KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Magazin Yaşam » Türk kadını mutlu mu?

Türk kadını mutlu mu?

42 ülkede yayınlanan ELLE dergisi, yaptığı uluslararası anketle 23 bin 756 kadına mutlu olup olmadıklarını sordu. Dünya ortalamasında kadınların yüzde 60’ı mutlu olduklarını söylerken Türk kadını yüzde 34.6’da kaldı. Sonuç ve yorumlarla Türk kadınının mutlulukla imtihanını okuyacaksınız.

 
13 Ocak 2016 Çarşamba 17:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Türk kadını mutlu mu?

 

Bundan 70 yıl önce 1945’te Fransız gazeteci Helene Lazareff tarafından kurulan ve yıllar boyu kadının toplumdaki konumu ve kadın haklarının gelişimi konusunda yayınladığı makaleler, araştırma ve röportajlarla uluslararası medyada çok önemli bir yer edinen ELLE dergisi, bugün de aynı çizgide yol alırken dikkate değer bir araştırmaya imza atıyor. Yayınlandığı tam 42 ülkede sosyal medya üzerinden ulaşılabilen “online” bir anket aracılığıyla mutluluk endeksi araştırması yapan dergi, kadınların mutlulukla ilişkisi ve geleceğe nasıl baktıkları üzerine çarpıcı sonuçlara ulaştı. 2014 yılında gerçekleşen “Women in Society” (Toplumda Kadın) başlıklı mutluluk araştırmasına dünyadan 23 bin 756, Türkiye’den 516 kadın katıldı.

Türk kadınının mutlulukla nasıl bir bağ kurduğu, geleceğe inancı, kadın hakları ve ayrımcılık üzerine olan araştırmanın bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Zira durum pek iç açıcı değil; Türk kadını mutsuz, cinselliği tabular içinde yaşayan, ülkesinin geleceğine güvensiz ve kadın hakları konusunda bilinçsiz bir kimlik çiziyor.

TÜRKİYE’DEN ARAŞTIRMAYA KATILAN KADINLARIN PROFİLİ 

Çocuklu, çocuksuz, çalışan, çalışmayan, bekar, ilişkisi olan, 35 yaşın altında ve 35 yaş üstü kategorilerde verilen cevapların ortalaması şöyle: Katılımcıların ortalama yüzde 28.8’i 20-24 yaş aralığında, yüzde 23.4’ü lise mezunu, yüzde 42.6’sı çalışıyor, yüzde 79.7’sinin çocuğu yok ve yüzde 55.8’i bekar.  

1) KADINLARIN YÜZDE 46.8’İ MUTLU DEĞİL!


Araştırma Türkiye’de kadınların yüzde 46.8’inin mutlu olmadığını, sadece yüzde 6.5’inin tamamen mutlu, yüzde 34.6’sının mutlu, yüzde 12.2’sinin hiç mutlu olmadığını ortaya koyuyor. Altan Kar, Türk kadınının dünya kadınına göre kendisini daha mutsuz hissetmesinin arka planında hayatına ve yaşadığı ülkeye yönelik bazı parametreler bulunduğunun altını çiziyor: “Mutluluk göreceli bir kavram ve tek değişkenle açıklanması mümkün değil. Kişinin kendi hayatına ait mikro etkiler yanında, yaşadığı ülkeye ve dünyaya ait makro düzeyde tüm endişeleri (sosyal, ekonomik, politik) de mutluluk duygusunu etkileyen parametrelerdir."

2) MUTLULUK PARAYLA SATIN ALINABİLİR Mİ? EVET!

 

Türkiye’de kadınların yüzde 43’ü “Hayatlarında olmayan ama olsaydı onları en fazla mutlu edecek şey”in para olduğunu düşünüyor. Dünya ortalamasında da para en fazla mutluluk nedeni. Şöyle yorumluyor Altan Kar: “Kapitalist ekonomik sistem, tüketimi ve dolayısıyla parayı ve satın alma gücünü en önemli değer haline getirdi. Gerek sinema, dizi vb. gerekse global tüketim ürünleri; bunlara yönelik yaratılan marka imajı, kişinin kendilik algısına yönelik değerleri tümüyle materyalistik değer sistemine yaslıyor. Mutluluk parayla satın alınabilecek nesnel bir düzeye indirgenmiş, meta-ekonomisine endekslenmiş.”

 

3) SEKS VE MUTLULUK MU? ÇOK AYIP! 


Kadınların yüzde 52.7’si, “Şu anda seks hayatım yok” diyor. Seks hayatlarından tamamen mutlu olanların oranı yüzde 7.4’ken, mutlu olanlar yüzde 15.2. Yüzde 24’lük oran mutsuz. Altan Kar, Türkiye’de seksin evli kadınlar arasında insanın temel biyolojik ihtiyaçlarından biri anlamında mutluluk kaynağı olabileceği fikrinin düşünce düzeyinde bile ayıp sayıldığını söylüyor: “Araştırma kapsamında görüşülen kişilerin yüzde 55’inin bekar olduğu düşünülürse, seksin mutluluk kaynağı olarak tanımlanmasının toplumumuzda pek de mümkün olamayacağı ortada.” 

4) AİLE İLİŞKİLERİ KUVVETLİ


Kadınlara en büyük mutluluk kaynaklarının ne olduğu sorulduğunda, yüzde 31.6’sı“aile hayatım”, yüzde 33.1’i “sosyal hayatım”, yüzde 17’si “seks ve aşk hayatım”, yüzde 13.8’i “diğer şeyler”, yüzde 4.3’ü de “iş hayatım” diyor. Altan Kar, Türkiye’nin birey bazlı Batı toplumlarının aksine aile, akraba, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinin yoğun yaşandığı toplulukçu (communitarian) kültür yapısına sahip olduğunu hatırlatıyor ve devam ediyor: “Aile özellikle kadınların hayatında öncelikli yere sahip. Dolayısıyla kalabalık gruplar halinde yaşamak ve sosyal ilişkiler içinde olmak mutluluğun en önemli kaynağı olarak tanımlanıyor.”

5) ÜLKENİN GELECEĞİNE GÜVEN YOK!

Kadınların yüzde 41.9’u ülkenin geleceğine hiç güven duymadıklarını söylüyor. Dünya ortalamasında bu oran yüzde 11.10. Altan Kar, Türkiye’de son yıllarda yaşanan makro sosyal ve politik kaos ortamının, kadına yönelik şiddet olaylarındaki artışın ve kadını ev merkezli sosyal hayata iten cinsiyetçi politikaların geleceğe yönelik kaygıları körükleyen en önemli güncel parametreler olduğuna dikkat çekiyor. 

6) DIŞ GÖRÜNÜŞ ÖNEMLİ Mİ? 


Kadınların yüzde 39’u dış görünüşlerinden memnun olmadıklarını söylerken, yüzde 32.9’u memnun olduğunu, yüzde 14’ü hiç memnun olmadığını, yüzde 9.4’ü tamamen memnun olduğunu, yüzde 4.2’si de konuyla ilgilenmediğini söylüyor. Özetle yüzde 50’yi geçen oranla Türk kadınının kendiyle pek de barışık görünmediğini söyleyebiliriz. 

7) PROFESYONEL HAYAT VE KADININ STATÜSÜ 


Türk kadınlarına profesyonel yaşamları sorulduğunda yüzde 34’ü “çalışmıyorum” derken, yüzde 26.1’i çalışmaktan çok da mutlu olmadığı yanıtını veriyor. Türkiye’de kadın statüsünün gelişimi hakkında yüzde 54’ü “yavaş gelişiyor” diyor. Altan Kar, kadınların en çok ayrımcılığa uğradıklarını düşündükleri konuların başında iş hayatında yükselme ve sorumluluk almanın geldiğine değinirken, “Kadın istihdamı konusunda Türkiye’nin çok geri olduğu da dikkate alınırsa profesyonel hayattaki memnuniyetsizlik anlaşılır hale gelecektir” diyor. Kadın statüsünün gelişimi hakkındaki memnuniyetsizliği kadınların özel hayatlarında karşılaştıkları ayrımcılık ve şiddete maruz kalma, eğitim düzeyindeki düşüklük sebepleriyle açıklıyor. 


8) KADIN HAKLARI BİLİNCİ YAVAŞ GELİŞİYOR 

“Ülkenizde kadın hakları konusunda yeterli farkındalığa sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?” sorusuna kadınların yüzde 45.9’ u “pek düşünmüyorum”, yüzde 23.8’i “kısmen evet”, yüzde 20.1’i “hiç düşünmüyorum”, yüzde 7.6’sı “kesinlikle evet, düşünüyorum”, yüzde 2.7’si “fikrim yok” diyor. Şöyle yorumluyor Altan Kar:“Ülkemizde cumhuriyetin ilanından itibaren kadınlara verili (mücadele edilmeden) haklar tanınması, bunların değerinin farkında olmama durumu yaratmıştır. Kadın hakları için mücadele veren sivil toplum örgütleri ve feminist hareketin çok önemli kazanımları olmasına karşın bu konudaki bilinç ve talep çok yavaş gelişiyor. Bunun önündeki en önemli engellerse feodal ataerkil toplumsal yapının hala büyük ölçüde korunmasının yanında kadının kamusal alandaki temsilinin çok düşük olmasıdır.”

9) İŞ HAYATINDA CİNSİYET AYRIMCILIĞI FAZLACA HİSSEDİLİYOR


“Kadın olduğunuz için profesyonel hayatınızda ayrımcılığa tabi tutuldunuz mu” sorusuna kadınların yüzde 32.9’u “hayır” derken, yüzde 26’sı “beni ilgilendirmiyor”, yüzde 21.5’i “maaş ve terfi için sorumluluklar ve fırsatlar bakımından evet”, yüzde 16’sı “terfi için sorumluluklar ve fırsatlar bakımından evet”, yüzde 3.7’si “maaş bakımından evet” diyor. 

10) SAĞLIK VE BAKIM HİZMETLERİ KONUSUNDA ENDİŞE YÜKSEK

Aşağıdakilerden hangisi sizi ilgilendiriyor?

% 6.9: Çevre
% 4.9: Uluslararası insani konular 
% 5.1: Yerel yardım kuruluşları
% 13.9: Yoksulluk
% 24.5: Sağlık ve bakım hizmetleri
% 12.7: Kadının hakları ve statüsü
% 6.5: Politika
% 16.9: Çocukların eğitimi
% 8.6: Diğer

** Türkiye’de kadınların yüzde 31.8’i bir günlüğüne erkek olmayı deneyimlemek istiyor.
** Türkiye’de kadınların yüzde 62.1’i anne olmanın terfi sırasında maaş ve sorumluluklar bakımından negatif ayrımcılığa sebep olduğuna inanıyor. 

MUTLU BİR HAYATA SAHİP OLMAK? 

Şu an böyleyim: % 13.5
Realist bir hedef: % 45
Tatlı bir düş: % 31.3
Tamamen gerçek dışı: % 10.2

YAŞAM KALİTENİZİ NASIL TANIMLARSINIZ?

Çok iyi  % 7.5
İyi% 45
Pek iyi değil % 38.9
Hiç iyi değil % 10.2

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ'NDEN SOSYOLOG ALTAN KAR’IN YORUMU:  

“Türkiye sosyal devlet politikaları konusunda oldukça yavaş adımlar atıyor. Bugün gelişmiş Batı toplumlarında, sağlık ve bakım hizmetleri, gelir eşitliği, eğitim, insan hakları ve özelde kadın hakları büyük oranda eşitlikçi devlet politikalarıyla güvence altına alınmış durumda. Sıradan bir birey günlük hayatında bu tür kaygıları hissetmeden yaşamını sürdürürken ülkemizde bu konular öncelikli konular olarak en önemli kaygı nedeni olmaya devam ediyor.”

 
13 Ocak 2016 Çarşamba 17:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık