ABD'deki davada Zarrab'tan sonra o da anlaştı!

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Trabzon'dan Hayrettin Karaca geçti

Trabzon'dan Hayrettin Karaca geçti

Necip SARAÇOĞLU

 
29 Kasım 2012 Perşembe 19:45 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon'dan Hayrettin Karaca geçti

 

 

 

14- 15 Kasım tarihleri arasında  Trabzon’da bulunan  TEMA VAKFI’nın kurucusu Hayrettin KARACA ‘yı TEMA  Vakfı’nın üyeleri, KTÜ ve FEF (Fatih Eğitim Fakültesi) öğrencileri vakfın eğitim salonunda ağırladı. Yavru ve genç TEMA üyeleri Karaca’yı büyük bir ilgiyle karşıladı.

 

 İlerlemiş (90 ) yaşına rağmen çocukluk anılarından günümüze kadar başından geçen olayları, edindiği tecrübeleri etkileyici bir anlatımla biz dinleyicilere anlattı. Bir sohbet havasında geçen bu konuşmadan herkes az-çok bilgi edindi.

 

     “Toprak Dede” KARACA,  gençlerin giydikleri üzerinde yabancı firmaların logo ve işaretlerini taşıyan ti-şörtleri kazakları, montları görünce yanına çağırıp: “Sen milyonersin, çok zenginsin; ayda firmadan reklam için kaç lira alıyorsun?” deyince arkadaş çok şaşırdı. Karaca, ‘’Yabancıları zengin etmeyin, kendi yerli ürünlerimizi giyinin yerli malı kullanın. Modaya uyayım, görsünler diye, paramız yabancı ülkelere paramız gitmesin” dedi. Dudaklarına ruj, tırnaklarına oje süren kız arkadaşlara da çıkıştı.  Yanında getirdiği kitap ve broşürlerden, çeşitli kitaplardan tuttuğu notları okuyarak o boyaların insan sağlığı için zararlı olduğunu, kansorejen maddeler içerdiğini söyledi. Bu boyaları kullanmamalarını istedi.

 

 

     ÇOCUKLUK ANILARI:

Çocukluk anılarından şöyle örnekler verdi:

 

     “ Biz; Bandırma’nın varlıklı ailelerindendik ama mahallemizdeki komşular fakirdi. Ben, arkadaşlarım üzülmesin diye hep onların giydiği eski pantolon gömlek  ve  lâstik ayakkabı giyerdim. Mahallemizde “komşu nene”miz vardı. Çok yaşlı ve kimsesi olmadığı için komşular sırayla ona yemek götürür, gece de onu yalnız bırakmaz onunla birlikte kalırlardı. O da getirilen yemek kabını boş göndermez, içine yumurta, bulgur elma, armut… gibi yiyecekleri tencerenin içine koyar, gelen kişiye verirdi.

 

    Anam, göndereceği yemeğin tenceresini kimse görmesin, sıcaksa elim yanmasın diye havluya sarar sanki biri duyacakmış gibi kısık sesle: ”Hayrettin,bunu komşu neneye götür” derdi. Evimizde ekmek pişirmek için haftada bir fırın yandığı zaman, anam: ”Oğlum bütün komşulara git söyle fırının yandığını isteyen gelip ekmek, lavaş pişirsin ”derdi. Ben de koşarak komşulara haber verirdim. Anamın bir pazen, bir tane de basma elbisesi vardı. Triko imalathanesine anam kazanla yemek pişirdi. İşçiler gelip çengelli askılıklarla alıp götürürlerdi. Bu anlattıklarım 1915-20 yıllarında geçmekteydi...

 

      Şimdi ben de Yalova’daki 6 bin çeşit tabiat bahçesindeki işçilerime yemek veriyorum. O dönemlerde insanlar arasında birlik, beraberlik, örf âdet ve geleneklere sıkı sıkıya bağlılık vardı. Halk fakirdi ama, toprağında, bağında, bahçesinde çalışıp  yiyecek ihtiyaçlarını karşılardı. Kimseye muhtaç olmamak için çalışırlardı. Bu gün de Anadolu’yu köy köy, ilçe ilçe  dolaşıyoruz aynı duyguların yaşadığına şahit oluyorum. Bu beni çok sevindiriyor. Ama ,büyük  şehirlerimizde bu yardımlaşma ve insanlık ilişkileri azaldı. Aynı apartmanda oturan aileler bir birini tanımamakta, komşuluk bağları gün geçtikçe azalmaktadır”

 

İÇİNİZDE KATİL VAR MI?

 

      “Toprak Dede” Karaca, “İçinizde katil var mı?“ diye sordu. Herkes çok şaşırdı ve bir birinin yüzüne baktı. Şaşkınlığımız geçmeden o elini kaldırdı. Küresel ekonomik canavarın sürekli büyümek zorunda olduğunu, büyürken de kendisine hayat veren doğayı tükettiğini, yok ettiğini söyledi. ”Bazen bazı aksilikler oluyor büyüyemiyormuş, vah vah…! “ diyen Karaca, ”Evet, biz katiliz. Kim büyütüyor bunu? Hepimiz…! Hem kendimizi hem de hayat veren her şeyi el birliği ile doğrudan veya dolaylı olarak öldürüyoruz. Ölmesine seyirci kalıyoruz. Ben o tepkiyi gösterirsem, yabancı logolu giyecekleri almasam büyüye bilir mi? Hayır !... Öğleyse benim yüzümden büyüyor.” diye konuştu.

 

       Karaca, küresel canavar büyük sermayenin hükümetleri eline geçirdiğini, ülkelere GDO’lu tohum ve bitki vererek her şeyi denetim altına aldığını söyledi. Dünyada buğdayın ana vatanı olan Anadolu’da  maalesef GDO’lu buğday yetiştirilmeye başladığını belitti. ”Benim köylüm kendi öz buğdayını üretemiyor, yetiştiremiyor. Buralara kadar gelmiş. Canavar bu kadar güçlü ve etkili” dedi.

 

 

Trabzon TEMA Vakfı ‘nda TEMA Vakfı mütevelli heyetinde çalışmalarını ilerlemiş yaşına rağmen çalışmaların sürdüren, toprağına, taşına, fidanına, ormanına, doğal bitkilere adayan, biz TEMA Vakfı’nın gönüllü üyelerinin “Toprak Dede” dediği Hayrettin KARACA sohbetine ikinci gün de devam etti.

 

TEHLİKELİ TARIM İLAÇLARI ABD’de YASAKLANDI:

 

“Toprak Dede “, günümüz modasını eleştirerek “eskiyi at, yenisini al” anlayışının yanlış bir yaşama biçimi olduğunu söyledi. Gömleğimin yakası eskiyince ,gömleğin alt tarafından kestirerek yaka yaptırırım. Pantolonumun paçası eskiyince iç tarafından açtırarak yıkayıp ütüleyerek giyerim. Biz, yokluk yıllarında böyle alıştık. Şu kırmızı kazağı kırk senedir giyiyorum…

 

  “ En tehlikeli tarım ilacı DDTdir. Bunun etkileri hem toprakta, hem canlılar  hem de sular için büyük tehlike arz etmekteydi. Etkileri yıllarca sürmekteydi. Bir ABD’li kimyager kadın ABD senatosu ve silâh sanayine karşı dokuz yıl mücadele etti. Sonunda yasaklandı. Ama diğer ülkelere ihracatı serbest bırakıldı!...

 

 Her şeyin modası var. Mesela, silahların…Bu geçen seneki silahlar geçerli değil; yenisi çıkıyor. Çünkü her iki devlette de var. O zaman üstünlük kurmak için yenisi lazım. Silah sektörünü durdurmak belki çok zordur ama bir yerden başlamak gerekir. Karar verdim dünyayı ben kurtaracağım!... Yani önce inanç olmalı…El ele verilirse ,birlik ve beraberlikle her şey başarılır. İstiklâl Savaşı’nı Türk halkı yediden yetmişe el ele vererek her tarafımız düşmanlarla işgal edildiği halde Atatürk ve silâh arkadaşlarının öncülüğünde kazanılmıştır. O kadar yokluk, yoksulluk, fakirlik olduğu halde…. Türk milleti kazanacağına inandığı için kanını, canını, malını, mülkünü, her şeyini feda etti. Sonunda başardı… Bu  inançla, birlik ve berberlikle kazanıldı…

 

 

 

 

KÜLTÜR GİDERSE DİL  GİDERSE ULUS GİDER!..

 

 Toprak Dede kültür ve dilin ve dinin bir toplumun en kutsal varlıkları olduklarını söyledi. Geçmişten örnekler verdi. ”Eskiden çok fakirdik ama hepimizin karnı doyardı Komşuda pişer, bize de düşerdi .Bu bir kültürdür. Kültür giderse, dil giderse ulus gider. Kültürle, dille okumalıyız. Okumak ibadettir.”

 

OKUMAMAK CUMHURİYETE İHANETTİR!

 

Toprak Dede, özellikle din üzerinden yapılan saldırılara karşı Atatürk’ün sözleri  ve hayatından örnekler verdi. Bu saldırıları yapanlara, “Atatürk olmasaydı gavur nesliydiniz “dedi. Karaca’nın isteğiyle Gazeteci Ahmet Şefik, yüksek sesle “Atatürk ve Din” adlı kitaptan parçalar okudu.

 

HES’LER TÜKETİMİ KÖRÜKLER:

 

Hidroelektrik Santralleri ( HES) konusundaki bir soruya, ”Bu işe karar verenler, talimat aldıkları yerin amaçlarını gerçekleştiriyorlar.” Karşılığını verdi.

 

        saracoglu.necip@gmail.com

 
29 Kasım 2012 Perşembe 19:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1256 - İran'da bulunan haşhaşîlerin Alamut kalesi, Hülagû Han ordusu tarafından yok edildi.
1574 - III. Murat 12. Osmanlı padişahı olarak tahta çıktı.
1840 - Napolyon Bonapart'ın naaşı, St. Helene Adası'ndan Paris'e getirilerek Invalides'e gömüldü.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Akhisarspor
15
5
4
6
19
11
Kasımpaşa
15
5
3
7
18
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
15
3
3
9
12
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051019203839
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
13.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080911172306
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:28
  • İkindi14:47
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık