İstanbul'da 2 patlama; 29 kayıp, 166 yaralı

Ana Sayfa » Spor » Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, seçim sürecinden yeniden başkan adayı olup olmayacağına, futbol takımının bugünkü durumundan, transferlere bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

 
25 Nisan 2013 Perşembe 08:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'den gündeme dair açıklamalar


Trabzonsporspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Lig TV’ye verdiği özel röportajda, seçim sürecinden yeniden başkan adayı olup olmayacağına, futbol takımının bugünkü durumundan, transferlere bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

 

Soru: Kongreyi daha fazla düşünenler mi var sayın başkanım?
Sadri Şener: Mesela siz basın bayılıyorsunuz. Bu ara Trabzon’da da ticaret odası seçimleri var. Trabzon tarihinin en güzel zamanlarını yaşar bu seçim zamanları, kulisler, yemekler falan..
Soru: 2008 yılında başkan oldunuz kendinizi başarılı buluyor musunuz?
Sadri Şener: Evet. Ben Trabzonspor’u teslim aldığım zamanki durumuna bakıyorum, bir de şimdiki haline bakıyorum, arada dağlar var. Teslim aldığım zamanki bütçe yapısına bakıyorum bir de şimdi bakıyorum. Mesela millet diyor ki, 150 trilyon borç var, o kadar da alacak var. Hep bu tarafına bakıyorlar, öyle yapmak işlerine geliyor. Bu belki yarın 300 olur 300 de alacak olursa büyüklüğünü gösterir. Biz finans kuruluşu değiliz sıfır borcumuz var, bankada şu kadar paramız var, bu değil. Bizde para olduğu zaman oyuncu alacaksın, tesis yapacaksın, yeni projeler yapacaksın. Şimdi siz mesela bu konularda yazıp çiziyorsunuz, adaylara diyorsunuz ki, proje üret. Hepsi de diyor ki, proje üreteceğim ama ne yaptıkları belli değil. Şimdi ben bizim ürettiklerimizi sayayım: İki şirketi birleştirdik, yıllık faizden 15 trilyondan kurtardık, ama unutuldu. Temettü ödemesi kalktı ortadan. İstediğimiz gibi hisselerimizi satıp alabiliyoruz. 1461 Trabzon’u kurduk. İlk başlarda millet ‘1.5 trilyon verilir mi?’ falan diye karşı çıktı, şimdi bir sürü sahibi var. ‘Bu takımı satmayın.. vs...’ bir sürü şey var. Bu da bir projeydi, çok önemli. Kulüp içindeki ve tesislerdeki yapılanmaya bakıyorsunuz, çok köhne bir stat aldık, çok medeni bir stat haline getirdik. Aşağı yukarı 15 trilyona yakın yatırım yaptık. Bence bundan sonra gelecek arkadaşlar şunu yapmalı; yeni yapılacak stadı bir kere yaptırmalılar, bitmeli. Sonra onun pazarlaması Beşiktaş’ın yaptığı gibi, biz de o firmayla görüşüyoruz, şu anda kalan sürede o hamleyi de yapıyoruz. Sermaye artışı yapmak lazım. Galatasaray bir yaptı, bir daha yapıyor, biz daha birincideyiz halen. Bizimkiler diyor ki ‘Niye satıyorsun?’ Satıyoruz ama belki gelecek ay da geri alacağız. Bu ticari bir operasyon. Onun dışında tabi alt yapıdan oyuncu yetişmiyor deniyordu, 1461 Trabzon’da bunun en güzel örnekleri var. 3-4 tane A takıma alınacak oyuncu var. Bunların hepsi başarıdır. Gelelim başarısız tarafa. Yurt dışından alınan oyuncular çok kötü. Gerçi, kötü mü, iyi mi, buna benim karar vermem doğru değil. Çünkü benim mesleğim değil. Şunu da herkes bilmeli ki, yurt dışından alınan oyuncular bir hocanın veya bazı hocaların tavsiyesiyle alınmıştır. Çünkü ben kendi, kendime oyuncu alamam. Ha bunlar şampiyonluğa oynayan bir ekip midir? Yoksa üçüncülüğe oynayan bir ekip midir? Ama hiçbir zaman şu duruma oynayan bir ekip değil bu yabancılar. Bunların hepsi ülkelerinde milli takımda oynuyorlar. Böyle bir tezat var. O zaman sorunu ben de aramayın, sorunu ‘hoca’ diye tabir ettiğimiz arkadaşlarda arayacaksınız. Siz de nedense şöyle bir eksiklik var; Trabzonspor’da hocaların üstüne çok gitmiyorsunuz, yöneticilerin üzerine çok gidiyorsunuz. Hocaların doğumundan bu güne kadar ki yaşamlarını izleyin, başarılarını ve aldığı sertifikaları izleyin, en önemlisi de aldıkları paraları. Çok büyük paralar alıyorlar. Değer mi o paralara? Bilmiyorum, tabi ki biz verdik, vermek mecburiyetindeyiz. Çok büyük paralar alıyorsun ve övgü alıyorsun, eleştiri yok. Bizde hemen unutuluyor, bunu sık sık hatırlatmak lazım. Bir hoca, bir oyuncuyu istemeden aldıysa, ertesi gün istifasını vermesi lazım.
Soru: Göreviniz süresince bu oyuncuyu nereden aldım dediniz mi?
Sadri Şener: Bazı oyuncuları oynatıyorlar, hayret ediyorum. ‘Ben anlamıyorum’ diyorum ve kendimi öyle teselli ediyorum. Bazen takılıyorum, hocaya da söylüyorum. Mesela, bizim Mustafa Yumlu ile Giray Kaçar son maçta önlerinde 30 metrelik boş alan var, herkes bir adam tutmuş onlar burada duruyor, diğerleri öbür tarafta. Ne onlar geliyor, ne bizimkiler gidiyor. Bakıyorlar sağlarına sollarına... Ya sür topu ileri, karşı tarafta başka fonksiyonlar oluşmaya başlasın, gelmiyor her halde akıllarına... Veriyor yan pası, ‘oynamıyorum’ gibisinden... Bir de kaleciye veriyorlar; kalecinin sanki topa vuruşu çok muazzammış gibi... Böyle bir sürü şey. Mesela, bizde bir Celutska var; adamla yan yana koşuyor, adam bunu geçiyor. Bu da kolundan tutmaya çalışıyor.. Git o zaman hocaya de ki ‘Bu beni geçiyor, değiştir beni’. Demiyor... Bamba var mesela, bomba... O zaman dedik, ‘İngiltere’de İkinci Lig’de oynayan bir oyuncu böyle süperse, bunu Birinci Lig’den alırlar, biz nereden çıktık?’ Alamadı hiç kimse, İngiltere’den görmediler, biz hemen gördük, onu aldık. Soru: Hiç şu oyuncuyu nasıl alamadım dediğiniz oldu mu?
Sadri Şener: N’Doye. 6 milyona kadar çıktım, ama birisi bana arkadan kuvvet verseydi yediye de çıkardım. Ödemiştim de şimdiye kadar. Şimdi mesela, hiçbir oyuncuya bonservis borcum yok. Bunlar hep bizim oyuncular. Bir de mesela, bir takım devralırsın, şu kadar borcu vardır, ödenecek bonservis bedelleri vardır, hiçbir futbolcumuzla UEFA’lık, mahkemelik değiliz biz. ‘Paralar nereye gitti diyorlar’ ya işte gitti, buraya gitti.
Soru: Bu sezonki hedefiniz artık Ziraat Türkiye Kupası?
Sadri Şener: O var evet, onu alırsak Süper Kupa var. Boş değiliz yine, ama bir Sivasspor maçı seyrediyorsun, evlere şenlik. Adam alıyor topu, yavaş yavaş sürüyor. Sonra biraz hızlanıyor, bizimkiler bakıyor, geri çekiliyor. Adam geliyor geliyor gol atıp geri gidiyor, böyle bir şey yok.Bizim takımda birisi mutlaka onu durdurur diyorlar ya da bizim takım o kadar büyük ki o top bizim kaleye girmez diyorlar. Giriyor işte bir tuhaflık var. Şunu da düşünüyorum bazen, paraysa biz bunların bütün ödemelerini yapıyoruz, hiç galip olmamalarına rağmen. Galip olmayınca para alamıyorsun federasyondan. Prim icat ediyoruz, normal pirimlerin haricinde. Millet zannediyor ki, para yok kasada da bunlar para arıyor. Aradığımız paralar bu yarattığımız pirimler için. Futbolcuların arabaları, evleri, otobüsleri, hepsi var. Hava alanı olan her yere özel uçakla gidiyoruz. O yüzden benim aklıma şu geliyor, bu futbolcular ya Trabzon şehrini sevmiyor, ya Trabzonspor’u sevmiyorlar veya yönetimi sevmiyorlar, ya da beni sevmiyorlar ,başka da bir şey gelmiyor aklıma.
Soru: Siz bu görev süreniz boyunca hiç sevilmediğinizi düşündünüz mü?
Sadri Şener: Ben esasında çok güleç yüzlü bir insanımdır. Beni sevmemek çok agresif bir adamın davranış biçimidir veya az okumuş bir adamın davranış biçimidir. Ben kötü bir şey yapmam, esprili konuşurum. Niye sevmeyeceksin ki? Ama angut bir adam gelir sevmezsin, adamın tipine bir bakarsın sevilecek hiçbir tarafı yoktur, o da var. Bir de ben herkese çok sempatik yaklaşırım. Oyunculara kızmaya gidiyorum, yine görünce ‘Hadi bağırmayayım’ diyorum, bağıramıyorum.
Soru: Akhisar Belediyespor maçı dönüşünde hak etmediğiniz bir davranışla karşılaştınız. Eşiniz ne dedi bu olaya?
Sadri Şener: Bizim hanım şu anda en büyük eleştirmenimiz. Onu yanlış yapıyorsunuz, bunu yanlış yapıyorsunuz. Kendisine göre haklı tabi onun da bir çevresi var, oraya gittiği zaman, ablamın torunu var, yenildiğimiz zaman okul servisinde çocuklar dalga geçiyorlarmış, ondan şikayetçi. Aileme çok tesir ediyor, ama yapacak bir şey yok. Eşim ‘Bu böyle çekilmez’ diyor, ama ne yapayım yapacak bir şey yok başkanlık özveri işi, mesela bu gün tatil herkes bir yerlere gitti, ama biz Eskişehir’deyiz. Halimden memnunum yani. Bunu özveriyle yapıyoruz. Özveri ile yaptığın işte eleştiri az olur, az olmalı. Az önce söylediğim hoca konusu. Hocalar büyük para alıyor, orada eleştiri büyük olmalı.
Soru: Avrupa’da da böyle oluyor mudur sizce?
Sadri Şener: Avrupa’da çok büyük kulüpler var, adam 50 trilyon verip oyuncu alıyor, eleştiriler bitiyor. Ona gidecek oyuncu sayısı çok fazla, bana gelecek oyuncu sayısı az. Bizim orada insanlar bir şeyi daha kabul etmek zorunda. Trabzon’a yabancı oyuncuyu, Türk’ün de meşhurunu getirmek zor. Bunu kabul etmek lazım. Niye gelmiyor sosyal aktiviteden dolayı. Bunlar genç adamlar. Çok örnek var, Selçuk ve Burak’ın niye gittiğini benden daha iyi bilen var mı kulüpte? Aynı paranın fazlasını orada alıyor, üstüne bir de orada sosyal aktiviteleri daha fazla. Burada yok, yoksa da bu benim kabahatim değil, ama ona rağmen biz yine getirmeye çalışıyoruz. Okul yok mesela, ben 1990’larda başkanken yine bu sorun vardı. Bundan 22 sene önce de ‘Trabzon’da İngilizce ve Fransızca eğitim veren bir okul açılsın’ dedik, bizde daha bir okul açılmadı. Colman’da da düşüş var, çocukların okul çağı geldi diyor, ama gönderebileceği yabancı dilde eğitim veren bir okul Trabzon’da mevcut değil. Kimse ciddiye almıyor bu konuyu, benim de yapacak çok fazla şeyim yok.
Soru: Kongrede tekrar aday olacak mısınız?
Sadri Şener: Bildiğim kadarıyla 1-2 aday var. Yönetimdeki arkadaşların da hiçbiri istekli değil, onlar da yıprandılar tabi haliyle. Bizde ‘Köşemize çekilelim’ duygularımız ağır basıyor. Şunu da açıkça söylemek isterim, ben ömrümün büyük kısmını bu kulübe verdim. Aday olarak biraz daha Trabzon formatında kişiler ya da proje adları belli kişilerin olmasını arzu ederim. 2013’e gelmişiz, Trabzonspor kulübü yurt dışı ile çok teması olan bir kulüp. Başkanı biraz lisan bilmeli. Bakıyorum yöneticilerimiz de yurt dışına gidince bizim 1980’lerde bize tercüme yapan, işte zamanında oraya yerleşmiş arkadaşlardan halen medet umuyorlar. Bununla dalga geçiyorlar Trabzon’da, ama yurt dışına gidince de onlar bizimle dalga geçiyorlar. Başkan veya yönetici dediğin adamın da iyi bir eğitimi olmalı. Kimse aday olmazsa ortada bırakmam, ancak aday olursa kimsenin karşısına çıkmam. Kongreye daha uzun süre var, bu işler değişir. Ancak zordur bu işler, ben idare etmiş biri olarak söylüyorum, bu işler zordur şu anda en eski yönetici benim.
Soru: Yöneticilerin parasının olması gerekiyor mu?
Sadri Şener: Para bulman lazım. Zannetmeyin diğer kulüplerde başkanlar para veriyor. Veriyor parayı 5 dakika sonra geri alıyor. Kredi gibi bir şey o, geçici kredi. Finansal çok imkanlar var, onları bilmeniz gerekiyor. Bankanın genel müdürüyle çok yakın olacaksın, derdini anlatabileceksin, onların nazarında güvenilir olacaksın ki onlar da sana yardımcı olsun. Arkadaşlar da bu işe heves ederken perde arkasını da düşünsünler olayın. Bu iş parasız olmaz. Mağlubiyetlerle dolu bir sezonun ardından başa geçecek gelecek yönetim. İlk sıralardaki takımlara prim var. Biz böyle gidersek pirim de yok. Bizim tek haziranda yayın gelirinden bir gelirimiz var, ama eskiden ikincilik üçüncülük vardı. Prim geliyordu, şimdi onun yarısı var.
Soru: Tolunay hocanın performansını nasıl buluyorsunuz? 
Sadri Şener: Şu ana kadar bir başarı yok. Biraz süre tanınmalı. Bu mevcut takımdan başarı beklenmez diye bir ifade kullanıyor. Mesela çok meşhur bir oyuncu maça giderken tavla oynuyor diyor. O duygulardan uzaklaşmışlar diyor. Ben de diyorum ki, bu oyunculara antreman falan yaptırmana gerek yok, psikolojik tedavi yap bunlara, nasıl yapılacaksa. O heyecanları yok oyuncuların. Hocanın başka türlü yaklaşması lazım dolayısıyla. Tolunay hocaya da önce vakit tanıyacaksın, sonrasında bir de transfer hakkı tanıyacaksın. Bir listesi var, ondan çok mutluyum, yani şu şu şu diyebiliyor sana.
Soru: Anlaştığınız oyuncu var mı şu anda?
Sadri Şener: Bir oyuncuyla anlaştık şu anda. Ben gidince hemen alır gelirim yani. Türk oyunculara daha fazla ağırlık vereceğiz. Ama önce oyuncu satmamız gerekiyor.
Soru: Trabzonspor’un önümüzdeki sezon kadrosu nasıl şekillenecek?
Sadri Şener: 3-4 tane 1461 Trabzon’dan alınacak yukarıya... Birkaç tane Almanya ve Belçika ekollü oyuncular var, bunlara bakılıyor. Türkiye’de büyük takımlardan flaş bir oyuncuyu Trabzon’a getirmek zor. Kendi oyuncularımız var, bunlardan bir karışım oluşturup kadromuzu şekillendireceğiz. Bir de madalyonun öbür yüzü var. Seyircine heyecan vermek için flaş transfer yapıyorsunuz ve bu transferler de kötü çıkıyor. Bu sefer o transferler olmayacak. O zamanda kombine satamıyorsun. Bu yıl mesela uyduruk bir kombine sattık.
Soru: Size göre lig bitti mi?
Sadri Şener: Tabi, 7 puan var. Galatasaray’ın iyi kadrosu var. İşte hisse senetlerini niye satıyorsun, adamlar sattı, iyi kadroları var. Bir daha satıyor şimdi. Bu beceri taktir.
Soru: Çıta çok yükseldi mi?
Sadri Şener: Yükseldi bizim aramızda çıta çok yükseldi. Beşiktaş ile değil de öbür ikisi ile çok açıldı ara. Fenerbahçe de bu yıl o kadar badire atlattı, ama Galatasaray ile Avrupa’dan çok iyi paralar kazandılar. Biz maalesef sezonun başında Macaristan’ın bilinmeyen bir takımına elenip yola koyduk. Futbolda başarılı olacaksın, yoksa bütçeni tutturamazsın. Bir trilyon bir maç, maç kazanamazsan para da yok. Biz kaç maç kaybettik bu yıl, sonra da bizim saf futbolcular gelip kazandıkları maçın primini istiyorlar. Versem alır mısınız diyorum. Alırız diyorlar. Çok ayrı duygularda uğraşıyoruz yani. Mesela bu hafta yeniliyoruz, hafta arasında bakıyorum yaş günü kutluyorlar. Moral olsun diye. Ondan sonra yine yeniliyoruz. Bunun sebebini biri bana anlatmalı. Mesela 1461 Trabzon’da da bir düşüş var, onlar da haklı, ne olacaklarını bilmiyorlar. 13 Mayıs’a kadar süremiz var. Hisseleri değiştireceğiz, birine satacağız. Birkaç arkadaş var aslında, ama herkes ‘Vergi gelir mi?’ diye korkuyor. Biz burada nelere imza atıyoruz hiç korkmuyoruz, bana bir şey gelir mi diye. Diyelim ki vergi geldi, öderiz. Ne yapabilirim ki... Bir kişi de şöyle candan ‘Sadri bey sen bunu düşünme’ demedi.
Soru: Trabzon’a maç izlemeye ne zaman geleceksiniz?
Sadri Şener: Gelirim, o sorun değil. Alıştık artık, sol tarafta gurbetçi gençler bağırıyor “Sadri Şener istifa” diye. Gol yiyince bağırıyorlar. Bir de yandan, sağdan soldan birkaç kahraman çıkıyor. Ondan sonra da diyorsun ki, aday olacak mısın? Aday olunur mu böyle bir şeye? İnsanlar Trabzon’da iyi yönetici bulabilmek için teşvik etmeli.

 
25 Nisan 2013 Perşembe 08:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık