Memur ve memur emeklisi ne kadar zam alacak?

Ana Sayfa » Spor » TRABZONSPOR'UN KUPASININ ÇALINMASI SÜRECİNİN BAŞAKTÖRÜ BAŞBAKAN ERDOĞAN!

TRABZONSPOR'UN KUPASININ ÇALINMASI SÜRECİNİN BAŞAKTÖRÜ BAŞBAKAN ERDOĞAN!

TRABZONSPOR'UN KUPASININ ÇALINMASI SÜRECİNİN BAŞAKTÖRÜ BAŞBAKAN ERDOĞAN!

 
5 Ocak 2013 Cumartesi 18:51 
Yorum YapYazdır
 
 
TRABZONSPOR'UN KUPASININ ÇALINMASI SÜRECİNİN BAŞAKTÖRÜ BAŞBAKAN ERDOĞAN!

 

Osman Cudi Yılmaz'ın gözlem ve notları..

 


Trabzon'da gerçekleştirilen ve ''Şikenin 3 Temmuz'u'' adını taşıyan panelde konuşmacıların hemen hepsi, şikenin mahkeme kararıyla saptanması ve cezalandırılmasına karşın, Başbakan Erdoğan'ın söylem ve etkisiyle, federasyonun yönlendirmesiyle ''kişilerle takımın birbirinden ayrılmasından'' ve ''şike ve teşvik vardır ama sahaya yansımamıştır'' iddiasından dolayı Trabzonspor'un şampiyonluğunun elinden alındığında birleşti. Sinevizyon gösteriminde Başbakan Erdoğan'ın görüntüsü yuhalandı. Konuşmacılar, şike sürecinde en büyük sorumluluğun Başbakan Erdoğan'a ait olduğunu belirtti,  genel olarak iktidar ve muhalefetin, oy uğruna yapılan yasal değişiklikler konusunda sorumluluğu bulunduğunu söyledi.  

 

Trabzon Barosu avukatlarından Hakan Orhan 3 Temmuz şike sürecini çok ilginç bir tanım getirdi. Orhan, “Türk futbolu tecavüzcüsü ile evlendirilerek kurtarılmaya çalışılıyor” dedi.

 

Aziz Yıldırım'a yönelik çıkışları ile tanınan Mehmet Baransu, Trabzonsporluları geniş ve sert eylemler yapmaya çağırdı.  Baransu, ''Kimse kusura bakmasın. Ak Parti Aziz Yıldırım karşısında diz çökmüştür. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin Aziz Yıldırım karşısında diz çökmüştür. Aynı şekilde MHP diz çökmüştür. Başbakan'ın haberi yokmuş. Başbakanın evinde Rıdvan Dilmen'in haftada bir ne işi var." diye sordu.

 

 

BAŞBAKAN'A YUHALAMA, AYDIN'IN PROTESTOSU

 

Salonu hınca hınç dolduran izleyiciler huzurunda yapılan “Şikenin 3 Temmuzu” konulu panele Taraf Gazetesi’nden Mehmet Baransu, Fotomaç Gazetesi’nden Turgay Demir, Zaman Gazetesi’nden Erdal Hoş,  Trabzon Barosu avukatlarından Hakan Orhan, İstanbul Barosu avukatlarından Erdem Egemen konuşmacı olarak katıldı.

Trabzon Kürsüsü Platformu'nun düzenlediği toplantının açış konuşmasını Gazeteci Ulaş Özdemir yaptı.


Panelde salonu dolduran izleyiciler 15 dakikalık slayt gösterisi sırasında ekrana gelen şahsiyetlere kah “yuh” çekti kah alkışladı. Ancak Başbakan’ın görüntüsü çıktığında ise salondan büyük bir “yuh” sesi yükseldi. 

 

Bu sırada Trabzon Belediye Başkan Yardımcısı Ergin Aydın salonu terketti. Aydın'ın, ''Burada BDP'li Hasip Kaplan bile alkışlandı ama Başbakanımız yuhalandı'' dediği belirtildi.

 

AKP'li eski yöneticisi ve Trabzonspor avukatlarından Nusret Yılmaz ve AKP Milletvekili aday adayı Av. Ayşe Sula Köseoğlu ise paneli sonuna kadar  izledi.

 

En büyük alkışı ise konuşması slayt gösterisine yansıyan Trabzonspor Eski Başkanı Özkan Sümer aldı.

 

“TÜRK FUTBOLU TECAVÜZCÜSÜYLE EVLENDİRİLEREK KURTARILMAYA ÇALIŞILIYOR”
Panelde ilk konuşmacı olarak konuşan Trabzon Barosu avukatlarından Hakan Orhan 3 Temmuz şike sürecini çok ilginç bir tanım getirdi. Orhan, “Türk futbolu tecavüzcüsü ile evlendirilerek kurtarılmaya çalışılıyor” dedi.
Şikeyi buharlaştırmaya çalışanlara seslenen Orhan, “Siz ateşi yakmaya çalıştıkça biz soğutmaya devam edeceğiz, mail atmaya devam edeceğiz. Hakkımızı alana kadar her şeyi yapacağız. Her zaman her zeminde yaptıklarını yüzlerine vuracağız, Türkiye’nin ilk futbol kitabının yazıldığı bu şehrin hakkını yedirmeyeceğiz” dedi.
Avukat Hakan Orhan, şike sürecinde en büyük kusursun iktidar partisi AKP’de olduğunu altını çizerek, meclisteki diğer partilerin de AKP’nin yanlışına ortak olduğunu söyledi.
Bu anlamda oylarını incitmek istemeyen iktidardaki AKP ve diğer partilerin Trabzonsporluların vicdanını incittiğini de sözlerine ekledi.

Şikeyi kimin yaptığının 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında belli olduğunu da kaydeden Orhan, bu süreçte hukuku hukukçulara çiğnetildiğini de vurguladı. 

Hakan Orhan, hukuku hukukçulara çiğnettiklerini iddia ederek, "Dünyada eşi benzeri görülmemiş 'Şike sahaya yansımadı' şeklinde söylemlerde bulundular. Adeta spor hukuku kavramından nefret eder hale geldik. 3 Temmuz aslında bir trafik kazası gibi. Faili belli vurana belli ama kimse karışmıyor. Türk futbolu aynı tecavüzcüsü ile evlendirilip kurtarılmaya çalışılıyor. Oysa hukukun gereği yapsa kimsenin gözünün yaşına bakılmasa Türk futbolu rahatlayacak" şeklinde konuştu.

Orhan, şi,ke sürecinde  iktidar partisi AKP'nin yüzde 70, muhalefetin yüzde 10-15 sorumluluğu olduığunu iddia etti.

 

“RADARA YAKALANDIK DİYORLAR”
Panelin ikinci konuşmacısı Fotomaç Gazetesi Yazarı Turgay Demir de, dünyada pek fazla icadımız olmamasına rağmen, sahaya yansımayan şike icadını gerçekleştirdiğimizi söyledi.
Demir, “Şike varsa nasıl sahaya yansımaz? Demek ki bizim sahalarımız şikeyi yansıtmıyor!”
“Bizim tertemiz duygularımızı çaldılar” diye sözlerini sürdüren Demir, şikenin en büyük zararının duyguların çalınması olduğunu dile getirdi.
Demir, “Trabzonspor kulübünü ziyaretimde de söyledim. Saraçoğlu’nda korkudan çalamadığı bir düdüğü başka bir yerde çalan hakem şerefsizdir. Güneş var doğmuş, biz insanları bu güneş diye anlatmaya çalışıyoruz şike olayı böyle bir şey. Adam yaptığını zaten biliyor bizden de iyi biliyor. Ancak biz susacak hale geldik, konuşurken korkar hale geldik. Bizim utanmamızı bekliyorlar. Radara yakalandık(Aykut Kocaman’ın bu süreçte kullandığı bir ifade) diyorlar, e o zaman suçlu radar öyle mi? Ben onlara Azizbahçeli diyorum, gerçek Fenerli’lerin onlardan rahatsız olduğunu biliyorum. Fenerbahçe düşmanlığı ile şöhret olmak istemekle suçluyorlar beni. Eğer ben şöhret olmak istesem fener yalakalığı yapar üç dakikada şöhret olurum!”
Aziz Yıldırım’ın cezaevinde kalış süreciyle ilgili de konuşan Demir, “Aziz yıldırım üç ay kenarda oturdu Türk futbolunda hiçbir şey olmadı, bir kez sahaya girdi ne TFF kaldı ne başka bir şey. Şike ahlaksızlıktır ondan kötü bir şey varsa o ahlaksızlığı örtmek için futbol camiasının hemfikir olmasıdır!” dedi.

 

BİR İSYAN MODELİ GELİŞTİRİLMELİ
Bir diğer panelist Zaman Gazetesi’nden Erdal Hoş da şike davası sürecinde çok şey öğrendiğini belirterek, “Şikeden buradakiler kadar muzdarip değilim. Bana çok şey öğretti şike süreci. Futbol üzerinden bu memleketin meselelerini anlamak mümkün. Aslında sorun sosyolojik. Bu ülkede askeri darbe bile sosyolojik zemini hazır olmadan yapmaz. Bütün bunlara ahali ne yazık ki razı, bu yüzden sokaktaki vatandaşı muhatap alma taraftarıyım. Bu noktada bizlere daha çok görev düşüyor. Bir isyan modeli geliştirebiliriz. Biz buna ahlaklı isyan diyebiliriz. Yakmadan yıkmadan. Ama taciz etmeden bunu yapabilirsek Türkiye’ye çok şey öğretmiş oluruz. Buradaki hissiyat görünmüyor. Sivasspor’un yükseldiği dönemde bir ülkücü ile bir DHKP-C’li Sivaslı birlikte el kaldırdılar. Bizde aynı partiliyi aynı aileyi kolay kolay bir araya getiremezsin. Trabzonspor’un kırmızı çizgisi nedir diye bana sorarsanız, biz birbirimizi yesek de dışarıdan bir haksızlığa uğradığımızda yan yana oluruz. Ne yazık ki bunu bu süreçte göremedik. Mesele şahısları suçlamak değil durum tespiti yapmak” dedi.
Erdal Hoş, bu ülkeye ne gelirse Avrupa’dan gelir dedikten sonra konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bundan sonra ne yapılabilir? Bu topraklarda galip Avrupa’dan ilan edilir. Burada ne yaparsanız yapın işe yaramaz. Bu topraklara soğuk hava da cumhuriyet de Avrupa’dan gelir. Mevcut iktidar da Avrupa’dan onay alır gelir, Trabzonspor’un da muhatabı Avrupa’dır. İki anlamda bir takım Avrupa’da olacak. Birincisi, Trabzonspor olarak Avrupa ligine kalmış olsaydık 6 maç, bir de turu geçerdik 7 maç. İşte orada şikeyi duyuracağımız bir alan olurdu. Bu konuda Şenol Güneş’e çok kızıyorum. Trabzonspor’un bir çizgi takımı olması lazım. İkincisi eylem adına da duyurulacak yer Avrupa. UEFA’yı ikna edeceksin. Çünkü bu coğrafyada karar batıdan gelir.”

 

“AKP, AZİZ YILDIRIM KARŞISINDA DİZ ÇÖKTÜ!”
Panelistlerden Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu da,  panele gelirken bir metin hazırlamadığını, bu kirli şike sürecini anlatmak için metne de gerek olmadığını belirterek, “Eğer içinizde AK Parti, MHP ve CHP’liler varsa kusura bakmasın. Çünkü o videoda(panel öncesi gösterilen videoda) sevinen bir çocuk vardı biz o çocuk için kendi çocuklarımız için buradayız. Bu şike sürecini kapatanlar çocuklarının yüzüne bakamıyordur, büyük ihtimalle. O yüz yoktur onlarda. Eğer ahlaktan kupadan bahsediliyorsa bu bir teneke falan değil onun için bambaşka şeylerle dolu. Onun içinde hangi çocuğun hayali var hangi futbolcunun teri var kimse bilmiyor. Hangi deplasmana giden kaza atlatan, hayatını kaybeden hangi hayatlar var kimse bilmiyor. Sakin düşündüğünüz zaman o kupanın içinde altında yanında sağında solunda çok şey var. Ben bunun mücadelesini veriyorum” dedi.
Şike davası sürecinde Aziz Yıldırım ya da başka birinden korkmadığını da dile getiren Baransu, “Sizin ortada bir formanız var. 82 temiz puan forması. Bu forma ile de ile de bugün fotoğraf çektirdik.  Ben onun tertemiz olduğuna inanıyorum ve gurur duydum o formadan. Ortada büyük bir ahlaksızlık var Ama Trabzonlular maalesef bir araya gelemiyorlar!” şeklinde konuştu.
Panel öncesi gösterilen videoda bağımsız milletvekili Hasip Kaplan’ın konuşmasında BDP’yi çıkarılan yasa ile ilgili dışarıda tuttuğu gibi bir izlenim doğduğuna da değinen Baransu, “Hasip Kaplan da BDP de bu işin içerisindedir. Bende o konuda yasanın meclise sevk edilmesi metnin de örneği var ve o metinde imzaları var. İstediğiniz bir faks adresine onu da fakslayabilirim” dedi.
Şimdi sizlere Anayasa mahkemesi kararlarında gerçek kişilerle tüzel kişilerin birbirinden ayrılamayacağına yönelik 100 devletin anayasa mahkemesi kararını sayabilirim diyen Baransu, “Ama bu ülkede ayrıldı ve maalesef iktidar bunu söyledikten sonra bir takım değişiklikler yapıldı. Ortada bir kirlilik var. Kirliliği temizlemek için Yıldırım Demirören seçilmiştir. ‘Temiziz’ diyorlarsa bu süreçte ve bu sürecin hızlanmasında adımlarını atmak zorundalar. Etik Kurulu başkanını gördüm, Ahmet Çakar’la konuşmadan iki gün önce ben onunla konuştum. ‘Sayın başkan birinci etik kurulu raporlarının tamamını ben yayınladım’ dedim. Sonra “ikinci etik kurulu raporu icat ettiniz” dedim. Anlattı… Kendince, “Anladım’ dedim. ‘Peki, inşaat işçilerini nereye koydunuz’ dedim, bana, ‘Mehmet Bey, Ankara’da inşaat şirketi varmış’ dedi.  “Diksin ve Kahe diye inşaat işçileri varmış da bizim haberimiz mi yok dedim’ Bana, ‘ya tapeleri alt alta koyduğunuz zaman şike teşvik görünüyor, evet dedi’ niye koymadınız dedim, ‘biz ayrı ayrı koyduk’ dedi! Ben olsam sokağa çıkmam. Sokağa çıkacak yüzüm olmaz. Etik kurulu niye değiştirildi? Bu oyunlar niye oynandı? Çünkü Disiplin Kurulu altı üyeye bir üye Fenerbahçe’nin küme düşürülmesini isteyecekti. Başkan hariç. İşte bu süreçte AK Parti Aziz Yıldırım karşısında çökmüştür, diz çökmüştür kimse kusura bakmasın. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve dahi Gürsel Tekin Aziz yıldırım karşısında diz çökmüştür. Aynı şekilde MHP çökmüştür. Başbakan’ın evinde Rıdvan’ın(Dilmen) haftada bir ne işi var? Göksel Gümüşdağ tapelerden nasıl çıkarıldı? Oradaki avukat nerenin avukatı? Bakın. Rıdvan hangi halı saha arkadaşlarını getirdi?’ Ama asla umutsuz olmamak gerekiyor. Bana kimse dokunamaz diyen Aziz Yıldırım’ın üç kişi kimyasını bozdu. Şuna inanın, Trabzonlulardan şunu duyuyorum, gücümüz yok diyor. Siz içinizdeki gücü daha bilmiyorsunuz ve inanmıyorsunuz. Yapılacak o kadar çok şey var ki yaparsanız sonuna kadar yanınızda olacağım” dedi.

 

FOTOGRAFLARI BÜYÜLTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ


 
5 Ocak 2013 Cumartesi 18:51 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık