Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor üzerine önemli bir yazı

Trabzonspor üzerine önemli bir yazı

Trabzon spor basınının önemli ismi Adnan Sungur, Karadeniz'de Son Nokta gazetesinde, ''Dostlarımız böyleyse'' başlığında bir yazı kaleme aldı. Sungur'un, son dönemlerde açıklamalarıyla tartışma konusu olan 5 önemli ismi irdelediği yazısı şöyle:

 
26 Nisan 2013 Cuma 05:58 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor üzerine önemli bir yazı

Trabzonspor tarihinin en olumsuz dönemlerinden birini yaşıyor. Bu süreçte bir yandan kümede kalma savaşı verdi, diğer yandan kurumsal anlamda dibe vurdu, ekonomisi ise iflas noktasına geldi.  Başkan Sadri Şener’in tutumu, ne yazık ki Bordo-Mavilileri, neredeyse tüm Türkiye ile kavgalı hale getirdi. Oysa şike sürecinin mağduru Trabzonspor, tüm ülkenin sempatisini kazanıp, kupasına el koyanlarla savaşı, temiz futbol özlemi duyanlarla sürdürebilirdi.
Ama olmadı, beceremedi.

Trabzonspor, kendi iç dinamiklerinin hatalarıyla birlikte büyük erozyon yaşarken ve siyasetle, TFF’yle, hakemlerle, kulüplerle adeta kanlı-bıçaklı hale gelirken, diğer yandan da onu kollayıp, kucaklaması gerekenlerle uğraşmak zorunda da kaldı. Hani öyle şeyler oldu ki, ‘Senin gibi dostum varsa, düşmana ihtiyaç yok” sözü bile hafif kalmaya başladı.


Oktay Saral’ın  affedilmez sözleri


Sonra Oktay Saral’ın ses ve görüntü kaydı düştü internet sitelerine.. ‘Biz ve Trabzonspor da dahil olmak üzere herkes şike yapmıştır’ sözleri döküldü dudaklarından... Ve sonra savunmaya geçti. ‘Yok, ben onu dost sohbetinde, basının olmadığı ortamda söyledim’ dedi, kendini aklamaya çalıştı. Sayın Saral, sen politikacısın ve nerede konuşursan konuş, ağzından çıkan her söz haberdir. 
Ve sohbetlerinde bile dikkatli bir dil kullanmalısın. Bunu bilmiyorsan, politikadan hemen uzaklaşmalısın. Ayrıca, Başbakan’ın Fenerbahçe aşığı olduğunu ve bu kulübün cezalandırılmaması için elinden geleni yaptığını bilmeyen yok. Sen de, onun iki dudağı arasından çıkan bir kelimeyle milletvekili oldun. Konuştuklarınla ona şirin gözükmeye çalıştığını düşünmek kaçınılmazdır. Bunu herkes anladı zaten...
Sadece seni çevreleyen, yağcılar dışında...
Onlar da zaten harekete geçti bile... Ancak dost sohbetinde de olsa konuştuklarının yenilir yutulur tarafı yoktur 
bunu bilesin. 


Erol Tuna’ya ne demeli?

Hürriyet gibi, Fenerbahçe’ye kol kanat germiş bir gazeteye açıklama yapıyorsun. Her sözünü ölçüp biçmen, tartıya koyman gerekiyor. Kaldı ki genç yaşta Trabzon’un zenginleri arasına girdiğine göre, sözlerinin nereye çekilebileceğini de çok iyi hesaplamışsındır. Size tepki geldiğinde konuşma metninizi gönderdiniz medya organlarına... O metne baktığım zaman şaşırdım doğrusu.., Birincisi, ‘Her kulüple ilişkilerimizi geliştirmeliyiz, düzeltmeliyiz. Buna ezeli rakibimiz Fenerbahçe de dahil. Şikecilerle mücadele etmek kaydıyla’ diyorsun. 
Neden Fenerbahçe! 

Kaldı ki, Fenerbahçe şikeyle Trabzonspor’un şampiyonluğunu çaldı. Bu noktada Fenerbahçeli bir tek kişi, Trabzonspor’dan özür diledi mi, şikecileriyle hesaplaştı mı? Demek ki onlar şikeyi de, şikecileri de kabullendi, bağrına bastı!  

Size mi kaldı, onlarla ilişkileri geliştirmek... Sizin Koç Grubu’nun, Trabzon temsilcisi olduğunuzu, onların da damardan Fenerbahçeli olduğunu bilmeyen var mı?  Ve mesajlarınızın onlarla ilişkileri daha da geliştirme amacı güttüğüne dönük bir algının oluşması doğal değil mi?
Sonra, gelecek yönetime böyle bir öneride bulunacağına, her dönem potansiyel başkan adayı olarak gösterilen siz; Niçin kolları sıvamıyorsunuz? Neden, ‘Ben başkanlığa adayım. Başta Fenerbahçe olmak üzere, tüm ezeli rakiplerimizle ilişkilerimizi düzelteceğiz’ diyerek yola çıkmıyorsun?
En azından ben sizden bunu bekliyorum!


Olmadı Sayın Albayrak


Gündemimdeki son madde de eski başkan Nuri Albayrak! Geçen hafta konuşmuş, yabancı transferlerini yerden yere vurmuş ve ‘Ben olsaydım Akyazı Projesi’nin bitmiş olacaktı’ açıklaması yapmış.
Bravo doğrusu! 

Tabii ki bu yönetimin transfer politikası yerlerde sürünüyor. Ama bunu en son söyleyecek kişi Sayın Albayrak olması gerekmez mi?  Risp, Ayman, Moawad, Marcelinho, Musampa ve daha birçok futbolcu eskisi, benim başkanlık döneminde alınmamıştı her halde... Bir Ersen Martin’in İspanya’ya transferini yüzlerine gözlerine bulaştırmış olmaları unutuldu mu yoksa? Tüzük olayını bahane edip, Trabzonspor’un kongresini 2 ay erteleyip, sonra kendi alacaklarını tahsil edip, hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayıp giden bir başkanın şimdi konuşma hakkı olmasa gerek...

Ama Trabzonspor’da nedense hep en sorunlu ve sorumlu kişiler gereksiz yere konuşma alışkanlığı edinmişler. Bunlardan biri de Sayın Albayrak’tır. Onlara,  soru soran arkadaşlarımızın da tarih bilgisi zayıf olunca, ya da doğru soruyu sormaya korktukları için istedikleri gibi at koşturabiliyorlar. 
Ne diyelim?
Yakışır!...


Kurtuluş reçetesi Usta mı!


Trabzonspor’da kongre süreci başladı. Bakıyorum ki iktidara yamanmaya çalışanlar, Muammer Usta’nın adaylık sinyalini, kurtuluş reçetesi diye sunuyorlar. Altyapısını oluşturma çabası gösteriyorlar. Ve bu yönde lobi oluşturma gayreti gösteriyorlar. Bir kere Trabzonspor’a çok yakın olmayan bir ismi kurtuluş reçetesi görmek ve göstermek, sadece cehalet değil, aynı zamanda bu kulübü küçümsemektir. 

Tabii ki Sayın Usta da Trabzonspor’a üyeyse aday olabilir.  Kazanır kazanmaz o üyelerin bileceği iştir. Benim isyanım, Usta’ya değil; Trabzonspor başkanlık makamını yıllardır basite indirgeyenlerin adayların iktidara yakınlığını ve parasının olmasını yeterli görmelerinedir. Sayın Usta bir dönem Trabzonspor’a yakınlık gösterdi, Medical Park Hastanesi basketbol takımına sponsorluk yaptı. O dönemler çok şey tartışıldı. Şimdi, kulübe büyük katkılar yaptığını söylüyor. 

Tabii ki reklamını yapacak.  Ama kendisine de sormak gerekir ki, ‘İki yıllık sponsorluğun ardından neden çekildin? Galatasaray bayan voleybol takımına dünyaları aktarırken, Antalyaspor sponsorluğun hala en üst seviyede sürerken, Trabzonspor ile yollarını neden ayırdın?’

Mutlaka kendine göre haklı bir gerekçesi vardır ama benim ikna olmam söz konusu bile değil!..
Şunu da ifade etmek isterim ki iktidara yakınlık veya büyük servet sahibi olmak Trabzonspor’u kurtarmıyor. Sadri Şener de iktidarla çok yakın ilişkiler içindeydi. Hatta şike sürecinde herkesle kavga etti, başbakana toz kondurmadı! Bir önceki başkan Sayın Nuri Albayrak, Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan’a en yakın isimlerden biriydi. 

Peki bu isimlerle Trabzonspor’un geldiği nokta neresidir?

Son 8 yıla bakın yeter!

Yani ekonomide iflas, sahada eziyet, kurumsal kimlik açısından rezalet!


Fatih inanca sığınıyor ama!..


Önce Fatih Tekke konuştu. Yönetimi yerden yere vurdu. ‘Beni inançlarımdan dolayı almadılar’ dedi. Hatta, milli takıma alınmama sebebini de yine ‘inanç’ olarak açıkladı.


Fatih’in açıklamaları beni şaşırtmadı. Çünkü yetenekleri tartışılmaz ancak söylemleri hep rahatsız edici olmuştur. Fatih’e sorum şu: ‘Seni inançların yüzünden Trabzonspor’a almayanlar, bugün namazında, niyazında, orucunda en az 15 futbolcuyu kadrosunda nasıl bulunduruyor? Milli takıma inançların yüzünden seni almayanlar, Hakan Şükür, Arif Erdem, Okan Buruk, Emre Belözoğlu, Hakan Ünsal ve daha birçok tarikatçıya nasıl olur da, sayısız kez milli formayı giydirirler?”

Sonuç şu: “Fatih, sen inançlarından dolayı değil, sorunlu bir yapı sergilediğinden dolayı Trabzonspor’a dönüş yapamadın. Ve sürekli sakatlandığın için de milli takıma defalarca çağrılmana rağmen affını istedin. Sonra da milli takımı oluşturanlar seni bir kenara ittiler. Gerçek bu... Bunun dışındaki her söylem laf-ı güzaftır.

 
26 Nisan 2013 Cuma 05:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık