Fındık işçileri ölüme gitti: 7 ölü, 30 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » TÜRBAN MECLİSTE.. KAVGA BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKTI

TÜRBAN MECLİSTE.. KAVGA BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKTI

Meclis’te bir ilk yaşanırken AKP’li 4 kadın milletvekili Sevde Bayazıt Kaçar, Gönül Bekin Şahkulubey, Nurcan Dalbudak ve Gülay Samancı, Genel Kurul’a başörtüsü ile katıldı. CHP'nin kavga çıkaracağı beklentileri boşa çıkarken, Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin konuşması zaman zaman AKP'liler tarafından da alkışlandı.

 
31 Ekim 2013 Perşembe 16:11 
Yorum YapYazdır
 
 
TÜRBAN MECLİSTE.. KAVGA BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKTI

AKP'li 4 kadın milletvekilinin başörtüsü ile geldiği TBMM Genel Kurulu'nda, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce bir konuşma yaptı. "Seçim öncesinde mağdur edebiyatı yapmanıza izin vermeyeceğiz" diyen İnce, "Dinin emrinden bahsediyorsunuz, şans oyununu, İddaa'yı kim buldu? Kumardan parayı kazanan kim? Bunlar siz değil misiniz?" şeklinde konuştu. İnce'nin, "'Başörtülü bacım' diyorsunuz, başörtüsüzler de sizin bacını değil mi? Başörtülüler de, başörtüsüzler de bizim bacımız. Benim bir tane kız kardeşim var, kapalı, açık değil" sözleri, AKP'liler tarafından da alkışlandı.

 

İNCE'NİN KONUŞMASI (VİDEO)

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce AK Partili dört milletvekilinin türbanla meclise girmesinin ardından TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Genel Kurul'da Muharrem İnce'nin ardından BDP'den Pervin Buldan ve MHP'den Ruhsar Demirel de söz aldı. BDP'li Pervin Buldan'ın 'erkeklere çağrım var; Artık kadınların kıyafetlerine karışmasınlar' çağrısına, AKP'li kadın vekillerden büyük alkış geldi. Yine MHP'li Ruhsar Demirel'in de 'kadınlara kılık kıyafet üzerinden mobbing yapılıyor' sözler de AKP sıralarından alkış aldı. CHP'li Şafak Pavey ise konuşmasında türbanlı milletvekillerinden çok şey beklediğini söylerken, "Bu konuşmayı olmayan bacağı siyaset sohbetine dönüştürülmüş bir kadın olarak yapıyorum" dedi.

İnce konuşmasında şunları söyledi:
Kız çocuklarının başörtülü okuyamadığı için kızını yurtdışında okutan Sayın Erdoğan'a  saygılarımı sunarak başlamak istiyorum.

Bu bir özgürlük kavgası değildir.
Başörtülü bacıma saldırdılar deyip, camide içki içtiler deyip aradan 20 cuma geçmiş olmasına rağmen açıklayamamaların davasıdır bu. Dinin emriyse dinin bir tane mi emri var.
Yetim hakkını yememek, milleti ayrıştırmamak emir değil midir.
Kadınlar babalarının mirasından 2 pay alacak mı?

İslam anlayışını bu kadar dejenere eden bir açıklamadır bu.
Kişi Allah karşısında resetlendiğini bilemez.
Kişi kendisi karar veremez.

"TAYYİP ERDOĞAN KARŞISINDA RESETLENMİŞ OLABİLİRSİNİZ"


Siz Allah karşısında resetlendiğinizi söylüyorsunuz ama resetlenmediniz.
Ama Tayyip Erdoğan karşısında resetlenmiş olabilirsiniz.
Sizler bu kürsüde bir kadın arkadaşımızı savunmadınız.
Üzerine biber gazı sıkılan kırmızı giysili kadını bir kez burada savunmadınız.
Kıyafeti nedeniyle işten atılan sunucuyu hiçbir zaman savunmadınız.

Türbanla meclise verme savaşını verdiniz.
Yolsuzluğun savaşını vermiyorsunuz.
Kevser suresini bilen meydanlarda “soy önemli soy” demez başbakan.
Kardeşinin çapraz danışman yatıp maaşı cebe atıp sonra hacca gidenlerden inşallah hesap sorarsınız diye düşünüyorum
İnşallah milletin hakkını savunur başbakanın karşısına çıkarsınız.
Şimdi Başbakana işsizliği konuşalım diyecek misiniz?
Seçim yaklaşırken mağdur edebiyatı yapmanıza izin vermeyeceğiz.

"BEYGİRLERİ 7 GÜN KOŞTURUYORSUNUZ"

Sizin bir tane sermayeniz var.
Bütün özgürlükleri yok ettiniz.
Dinin emrinden bahsediyorsunuz.
İddiayı kim buldu şans topunu kim buldu mucitler.
Beygirleri 7 günü koşturuyorsunuz mucitler hangisisiniz.
Mücahitlik taslayıp aslında müteahhit olanlar siz değil misiniz.
Yıllarca kandırdınız.
Size bu sefer bunu yaptırmayacağız.

"BENİM BACIM 12 YAŞINDAN BERİ KAPALI"

Benim başörtülü bacım diyorsun.
Başörtüsüzler senin bacın değil mi?
Bizim başörtülü başörtüsüz de bacımız.
Siyasetçiler zaman zaman gittiği her yerde hemşerilerim der ya…
Başörtülüm başörtüsüz bacımda söylemdir.
Benim bir bacım var, kız kardeşim var sizin gibi açık değil kapalı.
4 arkadaşınız resetlenmiş ya benim kardeşim 12 yaşından beri resetlenmiştir
Ama bunu siyaset için kullanmam.

 

İŞTE KONUŞMANIN VİDEOSU

 


BDP’Lİ BULDAN: “NE GİYECEĞİMİZE ERKEKLER KARIŞMASIN”

Muharrem İnce’nin ardından söz alan BDP’li Pervin buldan şöyle konuştu:

Başörtüsü konusundaki sorunun çözülmüş olmasından duyduğumuz mutluluğu ifade etmek isteriz.
İkinci bir Merve kavakçı olayı yaşanmadığı için partileri ve grupları topluyorum.
Bugün 4 kadın vekil arkadaşımızın başörtü takarak gelmelerindeki en büyük sebep kadınların vermiş olduğu bir mücadelenin sonucudur.
Özgürlükler sadece türban meselesinde olmamalıdır.
Sadece türban ve başörtüsü yasaklı değildir.
Diller, inançlar, kültürler yasaklı haldedir.
Yasakların olmaması gerektiğini, özgürce yaşanacak bir Türkiye’yi yaratmak zorundadır.
Erkeklere çağrım şudur:
Kadın meselelerinde erkekler lütfen konuşmasın. Kadınlar ne giyeceğine, ne takacağına, ne söyleyeceğine erkekler karışmasın. Erkeklerin haddi değildir ve buna hakları yoktur.
Erkeklerden biz kadınlar hiçbir erkekten eleştiri almak istemiyoruz.
Düşünecek beynimiz var gücümü var buradan da size ispat edebilir.

Kadınlara sesleniyorum:
Kadınlarımızı savunalım. Tecavüz tacize uğrayan kadınlarımızı savunalım sahip çıkalım. Ayşe Gökhan bedenini ölüme yatırdı. Hep birlikte tavır olmalıyız. Kadınlar tek yürek olduğu sürece mücadele büyüyecektir, özgürlüklerimiz genişleyecektir.
Kadınları birlik ve beraberliğe davet ediyorum.
Bizim özgürlükler bizim olsun.

MHP’Lİ RUHSAR DEMİREL: “ERKEKLERE SESLENİYOREUM, BİRAZ EMPATİ YAPIN LÜTFEN”

MHP adına olağan bir gündür meclis çatısı altında. Özgürlük adı altında bizim görüşümüzce mobbing yapılıyor.  Bu hanım efendilerin hayatı mikroskop altına konuldu. Bu kimseyi ilgilendirmez. Biraz empati yapın lütfen. Erkeklere sesleniyorum. Nasıl giyindikleri kimi ilgilendirir. 4 hanımefendiye mobbing yapılıyor. Bütün kadınlar adına reddediyoruz, insanları kılık kıyafet yüzünden yargılamayı reddediyoruz kabul etmiyoruz.
Biz 2008’de verdiğimiz kanun teklifiyle bu sorunu çözmek istediğimizde kalkmayan parmaklar bugün vicdanlarında bunun hesabını versinler.
2010’da tekrar ettik yine kimse sesini çıkarmadı.

Beyefendilere sesleniyorum: Biz hanımlar üzerinden siyaset yapmayın lütfen. Bütün hanımlar kıymetlidir. Bizimle birebir siyaset yapın lütfen. Bizi bugünlere getiren Başı açık veya kapalı hiç önemli değil hanımefendilerin omuzlarıdır. Özgürlük adın altında bu mobbingten şiddetten vazgeçiniz. Başka sorunlarımız var. Ne giyindiğimiz değil, çocuk anneler, açlar, işsizleri konuşulmalı.

Kılık kıyafetimizi bu ülkenin sorunu olamaz. Biz buraya Türkiye2nin sorunlarını çözmek için geldik. Bu millet sorunları çözelim diye buraya yolluyor kavga etmek için değil. Konuşalım vicdanlarımızla bulaşalım diye akıl var gönül var.

Burası ne boks ringi, ne güreş alanı. Konuşmak için varız. Bizler de sizin gibi milletvekiliyiz. Kadın olarak adlandırılmaktan da rahatsızız.
Biz ortaklıklarımız üzerinden büyümek istiyoruz.
MHP her zaman çağrı yapmıştır. Hanımefendiler istedikleri gibi giyinebilirler, bu herkesin hakkı.
Başörtülü hanımefendilerle fotoğraf çektirip twiter’a koyup reklam yapmaya da gerek yok.
Bunlar yakışıksız şeyler. O hanımefendilerinin eşi, çocuğu yerine koyun kendinizi.
Bunlar mahrem.
Mahremimize girmenizden rahatsızız.
Erkekler biz sizin ne yiyip ne içtiğinize karışıyor muyuz.
Mahremimizden çıkınız.

AK PARTİLİ SATIR: “BUGÜN YASAKLARDAN BİRİNİ BİTİRİYORUZ”

Bugün dinlediğim konuşmalardan dolayı memnuniyetimi belirtmek istiyorum.
Hepimizin beklediği ortam bu.
Bugün inşallah Türkiye’deki yasaklardan birini bitiriyoruz.
Hac dönüşü buraya başörtüsüyle gelen arkadaşlarımıza hoş geldin diyoruz.
Kadın üzerinden siyaset yapılması gündem maddesi olması hepimizin reddettiği bir konudur.
Anayasada demokratik, laik Türk milleti yazıyorsa gereğini yapmamız gerekirdi.
Demokratikleşme hareketiyle başörtülü arkadaşlarımız bizimle çalışmaya devam edecekler.
Kadınlar bugüne kadar hep teferruat olarak kaldılar hiç özne olamadılar.
Yıllar evvel Merve Kavakçı döneminde yaşanan sorunları yaşamadık.
Kadınların siyasette var olması, kalıcı olması hangi görüşte olursak olalım bir arada olmamızla olacaktır.
Şu resme baktığımda memnuniyetimi belirtmek istiyorum.
Kadınların her alanda daha fazla yer alması için çalışacağımıza söz veriyorum.

HDP’Lİ SABAHAT TUNCEL: “BU, İKTİDARIN DEĞİL BEDEL ÖDEYEN KADINLARIN BAŞARISIDIR”

Her zaman gerilim konusu olan bir sorunu çözmüş oluyoruz. Çok daha fazla sorunlarımız var. Bu konuda bugüne kadar bedel ödeyen başörtülü kadınlarımızın verdiği mücadeledir.
Bu iktidarın başarısı değildir. Bedel ödeyen kadınların başarısıdır.
Biz kadınların sorunları çok fazla.
İnanç özgürlüğü konusunda alevi kadınlarında çok büyük sorunları olduğunu biliyoruz.
Hep biz kadınlardan bahsedilirken eşit bireyler olarak bahsedilmiyor.
Başbakan bile kadın erkek eşitliğine inanmadığını söylüyor.
Nasıl doğum yapacağımızı bile erkekler söylüyor.
Biz hep birilerinin bacısı, kardeşi annesi oluyoruz.
Biz kimsenin bacısı, kardeşi değiliz.
Bu zihniyet bugün yaşadığımız sorunların kaynağıdır.
Sadece kadınların konuşması da yetmez.
HDP adına bugün TBMM bir hak ihlalini ortadan kaldırmıştır.
3 Kasım’da aleviler sokağa çıkacak, onların sorunları da çözülmelidir.

CHP’Lİ ŞAFAK PAVEY: “TÜRBANLI VEKİLLERDEN BEKLENTİM BÜYÜK”

Size bu konuşmayı her şeyin yasak olduğu genel kurulda yapıyorum
Turist olarak bile gitmediğiniz coğrafyalarda yıllarca türban takmak zorunda kalmış biri olarak sesleniyorum.
Mecliste pantolon giymesi engellenmiş bir kadın vekil olarak yapıyorum.
Olmayan bacağı siyaset sohbetine dönüştürülmüş bir kadın olarak yapıyorum.
AKP’yi iktidarı taşımış asıl kadınları meclis koltuklarına alınması gerektiğine inanıyorum.
Ülkemle ilgili çok endişelerim var.
Ben polisin başında türbandan bana şiddet geleceğinden korkuyorum.
Yani bir inancın ibadet hakkını diğer bir inanca bağlayan anlayıştan korkuyorum.
Kadın özgürlüklerinden asla korkmam.
Özgür bir hayat zor kurulur zor yıkılır.
Sevgilisiyle öpüşen genç kıza özgürlüğünü Mustafa Kemal’a borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum
Kimi kendiliğinden örtünürken kimi aile baskısıyla örtünmüştür.
Sosyal özgürlük alanlarımız birer birer imha ediliyor.
Türbanlı kadın vekillerden beklentim büyük.
İnanç gösteri için gösterilebilir mi?
Türbanlı vekilleri konuşmalarını taradım. Başkalarının özgürlüklerine dair bir cümleye rastlamadım
Bir cümlelerini çok üzülerek okudum.
Başımı açıp bir daha kirlenmeyeceğim.
Bu durumda başı açık olanlar kirlenmiş midir.
İnanç üstünden bunu ilan edebilmek kimin haddi olabilir.

Biz çatışmıyoruz var olmak için direniyoruz.
Tarihe dönüp bakarsanız bizleri nelerin beklediğini göreceksiniz.
Bundan sonrasını arif olanlara bırakıyorum.


 
31 Ekim 2013 Perşembe 16:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1235 - Lozan'da büyük yangın.
1789 - Liège'de (Belçika) ihtilal.
1868 - Fransız astronom Pierre Jules César Janssen helyum elementini keşfetti.
1877 - Asaph Hall, Mars'ın uydusu Phobos'u keşfetti.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.
1944 - Yahudiler Fransa'daki toplama kampı Drancy'den kurtuldular.
1950 - Belçika Komünist Partisi başkanı Julien Lahaut, suikast sonucu öldürüldü.
1958 - Vladimir Nabokov'un romanı Lolita ABD'de yayımlandı.
1964 - Türk güreşçiler Tokyo Olimpiyatları'nda 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandılar.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.
1989 - Tadeusz Mazowiecki Polonya'da Doğu Avrupa'nın komünist olmayan ilk hükümetinin ilk başbakanı oldu.
1998 - Ekonomik krize düşen Rusya bütün dış borç ödemelerini durdurma kararı aldı.
1999 - 17 Ağustos Depremi
2007 - Atlas Jet'e ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Hiçbir can ve mal kaybının olmadığı kaçırma eyleminin ABD' yi protesto etmek amacıyla yapıldığı belirlendi. Uçak Antalya Havalimanı'na indirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:26
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık