Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Güncel » TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANI'NDAN SKANDAL AÇIKLAMALAR

TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANI'NDAN SKANDAL AÇIKLAMALAR

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün mal varlığını bağışladığı kurumlardan biri olan Türk Tarih Kurumu'nun Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü, cumhuriyetin 90. yılında cumhuriyet adına skandal açıklamalara imza attı. Ortadoğu bataklığının en derin kuyularından biri olan Kerkük ve Musul'u almayı öneren Hülagü, Türkiye halkının olan eski hanedan mallarının geri verilmesini, sonra da hanedanlığa ait olduğu öne sürülen çevre ülkelerdeki malların iadesi için devlet olarak destek sağlanmasını istedi. Başkan bir tek, ''cumhuriyeti kaldırıp yönetimi de hanedanlığa verelim'' demedi. Hülagü, 2. Selim'in Türkmen Alevi katliamını inkar etti, Kürtlerin dışlandığını iddia etti.

 
28 Ekim 2013 Pazartesi 10:14 
Yorum YapYazdır
 
 
TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANI'NDAN SKANDAL AÇIKLAMALAR

 


İşte Hülagü'nün, Cumhuriyetin 90. yılında  Bugün'den Seda Şimşek'e yaptığı ibret dolu o açıklamalar:


*Çok tartışılan Musul-Kerkük meselesi var, sizce bu mesele bitti mi?
Şu an fiili olarak bitmiş gözüküyor ama hukuki anlamda bir mesele olarak devam ediyor. Musul-Kerkük toprakları Abdülhamit'in özel mülkü, o anlamda hukuki olarak bitmiş değil. Dış politika, devlet politika açısından anlaşmalar yapılmış, imza atılmış, bir karar verilmiş ama özel mülkiyet anlamında Hanedan davalar açtı, açıyor, devam ediyor.
Dışişleri Bakanlığı biliyor mu bilmiyor bilmiyorum ama Abdülhamit tahttan indirilmeden önce Musul-Kerkük gibi petrol olan bölgeleri, stratejik bölgeleri özel mülkiyeti haline getirmiş. Sadece Ortadoğu'nun değişik yerlerinde değil, mesela Selanik'te de, Anadolu'da da Abdülhamit'in toprakları, mülkleri var. Kendi mülkiyetine almış, Hazine'ye, Hassa'ya koymuş.

"HUKUKİ PROSEDÜR BİTMEDİ"
Uluslararası hukukta, o toprak işgal edilse dahi kişi mülkiyetine dokunulamaz. Abdülhamit'in kendi mülkiyeti haline getirdiği bu topraklardan biz 1. Dünya Savaşı'ndan sonra süratle feragat etmişiz. İttihatçılar, Abdülhamit'in özel mülk haline getirdiği bu mülkleri, toprakları özel mülkiyetten çıkarmak için adımlar atmışlar ama o adımlar da hukuki olarak tamamlanmamış, yarım kalmış çünkü onaylanması gerekiyor. Hukuki prosedür bitmemiş.

"MUSUL VE KERKÜK GERİ ALINABİLİR"
*Yani geri alınabilir mi mesela Musul ve Kerkük'teki Abdülhamit'e ait topraklar?
Dışişleri Bakanlığı, Abdülhamit'in bu tür mallarının elde edilmesi noktasında Hanedan'a destek olabilir ama öncelikle tabii Hanedan'a içerideki mallarını vermesi gerekiyor. Osmanlı Hanedanı'na ait olan ve Türkiye tarafından kamulaştırılan malların önce Hanedan'a devredilmesi, arkasından da o emsal gösterilip, yurt dışında, diğer ülkelerin elinde bulunan mülklerin, malların, toprakların alınması söz konusu olabilir.
Hukuki sürece bakıldığında, Hanedan'ın Irak'taki mal varlığının oradaki mahkeme tarafından reddedilmesinin temel sebeplerinden bir tanesi Türkiye'nin bu varlıkları vermemesi, "Türkiye bile size mülklerinizi vermiyor ki siz gelip bizden mal istiyorsunuz" diyor. O yüzden önce bizim Hanedan'a mülklerini verip, arkasından da Hanedan'a destek çıkarak, gerek Ortadoğu'daki gerek Balkanlar'daki bu tür yerlerin alım süreci işletilebilir. Bu davaların kazanılabilmesi için ciddi bir siyasi gücün Hanedan'ın arkasında olması gerekiyor.

"ABDÜLHAMİT PETROLÜN FARKINDA"
*Abdülhamit o dönemde petrolün farkına varıp, petrol olan yerleri mülkiyeti haline mi getirmiş?
Abdülhamit petrolün farkında. Dönemindeki teknolojiyi kullanmıştır ve o teknolojiyi kullanarak veya o teknolojiyi kullananları bularak, ülkesindeki petrolleri tespit ettirmiştir. Ülkenin neresinde petrol olduğunu araştırtmış, yerleri belirlenmiş ve onları Abdülhamit kendi üzerine almış. Yani, petrolden haberi var, petrol olan bölgeleri tespit ettirip, özel mülkiyeti haline getirerek de emniyet, garanti altına almıştı.

"ABDÜLHAMİT FOTOĞRAFLARLA DÜNYAYI İZLİYORDU"
*Abdülhamit dünyanın her yerinde binlerce fotoğraf çektirtmiş.
İstanbul Üniversitesi'nde, Abdülhamit Kütüphanesi'nden kalan 36 bin fotoğraf var. Sadece Anadolu'nun fotoğrafları değil, Japonya'nın, İngiltere'nin, Amerika'nın da fotoğrafları var. Abdülhamit fotoğraflarla dünyayı izliyordu. İstanbul Üniversitesi ile anlaşma yapıyoruz, bir aksilik olmazsa 36 bin fotoğrafı yayınlamak istiyorum.İstanbul ÜniversitesiRektörü ile görüştüm, sağolsun "tamam" dedi, bir kopyasını bize veriyorlar.
Türk Tarih Kurumu olarak albümleştirip, yayınlayacağız. Bu fotoğrafları dünyada bir daha bulmak mümkün değil. Nadir bir eser, yüz yıldır kütüphanede, raflarda. Her an için yok olabilir, bir başka örneği yok. Bunları değerlendirmek gerekiyor. O fotoğraflarda, 100 yıl öncesinin teknolojisini, medeniyetini, inşaatını, mimarisini, yollarını, kılık kıyafetini, çevresini, tabiatını, nüfus yoğunluğunu, insan karakterlerini, refah düzeyini, iklimini, her şeyi görüyorsunuz.

"3. KÖPRÜNÜN ADI HAMİDİYE OLSUN"
*İstanbul ile ilgili Osmanlı'dan kalma 40 çılgın projeden bahsediliyor, hepsini tespit ettiniz mi?
Yoğunluk olarak son dönemdeki projeler var. Mesela, Boğaz'a köprü yapılması, hemen hemen bugünkü Boğaz Köprüsü'nün geçtiği yerden geçiyor, çünkü aynı mühendislik teknikleri kullanılıyor. Hamidiye Köprüsü var, aslında ben bu Boğaz'daki yeni köprüye Yavuz Sultan Selim yerine Hamidiye isminin verilmesini isterdim, çünkü Boğaz'a köprü yaptırmak isteyen Abdülhamit. Çizimleri var, birkaç defa revize edilmiş. Hamidiye, Abdülhamit demek. Yeni açılan tüp geçide "Hamidiye" ismi verilebilir. O da Abdülhamit döneminde geliştirilmiş bir proje.

"ABDÜLHAMİT'İN 100 YILLIK RÜYASI"
Bugünkü tüp geçidin tarihi 100 yıl öncesinden başlıyor. 100 yıl önce, Abdülhamit döneminde yola çıkılmış, Batılılar getirmişler, "böyle bir proje var, yapalım" demişler, dikkate alınmış. Denizin iki yakasının birleştirilmesi hedeflenmiş. O rüya, Abdülhamit'in rüyası bugün gerçekleşiyor. Asırlık bir rüya gerçekleşmiş oluyor. Köprü projesi, Boğaz'ın iki tarafının teleferik ile birbirine bağlanması, Adalar'ın birbirine bağlanması, Galata Kulesi'nin düzenlenmesi, çevre düzenlemeleri, sulama projeleri var. Bizim tarihimize ait olan, yapılması düşünülen ama yapılamayan projelerle, 40 projenin her birini belgesel haline getirip, toplumu tanıştırmayı istiyoruz.

TARİHÇİLERE YAVUZ SULTAN SELİM CÜBBESİ
*Çırağan Sarayı'nda tarihçilere "Yavuz Sultan Selim" cübbesi giydirecekmişsiniz.
Türk Tarih Kurumu'nun kuruluş kanununda şeref üyeliği var. Maksadımız tarih alanında çalışmaları öne çıkmış yurt içindeki ve yurt dışındaki akademisyenleri onore etmek.
*Neden Yavuz cübbesi giydiriyorsunuz?
Klasik bir cübbe giydirmek yerine seçkin insanlara, seçkin bir cübbe giydirmek istedik. İngiltere'de doktora yapan, sanat tarihçisi bir arkadaşımızın önerisi oldu. Topkapı Sarayı'nda Yavuz Sulan Selim'in bir gömleği var, o gömleğin üzerindeki motiflerin sergilendiği bir cübbe yapmaya karar verdik.

"YAVUZ'UN ALEVİLERİ KATLETTİĞİ YALAN"
*Alevi vatandaşların Yavuz Sultan Selim ismine tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yavuz Sultan Selim'in Aleviler'i katlettiği, kılıçtan geçirdiği gibi bir görüşe katılmıyoruz. Sadece kaynaklardan bir tanesinde böyle bir şey geçiyor, onun dışındaki hiçbir kaynakta geçmiyor, öyle bir bilgi, kayıt yok. Tam tersi, Sünniler'den 40 bin kişinin öldürüldüğüne dair rivayetler veya bilgiler de var. Yavuz Sultan Selim, Aleviler'in desteği ile tahta geçmiştir. Sonra gelip onları mı kesmiş? Böyle bir şey olmaz. Bir de Yavuz Sultan Selim'in bir hayat felsefesi var. Giydiği tılsımlı gömleğin üzerindeki motif bile onun hayat felsefesini ortaya koyuyor. Gömleğinde, dizleri üzerine çökmüş, el açıp dua eden bir insan motifi var.

Yavuz Sultan Selim şiir yazan bir padişahtır. Şiir yazan bir padişahın gaddar olması mümkün değil. Yavuz Sultan Selim, kudretli, ülkenin sınırlarını 2,5 kat genişletmiş, kimseden korkusu olmayan bir padişahtır ama Allah inancı vardır ve O'na bağlılığını da üzerine giydiği gömleğin motifleriyle yansıtıyor. Bir taraftan inancını giydiği gömleğin motiflerinde yansıtan ama diğer taraftan Aleviler'i kılıçtan geçiren iki ruhlu bir padişah olamaz.

TÜRKPEDİA GELİYOR
*Yeni bir projeniz var mı hayata geçirmeye hazırlandığınız?
Bu "Wikipedia"dan mülhem, bir "Türkpedia" yapmak istiyoruz. Ciddi bir yazılım gerekiyor, onun altyapısıyla uğraşıyorum. Türkpedia gelecek inşallah. İnsanlar artık internetten bilgiye bakıyor, kimse raftaki ansiklopediyi açıp, "Şurada ne var" demiyor. Sağlıklı, doğru bilgiye ulaşılabilmesi için de bizim bir Türkpedia yapmamız gerekiyor. Wikipedia'da herkes yanlış, doğru girip yazıyor, bizimki öyle olmayacak, doğru bilgi olacak, kuralları olacak. Online bir ansiklopedinin, Türk tarihini, kültürünü, sanatını, her şeyini anlatan bir bilgi havuzunun olması gerekiyor. Adı "Türkpedia" olmayacak tabii de anlaşılması için öyle ifade ediyoruz.

"TÜRK GERÇEĞİ KADAR KÜRT GERÇEĞİ DE VAR"
Anadolu'ya geldiğimizde Kürtler de bu coğrafyada vardı, yani aynı zamanda Türk tarihinin bir parçasıdırlar, dışlamanın anlamı yok.

*Türk Tarih Kurumu tarihinde ilk kez ocak ayında bir Kürt sempozyumu düzenleyecek.
Ocakta "Tarihte Türkler ve Kürtler" diye bir sempozyumumuz var. Müracaatlar devam ediyor, ilgi hayli yüksek. Türk Tarih Kurumu'nun bünyesinde ve tarihinde ilk kez Kürtler'i konu alan, Türk unsurunun dışında bir unsuru dikkate alan, böyle bir sempozyum düzenleyeceğiz.

*Neden böyle bir sempozyum düzenlemeye gerek duydunuz?
Bazı şeyleri dün görmemiş, görmezlikten gelmiş olabiliriz ama bazı vakaları da inkâr edemeyiz. Bir Türk gerçeği varsa bir Kürt gerçeği de var, bunu inkâr etmenin anlamı yok. Anadolu'ya geldiğimiz zaman burada Kürtler de vardı.

*Kart-kurt değil mi yani?
1071'de gelmişiz Anadolu'ya, geldiğimizde Kürtler de bu coğrafyada vardı, yani aynı zamanda Türk tarihinin bir parçasıdırlar, dışlamanın anlamı yok. Türk ve Kürt tarihine baktığımız zaman çok fazla ortak noktalarımız var. Milli Mücadele'de,Çanakkale'de birlikteliğimiz var. Ulus devlet olunca, diğer ulusları biraz dışlamışız. Belki şartlar öyle gerektirmişti.

*Kürtler bir ulus mu size göre?
Kim nasıl hissediyorsa odur, dayatmanın anlamı yok. Türk'üm diyorsa Türk, Kürt'üm diyorsa Kürt. Anne-babası Türk de olsa, kendisi safkan Türk de olsa "Ben Kürt'üm" diyorsa Kürt'tür. Ona ne diyebiliriz? Bir Kürt kendisini Türk hissediyorsa o da Türk'tür. Kürt doğup da Türk'ten daha Türkçü olan insanlar da var. Gerçekleri görmemiz lazım. Türk Tarih Kurumu akademik bir kurumdur, dolayısıyla akademik davranmak zorunda. Duygusal davranamayız. Kurumun gerçek neyse onu tespit edip, ona göre görüşler ortaya koyması gerekiyor. Kürt varsa Kürt'ü de görmek zorundayız. Onları tanımak, incelemek, onlara yer vermek zorundayız. Bu sadece Kürtler için değil başka unsurlar için de geçerli.

*Türk Tarih Kurumu, bu zamana kadar ortak tarih oluşması için üzerine düşeni yapmadı mı?
Yapmadı, doğru. Anadolu birçok medeniyetin beşiği, bir çok milliyetin gelip geçtiği bir yer. Safkan Türk değiliz, kimse değil. Aynı coğrafyada, birlikte yaşamanın kuralları var. "Hep bana" der, hep kendinizi kayırırsanız, başkalarını görmezden gelir, dışlarsanız sıkıntı başlar.
*Sizce bir Kürt tarihi var mı?
Kürt tarihi tabii ki var. Yani Kürt varsa tarihi de vardır, ama azdır ama çoktur, ama zayıftır ama zengindir o ayrı bir şey. Anadolu'ya geldiğimizde, burada Kürtler varsa bir Kürt tarihi de var demektir.

 
28 Ekim 2013 Pazartesi 10:14 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık