Savcılıktan Genelkurmay İletişim Dairesi'ne cunta suçlaması

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor'un yeni hocası Ersun Yanal'dan ilk basın toplantısı

Trabzonspor'un yeni hocası Ersun Yanal'dan ilk basın toplantısı

Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal ilk basın toplantısında soruları yanıtladı. “Tekrar aranızda olmaktan mutluyum” diyerek söze başlayan Yanal şunları söyledi: “Bir yolculuğa başlıyoruz. Bugün İstanbul yolculuğu daha sonra lig sonuna kadar sürecek bir yolculuğumuz olacak. Bana güvenip destek veren sayın Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu'na ve yönetimine teşekkür ediyorum. Sizlere de teşekkür ediyor ve herkesin görüşüne saygı duyuyorum'' dedi. Yanal, ''Sadece benim ve oyuncularımla başarabileceğim bir iş değil bu. Birlikte yürüyeceğimiz bu yolda omuz omuza olmamızı arzu ediyorum.” diye konuştu.

 
20 Kasım 2014 Perşembe 13:06 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor'un yeni hocası Ersun Yanal'dan ilk basın toplantısı

 

İşte Yanal'dan açıklamalar:

 

Sizinle daha önce de beraber olduk. Nasıl bir oyun tarzı benimsediğimi biliyorsunuz. Trabzonspor oynayacağı futbolla fark yaratacaktır. Ligin içinde bir renk olacaktır. 90 dakika oyunu bırakmayan, rakibine ve kendisine saygı duyan, sonuna kadar mücadele eden, tempolu, keyif veren, herşeyiyle kazanmayı istediğini taraftarlara hissettiren bir takım olacağız.

Biliyorsunuz imza töreni düzenledik. O gün Trabzon'a geldim ve rahatsızdım. Ateşim vardı. O fotoğrafı başkanımızla birlikte size verdik. İmza töreninde basın toplantısı beklentisi vardı ancak biz sadece imza fotoğrafı için sizin karşınızdaydık. Taraflı taraftsız bir çok yorum yapıldı. Benden duymadığınız konular hakkında yorumlar yapmamanızı rica ediyorum. Trabzonspor taraftarlarına izleteceğimiz takımla ilgili yaptıımız çalışmaları sizlere aktaracağız. Trabzonspor'un başarısı için, taraftarlar, bizler, oyuncular hep birlikte yürüyeceğiz. Tek başına başarı elde edemezsiniz. Sadece benim ve oyuncularımla başarabileceğim bir iş değil bu. Birlikte yürüyeceğimiz bu yolda omuz omuza olmamızı arzu ediyorum.”

 

Yanal’ın değerlendirmelerinin ardından soru cevap bölümüne geçildi…

 

Soru: Elinizde bulunan kadro teknik ve kondisyon olarak 10. haftaya uygun mu?

Cevap: Derin bir kadromuz var. Milli takımlarımızda oynamış ve oynayan yetenekli oyuncularımız var. Yaklaşık 9 tanesiyle çalışamadık. Tanıdığımız oyuncular var. Genç ve yetenekli bir takımla çalışacağız. Benim istediğim oyunu oynayabileceğimiz bir takımla çalışacağız. İhtiyaçlarımızı belirleyeceğiz. Bu yöndeki paylaşımları önümüzeki haftalarda yapabileceğim. Mücadele içinde olacak bir takımımız olduğunu düşnüyorum. 14 puan kaybımız var. Bunun telafisi için hep birlikte yürümeye ihtiyacamız var?

 

Soru: Geçen yıl yakaladığınız başarı ortada. Burayla ilgili tercih yaparken kafanızda soru işareti oluştu mu?

Cevap: Türkiye'de yaşıyorum ve burayı iyi biliyorum. İstikrarlı bir tutarlılığın oluşması gerekli. Trabzonspor camiasının beklentisini ve bu duruşu ortaya koymanın vaktinin geldiğini düşünüyorum. Bunun için büyük uğraş vereceğiz.

 

Soru: Geçtiğimiz yıl olumlu etkiler bırakan ve sakatlanan, ardından eski takımına kiralanan Bourceanu konusuda bir tasarrufunuz olacak mı? Bir de Mustafa Yumlu ve Zeki Yavru konusunda bir af söz konusu mu?

Cevap: Mustafa ve Zeki ile ilgili ortada idari bir karar var. Buna saygı duyuyorum. Şuanda af konusu düşünülmüyor. Bunun dışında kadronun ihtiyacını belirlemeleyiz. Ancak oyuncuları tanımak, karakterlerini iyi anlamak ve eksikleri buna göre tespit etmek gerek. 2-3 hafta içinde bu tespitleri yapmış olacağız. Bourceanu’yu da izleyeceğiz. Oyuncu Trabzonspor'un oyuncusu. Değerlendireceğiz.

 

Soru: Elinizde 8 yabancı kantenjanı dolu bir kadro var ve bu yabancıların çoğu savunma ağırlıklı. Devre arasında transfer çalışması olacak mı?

Cevap: Bir kaç hafta içinde bu tespitleri yapıp değerlendirmelerde bulunacağız. Dışarıdan bakmakla içinde olmak arasında fark var. Biraz zamana ihtiyacımız var. Bir kaç hafta içinde bu paylaşımları yapacağız.

 

Soru: Milli maçlar için lige verilen arada takımı devraldınız. Ancak birlikte olamadığınız oyuncular var. Bu bir handikap mı. Galataaray maçı sizin için ne anlam ifade ediyor?

Cevap: Her maça kazanmak için çıkacağız. Bize her maç Trabzon diyeceğiz. Sezon başınan bu yana birlikte oynayan bir kadro var. Bu kadro bana yardımcı olacak. Milli takımlar oyuncular için motivasyon olacaktır. Bu sayede handikabı avantaja çevireceğiz.

 

Soru: Üç kulvarda yarışacaksınız. Kadronuz bunun için yeterli mi? Onur'un sakatlığı var?

Cevap: 14 puan kayıp var dedim ancak rekabet edebilecek oyuncularımız da var. Bu rekabeti arttırıp sahada randuman almak bizim işimiz. İlk kez onlarla birlikte oluyoruz. Avrupa'da avantajlı bir konumdayız. Türkiye Kupası yeni başlayacak. Ligde puan farkı fazla değil. Her takım kırılabilir. Bunu tek başıma yapamam. Bu yolda sizler ve taraftarlarımız, yönetim ve futbolcular el ele vererirse başarılı olabiliriz. Herkesin desteğine ihtiyacımız var. Onur'un sakatlığı var doğru. Fatih'le devam ediyoruz. Herhangi bir kaleci alınması görüşünde değilim.

 

Soru: Milli Takım'da ve Fenerbahçe'de görev yaptınız. Genel bir futbol projeksiyonu var Türkiye'de. Şuandaki türk futbolunu nasıl yorumluyorsunuz. Gördüğünüz fotoğrafı bize aktarabilir misiniz?

Cevap: Futbolda Trabzon ruhunun eksik olmaması gerekir. Türk futbolu adına bu çok önemli. Trabzon ve Trabzonsporluluk ruhunun doruk noktasında olduğunu çok rahat bir şekilde hissedersiniz. Trabzonluluk ruhunun Türk futbolunda önemli bir yeri vardır. Sistemsel sorunlar nedeniyle bir takım sorunlar var. Kulüplerin içine düştüğü problemler ve buna bağlı olarak ülke spor kültürünün doğru kullanıp kullanılmadığına bakmak gerek. Sistemsel bir sorundan bahsetmek gerek. Milli Takım'ın aldığı sonuçlardan yola çıkarsak çok daha önde olmamız gerekliliğini görüyoruz. Dengesizlikler ve sorunlar var. Altyapı sorunlarını tartışabiliriz. Ülkenin çözmesi gereken sorunlar olduğu bir gerçek. Ayrı bir platformda tartışılması gireken bir konu. Bir dönem böyle bir görev içindeydim. Gördüğüm sorunlar sadece futbola dair değil, ülke sporuna bakıştaki sorunlar var. Kulüplerdeki değişimler ülke spor kültürüyle alakalıdır. Spor bir bütünü temsil ediyor. Bu bütenden bakarak çözüm aramak gerek. Trabzonspor'un başarısını oluşturmuş, büyük bir oluşumu gerçekleştirmiş bir altyapı var. Bunun fiziksel olarak yararlılığını tartıştığınızda farklılıkları görürsünüz. Geçmişe baktığınızda o dönemin altyapısını oluşturan mahalle ve sokaklarda oynanan futbol kalmadı. Bugünkü karmaşanın içinden çıkmak için yine herkese görev düşüyor. Umarım kısa sürede değişir ve ülke yapısı düzeltilir ve sağlıklı bir oluşuma kavuşulur.

 

Soru: Sistemi kendi belirleyen bir toplum oluştu. Parayla hazırlık maçı yapan bir ülke konumundayız. Promosyonla tribünlere seyirci çekebiliyoruz. Malum olaylar anarşiyi sokağa döküyor. Bu birikimden sonra bir ışık görüyor musunuz?

Cevap: Futbolun sevisi dünyada bitmiyor. Sıkıntıya düşdüğünde yeniden organize oluyor ve büyüyor. Bir dönem İngiltere bu sorunu yaşadı. Kavgalı tribünlerden 2-3 yıllık rezervasyonları yapılmış tribünlere fubol oynanır hale gelindi. Almanya ve İspanya da sorunlarını çözdü. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu ülke futbolu ve sporu seviyor. Toplumsal olarak futbolu sağlıklı bir şekilde izleyecek altyapıyı oluşturabilmeliyiz. Kazan kazan kazan. Herşeyi kazanmak mümkün değil. Kaybederken de kazanacağınız bir kültür vardır. Benim felsefemde önce iyi insan olmak, iyi sporcu olmak, saygı duymak, kendini geliştirip üstünlük kurmak gibi bir anlayış var. Bu akilliği ve sağduyuyu sağlamak gerek. Oyunculara kaybettiği her maçta saldırmak onları kazanmaya yöneltecek süreci yaratmıyor. Tam tersine daha da fazla kaybettiriyor. Ben kazanmayı tribünden daha çok istemek durumundayım. Bu benim işim. Sağduyuyu ortaya çıkarcak sistemlere ihtiyacımız var. Uygulamaların iyi olcağını düşünüyorum ki bundan daha fazla taban yapamayacağımızı düşünüyorum. Bir yerde yükselişe geçeceğiz. Bu düşüşün arkasında bir yükseliş balayacaktır.

 

Soru: 2010-11 sezonu şampiyonluğu ve sonrasında bir çok konu var. Ersun hocanın ismi Trabzonspor’la anılmaya başladığında bu sürecin içine çekildiniz. Stadyumdan koşarak ayrılmanız çok tartışıldı.

Cevap: Bu süreç içinde hep saha içinde kalmaya çalıştık. Saha dışına çıkmadım hiç. Saha içini konuşmaya ve bunu yorumlamaya gayret ettik. Oyuncularımı da aynı saha içinde tutup oradaki işi yapmaya odaklandırdım. Bu sürecin hiçbir yerinde yer almadım. Fiziksel olarak da yer almadım. Ya çalışmıyordum ya da TFF'de görev yapıyordum. Ama bu beni dışarıda tutmuz. Trabzonspor'un benimle olan ilişkisi hiçbir zaman kötü olmamıştır. Şıcak ilişkilerimiz hep devam etti. Trabzon'da düzgün ve mutlu yaşadım. Şampiyon olabilecek bir takım bırakmıştım. Bunu çok iyi biliyorum.

 

Soru: 3 Temmuz'un ardından iki kulüp arasında çekişme üst düzeye çıktı. İki kulüpte de çalıştınız. Ayrıldığınız kulüp iç saha maçlarında Ersun Yanal diye bağırmaya devam ediyor. Olası bir TS - FB maçında böyle bir olayla karşılaşırsanız bu sizi nasıl etkileyecek. Kombine iptallerinde de sizin isminizin bağırılmasının etkili olduğu söyleniyor?

Cevap: Çalıştığım kulüplerde sorunun değil, çözümün bir parçası olmaya çalıştım. Burada da aynı olacak. Sorunun parçası olmaktan yana tavır koymadım. Hiçbir başkan ve yöneticiyle bir sorun yaşamadım. Bir kişi hariç. Süreci siz yaşadınız, biliyorsunuz. Bunu konuşmanın bir anlamı yok. Benim için mutluluk mutlu olacağımı düşündüğüm yerde olmaktır. Bu benim işim ve hayatımı şekillendirdiğim işte mutlu olduğum yerde olmak istiyorum. Mutlu olmayacağım hiçbir yerde olmadım. Futbolu seviyorum. Bu mutluluğu yaşıyorsam bir şeyleri başarmışımdır. Kontrolümde olmayan şeyleri sorgulamak istemiyorum. O dönem çalıştığım kulübe hizmet etmek görevimdi. Başardım. Başaramadıklarım da oldu. Burada da mutlu olmaya gayret edeceğim. Mutluluğu tüm ekibime ve sizlere de aktarmaya çalışacağım. Avni Aker’de sahadan koşarak çıkmam çok konuşuldu. O gün gergin bir ortam vardı. Maç öncesinde eğer galip gelmemiz halinde saha içinde kalarak provakasyon algısı yaratmak istememiştik. Bunu maçtan önce oyuncularımla konuşmuştum. Cesaret, güç ve kuvvet böyle durumlarla ölçülmez. Kavgayı yapabilecek yüreğim ve cesaretim de var. Ama futbolun içinde tartışma ve kavga içinde hiç olmadım.

 

Soru: Sözleşme imzaladığınız anki ruh halinizi anlattınız. Sonrasında hiç sizinle temasımız olmadı. Gazetelerde sizin ağzınızdan haberler okuduk. Enkaz devraldığınızı, takımın değerlerinin felç durumda olduğunu ve giden hocanın değer katmadığını okuduk. Bu iletişimsizlikten mi kaynaklandı. İkincisi idmanlara altyapıdan oyuncular çağırdınız. Bu sayısal eksiklikten mi kaynaklandı, yoksa genç oyuncularla her zaman birlikte olacak mısınız?

Cevap:İkinci sorudan başlayayım. Altyapıdan çok oyuncu gelecek. Genç oyuncularla her zaman birlikte olacağız. idmanlarımızda olacaklar. Bunun oranizasyonunu yapacağız. Diğer konu ise iletişim karşılıklıdır. Tek başına olmaz. İletişim birimimizle temasa geçerseniz sorun yaşamayız. Aksi halde her yazılan askıda kalacaktır. Karşılıklı iletişim kanallarını açarsak bilgi aktarımını kolaylaştırırız. Enkaz devraldım gibi bir söylemim olmadı. İkinci şahıslardan ya da kulaktan duyma konuların altında imzam olmaz.

 

Soru: Kulüplerde en büyük sorun transfer. Transferi Trabzonspor’da organize hale getirmek için bir yapılanmaya gidecek misiniz? Şampiyon kadro bıraktım dediniz. 2010-11 sezonunda şampiyon oldu mu bu kadro?

Cevap: Biz teknik adamlar sahanın içinde kalıp saha dışını yönetmeye kalkmamamız gerekir. Bizim için bunlar oldukça zararlı konular. Bizim için önemli olan saha içindeki organizasyonu yönetmek. Bunun dışındakiler teknik adamlar olarak bizi ilgilendirmez. Şampiyon olabilecek bir takım bıraktım.

 

Soru: Trabzon'da neler yapmayı Fotoğraf merakınızı biliyoruz.

Cevap: Trabzon'da gezmediğim yer kalmadı. Halkla hep iç içe oldum. Bir önceki dönemde burada 19 ay kalmıştım. Bu süreci tekrarlamak için zaman kolluyorum. Doğanın bize sunduğu güzellikleri paylaşmak çok güzel. Burası güzelliklerle dolu ve bunun keyfini çıkaracağız.

 

Soru: Geçen yıl 17-18 bin taraftara oynuyordu Trabzonspor. Bu sezon 7-8 bine düştü bu rakam. Taraftarlar iç sahada rakibe üstünlük kuramamanın ezikliğini yaşıyor. Tribünleri tekrar doldurmak için neler yapacaksınız?

Cevap: Herkesin saygı duyduğu, kazanmak için herşeyi ortaya koyan, tavrı olan bir takım yaratmak istiyoruz. Bunu başaracağımızı düşünüyoruz. Galatasaray maçıyla başlayıp en kısa sürede bu tavrı ortaya koyan bir takıma dönüşmeyi hedefliyoruz. Sizler de zevk alacaksınız. Şampiyonluk ya da başarının oluşturduğu yol beraber yürünen yoldur. Yönetim, futbolcu, medya, taraftar hep birlikte kol kola girersek sonuca rahatlıkla ulaşırız.

 
20 Kasım 2014 Perşembe 13:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:51
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:17
  • Yatsı19:47
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık