Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor, şike mahkumları için infaz istedi

Trabzonspor, şike mahkumları için infaz istedi

Trabzonspor Hukuk Kurulu, şike davası nedeniyle hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan kişilerin cezalarının infazı için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Kurul tarafından sunulan dilekçede, ''Karar kesinleşmesine rağmen henüz infaz işlemlerine başlanmamıştır. Haklarındaki hüküm kesinleşen bazı sanıklar, hukuka uygun olmayan sebepler ileri sürerek yeniden yargılama isteğinde bulunmuşlardır. Sanıkların ileri sürdükleri sebeplerin büyük bir çoğunluğu zaten daha önce İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmiştir.'' denildi.

 
22 Mayıs 2014 Perşembe 17:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor, şike mahkumları için infaz istedi

İŞTE O BAŞVURU:

 

İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

Dosya No:2011/5 Esas

 

BEYANDA BULUNAN

MÜDAHİLLER : 1. Trabzonspor Kulübü Derneği

2. Trabzonspor Futbol İşletmeciliği AŞ

3.  Trabzonspor Sportif Yatırım ve Ticaret AŞ

4. Trabzonspor Ticari Ürünler Ticaret AŞ. Vekilleri

KONU                   : İnfaz işlemleri ve yeniden yargılama talepleri hakkındaki beyanlarımız

AÇIKLAMALAR  :

Sayın Mahkemenize tevzi edilen, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 02.07.2012 tarih, 2011/63 Esas ve 2012/71 Karar sayılı ilamı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından bir kısım sanıklar yönünden onanmış, bir kısım sanıklar yönünden de bozulmuştur.

Bir kısım sanıklar, soruşturma ve kovuşturma aşamasında ileri sürdükleri hususları, temyiz aşamasında da ileri sürmüş, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin haklarındaki mahkûmiyeti onamasından sonra da CMK 308. madde uyarınca itiraz istemine konu etmişlerdir. Haklarındaki hüküm kesinleşen sanıklar, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ve Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından itiraz konusu yapılmamış bu hususları yeniden yargılama sebebi göstererek Sayın Mahkemenize başvurmuşlardır.

Ayrıca, sanıklar, yargılama aşamasında içeriklerine itiraz etmedikleri telefon kayıtları hakkında yanıltıcı beyanlarla infazı önlemeye çalışmaktadırlar.

Sanıkların tüm talepleri, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere, yasalara, ceza hukuku ve ceza usul hukukunun genel ilkelerine tamamıyla aykırı olup; infazı ertelemeye, adaletin tecellisine engel olmaya yöneliktir.

  1. 1. YENİDEN YARGILAMA SEBEPLERİ KANUNDA TAHDİDİ OLARAK SAYILMIŞTIR

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlere karışı kabul edilmiş olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yolla hükümlerdeki maddi soruna ilişkin fiili hataların giderilebilmesine olanak sağlanmıştır.

Hükümlü yararına yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK'nun 311. maddenin 1. fıkrasında altı bent halinde gösterilmiştir:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hakimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatını veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

 

Sanık ve vekillerinin taleplerinin hiçbirisi yukarıda yazılı yasa maddelerine uymamaktadır. Kaldı ki bu taleplerin büyük bir çoğunluğu İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmiştir.

2.   DURUŞMA TUTANAKLARININ SAHTE OLDUĞU İDDİASI DOĞRU DEĞİLDİR.

2.1. Şike ve teşvik yapan örgüt lideri hükümlü Aziz Yıldırım, CMK m.311/1-a çerçevesinde duruşma tutanaklarının sahte olduğunu iddia etmiştir. Aynı kişiler benzer iddialarını Yargıtay aşamasında da dile getirmişler, Yargıtay 5. CD.  17.01.2014 tarihli kararında “İfade ve sorgu ile duruşmada yapılan tüm işlemlerin CMK’ nun 147/1-h ve 219. Maddelerine uygun olarak teknik araçlarla kayda alındığı, müteakiben yazılı tutanağa dönüş-türülerek Mahkeme Başkanı tarafından imzalandığı görülmekle, duruşma tutanaklarının eksik ve hatalı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı…”  demek suretiyle iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu teyit etmiştir.

Aziz Yıldırım vekili Av. Köksal Bayraktar tarafından dosyaya sunulan 08.05.2014 tarihli dilekçede tüm duruşmalarda kayıt yapıldığı belirtilmektedir. Duruşma tutanaklarına dair bu iddialar son derece tutarsız ve gerçeğe aykırıdır. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen duruşmalarda 26. Celseye kadar sesli ve görüntülü kayıt yapılmış, 26, 27, 28 ve 29. celselerde ise  duruşma tutanakları Mahkeme Başkanı tarafından yazdırılmıştır. Kayıt yapılan duruşmaların tutanaklarının ilk paragrafında “…tarihi itibariyle sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle açıldı” ibaresi kullanılmıştır.

2.2. Duruşmaların 2 ayrı tutanağı olduğu iddiasına teknik olarak şöyle açıklık getirmek gerekmektedir: Duruşmalarda sesli ve görüntülü kayıt yapılmasına rağmen bazı hususlar yine heyet tarafından tutanağa yazdırılmakta, başkan, sanık ve avukatların söz aldıkları kısımlar boş bırakılmaktadır. Örneğin duruşma başlangıcı, sanık yoklaması, hangi vekillerinin salonda olduğu hususu, duruşma sırasında okunan belgeler, ara karar v.b.  hususlar yine heyet tarafından tutanağa yazdırılmıştır. Bu şekilde tutulan tutanaklar heyet tarafından imzalanmış ve dosyaya konulmuştur. Daha sonra duruşma tutanağında boş bırakılan kısımlar kayıttan deşifre edilerek tutanak haline getirilmiş, heyet tarafından imzalanmış ve yine dosyaya konulmuştur. Burada gizli, saklı, bizler tarafından bilinmeyen veya sahte olan hiçbir durum yoktur. Çözümü yapılan tutanaklar ayrıca UYAP ortamına da yüklenmiştir. Temyiz incelemesinden önce tüm duruşma tutanaklarının deşifresi tamamlanmış, fiziki olarak dosyaya konulmuş UYAP ortamına da yüklenmiştir. Çözümü yapılmış duruşma tutanaklarının yükleniş tarihlerine bakıldığında hepsinin zamanında UYAP’a yüklendiği görülecektir.

Örnek olması açısından  17. Celseye ait UYAP ortamındaki duruşma tutanaklarına bakılabilir.

Bazı kısımları boş 17. Celse tutanağı 02.05.2012 tarihinde UYAP’a yüklenmiştir. (EK -1)

Çözümü yapılmış 17. Celse tutanağı 25.05.2012 tarihinde UYAP’a yüklenmiştir. (EK -2)

Sesli ve görüntülü olarak kaydedilen tüm duruşmalarda işleyiş yukarıdaki şekilde gerçekleşmiş, 26, 27, 28 ve 29. celselerde ise klasik yöntem uygulanmıştır.

16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkan ve üyeleri, sahte tutanak iddialarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuşlardır.

3. AZİZ YILDIRIM’A KUMPAS KURULDUĞU İDDİASI HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUNDUR

3.1 Yeniden yargılanma talepleri çerçevesinde, bir twitter iletisi gerekçe gösterilerek soruşturmada görevli kamu görevlilerinin, Aziz Yıldırım’a ve Fenerbahçe’ye kumpas kurduğu iddia edilmiştir. Twitter’de sahte veya gerçek hesaplarla dilenilen şekilde mesaj atılması mümkün olup; milyonlarca kişi benzer bir iddiada bulunabilir. Ayrıca, şike yapan suç örgütü ve liderini destekleyen birçok Twitter hesabı olduğu da bir gerçektir. Yine iki polis memurunun verdiği ifade konusunda bir iddiada bulunulmuştur. Polis memurlarının iddia edildiği şekilde ifadeleri mevcut olsa dahi, mahkeme kararıyla sabitleşmediği müddetçe asla ve asla yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmayacaktır.

3.2. Aziz Yıldırım vekili Av.Abdullah KAYA tarafından dosyaya sunulan 20.05.2012 tarihli dilekçe ile bazı gazete haberlerine dayanılarak yeniden yargılama talebinde bulunulmuştur. Kamuoyunun bildiği üzere şike süreci boyunca bir kısım basın tarafından sürekli "Fenerbahçe'ye müjde" başlıklı, kamuoyunda belli algılar oluşturma ve yönlendirme amaçlıyüzlerce haber yapılmış ama hiçbiri doğru çıkmamıştır. Tamamen safsatadan ibaret, içi boş, kesin hükme dayanmayan, mahkumiyet hükmüne yasal anlamda hiçbir etkisi olmayan iddialarla yeniden yargılama kararı verilemez.

4.  İLETİŞİMİN TESPİTİ TUTANAKLARININ ŞÜPHELİ OLDUĞU İDDİASI TUTARSIZDIR

4.1  Hükümlü müdafileri sunmuş oldukları dilekçelerde hükme dayanak kılınan iletişimin tespiti  tutanaklarına itirazda bulunduklarını ve bu tutanakların delil mahiyetinde olmadığını ileri sürmüşlerdir.Yargıtay 5. Ceza Dairesi, kararında ses kayıtlarına ilişkin olarak şu şekilde hüküm kurmuştur: Bir kısım sanıklar ve müdafiilerin ses kayıtlarının kendilerine verilmesine ilişkin talebinin reddine dair kararın, telefon çözümlerinin dosya arasında mevcut olması, bazı kayıtların özel hayatın gizliliğini ihlal edebilecek ve telafisi imkansız zararlar doğurabilecek içerik taşıması, telefon görüşmelerinin sanıklar tarafından bizzat yapılmadığına yönelik herhangi bir itirazın bulunmaması, itiraza konu ses kayıtlarından bir kısmının duruşma salonunda dinlenilmesi, ses kayıtlarının yapılan incelenmesinde tapelerle bire bir uyumlu olduğunun da Mahkeme heyetince tespit edilmesi karşısında, buna yönelik temyiz isteminin yerinde olmadığı,

4.2  Sanık Aziz Yıldırım’ın bu yöndeki talebi, CMK.’ nun 308 maddesi kapsamında “İtiraz Yoluna” gidilmesi için müracaat ettiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.04.2014 tarih ve 5-2013/359766 nolu kararı ile de ret edilmiştir. Kararda, hükümlü hakkında soruşturma yapıldığı sırada yürürlükte bulunan CMK’nın 135. Maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile 140. Maddede düzenlenen teknik araçlarla izleme tedbirlerine başvurulabilmesi için gerekli şartların iş bu dosyada var olduğu bu yollara başvurulabilmesi için gereken ön koşulların mevcut olduğu, iletişimin tespiti tutanaklarının dosyadaki diğer delillerle örtüştüğü, AİHM kararlarına uygun olduğu belirtilmiştir.

4.3  6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında, dosya içeriğindeki ses kayıtlarının içeriğine hiçbir sanık tarafından itiraz edilmemiş, bazı ses kayıtları yargılama esnasında canlı olarak dinlenilmiş, ses kayıtlarının sanıklara verilmesi ise 01.06.2012 tarihli 25. Celsede red edilmiştir. Üstelik sanık İlhan Yüksel Ekşioğlu, sanık Ali Kıratlı, Sanık Ahmet Çelebi, Sanık Volkan Bahçekapılı, sanık Serdar Kulbilge, Sanık Yusuf Turanlı ve Sanık Tamer Yelkovan 25. celsede; ses kayıtlarının sanıklara verilmesine karşı çıkmışlardır. 29.05.2012 tarihli 22. celse tutanağında da bu konu ile ilgili açıklama mevcuttur.

5. 6256 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER GEÇMİŞE ETKİLİ DEĞİLDİR:

5.1  CMK'nın 135 ve 140. maddelerinde yapılan değişiklikler usuli değişiklikler olup; geçmişe etkili olamazlar. CMK Sanık Aziz Yıldırım vekili Av.Köksal Bayraktar tarafından verilen 18.04.2014 tarihli dilekçe ile 6526 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonucunda iletişimin tespiti tutanaklarının geçersiz hale geldiği iddia edilmiş ve yeniden yargılama ve infazın durdurulması talebinde bulunulmuştur.

5.2  Burada iddia edilen husus tamamıyla yargılama usul yasalarının zaman bakımından uygulanması ile ilgilidir. Ceza Usul Hukukunun temel prensiplerine göre; yargılama yasalarında “derhal uygulama” ilkesi geçerlidir. Derhal uygulama ilkesi uyarınca usuli işlemler, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan yargılama yasası hükümlerine tabi olacaktır. Sonradan yapılan yasa değişiklikleri geçmişte yapılan hiçbir usuli işlemin sıhhatini etkilemeyecektir. Bu husus 5320 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup; önceki yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde, o yasaya uygun biçimde yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi yenilenmesini de gerektirmez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun birçok kararı da bu yöndedir. (YCGK 30.9.2003 tarih ve E: 2003/1-226, K: 2003/229 sayılı kararı)

5.3.  Yargıtay 5.Ceza Dairesi’nin kararından sonra yürürlüğe giren 6526 sayılı kanunla CMK’nın 135 ve 140. Maddelerinde yapılan değişiklikler de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenmiş ve aynen yukarıda belirttiğimiz Ceza Genel Kurulu kararındaki sonuca varılmış ve şöyle denmiştir: Aksine bir görüş hukuk ve adaleti içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleyebileceği gibi tüm Yargıtay içtihatlarına ve hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil edecektir.

6. HÜKÜMLERİN İNFAZI GECİKMİŞTİR

6.1 İnfaz, kanuna uygun olmayan nedenlerle engellenmiş, infazın "suçu önleme ve toplumu suça karşı koruma" amacı  ihlal edilmiştir. CMK m. 312 uyarınca: “Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına kadar verebilir.” Kanunun açık hükmüne rağmen mevcut dosyada infaz işlemlerine başlanamamıştır. Hâkim ve mahkemeler, esas hakkındaki kararlarını verince, artık işten ellerini çekmeleri ceza muhakemesi hukukunun temel ilkesidir.” Mevcut dosyada sanıklar tarafından sürekli beyan ve talepte bulunulmakta, önceki aşamalarda ileri sürülen ve red edilen sebepler tekrar tekrar ileri sürülmekte, kararı veren 16. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti sahtecilikle suçlanmakta, Sayın Mahkeme’nin infaz aşamasına geçmesini engellemeye çalışmaktadırlar.

6.2 (CGTİHK) 3. Maddesi uyarınca: Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,  üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

6.3  İnfazın gecikmesi ile infaz hukukunun temel ilkelerinden olan eşitlik ilkesi zedelenmiştir. Sayın Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin kararı, maalesef hukuki olmayan nedenlerden doğan gecikmeyle Sayın Mahkemenize ulaştırılmıştır. Bu gecikmenin, mutat uygulamanın dışında bir yol olduğu, Yargıtay incelemesi tamamlanan diğer dosyalarda pek de görülmediği açıktır. İnfazın gecikmesi, toplumda eşitlik ilkesinin zedelendiği ve “gücün suçu meşrulaştırdığı” intibaını uyandırmaktadır.

7.  SONUÇ VE TALEP :

İş bu dosyada yargılamanın yenilenmesi kararı verilmesi demek, Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukukunun temel kaidelerinin alt üst edilmesi demek, şimdiye kadar kesinleşmiş tüm örgütlü suç dosyalarının, dinleme kararı verilmiş dosyalarının tamamında yeniden yargılama kararı verilmesi demektir.

Özetle yeniden yargılama kararı verilmesi halinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın belirttiği gibi  ADALET İÇİNDEN ÇIKILMAZ BİR KAOSA SÜRÜKLENECEK, TÜM YARGITAY İÇTİHATLARI VE HUKUKUN GENEL KURALLARI ÇİĞNENECEKTİR.

Bazı sanıklar hakkında hapis ve para cezasının yanında ayrıca 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında Görev Yapmaktan Yasaklanması Kararı verilmiştir.

Yine bazı sanıklar hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını Seyirden Yasaklanma kararı verilmiştir.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı;  kesinleşen hükmün infazı için;

a) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına

b) Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’na

c) Emniyet Genel Müdürlüğü’ne

d) Spor Genel Müdürlüğü’ne

e) İstanbul Valiliği’ne

f)  İlgili spor kulüplerine gönderilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 22.05.2014

 

TRABZONSPOR HUKUK KURULU


 

 
22 Mayıs 2014 Perşembe 17:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:25
  • Güneş06:07
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:19
 
Tarihte Bugün
1636 - Hollanda'da Utrecht Üniversitesi kuruldu.
1812 - Venezuela'nın Karakas şehri, şiddetli bir depremle tahrip oldu.
1821 - Seyyid Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Benderli Ali Paşa atandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Birinci Gazze Muharebesi
1917 - I. Dünya Savaşı: Çanakkale Boğazı'nın Anadolu yakasında görev yapmak üzere Osmanlı 15. Kolordusu'nun teşkili.
1931 - Ölçüler Kanunu'nun kabul edilmesiyle; okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine gram, metre, litre gibi yeni ölçülerin kullanılması öngörüldü.
1934 - Birleşik Krallık'ta ilk kez motorlu taşıt kullanacaklara şoförlük sınavından geçme zorunluluğu getirildi.
1939 - Türkiye'de milletvekili seçimleri yapıldı.
1941 - Yugoslavya'da General Simoviç, kansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi. Yeni hükümet, Mihver Devletleri'nden ayrılma kararı aldı.
1942 - Naziler, Yahudileri Polonya'daki Auschwitz Kampı'na götürmeye başladı.
1971 - Doğu Pakistan, Bengaldeş'in oluşumuna yönelik olarak Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1971 - İstanbul'da iki kıta birleşti. Boğaz Köprüsü'nün 57'nci ünitesinin de yerine konulmasıyla kentin Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı.
1971 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart Muhtırası'yla istifa eden Süleyman Demirel'in yerine atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı.
1979 - Enver Sedat, Menahem Begin, ve Jimmy Carter, Vaşington, DC'de İsrail-Mısır Barış Antlaşmasını imzaladılar.
1989 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
1995 - Şengen Antlaşması yürürlüğe girdi.
1996 - Uluslararası Para Fonu, Rusya'ya 10.2 milyar USD kredi verilmesini onayladı.
1998 - Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.
1999 - Michigan'da bir mahkeme jürisi, Dr. Jack Kevorkian'ı ölümcül bir hastayı iğne yaparak öldürmekten (ötenazi) suçlu buldu.
1999 - Melissa virüsü tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.
2000 - Rusya'da yapılan seçimler sonucunda Vladimir Putin başkan oldu.
2002 - TBMM Genel Kurulu'nda, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve sekiz yasada değişiklik yapan dokuz maddelik yasa tasarısı kabul edildi.
2002 - İsrail'de Uluslararası Geçici Mevcudiyet'e ait araca düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç öldü, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık