Avrupa Birliği Türkiye'ye mali yardımı kısıyor

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Trabzon'da sağlıkta skandal: Çağdaş tıbba aykırı yasadışı uygulama

Trabzon'da sağlıkta skandal: Çağdaş tıbba aykırı yasadışı uygulama

Trabzon’un önde gelen özel sağlık kurumlarından İmperyal Hastanesi’nde, bilime, çağdaş tıbba aykırı, bazı uygulamalarda riskler oluşturabilecek hacamat yönteminin kullanıldığı ortaya çıktı. ‘’Hz. Muhammed’in sünneti’’ denilerek sanki kutsal-ilahi bir yöntem olarak sunulan hacamat, vatandaşlara dağıtılan yazılı bir belge ile özendiriliyor. Bilim insanları hacamat ve benzeri uygulamaların sağlık olduğunu belirtirken, Trabzon Sağlık Müdürü Kemal Süleyman, Trabzon’da gelenekse ya da alternatif tıp açısından hacamatla ilgili verilmiş bir ruhsat olmadığını açıkladı. Trabzon Tabip Odası Başkanı Ahmet Güner, ‘’Ölüme kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir’’ uyarısında bulundu.

 
30 Mart 2016 Çarşamba 13:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon'da sağlıkta skandal: Çağdaş tıbba aykırı yasadışı uygulama


Olay, ‘’hacamat Tedavisi’’ başlıklı bir metin alarak hastaneye başvuran bir vatandaşın şikayetiyle ortaya çıktı. ‘’İslamda Hz. Muhammed’in bir sünnetidir’’ diye başlayan metinde, ‘’Hacamatın ruhi ve ulvi faydaları nelerdir’’ başlığında şu bilimdışı ve uydurma sözlere yer veriliyor:

‘’Hacamat olan kişilerin anlama ve anlayış kabiliyetleri artar. Analitik düşünme yetenekleri, hızla karar verme yetenekleri artar. Çağımızın hastalığı depresyonun etkilerini kaldırır. Hacamat yaptıran kişiler zamanla iç dünyalarında kendileri ve yaratanla barışık, çevresi sosyal çevresi kuvvetli birisi haline gelir. Bunun nedeni kaygı ve endişelerden arınmış herkes çevresine enerji ve huzur yayar. Pozitif enerji de denilen dengeli, sükûnet hali olur.
Kalp hizasından yapılan hacamat her türlü vesvese ve evhama iyi gelir. Kalp hizasında yapılan hacamatın kişinin manevi alemine olumlu etkilerinin olduğu eski kaynaklarda belirtilmiştir. Yine kafadan yapılan hacamat Allah’ın izniyle (S.A.V) e büyü yapıldığında kafasından Ebu Taybe isimli şahsa hacamat yaptırmıştır’’

HEMŞİRELER YAPIYOR
Metnin altında, ‘’Randevu için Özel İmperyal Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi. Telefon: 0462 245 63 85’’ ibaresi yer alıyor.
Hacamat için hastanenin Fizik Tedavi bölümüne baş vuruluyor. Sözde tedaviyi hemşireler yapıyor. Buradaki görevlinin verdiği bilgiye göre seans başına baş kısmı için 75 TL, diğer kesimlerde kupa başına 20 TL ücret alınıyor. Boyun fıtığında ayda bir 3 kupa işlemi yapılırken, genel olarak 6 ayda bir hacamat yapılması gerektiği söyleniyor.

SAĞLIK MÜDÜRÜ NE DEDİ?
Trabzon Sağlık Müdürü Kemal Süleyman, geleneksel ve alternatif tıp konusunda yeni açılımlar yapıldığını, ancak bunun yetkin-eğitimli kişilerce ruhsatlandırılmış olarak yapılması gerektiğini söyledi. Süleyman şöyle konuştu:
‘’Sağlık Bakanlığı, geleneksel ve tamamlayıcı tıpta bazı tedavi şekillerini, belirli koşullar yerine getirilmek üzere açtı. Bitkisel tedavi, homeo tedavi, hipno tedavisi, akapunktur gibi. Ancak bu işlemleri eğitimli uzman kişilerin yapması lazım. Bakanlık tarafından verilmiş bir sertifikaları olmalı. Ayrıca kurumsal bazda da ruhsatlandırma gerekli. Trabzon’da verilmiş böyle bir ruhsatımız yok. Bu tür eğitim almış kişilerin de olduğunu sanmıyorum’’

TABİP ODASI NE DEDİ?
Trabzon Tabip Odası Başkanı Ahmet Rıza Güner, hacamatın bilimsel açıdan tıbbi bir yöntem olmadığını belirtti ve ‘’Yaptırdığı yere göre enfeksiyon olabilir. Damar yırtığı gelişebilir. Ve bu iki olay ölüme kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir’’ uyarısında bulundu. Güner, ‘’Bir şikayet olursa hukuk komisyonumuz bunu değerlendirir. Ama biz hekimlerle ilgili bir oda olduğumuz için bu konuda cezai bir yaptırımımız olduğunu sanmıyorum. Ama bunu hekim öneriyorsa ve savcılık tarafından tespit edilmişse, biz de bunu hukuk komisyonuna havale ederiz’’ diye konuştu.

 

ÇAĞDAŞ TIP NE DİYOR?
Konya'da Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Kemal Macit Hisar, bazı insanların şifa bulmak amacıyla vücuda zarar verdiği varsayılan kirli kandan kurtulmak için kafa, kol, bacak ve sırt gibi bölümlere jiletle kesikler atılarak kanın çıkarıldığı 'Hacamat' adı verilen yönteme başvurduğunu, bunun tıpta yeri olmadığını söyledi. Son günlerde bu yöntemin arttığına ve hijyen olmayan ortamlarda yapıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Hisar, bunların bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkardığını vurguladı.
Hisar, 'Hacamat'ın vücuda zarar verdiği varsayılan ve hastalıkların önlenmesi veya giderilmesi amacıyla vücuttaki kirli kanın çıkartılması için çok eski tarihlerden beri yapılan küçük bir cerrahi işlem olduğunu söyledi. Bu uygulamanın vakum elde edilebilecek tüp veya bardaklar aracılığıyla vücudun kafa, kol, bacak ve sırt gibi istenilen bölümüne uygulandığını anlatan Doç. Dr. Hisar, Öncelikle şişe çekme olarak adlandırılan sistem ile için ısıtılarak vücuda yapıştırılan kupa ile kanın toplanması sağlanmakta ve daha sonra kanın toplandığı bölgeye bisturu olarak adlandırılan bıçak ile çizikler atılarak kesilmektedir. Son aşamada ise yine aynı bölgeye şişe çekilerek kan vakumla emilmektedir. Hacamatın yorgunluk, böbrek ve deri hastalıkları, romatizma, kalp ve karaciğer rahatsızlıkları, astım, sırt ve bel ağrısı, migren, şeker, kolestrol gibi hastalıklara iyi geldiği iddia edilmektedir dedi.

TIP'TA YERİ YOK
Hacamatın tıpta yeri olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Hisar, şunları söyled:
Bunu tamamen vücuttan kan alma işlemi olarak kabul edebiliriz. Modern tıpta kan alma işlemi zaten mevcuttur. Eğer bir kişi bu işlem ile tedavi olacağını ve insanlığa faydalı olacağını düşünüyorsa gerekli muayenelerden geçerek kan transvizyonu şeklinde kanını aldırabilir ve insanlığa katkıda bulunabilir. Hacamatın tıbbi bir değeri olmadığı gibi bir çok sakıncaları da vardır. Ehil olmayan ellerde ve hijyen olmayan ortamlarda yapıldığı zaman bulaşıcı hastalıklar söz konusu olabilir. Steril olmayan aletler ile AIDS, hepatit gibi hastalıklar bulaşabilir. Modern tıp hacamat ile giderileceği varsayılan birçok hastalığa zaten çözüm bulmuştur. Modern tıp olmadan önce bu yapılmış ve faydası görülmüş olabilir ama artık hastalıklar modern yöntemlerde çözümlenmiştir. Bunun için hacamatın tıpta tedavi edici bir özelliği yoktur. İnsanlarımız ilgili hekimlere başvurarak tıbbi sorunlarını giderebilirler. Kanla ilgili bir problemleri olduğunu düşünüyorlarsa veya kan vermek istiyorlarsa ilgili sağlık kurumlarına başvurabilirler. Hacamat yaptıracaklarına kan transvizyonu yaptırsınlar, hem kendi sağlıklarını korusunlar hem de başkalarına sağlık versinler.

 
30 Mart 2016 Çarşamba 13:25 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Egemen Aslan</p> <p>2016-10-18 11:44:22</p> <p>nane limon da içmeyelim bari.zehirleniriz falan </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık