiğinde NATO ile entegrasyon sorunu çıkacak. Entegrasyon yapılabilecek olsa bile bunun ayrı bir maliyeti olacak.
c. İhalelerini Çin’e veren bazı Afrika ülkelerinin en büyük sorunu yerli üretim vaadinin Çinli mühendis ve işçiler kullanılarak yerine getirilmesi.

Ankara ‘balistik füze’ peşinde

Başta Washington, Brüksel (NATO Karargâhı) ve Ankara olmak üzere birçok başkentte Batılı diplomatlar AKP hükümetinin “Çin tercihini” konuşuyor. Batı için bu seçim sadece bir endişe kaynağı değil. Aynı zamanda bu karar ciddi biçimde sorgulanıyor da.
Açıkça bugüne kadar hiç dillendirilmeyen ama alttan alta konuşulmaya başlanan iddiayı bize aktaran bir Batılı kaynak şu senaryonun diplomatlar arasında yoğun biçimde tartışılmakta olduğunu belirtti: 
“Türkiye normal koşullarda bu ihaleyi Çin’e mümkün değil vermezdi. Ancak ihalenin yanında çok daha önemli, stratejik bir başka söz alarak bu tercihi yapmış olabilirler. Çin’den alınabilecek stratejik kazanım ne olabilir? Çok büyük olasılıkla hava savunma projesinin yanı sıra ‘çok gizli’ olarak Türkiye’ye ‘orta menzilli balistik füze teknolojisi’ transfer etme sözü vermiş olabilirler. Türkiye’nin geçmişte zaman zaman bu tür teknolojilerin peşine düştüğünü biliyoruz. Böyle bir arayışa Çin’den olumlu yanıt alınca tercihlerini buna göre şekillendirmiş olabilirler.”

Menzili 1000 km.

Peki Türkiye’nin arayış içinde olduğu ileri sürülen bu “uzun menzilli balistik füze” nedir? Askeri terminolojiye göre 1000 ile 3000 km. menzile sahip ve nükleer başlık takılabilen füzeler için kullanılıyor bu tanım. Dünyada bu teknolojiye sahip ülke sayısı çok sınırlı. Ülkeler ve füzelerinin isimleri şöyle: Hindistan (Agni-II), Çin (DF-21), Pakistan (Ghauri), İsrail (Jericho II), Kuzey Kore (Nodong-1), ABD (Redstone), İran (Shahab-3) ve Rusya (SS-3, SS-4).

NATO’nun kaygısı: Stuxnet

Çin sisteminin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girecek olmasından kaygı duyanların başında 60 yıldır üyesi olduğumuz NATO geliyor. Çünkü sistem TSK’de kullanılmaya başlandığı anda parçası olduğumuz NATO envanterine de girmiş sayılacak. NATO’nun kaygıları arasında “uyumlu çalışma sorunu”nun yanı sıra “teknolojik casusluk” ihtimali de yer alıyor. Ülkeler arasında askeri casusluğun transfer edilen sistemlerin içine yerleştirilen “teknolojik virüsler” ile yapıldığına işaret eden kaynaklar, “2010 yılında İran’ın nükleer reaktörlerini hasara uğratan ‘Stuxnet’ gibi dijital bir virüsün TSK aracılığıyla NATO’ya bulaştırılmasından endişe ediyoruz”değerlendirmesini yaptılar.

Karar kesin mi değil mi?

Başbakan’ın attığı imzadan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hiç memnun olmadığı kulislerde dile getiriliyor. Nitekim Gül, New York dönüşünde uçağındaki gazetecilerle sohbetinde “Ortada kesin bir karar yok. Bu bir kısa liste. Başında da Çin var” demişti. Benzer ifadeleri kapalı kapılar ardında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’ye iletmiş. Ancak hükümet üyeleri kamuoyu önünde yaptıkları açıklamalarda bu üslup yerine “kesin karar alınmış” gibi konuşuyor. 
Türkiye’nin aldığı kararda Çin ile görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanırsa ikinci sıradaki Batı sistemi İtalyan-Fransız ortaklığına geçileceği belirtiliyor.
Tabii iddia edildiği gibi Çin ile çok gizli başka anlaşmalar yapılmamışsa!

 
7 Ekim 2013 Pazartesi 13:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:04
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:47
  • Akşam18:22
  • Yatsı19:51
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık