Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Siyaset » Tunceli'de Bahçeli gerilimi

Tunceli'de Bahçeli gerilimi

MHP lideri Bahçeli’nin, Başbakan Davutoğlu'nun ''Tunceli'ye gidemez'' iddiası sonrası “Tunceli’yi ziyaret edeceğim” diye ısrar etmesi sonucunda, şehir savaş alanına döndü.

 
28 Kasım 2014 Cuma 13:00 
Yorum YapYazdır
 
 
Tunceli'de Bahçeli gerilimi

Cumhuriyet

 

Tunceli’de, henüz MHP lideri Elazığ’dan yola  çıkmadan önce protesto gösterileri başlarken, polis de yine alışık olduğumuz şekilde orantısız güç kullandı.

Şehir merkezine giremeyen Bahçeli, programında olan Cemevi ziyaretini de iptal ettiğini duyurdu.  Oysa şehir halkı zaten o gelmeden saatler önce Cemevi’ni kapatmıştı. Bahçeli “Tuncelililerin olmadığı binada şehre seslenirken”, başka yerlerden merkeze taşınan ülkücüler de yanında yer aldı. Onların aralarından bazılarının Bahçeli’ye tepki gösteren Tunceli Barosu avukatlarına saldırmaları dikkat çekti.

MHP liderinin valilikte olduğu sırada ise, buraya yakın bir noktada Munzur Baraj Gölü’nün  paralelindeki Atatürk Caddesi’nde yoğun protesto gösterileri vardı.

Evlere de gaz atıldı

Polis, valilik binasına doğru yürümek isteyen halka gaz, basınçlı su ve plastik mermiyle
müdahale etti. Bazı göstericiler ise polise taşla karşılık verdi. Çıkan olaylarda çok sayıda gösterici hafif şekilde yaralandı. Polisin mahalle aralarında nedensiz yere, binaları hedef alarak gaz atması büyük tepki topladı. Evlerinde oturduğu halde gazdan etkilenenler oldu. Bu nedenle bazı çocuklar
ve yaşlılar ambulanslarla hastaneye taşındı.

Olayların Bahçeli’nin şehirden ayrılmasının hemen ardından yatışmaya başlaması, halkın değil siyaset ve siyasetçinin kaos yarattığının da bir göstergesi gibiydi.

Bahçeli şehre ulaşmadan önce görüştüğümüz Tuncelililer, MHP liderinin tavrının açık bir provokasyon  olduğu konusunda birleştiler.

Şehrin eski sakinleri, Tunceli Üniversitesi’nde eğitimlerine devam eden öğrenciler ve çarşının nabzını tutan esnaf, Bahçeli’nin gelişini farklı sözlerle ancak aynı perspektifte değerlendirdiler. Üç kuşaktır Tunceli’de yaşayan Hıdır Ç. MHP liderinin gelişiyle ilgili şöyle konuştu: “Sanki buradan oy mu alacak?  Geliş amacı belli. Halkı kışkırtmak istiyor. Biz, artık tepemizde helikopter sesi duymayınca rahatsız oluyoruz.”

Bedeli halk ödüyor

Tunceli Üniversitesi’nde eğitimini sürdüren Bedirhan Özkan da, “Zaten malum kişi tarafından
kutuplaştırılan toplumu, birbirine düşürmek için ellerinden geleni yapıyorlar” derken, Bahçeli’nin tavrının bir nevi iç savaş çağrısı olduğunu dile getirdi. Özkan, şunları aktardı:“Türkiye’deki sorunların barışçıl yollardan çözülme şansı, siyasetçiler sayesinde giderek azalıyor. Tunceli’ye Elazığ, Erzincan ve Bingöl’den otobüslerle ülkücüler taşındı. Bu tür kışkırtmalar nedeniyle acılar yaşanacak.  Siyasetçilerin sorumsuzluğunun bedelini yine halk ödüyor. Tunceli’nin diken üstünde olmasının baş mimarı Başbakan Davutoğlu’dur. AKP, her olayda kendine yakışanı yapıyor. MHP liderine ise, ülkücüleri sokağa çıkarmadığı için biraz olsun saygımız vardı. Bunu yitirdi. Provokasyonun bir tanımı varsa bu Bahçeli’nin yaptığıdır.”

 


Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları

Bugün buraya kardeşlik hissiyatını pekiştirmeye geldik. Bugün buraya Tuncelili kardeşlerimle hasret gidermeye geldim. Aramıza örülen nifak duvarlarını yıkmak için Tunceli’deyim.

İcazet altında Başbakanlık yapan Davutoğlu şahsıma meydan okumuştu. Cesaretimi sınamıştı. Başbakan öylesine çıldırmıştı ki buyrun gidin bu söylediklerinizi Tunceli’de de söyleyin cesaretiniz varsa diyerek dengesini tümüyle kaybetmişti.
İşte Tunceli’deyim. Türk milletinin güzide evlatları ile bir aradayım. Devlet devletiyle milletiyle Tunceli’dedir.

Biz Türkiye’nin her yerinde birlik ve beraberlik mesajı veriyoruz. Sayın Davutoğlu bilmiyorsa, öğrenmediyse buradan hatırlatıyorum: MHP’de mangal gibi yürek, demir dağları eritecek kadar devasa bir cesaret vardır. Ne inşamızdan cayarız ne vatanımızdan vazgeçeriz.

 

İŞTE O GÖRÜNTÜLER

 

Geçmişte yaşananları bugüne getirip özür lobisi kurmanın huzurumuza katkı sağlamayacağını da asla unutmuyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun halkının güvenini desteğini almış meşru bir devlet kendisine yönelen tehlikeleri bertaraf etmekle yükümlüdür. Hiçbir ahlaksız sürece müsamaha gösterilemez. Milleti bölmeye çalışanlara izin verilemez. 1937-38’de Tunceli’de baş gösterenler isyandır. Bu isyana karışanlar da devrin bölücü teröristleridir. Teröristin dini, milliyeti, nesebi önemli olmayacaktır. Elinde silahla dağda gezen topraklarımızdan pay kapmak isteyen masum vatandaşlarımıza kasteden hiçbir bedbaht mazlum görülemeyecektir. Bunların özürler dilenerek, hürmet ve hayranlıkla yad ettiğimiz evladı Kerbela’dan addedilmesi hakarettir.
Ben Tunceli’de olduğuma göre devlet devletinin her yerinde sapa sağlam durduğuna göre Başbakan ne yapacaktır. Bu şahsiyet bundan sonra nasıl Başbakanlık yapacaktır. Davutoğlu erdemli davranıp istifa ederek kalan haysiyetini kurtarabilecek midir? Devlet diz çökmez. Devletin el etek öpeceğini iler i süren Başbakan’a diyorum ki devlet el de etek de öpmez.

Ne mutlu Türküm diyene…

 
28 Kasım 2014 Cuma 13:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık