Memur ve memur emeklisi ne kadar zam alacak?

Ana Sayfa » Güncel » TUNCAY GÜNEY'DEN SARSICI ERGENEKON AÇIKLAMALARI

TUNCAY GÜNEY'DEN SARSICI ERGENEKON AÇIKLAMALARI

Sözleri ve ifadeleri ile Ergenekon iddianamesinin temel dayanaklarından biri olan, ancak sonra baskı altında bu ifadeleri verdiğini söyleyen eski cemaatçi, yeni Haham (Musevi din adamı) Tuncay Güney: Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire kız aramaya benzer. ‘Ergenekon bitti demek’ bir hayalperestlik. Bazıları zafer sarhoşluğunda. Elhamdülillah Müslüman değilim. Ben Tanrı’nın İsrail’i için çalışıyorum. Ergenekon’un ortada 1 numarası yoktu. Üst düzeyde birisi yoktu. İlker Başbuğ’u koydular. Okey tamamlanmış oldu.

 
22 Ağustos 2013 Perşembe 15:38 
Yorum YapYazdır
 
 
TUNCAY GÜNEY'DEN SARSICI ERGENEKON AÇIKLAMALARI

275 kişinin yargılandığı Ergenekon davasının kilit ismi Tuncay Güney, Kanada’nın Toronto kentinde yaşadığı, yıllık kirası 15 bin dolar olan evinin kapılarını ilk kez açtı. Kendisini “Ergenekon’un soğuk mührüyüm” diye tanımlayan Güney, şehir merkezinde, giriş ve çıkışları özel güvenlik kameralarıyla denetlenen 1.500 dairelik bir sitede, bir oda bir salon, küçük bir mutfak, banyo ve balkondan oluşan 65 metrekarelik evde yaşıyor. Yatak odasında asılı duran İsrail bayrağı altında uyuyor. Güney, Toronto’da Beth Israil Center adlı bir Yahudi okulunda haham olarak Tevrat dersleri veriyor. Burası aslında MOSSAD’ın “Underground haham”larının yetiştiği bir istihbarat okulu. İçeride fotoğraf çekmek yasak. 20 kadar öğrenciye ders veren Güney’in yetiştirdiği öğrenciler 8 ay ile 1 yıl arasında sıkı bir eğitim görüyor.

RUHTA YAHUDİYİM
Hürriyet gazetesinin haberine göre; 2001 yılından beri yurtdışında yaşayan Güney, Kanada’da vatandaşlık aldığını, oturma ya da seyahat sorunu olmadığını söylüyor. Allah’a inanıyor. Hangi dine mensup olduğu sorulduğunda “Elhamdülillah Müslüman değilim. Ben Tanrı’nın İsrail’i için çalışıyorum. Ruhta Yahudiyim” diyor. Boynunda, İsrail yazılı altın kolye, kolunda da “Daniel” yazılı künye taşıyor. Kendisiyle Toronto şehir merkezinde bir kafede buluştuk. Üzerinde şık giysiler ve pahalı takılarla geliyor yanımıza. Kolunda seramik kordonlu saatinin değerinin 5 bin dolar olduğunu ve bunun gibi 20 saati daha olduğunu söylüyor. Burberry’den giyiniyor. “Bu lüksü Türkiye’de nerede bulacaktım” diyen Güney’le, kahve sohbetine daha sonra evinde devam ediyoruz. Nasıl geçindiğine gelince,“Tanrı’nın yardımlarıyla” diyor. “Allah rızıklandırandır. 14 yıla geliyorum. Ele güne muhtaç olmadık, Allah yine kimseye muhtaç etmesin” diyerek, kolundaki saati ve altın künyelerini gösteriyor: “Sizden daha lüks takılıyorum. Bir takımı satsam 5 bin 7 bin dolar eder. Bunun gibi 20 tane gösterebilirim. Bu saat 5 bin dolar. 20 tane var. Lüks hayatı seviyorum. Ama söylendiği gibi arkamda bir CIA, MOSSAD, MİT yok. Ama paralar geliyor, nereden geldiğini ben de bilemem.” Güney, görevi gereği Kanada yasasına göre bağış da toplayabiliyor.

KİRASI KURUMDAN
Kirası çalıştığı kurum tarafından ödeniyor. Fazla eşyayı sevmiyor. Salonunu, Seyit Kutibi’nin İslami Etütler kitabından Karl Marx’a, Hasan Cemal’den Dan Brown’a ve hakkında yazılan kitaplardan oluşan küçük bir kütüphanesi, sürekli güvenlik kameraları görüntülerinin açık olduğu ve bilgisayar ekranı olarak da kullanılan televizyon, deri koltuk takımı, üzerinde Mısır mitolojisini anlatan kedi figürlü firavun heykeli, sehpada köpeklerin üzerinde duran yılan başlıklı bıçak, duvarda çamurlu bir el içindeki Davut yıldızı fotoğrafından ibaret. Mutfakta, yemek ocağı ve üzerinde “Şabat”larda  mum yakılan bir Yahudi Şamdanı bulunan bir buzdolabı ile duvarında mantar pano bulunuyor. Yatak odasında ise başucunda “Altında uyumak başka bir mutluluk dediği” İsrail bayrağı asılı. Evde güvenlik alarmı var. Kapının dışında, bütün Yahudi evlerinin girişinde bulunan “Mezuza” atlı Yahudi duası göze çarpıyor. Toronto’da yaptığı işin karşılığı olarak ayda 5 bin dolar alan ve kendisine özel şoförlü bir de araç tahsis edilen Güney, “Camide imamlık görevi verdiler de ben mi yapmadım. Bana camide imam olacaksın deselerdi, camide imam olurdum” sözleriyle, kendisini eleştirenlere göndermede bulunuyor.

KRALI DOKUNAMAZ
“Tehdit aldınız mı hiç?” sorusuna, tehditle yanıt verip meydan okuyor: “Bu komplolar üzerine bizim de kendimize göre çalışmamız oldu. Bunları göğüslüyoruz. Ama bana karşı fiziki bir saldırının bedeli herkes için çok acı olacaktır. Bunu karşılıksız bırakmayız. Şunu söylüyorum. Kralı bana dokunamaz. 2007 yılından, 2013’e geldik. Tuncay Güney için yaprak kımıldamayacak. Biz de onların buradaki kendi adamlarına öyle bir saldırıda bulunuruz ki, evlerindeki tüllerinin arkasından bakamazlar. Perdelerini kıpırdatamazlar. Böyle bir saldırının ne getireceğini kendileri de bilir”.

5 YIL DAHA YATARLAR
Ergenekon davasının sonuçlarını değerlendiren Tuncay Güney, acaba vicdanen rahat mı? İlker Başbuğ’un aldığı ceza hakkında ne düşünüyor? Cezaları ağır buldu mu? Ergenekon deşifre edildi mi? 1 numara kim? İşte yanıtları:

Bu beklenen bir şeydi. 5 yıl yattılar, bir 5 yıl daha yatarlar. Bu insanları müebbet olarak hapislerde tutamazsınız. Eğer savunma yapmasalardı halkın gözünde kahraman olurlardı. Mahkemeyi kilitlemelisiniz. Hiçbiri savcılıkta ifade vermeseydi, dosya mahkemeye gitmezdi. Mahkemeyi kilitleyebilirdiniz... Zaten yatacaksınız. Savunma yapsan da yatıyorsun, yapmasan da. Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire kız aramaya benzer. Neyin adaletini arıyorlar bilmiyorum. Ergenekon bir terör örgütü değil, sistemin, rejimin kendi teşkilatı. Bu sistem kendi mitolojisini, efsanesini yargıladı. Cezalar tabii ki ağır. Zaten bekliyorduk. Benim için sürpriz olmadı. İnsanlar sorguluyor, çünkü neyin ne olduğunu bilmiyor. Halk bu olayın yüzde 1’ini, mahkeme yüzde 5’ini biliyor. Mahkeme de bilmediği bir şey üzerine müebbet verdi zaten. ‘Bu Ergenekon neydi?’ deyin, hiçbiri bir açıklama yapamayacak.‘Ergenekon bir terör örgütü’ demek bir haksızlık. ‘Ergenekon bitti demek’ de bir hayalperestlik. Bazıları zafer sarhoşluğunda. Buzdağının görünen bir kısmı sadece. İçeridekiler için tamamen haksızdırlar diyemem. Beni önce kara kutu diye servis yaptınız, sonra maçtan çıkardınız. Beni diskalifiye ettiler. Sistem beni çıkarmak istedi. Ergenekon’dan yargılananların ve Ergenekon’a karşı olanların hemfikir olduğu bir şey vardı: Tuncay Güney’i maçtan çıkaralım. Ve çıkardılar. Sonuç müebbetti, müebbet oldu işte.  Ben tanık olmadım. Gizli tanık da olmadım. ‘Sen bize tanıklık için başvur’ dediler. ‘Uluslararası Tanıklık Yasası’nı uygulayın o zaman’ dedim, uygulayamadılar. Eğer uygulamış olsalardı, bugün cezaevindekiler içeride olmamış olabilirlerdi.

1 NUMARA YOKTU

İlker Başbuğ’un neden yargılandığını bilmiyorum. Daha doğrusu, Ergenekon mahkemesi neyi aydınlattı? Faili meçhul cinayetler çözüldü mü? Bu insanları da neden yargıladıklarını da bilmiyoruz. Ergenekon’un ortada 1 numarası yoktu. Üst düzeyde birisi yoktu. İlker Başbuğ’u koydular. Okey tamamlanmış oldu. Ergenekon’a lider lazımdı. Aldılar Genel kurmay Başkanı’nı, adamın başını yaktılar. Ergenekon bir Batı Çalışma Grubu da değildir. Ergenekon, rejimin ve sistemin kendisidir. Ergenekon, Ergenekon’la gizlenmiştir, Ergenekon deşifre edilmemiştir. Ergenekon, reforme etmiştir kendini. Ergenekon’un bir kolu suç. Günaha bulaşmıştı. Miladı dolmuştu. O kolu kestiler. Bu, buzdağının sadece görünen kısmı. Şimdi vesayet değişti. Yargı mitolojisini, yani hukuk, efsanesini cezalandırdı.

TUNCAY GÜNEY KİMDİR
Farklı medya kuruluşlarında gazetecilik yapan 41 yaşındaki Tuncay Güney, 02 Mart 2001’de çalıntı bir aracı İstanbul da satmaya çalışırken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’nce yakalandı. Şubenin o dönemki müdürü Adil Serdar Saçan ve ekibi tarafından sorgulanan Güney’in evinde yapılan aramalarda, Ergenekon davasının temelini oluşturan 6 çuval belge bulundu. Belgeler arasında, örgütün şeması da ele geçirildi. Emniyette kamera karşısında verdiği ifadelerde başta Veli Küçük olmak üzere birçok asker, siyasetçi ve bürokratı Ergenekon’a üye olmakla suçlayan Güney, bu iddiaları, katıldığı birçok televizyon programında da tekrarladı. Güney, Ergenekon davası kapsamında ifadeye çağırılınca, 2009 yılında Kanada’ya kaçtı. Halen Kanada’da hahamlık yapan Güney, daha sonra emniyette verdiği ifadelerin doğru olmadığını ve Adil Serdar Saçan ile ekibinin kendisine işkence yaptığını iddia etmişti. Ergenekon davasının karakutularından biri olan Güney hakkında, CIA ajanı, MİT çalışanı, Cemaat üyesi, İsrail ajanı olduğu gibi iddialar sık sık gündeme gelmişti.

Hürriyet
 
22 Ağustos 2013 Perşembe 15:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık