Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » TRABZON'DA ''SAVAŞA HAYIR'' EYLEMİ

TRABZON'DA ''SAVAŞA HAYIR'' EYLEMİ

Trabzon Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen ''Suriye'de savaşa hayır'' eyleminde, AKP Hükümeti'nin savaş yanlısı politikası kınandı. Postane önünde toplanan yaklaşık 500 kişi, Uzun Sokak'ı izleyerek Meydan Parkı Atatürk anıtı önüne geldi. ''AKP Suriye'den elini çek'', ''Kahrolsun AKP, İşbirlikçe AKP'', ''Hükümet İstifa'', ''Katil ABD, Ortadoğu'dan defol'' diye bağıran katılımcıların önünde ''Ssvaşa Hayır'' pankartı yeraldı. Atatürk Alanı'nda konuşan platform Sözcüsü Muhammet İkinci, Türkiye halkının AKP'nin savaş yanlısı politikasını onaylamadığını belirtti, bu politikanın hem bölge halklarını hem de Türkiye'yi felakete götüreceğini savundu.

 
22 Eylül 2013 Pazar 14:48 
Yorum YapYazdır
 
 
TRABZON'DA ''SAVAŞA HAYIR'' EYLEMİ

 

İŞTE AÇIKLAMANIN TAMAMI

 

Bu ülkeyi karşılıksız sevenler, aşk ile sevda ile sevenler, tam bağımsız, eşit özgür, demokratik bir Türkiye için yola çıkanlar hoş geldiniz. Savaş cinayettir diyenler, barış, adalet arayanlar, gençlerimizi, çocuklarımız ölmesin diyenler hoş geldiniz. Başka bir Dünya, başka bir  Türkiye mümkün diyenler hoş geldiniz.

 

AKP’nin karanlığına meydan okumak, savaş çığırtkanlığına karşı barışın sesini yükseltmek için bir kez daha sokaklardayız, meydanlardayız. Halkın demokratik tepkilerini  engellemek için  sokakları yasaklamayı amaçlayanlara bir kez daha hatırlatıyoruz. Sokaklar demokrasinin akciğerleridir. Sokakların nefesini kesemezsiniz, kestirmeyiz.

Demokrasilerde halkın demokratik muhalefet etme, eleştirme, itiraz etme hakkı vardır.halkın itirazlarını, haklı muhalefetini huzuru bozma girişimi olarak nitelendiren bir iktidar ile karşı karşıyayız. Halkın itirazları karşısında diyor ki siyasal iktidarın temsilcileri “huzurun bozulmasına izin vermeyiz”  Uyguladığınız halk düşmanı politikalarla huzurumuzu bozduğunuz için sokaklardayız.  Demokrasilerde iktidarın  görevi halkın huzurunu tesis etmektir. Bu iktidar demokrasiden nasibini almamış bir iktidardır. Biz kendi huzurumuzu kendimiz tesis edeceğiz. Haramilerin saltanatını sallama devam edeceğiz.

 

Değerli dostlar,

AKP iktidarı  ülkeyi bir polis devletine dönüştürmek istiyor. İktidarları için itirazsız, dikensiz bir gül bahçesi yaratmak istiyorlar. Bu iktidarın bir hastalığı var. Bu hastalığın adı GEZİ HASTALIĞI”dır. Gezi ile yatıp gezi ile kalkıyorlar. Bunca hiddet, bunca celallenme bundan. Gezi hükümetin kimyasını da bozdu, ezberini de. Korkuyorlar, halktan, bizden korkuyorlar. Ama korkunun ecele faydası yok. Bu ülke dikensiz gül bahçesi değildir.

 

Değerli dostlar,

Demokratik şekilde hakkını arayanlar, zulme boyun eğmeyenler. Kamu düzenini bozmakla  itham ediliyor.. hükümet yetkilileri kamu düzenini bozulmasına müsaade etmeyiz diyor. AKP’nin kamu düzeninde işçiler yok, köylüler yok, kamu çalışanları yok, fındık üreticisi, çay üreticisi yok. Küçük esnaf yok.Öğrenciler yok, emekliler yok. Eşitlik yok, özgürlük yok. Hukuk, adalet, barış yok. AKP’nin kamu düzeninde yoksulluk var, zam var, zulüm var, polis şiddeti var, yolsuzluk var, talan varan, rant var, savaş çığırtkanlığı var. Acı var. Baskı var, korku var. Taşeronluk var. Bu kamu düzenine itiraz ediyoruz. Bu kamu düzenini değiştirmek için mücadele etmek erdemdir. Bu kamu düzenini değiştirmek için mücadele etmek onurdur. Bu ülkenin insanları onurludur, erdemlidir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Dostlar,

Bu kamu düzenin değiştireceğiz. Yoksulluğun olmadığı, sömürünün olmadığı, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın adaletin, hukukun, dayanışmanın esas olduğu bir kamu düzenini, herkesin geleceğe güvenle baktığı, insanca yaşadığı bir kamu   düzenini  hep birlikte inşa edeceğiz.

 

Değerli dostlar,

Bu ülkede halkına zulüm etmeyi, halkına yukarıdan bakmayı iktidarının koşulu olarak gören bir yönetim anlayışı var.  Ülkemizin her konunun uzmanı olduğunu, her konuda duyarlılık sahibi olduğunu ifade eden bir başbakanı var.  Ortaya konulan çevre hassasiyetlerine karşılık diyor ki Sayın Başbakan” Ben yeşilin hastasıyım” biz yeşili emperyalist bir projeden, bir Amerikan projesinden “Yeşil kuşak projesi”nden biliyoruz. Bugün yeşil kuşak projesinin ürünü bir iktidarla karşı karşıyayız. O nedenle  Sayın Başbakanın yeşil hastalığı bizler açısından yalnızca bu gerçekliğin kabulü anlamına gelmektedir.Diyor ki Sayın başbakan “  isteyen gitsin ormanda yaşasın” nerede yaşayacağımıza, nasıl yaşayacağımıza,  ne yiyip ne içeceğimize biz karar veririz. ister ormanda yaşarız, ister kırsalda. İster şehirde yaşarız, ister köyde. Şehirlerde bizim köylerde, ormanlarda bizim, dağlarda. Horon oynayıp halayda çekeriz şehrimizi meydanlarında, hapishanelerinde de yatarız memleketimizin. Biz bu ülkeyi karşılıksız seviyoruz. Halkız biz. Halka adres göstermek kimsenin haddi değildir.

 

Değerli dostlar,

Türkiye’de baskı, şiddet, korku hakim kılınmak isteniyor. Gezi7de bardak taştı. Halk “artık yeter”dedi. Amansız bir polis şiddeti ile  halka saldırıldı. Gençlerimiz yaşamını yitirdi. Polis şiddetinin talimatını verinler gençlerimizin ailelerine bir taziye dileme erdemini gösteremediler. 12 Eylül darbecilerini aratmadılar. Onlar darağacına gönderiyordu gençlerimizi. Şimdi gençlerimiz sokaklarda  öldürülüyor. Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmazgil, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan  şiddet kurbanı oldu.Metin Lokumcu şiddet kurbanı oldu. Hesabını soracağız Reyhanlı’nın Uludere’nin hesabını soracağız. Sorumlular halka hesap verecek.

 

Değerli dostlar,

Kraldan çok kralcı, barışın değil savaşın çığırtkanlığını yapan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Komşularla sıfır sorun  noktasından bütün komşularla kavgalı noktaya gelen, her türlü koalisyona varız diyen bir iktidarla yüz yüzeyiz. Ülkemizin toprakları için bu topraklar aynı zamanda Nato topraklarıdır diyerek ülkemizi emperyalizmin cephe ülkesi haline getiren bir iktidarla karşı karşıyayız. Ülkemizi Suriye’de yaşanan savaşın lojistik üssü, eli kanlı çetelerin destekçisi haline getiren bir hükümetle karşı karşıyayız. Okullarımızda Yunus Emre’yi sansürleyenler, Taliban övgüsü ile savaş çığırtkanlığı yapıyor.Bu  emperyalizmin taşeronluğu, işbirlikçilik değil de nedir?

 

Değerli dostlar,

Emperyalizmin bir ülkeye demokrasi ve özgürlükler götürdüğü nerede görülmüş. Kocaman bir aldatmaca bu. Irak’ta yaşadık bu yalanı. Irak’a özgürlük ve demokrasi getireceğiz diyenler  iki milyon müslümanı katlettiler.  Çocuklar öldü, kadınlar tecavüze uğradı.  Hala  kanı bir iç savaş yaşanıyor. Bu iktidar Irakta Amerika’nın yanında saf tutmadı mı? Değerli dostlar bugün aynı oyun  Suriye’de oynanıyor halkların arasına düşmanlık tohumları ekiliyor.. Ortadoğu yıllar sürecek, etnik ve mezhepsel temelli bir savaşa  sürüklenmek isteniyor. Emperyalistlerin derdi Suriye7de demokrasi değil. Suudi Arabistan’da, Katar’da, Ürdün’de demokrasi var mı. Yok Ama emperyalistle için sorun teşkil etmiyor. Ülkemizi  Amerikan çıkarları, emperyalizmin çıkarları için savaşa sürüklenmek isteniyor.  Ülkemizin bu bataklığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.  Savaşa geçit vermeyeceğiz.

Değerli dostlar,

Vaktiyle AKP hükümeti Suriye ile ortak Bakanlar kurulu toplantısı yapıyordu.  Sonra birden Suriye’de demokrasi olmadığını keşfettiler. Ama ülkesinde 200 bin insanı katleden ve uluslar arası savaş suçlusu olduğu  bilinen Sudan devlet başkanını  bağırlarına basıyorlar. Siz bu halkı  aptal mı sanıyorsunuz. Şimdi de  tezkere hazırlıkları yapılıyor.  Kimin için, ne için. Bizim Emperyalizmin çıkarları için verecek canımız, dökecek kanımız yok. Savaş  halkı vuruyor. Savaşlarda yoksullar ölüyor. Halkların çıkarı barıştadır. Ne ölecek, ne öldürecek, gençlerimizi kimsenin askeri yapmayacağız. Savaş çığırtkanlığı yapanlar kendi çocuklarını cepheye göndersinler.  Biz Ortadoğu’da barış istiyoruz. Ortadoğu’nun kaderine Ortadoğu halkları karar vermelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkı karar vermelidir. Komşularımızla savaş değil, barış istiyoruz.  Savaşa karşı mücadeleyi yükseltemeye, barışı savunmaya, AKP’nin savaş çığırtkanlığına karşı  durmaya devam edeceğiz.

 

 
22 Eylül 2013 Pazar 14:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık