ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » TRABZON'DA 1 MAYIS KUTLAMASI

TRABZON'DA 1 MAYIS KUTLAMASI

1 Mayıs İşçi'nin ve emekçinin bayramı, Trabzon'da da yürüyüş ve mitingle kutlandı.

 
1 Mayıs 2016 Pazar 15:20 
Yorum YapYazdır
 
 
TRABZON'DA 1 MAYIS KUTLAMASI

TRABZON ATATÜRK ALANI'NDAKİ MİTİNG KONUŞMASINI TÜRK İŞ TEMSİLCİSİ GÖKHAN GEDİKLİ VE KESK SÖZCÜSÜ MUHAMMET İKİNCİ YAPTI.

 

 

Trabzon’da 1 Mayıs kutlaması 12:00’de Cumhuriyet Caddesi’nde başladı. Trabzon, Rize ve Artvin’den gelen  katılımcılar, K.  Maraş Caddesi’ni izleyerek Atatürk Alanı’na kadar yürüdü.

 

Gallery Title

 

Türk İş Temsilcisi ve Yol İş 1 Nolu Şube Başkanı Gökhan Gedikli ile KESK Dönem Sözcüsü Muhammet  İkinci’nin konuşmalarının ardından kemençe, zurna, tulum ve davul eşliğinde horon oynandı.  Konuşmalarda, çalışanların sorunları, hükümetin ekonomik ve sosyal politikaları yanında, günün tartışma konusu laikliğe vurgu yapılması dikkat çekti. İkinci, laikliğin her şeyin kırmızı çizgisi olduğunu söyledi.  Trabzon’daki kutlamalara Tez Kop İş Genel Başkanı Osman Gürsu da katıldı. 

 

İŞTE 1 MAYIS KONUŞMA METNİ

 

Birlik Mücadele ve Dayanışma Günümüze Katılan Değerli Dostlar,

İşçi Kardeşlerim, emekçiler, emekliler, köylüler, küçük esnafımız , ülkemizin geleceği sevgili gençler, kadınlar, halkın  hekimleri, Toplum Yararına bilim diyen mühendislerimiz  İşçi sınıfının birlik , mücadele ve dayanışma gününe Hoş geldiniz. Sizleri KESK adına saygıla dayanışma ve dostluk duygularımla selamlıyorum. Selam Olsun Size selam olsun ülkemizin dünyanın her yerinde  1Mayıs alanlarına.

 

 

Dizginlerinden boşalırcasına, freni patlamış bir kamyon misali ülkemiz bir belirsizliğe sürükleniyor. Bizler bu ülkenin asıl ve gerçek sahipleriyiz unutmayalım. Bu geminin batmasına izin veremeyiz. Bizim ülkemizi felakete sürükleyenler gibi işler çıkmaza girdiğinde  gemiyi terke etmeye ne niyetimiz ne de filikalarımız var. O nedenle kardeşlerim gün emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkma günüdür.

 

 

Bu yıl 1 Mayıs’ı yeni anayasa kapsamında laiklik tartışmaları ile karşılıyoruz. Laiklik  en çok biz emekçilerin ihtiyacıdır. Çünkü laiklik sömürünün ve istismarın panzehridir. Hatırlayın kardeşlerim, “Asgari ücret iyi paradır”, “Gözünüzü toprak doyursun”, “Ölenler güzel öldüler”, “Ölümler bu işin fıtratında var”  denildi bize. Şükretmemiz, razı gelmemiz, sineye çekmemiz istendi bizden.

 

 

Şimdi kendimize soralım. Bize az ile yetinmeyi, şükretmeyi tavsiye edenler, neden bu kadar çok dünya malına tamah eder. Değer veriri. Servetlerine servet katar. Holdingler kurar, yatırımlar yapar. Madem kefenin cebi yok, bu saraylar saltanatlar hırsı nedir?

 

 

 İşte kardeşlerim laiklik mücadelesi bu saray ve saltanat sahiplerine karşı verilen mücadelenin adıdır.

Laiklik mücadelesi sömürüye karşı emeğin mücadelesidir. Laiklik mücadelesi haksızlığa, zulme karşı adaletin mücadelesidir. Laiklik mücadelesiz amasız ve amansız bir mücadeledir.

 

 

Böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz. Olunmaz denileni oldurmak, değişmez denileni değiştirmek mümkündür. Korkuya, tereddüde yer  yok.  Çalmıyor, çalışıyoruz. Yolsuzluk, hukuksuzluk yapmadık. Üretiyor, vergimizi ödüyor, yurttaşlık görevlerimizi yapıyoruz. Peki ne istiyoruz bunun karşılığında? İnsanca yaşamak. Güvenceli, kadrolu bir çalışma sistemi. Çocuklarımız geleceğe güvenle, umutla bakabilecekleri bir ülke. Parasız, eşit, ulaşılabilir eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik .

 

Peki onlar ne yapıyorlar kardeşlerim?

Köy okullarımızı kapattılar. 4+4+4 eğitim  sistemi ile çocuklarımızı bilim dışı kör bir karanlığa terk ettiler. Sanki ülkenin kaynakları yokmuş gibi, sanki devletin en temel sorumluluğu değilmiş gibi, sanki en  temel hakkımız değilmiş gibi çocuklarımızı tarikatların, cemaatlerin, vakıfların insafına terk ettiler. Sonra da ayyuka çıkan rezaletin ardından “ bir kereden bir şey olmaz” denebiliyor. Meclis  araştırma komisyonunda  hükümet temsilcisi  “ Herkes çocuğuna sahip çıksaydı” diyebiliyor.

 

 

Biz çocuklarımıza yeterince sahip çıkmadığımız, çocuklarımızı AKP’nin isafına terk ettiğimiz, yurttaşlık haklarımızı kullanmadığımız, hesabını sormadığımız için bunları yaşıyoruz. O halde kardeşlerim öyle bir sahip çıkmalıyız ki çocuklarımıza bir daha kimse istismar edemesin, el uzatamasın. Bunun için kardeşlerim laik, bilimsel , kamusal bir eğitim sistemi şarttır.

 

 

Bakınız ülkemiz ne haldedir.

Milyonlarca gencimiz işsiz, işçiler taşeron veya sözleşmeli çalışmaya mahkum edilmek isteniyor, kamu emekçilerinin iş güvencesi hedef tahtasında, köylümüz perişan, ürünü para etmiyor, dağlarımız, derelerimiz, yaylalarımıza göz dikilmiş, çocuklarımız korumasız.  Ülkemiz yangın yeri analar kınalı kuzularının tabutlarına sarılıyor, sokaklarımızda bombalar patlıyor. Bu tabloya kayıtsız kalamayız kardeşlerim. Kayıtsız kalamayız.

 

Taşeron sistemi yerine sözleşme sistemi tartışılıyor. Bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar. Kamu emekçilerinin  iş güvencesi tehdit altında. Devleti paralelden, cemaatten  temizleyeceğiz diyorlar. Bizden kapıkulu olmamız isteniyor. İşçisiyle, kamu çalışanıyla herkes için kadrolu, güvenceli çalışma sistemi istiyoruz.  Çözüm ortada kardeşim. Çözüm dayanışmada, çözüm birbirine omuz vermede, çözüm birleşik bir birleşik bir emek mücadelesi vermekten geçiyor.

 

1 Mayıs, işçilerin, emekçilerin sadece taleplerini dile getirdiği,  günler asla değildir.  1 Mayıs bu taleplerin nasıl hayata geçirileceğine dair mücadelenin, bilincin ve kararlılığın yükseldiği günlerdir.

 

Peki kardeşlerim, taleplerimiz nasıl hayat bulacak?  Vaktiyle denilmişti ki “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” O ayaklar bizleriz kardeşlerim.  İşçisi, emekçisi, köylüsü, küçük esnafı ile emekçi halkımız. Yani biz baş olursak, biz yönetirsek kıyamet koparmış. Haklılar kardeşlerim. Biz baş olursak işçinin, emekçinin, köylünün, küçük esnafın sırtından geçinenlerin kıyameti kopar. O kıyameti koparmalıyız. Kurtuluşumuz orada. Çaresi yok o kıyamet kopacak.

 

 

Hepinizi en derin dayanışma duygularımla selamlıyorum

Yaşasın 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü

 

 

 
1 Mayıs 2016 Pazar 15:20 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>ABDULLAH</p> <p>2016-05-02 10:43:38</p> <p>Çok güzel görüntüler, umarım bu birliktelik gelecek için umut olur. Gerçek Trabzon bu işti ...</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık