Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, seçim sürecinden yeniden başkan adayı olup olmayacağına, futbol takımının bugünkü durumundan, transferlere bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

 
25 Nisan 2013 Perşembe 08:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar


Trabzonsporspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Lig TV’ye verdiği özel röportajda, seçim sürecinden yeniden başkan adayı olup olmayacağına, futbol takımının bugünkü durumundan, transferlere bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

 

Soru: Kongreyi daha fazla düşünenler mi var sayın başkanım?
Sadri Şener: Mesela siz basın bayılıyorsunuz. Bu ara Trabzon’da da ticaret odası seçimleri var. Trabzon tarihinin en güzel zamanlarını yaşar bu seçim zamanları, kulisler, yemekler falan..
Soru: 2008 yılında başkan oldunuz kendinizi başarılı buluyor musunuz?
Sadri Şener: Evet. Ben Trabzonspor’u teslim aldığım zamanki durumuna bakıyorum, bir de şimdiki haline bakıyorum, arada dağlar var. Teslim aldığım zamanki bütçe yapısına bakıyorum bir de şimdi bakıyorum. Mesela millet diyor ki, 150 trilyon borç var, o kadar da alacak var. Hep bu tarafına bakıyorlar, öyle yapmak işlerine geliyor. Bu belki yarın 300 olur 300 de alacak olursa büyüklüğünü gösterir. Biz finans kuruluşu değiliz sıfır borcumuz var, bankada şu kadar paramız var, bu değil. Bizde para olduğu zaman oyuncu alacaksın, tesis yapacaksın, yeni projeler yapacaksın. Şimdi siz mesela bu konularda yazıp çiziyorsunuz, adaylara diyorsunuz ki, proje üret. Hepsi de diyor ki, proje üreteceğim ama ne yaptıkları belli değil. Şimdi ben bizim ürettiklerimizi sayayım: İki şirketi birleştirdik, yıllık faizden 15 trilyondan kurtardık, ama unutuldu. Temettü ödemesi kalktı ortadan. İstediğimiz gibi hisselerimizi satıp alabiliyoruz. 1461 Trabzon’u kurduk. İlk başlarda millet ‘1.5 trilyon verilir mi?’ falan diye karşı çıktı, şimdi bir sürü sahibi var. ‘Bu takımı satmayın.. vs...’ bir sürü şey var. Bu da bir projeydi, çok önemli. Kulüp içindeki ve tesislerdeki yapılanmaya bakıyorsunuz, çok köhne bir stat aldık, çok medeni bir stat haline getirdik. Aşağı yukarı 15 trilyona yakın yatırım yaptık. Bence bundan sonra gelecek arkadaşlar şunu yapmalı; yeni yapılacak stadı bir kere yaptırmalılar, bitmeli. Sonra onun pazarlaması Beşiktaş’ın yaptığı gibi, biz de o firmayla görüşüyoruz, şu anda kalan sürede o hamleyi de yapıyoruz. Sermaye artışı yapmak lazım. Galatasaray bir yaptı, bir daha yapıyor, biz daha birincideyiz halen. Bizimkiler diyor ki ‘Niye satıyorsun?’ Satıyoruz ama belki gelecek ay da geri alacağız. Bu ticari bir operasyon. Onun dışında tabi alt yapıdan oyuncu yetişmiyor deniyordu, 1461 Trabzon’da bunun en güzel örnekleri var. 3-4 tane A takıma alınacak oyuncu var. Bunların hepsi başarıdır. Gelelim başarısız tarafa. Yurt dışından alınan oyuncular çok kötü. Gerçi, kötü mü, iyi mi, buna benim karar vermem doğru değil. Çünkü benim mesleğim değil. Şunu da herkes bilmeli ki, yurt dışından alınan oyuncular bir hocanın veya bazı hocaların tavsiyesiyle alınmıştır. Çünkü ben kendi, kendime oyuncu alamam. Ha bunlar şampiyonluğa oynayan bir ekip midir? Yoksa üçüncülüğe oynayan bir ekip midir? Ama hiçbir zaman şu duruma oynayan bir ekip değil bu yabancılar. Bunların hepsi ülkelerinde milli takımda oynuyorlar. Böyle bir tezat var. O zaman sorunu ben de aramayın, sorunu ‘hoca’ diye tabir ettiğimiz arkadaşlarda arayacaksınız. Siz de nedense şöyle bir eksiklik var; Trabzonspor’da hocaların üstüne çok gitmiyorsunuz, yöneticilerin üzerine çok gidiyorsunuz. Hocaların doğumundan bu güne kadar ki yaşamlarını izleyin, başarılarını ve aldığı sertifikaları izleyin, en önemlisi de aldıkları paraları. Çok büyük paralar alıyorlar. Değer mi o paralara? Bilmiyorum, tabi ki biz verdik, vermek mecburiyetindeyiz. Çok büyük paralar alıyorsun ve övgü alıyorsun, eleştiri yok. Bizde hemen unutuluyor, bunu sık sık hatırlatmak lazım. Bir hoca, bir oyuncuyu istemeden aldıysa, ertesi gün istifasını vermesi lazım.
Soru: Göreviniz süresince bu oyuncuyu nereden aldım dediniz mi?
Sadri Şener: Bazı oyuncuları oynatıyorlar, hayret ediyorum. ‘Ben anlamıyorum’ diyorum ve kendimi öyle teselli ediyorum. Bazen takılıyorum, hocaya da söylüyorum. Mesela, bizim Mustafa Yumlu ile Giray Kaçar son maçta önlerinde 30 metrelik boş alan var, herkes bir adam tutmuş onlar burada duruyor, diğerleri öbür tarafta. Ne onlar geliyor, ne bizimkiler gidiyor. Bakıyorlar sağlarına sollarına... Ya sür topu ileri, karşı tarafta başka fonksiyonlar oluşmaya başlasın, gelmiyor her halde akıllarına... Veriyor yan pası, ‘oynamıyorum’ gibisinden... Bir de kaleciye veriyorlar; kalecinin sanki topa vuruşu çok muazzammış gibi... Böyle bir sürü şey. Mesela, bizde bir Celutska var; adamla yan yana koşuyor, adam bunu geçiyor. Bu da kolundan tutmaya çalışıyor.. Git o zaman hocaya de ki ‘Bu beni geçiyor, değiştir beni’. Demiyor... Bamba var mesela, bomba... O zaman dedik, ‘İngiltere’de İkinci Lig’de oynayan bir oyuncu böyle süperse, bunu Birinci Lig’den alırlar, biz nereden çıktık?’ Alamadı hiç kimse, İngiltere’den görmediler, biz hemen gördük, onu aldık. Soru: Hiç şu oyuncuyu nasıl alamadım dediğiniz oldu mu?
Sadri Şener: N’Doye. 6 milyona kadar çıktım, ama birisi bana arkadan kuvvet verseydi yediye de çıkardım. Ödemiştim de şimdiye kadar. Şimdi mesela, hiçbir oyuncuya bonservis borcum yok. Bunlar hep bizim oyuncular. Bir de mesela, bir takım devralırsın, şu kadar borcu vardır, ödenecek bonservis bedelleri vardır, hiçbir futbolcumuzla UEFA’lık, mahkemelik değiliz biz. ‘Paralar nereye gitti diyorlar’ ya işte gitti, buraya gitti.
Soru: Bu sezonki hedefiniz artık Ziraat Türkiye Kupası?
Sadri Şener: O var evet, onu alırsak Süper Kupa var. Boş değiliz yine, ama bir Sivasspor maçı seyrediyorsun, evlere şenlik. Adam alıyor topu, yavaş yavaş sürüyor. Sonra biraz hızlanıyor, bizimkiler bakıyor, geri çekiliyor. Adam geliyor geliyor gol atıp geri gidiyor, böyle bir şey yok.Bizim takımda birisi mutlaka onu durdurur diyorlar ya da bizim takım o kadar büyük ki o top bizim kaleye girmez diyorlar. Giriyor işte bir tuhaflık var. Şunu da düşünüyorum bazen, paraysa biz bunların bütün ödemelerini yapıyoruz, hiç galip olmamalarına rağmen. Galip olmayınca para alamıyorsun federasyondan. Prim icat ediyoruz, normal pirimlerin haricinde. Millet zannediyor ki, para yok kasada da bunlar para arıyor. Aradığımız paralar bu yarattığımız pirimler için. Futbolcuların arabaları, evleri, otobüsleri, hepsi var. Hava alanı olan her yere özel uçakla gidiyoruz. O yüzden benim aklıma şu geliyor, bu futbolcular ya Trabzon şehrini sevmiyor, ya Trabzonspor’u sevmiyorlar veya yönetimi sevmiyorlar, ya da beni sevmiyorlar ,başka da bir şey gelmiyor aklıma.
Soru: Siz bu görev süreniz boyunca hiç sevilmediğinizi düşündünüz mü?
Sadri Şener: Ben esasında çok güleç yüzlü bir insanımdır. Beni sevmemek çok agresif bir adamın davranış biçimidir veya az okumuş bir adamın davranış biçimidir. Ben kötü bir şey yapmam, esprili konuşurum. Niye sevmeyeceksin ki? Ama angut bir adam gelir sevmezsin, adamın tipine bir bakarsın sevilecek hiçbir tarafı yoktur, o da var. Bir de ben herkese çok sempatik yaklaşırım. Oyunculara kızmaya gidiyorum, yine görünce ‘Hadi bağırmayayım’ diyorum, bağıramıyorum.
Soru: Akhisar Belediyespor maçı dönüşünde hak etmediğiniz bir davranışla karşılaştınız. Eşiniz ne dedi bu olaya?
Sadri Şener: Bizim hanım şu anda en büyük eleştirmenimiz. Onu yanlış yapıyorsunuz, bunu yanlış yapıyorsunuz. Kendisine göre haklı tabi onun da bir çevresi var, oraya gittiği zaman, ablamın torunu var, yenildiğimiz zaman okul servisinde çocuklar dalga geçiyorlarmış, ondan şikayetçi. Aileme çok tesir ediyor, ama yapacak bir şey yok. Eşim ‘Bu böyle çekilmez’ diyor, ama ne yapayım yapacak bir şey yok başkanlık özveri işi, mesela bu gün tatil herkes bir yerlere gitti, ama biz Eskişehir’deyiz. Halimden memnunum yani. Bunu özveriyle yapıyoruz. Özveri ile yaptığın işte eleştiri az olur, az olmalı. Az önce söylediğim hoca konusu. Hocalar büyük para alıyor, orada eleştiri büyük olmalı.
Soru: Avrupa’da da böyle oluyor mudur sizce?
Sadri Şener: Avrupa’da çok büyük kulüpler var, adam 50 trilyon verip oyuncu alıyor, eleştiriler bitiyor. Ona gidecek oyuncu sayısı çok fazla, bana gelecek oyuncu sayısı az. Bizim orada insanlar bir şeyi daha kabul etmek zorunda. Trabzon’a yabancı oyuncuyu, Türk’ün de meşhurunu getirmek zor. Bunu kabul etmek lazım. Niye gelmiyor sosyal aktiviteden dolayı. Bunlar genç adamlar. Çok örnek var, Selçuk ve Burak’ın niye gittiğini benden daha iyi bilen var mı kulüpte? Aynı paranın fazlasını orada alıyor, üstüne bir de orada sosyal aktiviteleri daha fazla. Burada yok, yoksa da bu benim kabahatim değil, ama ona rağmen biz yine getirmeye çalışıyoruz. Okul yok mesela, ben 1990’larda başkanken yine bu sorun vardı. Bundan 22 sene önce de ‘Trabzon’da İngilizce ve Fransızca eğitim veren bir okul açılsın’ dedik, bizde daha bir okul açılmadı. Colman’da da düşüş var, çocukların okul çağı geldi diyor, ama gönderebileceği yabancı dilde eğitim veren bir okul Trabzon’da mevcut değil. Kimse ciddiye almıyor bu konuyu, benim de yapacak çok fazla şeyim yok.
Soru: Kongrede tekrar aday olacak mısınız?
Sadri Şener: Bildiğim kadarıyla 1-2 aday var. Yönetimdeki arkadaşların da hiçbiri istekli değil, onlar da yıprandılar tabi haliyle. Bizde ‘Köşemize çekilelim’ duygularımız ağır basıyor. Şunu da açıkça söylemek isterim, ben ömrümün büyük kısmını bu kulübe verdim. Aday olarak biraz daha Trabzon formatında kişiler ya da proje adları belli kişilerin olmasını arzu ederim. 2013’e gelmişiz, Trabzonspor kulübü yurt dışı ile çok teması olan bir kulüp. Başkanı biraz lisan bilmeli. Bakıyorum yöneticilerimiz de yurt dışına gidince bizim 1980’lerde bize tercüme yapan, işte zamanında oraya yerleşmiş arkadaşlardan halen medet umuyorlar. Bununla dalga geçiyorlar Trabzon’da, ama yurt dışına gidince de onlar bizimle dalga geçiyorlar. Başkan veya yönetici dediğin adamın da iyi bir eğitimi olmalı. Kimse aday olmazsa ortada bırakmam, ancak aday olursa kimsenin karşısına çıkmam. Kongreye daha uzun süre var, bu işler değişir. Ancak zordur bu işler, ben idare etmiş biri olarak söylüyorum, bu işler zordur şu anda en eski yönetici benim.
Soru: Yöneticilerin parasının olması gerekiyor mu?
Sadri Şener: Para bulman lazım. Zannetmeyin diğer kulüplerde başkanlar para veriyor. Veriyor parayı 5 dakika sonra geri alıyor. Kredi gibi bir şey o, geçici kredi. Finansal çok imkanlar var, onları bilmeniz gerekiyor. Bankanın genel müdürüyle çok yakın olacaksın, derdini anlatabileceksin, onların nazarında güvenilir olacaksın ki onlar da sana yardımcı olsun. Arkadaşlar da bu işe heves ederken perde arkasını da düşünsünler olayın. Bu iş parasız olmaz. Mağlubiyetlerle dolu bir sezonun ardından başa geçecek gelecek yönetim. İlk sıralardaki takımlara prim var. Biz böyle gidersek pirim de yok. Bizim tek haziranda yayın gelirinden bir gelirimiz var, ama eskiden ikincilik üçüncülük vardı. Prim geliyordu, şimdi onun yarısı var.
Soru: Tolunay hocanın performansını nasıl buluyorsunuz? 
Sadri Şener: Şu ana kadar bir başarı yok. Biraz süre tanınmalı. Bu mevcut takımdan başarı beklenmez diye bir ifade kullanıyor. Mesela çok meşhur bir oyuncu maça giderken tavla oynuyor diyor. O duygulardan uzaklaşmışlar diyor. Ben de diyorum ki, bu oyunculara antreman falan yaptırmana gerek yok, psikolojik tedavi yap bunlara, nasıl yapılacaksa. O heyecanları yok oyuncuların. Hocanın başka türlü yaklaşması lazım dolayısıyla. Tolunay hocaya da önce vakit tanıyacaksın, sonrasında bir de transfer hakkı tanıyacaksın. Bir listesi var, ondan çok mutluyum, yani şu şu şu diyebiliyor sana.
Soru: Anlaştığınız oyuncu var mı şu anda?
Sadri Şener: Bir oyuncuyla anlaştık şu anda. Ben gidince hemen alır gelirim yani. Türk oyunculara daha fazla ağırlık vereceğiz. Ama önce oyuncu satmamız gerekiyor.
Soru: Trabzonspor’un önümüzdeki sezon kadrosu nasıl şekillenecek?
Sadri Şener: 3-4 tane 1461 Trabzon’dan alınacak yukarıya... Birkaç tane Almanya ve Belçika ekollü oyuncular var, bunlara bakılıyor. Türkiye’de büyük takımlardan flaş bir oyuncuyu Trabzon’a getirmek zor. Kendi oyuncularımız var, bunlardan bir karışım oluşturup kadromuzu şekillendireceğiz. Bir de madalyonun öbür yüzü var. Seyircine heyecan vermek için flaş transfer yapıyorsunuz ve bu transferler de kötü çıkıyor. Bu sefer o transferler olmayacak. O zamanda kombine satamıyorsun. Bu yıl mesela uyduruk bir kombine sattık.
Soru: Size göre lig bitti mi?
Sadri Şener: Tabi, 7 puan var. Galatasaray’ın iyi kadrosu var. İşte hisse senetlerini niye satıyorsun, adamlar sattı, iyi kadroları var. Bir daha satıyor şimdi. Bu beceri taktir.
Soru: Çıta çok yükseldi mi?
Sadri Şener: Yükseldi bizim aramızda çıta çok yükseldi. Beşiktaş ile değil de öbür ikisi ile çok açıldı ara. Fenerbahçe de bu yıl o kadar badire atlattı, ama Galatasaray ile Avrupa’dan çok iyi paralar kazandılar. Biz maalesef sezonun başında Macaristan’ın bilinmeyen bir takımına elenip yola koyduk. Futbolda başarılı olacaksın, yoksa bütçeni tutturamazsın. Bir trilyon bir maç, maç kazanamazsan para da yok. Biz kaç maç kaybettik bu yıl, sonra da bizim saf futbolcular gelip kazandıkları maçın primini istiyorlar. Versem alır mısınız diyorum. Alırız diyorlar. Çok ayrı duygularda uğraşıyoruz yani. Mesela bu hafta yeniliyoruz, hafta arasında bakıyorum yaş günü kutluyorlar. Moral olsun diye. Ondan sonra yine yeniliyoruz. Bunun sebebini biri bana anlatmalı. Mesela 1461 Trabzon’da da bir düşüş var, onlar da haklı, ne olacaklarını bilmiyorlar. 13 Mayıs’a kadar süremiz var. Hisseleri değiştireceğiz, birine satacağız. Birkaç arkadaş var aslında, ama herkes ‘Vergi gelir mi?’ diye korkuyor. Biz burada nelere imza atıyoruz hiç korkmuyoruz, bana bir şey gelir mi diye. Diyelim ki vergi geldi, öderiz. Ne yapabilirim ki... Bir kişi de şöyle candan ‘Sadri bey sen bunu düşünme’ demedi.
Soru: Trabzon’a maç izlemeye ne zaman geleceksiniz?
Sadri Şener: Gelirim, o sorun değil. Alıştık artık, sol tarafta gurbetçi gençler bağırıyor “Sadri Şener istifa” diye. Gol yiyince bağırıyorlar. Bir de yandan, sağdan soldan birkaç kahraman çıkıyor. Ondan sonra da diyorsun ki, aday olacak mısın? Aday olunur mu böyle bir şeye? İnsanlar Trabzon’da iyi yönetici bulabilmek için teşvik etmeli.

 
25 Nisan 2013 Perşembe 08:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:30
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:20
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:11
 
Tarihte Bugün
1072 - Divan-ı Lügat-it Türk, Türk kültürün ilk Türkçe dilinde yazılan Sözlük eseri, Kaşgârlı Mahmut tarafından yazılmaya başlandı (10 Şubat 1074'te bitirildi).
1327 - III. Edward İngiltere kralı oldu.
1348 - Venedik'te yüzlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem meydana geldi.
1363 - Sırp Sındığı Savaşı'nı Osmanlı Devleti kazandı.
1554 - São Paulo (Brezilya) şehrinin kuruluşu.
1579 - Utrecht antlaşması imzalandı ve günümüz Hollanda'sının temelleri atılmış oldu.
1755 - Moskova Üniversitesi kuruldu.
1792 - İngiltere'de, fakir sınıfların ilk siyasi örgütü sayılan « London Corresponding Society » örgütü kuruldu.
1831 - I. Nicolas ve Romanov'ların düşmesiyle Polonya'nın bağımsızlığı ilan edildi. (SSCB) oluşunu ilan etti.
1858 - Felix Mendelssohn'un Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı eserinin Düğün Marşı bölümü Kraliçe Victoria'nın kızının düğününde çalındıktan sonra bütün dünyadaki düğünlerin popüler müziği haline geldi.
1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.
1890 - Arjantin ve Brezilya arasında Montevideo antlaşması imzalandı.
1918 - Rusya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) oluşunu ilan etti.
1919 - Milletler Cemiyeti kuruldu.
1924 - İlk Kış Olimpiyat Oyunları Chamonix'de başladı.
1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.
1931 - Mahatma Gandi İngilizler'ce serbest bırakıldı.
1932 - Sovyetler Birliği ve Polonya saldırmazlık paktı imzaladı.
1936 - İstanbul'da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.
1937 - Cincinnati'de seller petrol rezervlerinin patlamasına yol açtı,şehir alevler içinde kaldı.
1938 - İzmir Telefon İşletmesinin hükümetçe satın alınmasına dair sözleşme Ankara'da imzalandı.
1939 - Celâl Bayar hükümeti istifa etti. Yeni hükümet Refik Saydam başkanlığında kuruldu.
1939 - Şili'de Richter ölçeğiyle 8.3 derecesinde oluşan deprem tahminlere göre 25.000 kişinin ölümüne yol açtı.
1942 - Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'ye savaş ilan etti.
1949 - İsrail'de ilk seçimler yapıldı. David Ben-Gurion başbakan oldu.
1949 - Şair Behçet Kemal Çağlar, CHP'den istifa etti.
1950 - Amerika'da eski bürokrat Alger Hiss, hiç bir kanıt bulunmaksızın, komünist casus olduğu gerekçesiyle, 5 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edildi.
1950 - Şiddetli kış nedeniyle İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da yollar kapandı, Çubuk Barajı dondu.
1951 - Kumyangjang-ni Muharebesi
1952 - Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımladı;1952-1953 öğrenim yılından itibaren lise eğitimi 4 yıla çıkarılacak.
1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.
1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık