Kaçak madende göçük; 6 ölü

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor yönetimnie eleştiri

Trabzonspor yönetimnie eleştiri

Trabzonspor’un eski asbaşkanları Onur ve Hacısalihoğlu Karadeniz'den Aras Perekli’ye önemli açıklamalarda bulundu.

 
11 Mart 2016 Cuma 12:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor yönetimnie eleştiri

Hacısalihoğlu, “Usta yönetimi, göreve talip olduğu zaman, kulağa hoş gelen yaldızlı ve afaki hedefler ortaya koyarak, olması ve gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerde bulundu” dedi.

Onur, “Şimdilik en büyük sıkıntı hatta saha sonuçlarının sıkıntısı, iyi olmayan yönetim tarzının meyvesidir.  Şu an yönetim ne yazık ki gelecek için umut vermediği gibi daha da kötüye gidiyor her şey” diye konuştu.

Trabzonspor, bu sezon başında lige fırtına gibi bir giriş yapmasından sonra, bir yerlerden Bordo-Mavililer’in hızını kesmek için gözün görmediği fakat gönüllerin hissettiği, eserlerini fark ettiği bazı provoke olaylarla karşı karşıya kaldı. Herkesin tam derin bir nefes alıp, gönlünce bir Trabzonspor seyredeceği zaman, Trabzonluların tüm hevesi kursağında bırakıldı. Bu hareketleri izledik, iki yıldan beri süre gelen sürecin peşinde özellikle bu sezon yaşadığımız sendromların ve başarısız sürecin sebeplerini, Trabzonspor’da asbaşkanlık yapmış iki duayen yönetici arkadaşımızla bir araya gelip konuları enine boyuna tartıştık. Tartışmamız esnasında eleştirilerin daha ziyade yol gösterici mahiyet taşımasına, bu iki eski asbaşkanımız özenle dikkat edilmesi konusunda sık sık sözü “Bu kulüp hepimizindir” ortak noktasına getirip, hem doğruları ortaya koymak hem de yönetici arkadaşlara karınca kararınca yol gösterebilmek için bir hayli gayret sarf ettiler. Öyle ya; bu iki isim de Trabzonspor için yıllarını harcamış uzun zaman Bordo-Mavili renklerin başarısı için uğraşmış, eleştirilmiş, yerilmiş fakat elde yılların kendilerine verdiği birikimlerin yeni beyinlere intikalini, sırf Trabzonspor sevdası için eteklerindekileri de ortaya döktüler. Bu isimler hepimizin tanıdığı Hikmet Onur ve Hayrettin Hacısalihoğlu. Bugünlerde belli bir köşede tüm sohbetler elbette Trabzonspor ağırlıklı idi. Bendeniz de bu müstesna iki arkadaşı masalarında yakalayarak, “Trabzonspor sohbetimizi koyulaştıralım” dedim. Sağ olsunlar beni kırmayıp, sorularıma içtenlikle cevap verdiler. Öncelikle Hikmet Onur’a şöyle bir girişle ”Hikmet bey, Trabzonspor’un bu yıl özellikle şu son maçlarda adeta kadro sıkıntısı çekmesinin sebepleri nedir? Biz buna ‘varlıkta darlık çekmek’ şeklinde yorum yapabilir miyiz?” diye bir soru ilettim.

H.ONUR; “Olmaz, olmaz. En önemli sebep, transfer politikaları baştan sona yanlış. Ta geçen yıldan gelen yanlışlara bu yönetim de devam etti. Alınan oyuncular mevki, sayı, kalite, kapasiteleri hiç hesap edilmeden; kim, nerede, nasıl oynayacakları düşünülmeden, transferler sırf bazı ‘işi bildiğini söyleyen’ isimlerin tavsiyelerine uyularak yapılmıştır. Alınan adamlar, Trabzonspor’u asla bilinen hedeflere taşıyacak vasıfta değillerdi. Elbette hepsi bizim evladımız fakat gerçek olan bir şey varsa; Trabzonspor’un menfaatleri söz konusu olduğunda, gerisi baştan aşağı teferruattır” diye konuştu. Konu transferlere değinince, zaten tüm taraftarın da şikâyeti bu noktada idi. Aynı soruyu Hayrettin Hacısalihoğlu’na da yönelttiğimde...

H.HACISALİHOĞLU; Evet, evet. Özellikle mevkii konusunda ihtiyaçlar göz önüne alınmadan yapılmıştır transferler. Bakın halen daha savunmanın ihtiyacına cevap verecek, forveti taşıyabilecek bir adamımız olamadı. Yapılan transferler araştırılmadan, oyuncular takip edilmeden, birilerinin kısa zamanda tavsiyesi ile yapıldı. Yaşı geçmiş, futbola doymuş adamların takıma alınması ise Malodou ile başlayan bir süreçtir. Menajerlerin dolduruşuna gelinmiş, özellikle işi iyi bilmeyen kimselerin yanlış organizeleri sonucu, gereksiz ve lüzumsuz yapılan transferler, Trabzonspor’u futbolcu yığınağına çevirdiği gibi, buna paralel mali olarak ta çok büyük külfetlerin altına girilmiştir” dedi. Bir de son 2 yılda 6 hoca değişilmesinin Trabzonspor’un son dönem başarısızlıklarına etkisi olur mu?” diye Sayın Hacısalihoğlu’na sorduğumda;

H.HACISALİHOĞLU; “Hocalar alınırken kısa vadeli, zevaiti kurtaracak başarılar hedeflendi. Bu kısa vadede beklenilen başarılar da gelmeyince, sık sık hoca değişikliğine gidildi. Trabzonspor’un çektiği sıkıntıların ana sebebi işte burada yatmaktadır. Kısa vadeli hedefler, olmaması gereken en uzak faktör. Kökten düzenli bir yapılanmaya gidilmesi gerekirdi. Şu anda da Usta yönetimi aynı hatalı yolu izlemektedir” diye konuştu. Bu arada Hikmet bey’e döndüm ve “Hikmet bey malumunuz taraftar içerisinde ‘acaba küme düşme ihtimali olur mu?’ şeklindeki endişelere ne dersiniz?” soruma...

H.ONUR; Hayır, hayır, asla. Trabzonspor için böyle bir sonucu aklınızın ucundan dahi geçirmeyin. Zaman zaman üç büyüklerde dahi bu denli sendromlar yaşamıştır. Elbette Trabzonspor kötü yönetildiğinden o da bu denli sıkıntıları şimdilik yaşıyor fakat küme düşme meselesinin bizim için olması, asla mümkün değil. Biz bu sıkıntıyı aşarız. Önemli olan yönetim kurulunun kulüpte stabil bir yönetim ve disiplin kurmasıdır. Şimdilik en büyük sıkıntı hatta saha sonuçlarının sıkıntısı, iyi olmayan yönetim tarzının meyvesidir. Şu an yönetim ne yazık ki gelecek için umut vermediği gibi gittikçe de daha da kötüye gidiyor her şey” şeklinde endişelerini dile getirdi. Bu ara Sayın Hacısalihoğlu’na dönerek, “Hikmet bey’in ifadelerini irdeler misiniz?” dedim.

H.HACISALİHOĞLU; “Usta yönetimi, göreve talip olduğu zaman, kulağa hoş gelen yaldızlı ve afaki hedefler ortaya koyarak olması ve gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerde bulundu. İlerleyen zamanda ise bu vaatlerin gerçekleşemeyeceği belli oldu. İşte bu olması mümkün olmayan vaatler, hem taraftar nezdinde hem de kendileri nezdinde sıkıntılara sebep oluyor. Şu andaki kadro zaafının yanında en büyük boşluk, beklentilerin ne yazık ki gerçeklerin uzağında kalmasından kaynaklanıyor” dedi.

H.ONUR; “Maddi ve teknik olarak istenen güce kavuşabilmemiz için mevcut kadronun elbette bir miktar eritilmesi gerekir. Bütçenin, alınacak bazı radikal tedbirlerle stabil hale getirilmesi gerekirken, sadece Trabzon kaynaklı hareketlerin ve tedbirlerin Trabzonspor’un açık veren günün bütçesini düzeltmek asla mümkün değildir. Yapılan stadın isim hakkının satılması, dahilinde kulübe kaynak olabilecek yerlerin satılıp veya kiraya verilmesi son derece dikkatle dağıtılmalıdır. Bir de her ikisinin de ittifak ettiği bir noktaya değindiler. Şu anda Başkan Usta’nın son haftalarda verdiği beyanatta; Elde 5-6 oyuncunun kalabileceği, diğerlerinin ise satılabileceği şeklinde olunca, takım olarak fevkalade büyük sıkıntı yaşadık. Zira bu denli beyanların zamansız olduğu görüşündeyiz. Bu zamansız beyan hem oyuncuların satışında bazı sıkıntılar doğuracak hem de bundan böyle oynanacak 13-14 maçın bu oyuncularla sürdürülmesi mecburiyetini düşündüğünüzde, ters motivasyona sebep olacak ve tehlikeli bölgeye düşmemek için gerekli puanların toplanmasını da zorlaştırabilir. İşte biz mevcut yönetimin bu iş için yetersiz olduğunu, bu gibi sebepleri ileri sürerek iddia ediyoruz. Yoksa hepsi bizim hemşehrimiz, arkadaşımız fakat Trabzonspor’un kesinlikle iyi yönetilmesi mecburiyetinin de unutulmamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Sayın Hikmet Onur ve Hayrettin Hacısalihoğlu’na teşekkür edip, yanlarından ayrılıyorum.

 
11 Mart 2016 Cuma 12:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1448 - II. Kosova Savaşı; János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.
1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.
1912 - Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı (I. Balkan Savaşı).
1918 - Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu.
1919 - Batı Trakya'daki İskeçe Kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.
1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu
1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.
1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.
1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.
1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askeri birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.
1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.
1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.
1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı; 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.
1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.
1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan olaylarda 40 kişi öldü.
1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.
1970 - Quebec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.
1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.
1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkum oldu.
1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.
1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.
1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.
1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
1989 - Başbakan Turgut Özal, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.
1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.
1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.
2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.
2008 - Türkiye 2009 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:27
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:21
  • Akşam17:47
  • Yatsı19:15
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık