İşte dinci terörtistin yakalanmasına ilişkin ayrıntılar

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Trabzon'da yabancı askerler ve iki yazı

Trabzon'da yabancı askerler ve iki yazı

Trabzon'da yabancı askeri varlığa ilişkin yazı ve eleştirilerimize, Kuzey Ekspres Gazetesi sahibi ve Başyazarı Hasan Kurt'tan yanıt geldi. Günebakış Gazetesi sahibi ve Başyazarı Ali Öztürk de konuyu köşesine taşıdı.

 
25 Mart 2013 Pazartesi 17:12 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon'da yabancı askerler ve iki yazı

 

Trabzon'un ortası Alman kışlası yazısı için tıklayınız

 

viratrabzon.com, yabancı askerlerin Trabzon'daki varlığına net olarak tavır koydu ve bu tavrını logo üstündeki çağrısı, yorum ve haberleriyle sürdürüyor.

viratrabzon.com dışında genel olarak Trabzon medyasının, Afganistan'daki Uluslararası Görev Gücü (ISAF) çerçevesinde görev yapan İsveç ve Norveç'ten sonra Alman askeri ve askeri teçhizatının çekilmesinde Trabzon'u üs olarak kullanmasına ilişkin destekleyici (ya da Günerbakış'ta olduğu gibi kerhen destekleyici) tutumu sürüyor.

''Çekilme mi güç kaydırma mı'' belli olmayan ve bizzat Alman Savunma Bakanlığı tarafından resmi bir anlaşma olmadığı açıklanan, 'çekilme' işlemine ABD'nin de katılması, Trabzon'u uzun yıllar sürebilecek bir fiili NATO üssü haline getirebilir.

Verdiği haberlere bakılırsa Trabzon basını, Türkiye'nin ulusal-uluslararası çıkarlarına uygun olmayan ve Trabzon'u hedef yapabilecek bu uygulamadan memnun. Zaten siyasi otorite ne yaparsa Trabzon medyası büyük ölçüde sorgulamadan evet diyor.

Yabancı askerler konusunu hafife alan bazı değerlendirmeleri Kuzey Ekspres gazetesinde görmüştük. Ekspres, yabancı askerlerin Trabzon'da bulunmasını fazla önemsemeyen, neredeyse turistik bir seyahat ya da nakliyat işi gibi gören bir yaklaşım sergilemişti.

Şimdi de Günebakış'ta şaşırtıcı bir yazı yayımlandı. Yazıda, Alman askeri gücü 'işgalci' olarak nitelendiriliyor, ancak 'başka çare ve yol olmadığı için' bu kuvvetlerin Trabzon'u kullandığı iddia ediliyor. Öte yandan, Alman Başbakanı Merkel'in gelecek olmasından dolayı bu işin abartılıp bu durumdan sevinç duyulduğu gibi bir izlenim doğurulmaması gerektiği öneriliyor.

Oysa bu kuvvetlerin çekilme ya da kaydırma işlemi için, sadece Karadeniz'de başta Gürcistan'ın Batum ve Poti limanları, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan olmak üzere kullanacakları çok sayıda alternatif var. Üstelik ISAF'a ortak kuvvetlerin Afganistan'a nasıl gittiği unutuluyor; ezici bir çoğunluğu doğrudan (ikmal yaparak) uçaklarla. Peki neden aynı yolla dönmüyorlar? ISAF bünyesindeki 40'a yakın ülke nereden evine dönecek? Yani bu kuvvetler için Trabzon bir zorunluluk iddiası kesinlikle doğru değil.

Öte yandan Ali Öztürk Alman askerlerin misafir olduğunu söylüyor. İşgai gücü olarak nitelendirdiğiniz güruha nasıl misafir denir?

Hasan Kurt bu nakliye işinde Antonov uçaklarının kullanıldığını öne sürmüş ve Rusya'yı neden eleştirmediğimizi sormuş. O uçaklar Rusya Federastonu'nun mu Ukrayna'nın mı? Rusya'nın olsa bile neden eleştirmeyelim ki? Kaldı ki Rusya'nın değil!

Tıpkı Kuzey Ekspres'deki dostlarımıza önerdiğimiz gibi Günebakış'daki dostlarımıza da daha net bir tavır koymak gerektiğini söylüyoruz.

Trabzon'un ortası Alman kışlası olmuş! Yarın ABD askerleri ya da diğerleri de gelirse, belki Zorlu ve oteki oteller de kışla olacak. ABD ile anlaşmanın yapılması halinde Kaşüstü bir ABD üssüne dönüşecek.

Burada ilkeli tavır almak, tarihe ve stratejik olaylara daha derinlemesine bakmak ve ülkemizin ulusal çıkarlarını gözetmek sorumluluğumuz yok mu?

Temel soru şudur: Yabancı askerlerin ülkemizde ve Trabzon'da olmasını istiyor muyuz, istemiyor muyuz?

Medya tavırı bırakın, en azından toplumu doğru bilgilendirmesi gerekir. Stratejik ve ulusal olaylar, parasal çıkarların gölgesinde kalamaz, bu çok ayıp bir şey.

 

KUZEY EKSPRES'DEKİ SON DEĞERLENDİRME

Alman üssü Trabzon Ve A. Şefik’in eleştirisi!

Önceki gün bu köşede, Afganistan’daki NATO birliklerinin Trabzon üzerinden tahliyesi ile ilgili iki satır yazdık. Ahmet Şefik’ten ince bir eleştiri aldık.

Edindiğimiz ve aktarılan bilgileri aktardık. Trabzon, bu tahliye nedeniyle geçici de olsa bir üs olacak. Bu doğru. Ancak bu tahliye işi 3- 5 aydır devam ediyor. İki yıl daha devam edecek. Trabzon Hasan Saka Havalimanına büyük Rus kargo uçaklarıyla indirilen silah, mühimmat, tank, top vs. Trabzon limanına taşınıyor. Depolanıyor ve gemi dolduracak düzeye geldiğinde gemilere yüklenip hangi ülkeye aitse o ülkeye veya NATO’nun Avrupa’daki bir merkezine gönderiliyor. Uçaklarla gelen askerler ise, havalimanından otele geliyor bir gece kalıyor ve ertesi gün gidiyor. Trabzon’da da bu işi organize eden 10-15 kişilik veya 25 kişilik bir ekip var. Usta otele, havalimanına gidildiğinde bir araştırma yapıldığında bu görülebilir.

Trabzon’un ara istasyon veya geçici üs olarak kullanıldığını eleştiren arkadaşlarımız, Rusların NATO’ya, ABD’ye uçak kiralamasını da eleştirmeli, diye düşünüyoruz. Afganistan’dan Trabzon’a askeri malzeme taşıyan uçaklar Rusların ünlü Antonov 124 uçakları!

Bildiğimiz ve bize aktarılan bilgiler ışığında Trabzon’a Amerikan askeri ve mühimmatı gelmeyecek. ABD askerleri muhtemelen İncirlik veya Güneydoğu’daki bir üsse gönderilebilir ve ya Pakistan üzerinden ABD’ye gidebilir. Ayrıca Trabzon’a da gelebilir!

Yazıda, bu tahliye nedeniyle Havalimanı, Liman İşletmesi, Otelin, restoranın, oto kiralama şirketlerinin kazançlı çıkacağını da söyledik. Bu kazanç büyük olmayabilir.

Bu bilgileri haber niteliğinde verdik. Bu olay eleştirilebilir de normal de karşılanabilir. Bu tahliyenin arkasında başka planların olup olmadığını bilmiyoruz. Olabilir de olmayabilir de!

Yarın ABD ve NATO, İran’a vurduğunda Trabzon’u, Samsun’u üs olarak kullanır mı kullanmaz mı? Şimdiden bir şey söylemek zor!

İran’ı vuracak olan ABD, Türkiye’den değil Hürmüz boğazından, Irak’tan cephe açar! Irak’ı nasıl Avrupa’daki üslerden kalkan uçaklar bombalamışsa İran’ı da aynı şekilde bombalayabilirler… Veya İsrail’den!

Sonuç olarak, biz varsayımlar üzerinden kurgu yapmadık, aktarılan bilgileri ve gördüklerimizi yazdık. Ayrıca bize yönelik eleştirileri de anlayışla karşılıyoruz.

 

GÜNEBAKIŞ'TA ALİ ÖZTÜRK'ÜN DEĞERLENDİRMESİ

Alman Askerleri ve İlkesel Çizgimiz

Afganistan’dan dönen NATO askerleri ve özellikle Alman askerlerinin Trabzon’u üs olarak kullanmaları bizi sevindirecek bir gelişme midir?..Yoksa bu geçişi önemsiz görmek mi gerekir?
Bir tarafta işgal kuvvetleri... Yıllardır sürdürdükleri savaştan dönüyor. Diğer tarafta jeostratejik konumu nedeniyle (işgal kuvvetleri de olsa) misafirini ağılamak zorunda kalan bir kent...
Alman işgal güçlerinin Trabzon dışında bir başka limanı kullanma şansı var mı? Cevap hayır... Hem hava hem deniz limanı olan ve aynı güzergahta başka kent yok. Yani Trabzon kavşak noktasındaki en stratejik şehir. Almanlar da zaten bizim talebimiz üzerine değil, yolları üzerinde olduğu için ikmal noktası olarak burayı tercih etmiş... Öyleyse sıradan bir gelişme olarak görmemiz gereken bu sosyo ekonomik gelişmeye bu kadar övgü nedendir?
“Trabzon’da limana 20 milyon lira, otele de 7 milyon lira ödeyeceklermiş” İki yılda 27 milyon liralık bir lojistik keyfiyet için ortaya koyduğumuz sevince bakın... İsterse 127 milyon olsun... “Lojistik üs olduk...” “Aman dikkat Alman askerlerini üzmeyin”, “Esnafımız dikkatli ve nazik olsun”, “Yakında Merkel bile ziyarete gelecek” vb. sevinç çığlıkları nasıl bir anlayışın tezahürüdür?
***
Galiba bu işi abartırken değerlerimizi ayaklarımızın altında çiğniyoruz. 26-27 Mart’ta Almanya’dan gelecek denetleme ve inceleme heyeti karşısında ‘Aman efendimci’ yaklaşım sergilememeliyiz. Müslüman bir ülkeyi işgal eden askeri kuvvetleri neredeyse çiçeklerle karşılayacak, karşılarında horon tutup eğlendireceğiz!.. Benliğimizi bile para ile ölçer hale gelmişiz!..Bu rahatsız edici propagandaya bir son vermeliyiz.
***
Trabzon dünyanın stratejik merkezlerinden biri. NATO güçleri ve Alman askerleri dönüş için ikmal noktası olarak kullanacaklar. Konular kurallar çerçevesinde gelip gidecekler. Üç beş kuruş bırakacaklar diye uğradıkları her yerde kahraman muamelesi yapmamalıyız. ‘Biz neymişiz’ ve ‘neredeymişiz’ sorularıyla onları şaşırtmamalıyız. Afganistan işgal kuvvetlerini Trabzon’da ağırlamaktan onur duyan bir topluluk olmamalıyız. Gelsinler ve gitsinler

 
25 Mart 2013 Pazartesi 17:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:12
  • Akşam17:27
  • Yatsı19:03
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık